3. bölüm · Karanlığın ikizleri
Bölüm 3- Gölgedeki Tanık
“Gerçek, ayrıntıların arasına saklanmayı sever.”
Yağmur, olay yeri şeridinin üzerine sessizce düşüyordu. Fotoğraf makinesinin deklanşöre sesi apartman dairesindeki tek ritimdi.
Klik…
Bir kare daha.
Genç kadın objektifini yavaşça cesetten satranç tahtasında çevirdi.
Olay yerinde bulunan polisler birbirleriyle konuşuyor,adli ekip delilleri topluyordu.
O ise hiçbirini dinlemiyordu.
Gözleri yalnızca ayrıntıları görüyordu.
Masada ki kahve fincanı…
Duvardaki durmuş saat…
Ve ortada tek başına duran siyah şah.
Deklanşöre yeniden bastı.
Klik…
Komiser Murat Demir sessizce yanına geldi.
“Bir şey dikkatini çekti mi?”
Genç kadın vizörden gözünü ayırmadan cevap verdi.
“Bu oda fazla düzenli”
Komiser kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”
“Cinayet işlenen bir ev böyle görünmez.”
“O zaman?”
“Katil yalnızca öldürmemiş.”
“…Burayı hazırlamış.”
Komiser, satranç tahtasında yeniden baktı.
“Yani bize gösterilmesini istediği bir şey mi var?”
Genç hanım başını hafifçe salladı.
“Evet.”
“Katil, olay yerini bir hikaye anlatmak için kullanmış.”
Komiser bir kaç saniye sessiz kaldı.
Hayatında ilk kez bir olay yerini bu gözle düşünüyordu.
İnceleme bittikten sonra genç kadın makinesini çantasına yerleştirdi.
Apartmandan çıkarken yağmur yeniden hızlanmıştı.
Şemsiyesini açmadı.
Yağmuru seviyordu.
Çünkü yağmur, insanların acele etmesine neden olurdu. Acele eden insanlar ise ayrıntıları göremezdi.
O ise ayrıntılarla yaşıyordu.
Otobüs durağına doğru yürürken yolun karşısında büyük ekranda haber bülteni dönüyordu.
“Polis, gizemli cinayetin failini arıyor.”
Bir an durdu.
Ekrana baktı.
Sonra sessizce yoluna devam etti.
O sırada birkaç sokak ötede siyah takım elbiseli genç bir adam da aynı haberi izliyordu.
ikisi birbirlerinden yalnızca birkaç yüz metre uzaktaydı.
Henüz yolları kesişmemişti.
Ama kader, ikisini aynı hikâyenin içine çoktan yerleştirmişti.
