12. bölüm / 12
Karanlığın gölgesindeki aşk9. Bölüm : beklenmedik kaza
Bölümler 12Şu an: 9. Bölüm : beklenmedik kaza
- 1 Karakterlerin kitap hakkındaki görüşleri ve Ön söz313 kelime
- 2 Sarp Alkay'dan229 kelime
- 3 1. Bölüm256 kelime
- 4 2. Bölüm237 kelime
- 5 3. Bölüm246 kelime
- 6 4. Bölüm392 kelime
- 7 5. Bölüm630 kelime
- 8 6. Bölüm576 kelime
- 9 7. Bölüm467 kelime
- 10 Karakter tanıtımı295 kelime
- 11 8. Bölüm1.117 kelime
- 12 9. Bölüm : beklenmedik kaza1.137 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sınıfta Rojda , Eylül, Ateş, Sarp ve tanımadığım iki kişi daha vardı. Ayrıca dışarda hafif bir yağmur başlamıştı. Eylül
"Hadi Alperen ya, iki saat seni' mi beklicez? Çabuk olsana biraz!" Diyerek arkasında oturan çocuğa isyan ediyordu.
" Gülüm hastayım diyorum, hareket edemiyorum diyorum, sen hâlâ acele et diyosun" dedi Alperen. Eylül kaşlarını çatarak
" O Zaman bu gün okula gelmeseydiniz Alperen bey!" Dedi kollarını birleştirerek.
" Ama bu sefer de seni göremicektim , sence ben sensizliğe dayanabilir miyim?" Dedi Alperen küçük bir çocuk edasıyla. Onların bu halleri Rojda ve yanındaki çocuğu epey keyiflendirmişti. Kısa bir sessizlikten sonra Rojda ' nın yanında duran çocuk
" Kardeşim gevezeliği bırak da acele et, kızlar senin yüzünden daha fazla burda beklemesinler. " Dedi gülerek. Alperen arkadaşına üstten bir bakış atarak
" Abicim gevezelik değil aşk bu aşk, yani sen ne anlarsın aşktan. " Dedi kıkırdayarak. Arkadaşı , Rojda'nın gözlerine bakarak
" Benim aşkı anlamak için çabalamama gerek yok, çünkü karşımda duran kadın onu gördüğüm andan beri bana aşkın nasıl bir şey olduğunu açıkça gösterdi" dedi ve utançtan kıpkırmızı olan Rojda ' nın yanına sokuldu. Bu halleri hepimizi güldürmüştü. Ben onları izlerken Gönül eşyalarını toplamış ceketini almak için ayaklanmıştı. Gönül bana dönüp
" Azra, abim seni hiç aradımı? " Diye sordu çantasını alırken. Cebimden telefonumu çıkartırken başımı hayır anlamında salladım
" Hiç aradığını duymadım, belki telefonum sessizde olduğu için görmemişimdir". Dedim ve telefonumu elime alıp ekranı açtım. Ups! Yanlış alarm!! Poyraz abi beni tam 6 kez aramıştı.
" Aaa Poyraz abi beni aramış yaa, telefon sessizde diye duymamışım" diyerek hemen onu aradım. Telefonu ikinci çalışta açmıştı.
" Alo , Azra!" Sesin biraz endişeli çıkmıştı.
" Alo , Poyraz abi, kusura bakma ya telefon sessizde kalmış, duymamışım aradığını." Dedikten sonra Gönül telefonu elimden çekip hoparlöre aldı ve dinlemeye başladı. Poyraz abi
" Sorun değil güzelim, Gönül yanında mı?" Dedi, Gönül hayır demem için beni zorlasada cevabım belliydi.
" Evet , yanımda. Hatta o da şuan seni dinliyor" dedim Gönül 'e pis pis sırıtarak. Poyraz abi gülerek
" Hmm demek öyle, pekâlâ hazır o da yanındayken diyeceğimi diyeyimde, sonra arayıp niye haber vermedim diye kafamın etini yemesin" dedi ve Gönül, Poyraz abinin bu sözüne karşılık olarak sadece göz devirdi.
" Kızlar şimdi beni iyi dinleyin ve sakın korkmayın, tamammı? " Dedi sıkıntılı bir sesle. Bu sözü beni endişelendirmişti. Poyraz abinin bu sözünden sonra hâlâ sınıfta olan Ateş ve Sarp da dahil olmak üzere diğerleri de merak dolu gözlerini bize dikmiş ve onun söyleyeceklerini dinliyorlardı.
Gönül' ün gözlerinde korkunun filizleri yeşermeye başlamıştı bile...
" Poyraz abi noldu? , iyi misin?"
" Ben... Küçük bir kaza geçirdim , ama-" Poyraz abi daha sözünü bitirmeden Gönül
" Ne!" Diye bağırdı. Bağırmasıyla gözlerinin dolması bir olmuştu. Gönül hızla telefonu elimden alarak
" A- abi iyimisin? birşeyin yok değil mi? Nerdesin? Nasıl oldu?" Diye sorduğunda çoktan ağlamaya başlamıştı. Hızla telefonu elimden aldım ve koridora çıktım
" Poyraz abi, orda mısın?"
" Burdayım Azra "
" Abi nasıl oldu bu? Sen iyimisin? Birşeyin yok dimi?"
" Korkma Azra ben iyiyim, sizi almaya gelirken yağmur yağmaya başladı, başta hafif yağdı ama sonradan yağış arttı bende sizi almaya geç kalmiyim diye biraz hız yaptım , yollarda kaygandı zaten haliyle bende kaza yaptım "
" Peki birşeyin varmı? , yaralandı mı abi?"
" O kadar büyük bir şey değil sadece sol bacağımda küçük bir çatlak var o kadar " dedi Poyraz abi. İyi olduğunu öğrendigimde adeta içime su serpilmişti . Tekrar sınıfa döndüğümde Gönül meraklı bakışlarını hemen bana çevirmişti. Ateş ise Gönül ün yanında oturmuş elinin tersiyle onun gözyaşlarını siliyordu. Gönüle gülümsedim ve
" Tamam Poyraz abi, tekrardan geçmiş olsun, Gönül ile birlikte taksiye binip eve döneriz biz. " Dedim gülümsemeye devam ederek
" Tamam Azra , Gönül e de söyle boş yere telaş yapmasın , evdekilerede birşey söylemeyin onlara Berklerde kalacağımı söyledim."
" Tamam Poyraz abi , Gönülü uyarırım ben. " Dedim ve telefonu kapatarak Gönüle doğru ilerledim.
" Noldu Azra? Ne dedi abim? Birşeyi yokmuş dimi? " Diye sordu tekrardan .
" Sakın ol Gönül , Poyraz abi bin birşeyi yokmuş, sadece sol bacağında hafif bir çaylak olmuş o kadar dedim ona tebessüm ederek. Gönül, Poyraz abinin iyi olduğunu anladığında sonunda rahat bir nefes almıştı. Ateş , gönüle bakıp gülümseyerek.
" Ne dedim ben sana, abine kolay kolay birşey olmaz demedimmi?" Dedi ve Gönülü kendine çekerek sıkı bir şekilde sarıldı. Ben Gönülün elini tutarak
" Hadi sil gözyaşlarını, bugün eve yürüyerek gidelim, hem hava da almiş oluruz" dedim ayaklanarak. Gönül elinin tersiyle gözyaşlarını silerek Ateşin kollarının arasından Kurtuldu ve çantasını alarak peşime takıldı. Tam kapıyı açmaya yeltenmiştim ki Sarp beni kolumdan yakaladı.
" Tek başınıza mı gidiceksiniz?"
" Zaten evimiz yakın, tek gidebiliriz" diyerek kolumu elinden kurtardım. Ateş bana dönerek
" Yalnız ben Gönülü bu havada , tek başına göndermem, haberiniz olsun " diyerek araya girdi. Eylül
" Yapma Azra , bizim sevgililerimiz yanımızda olduğu için bu kadar rahatız , birşey olursa onla bizi korur. Kusura bakma Azra ama karşınıza bir sapık falan çıksa pek bir şey yapabileceğinizi sanmıyorum" dedi kollarını birleştirerek. Teşekkürler Eylül çok iyi destek oldum.
" Bence Ayeş Gönülü , seni de ben eve bırakiyim. Eylül haklı, bu saatte nerde ne olacağı belli olmaz." Dediğin de Sarpın söyledikleri oldukça mantıklı geldi. Gözlerine bakarak
" Tamam" dedim istemeyerek. Bu cevabım onu fazlasıyla memnun etmiş olmalı ki sırıtmaya başladı. Ayeşe döndüğümde Gönülü eve bırakacağı için mutluluktan havalara uçuyordu. Gönül ise onun bu çocukça hareketlerine sadece gülümseyerek karşılık veriyordu. Çantalarımızı alıp dışarı çıktığımızda yağmur durmuştu ama hava çok soğuktu.
Bir müddet yürüdükten sonra Rojdanın yanındaki çocuk bize dönerek konuşmaya başladı
" Bu arada sizinle tanışmamıştık. Ben Rüzgar Atakul , yanımda duran güzelmi güzel kızın birtanecik sevgilisiyim" dedi ve elini uzattı. Ona gülümseyerek
" Bende Azra Karadağ, tanıştığıma memnun oldum." Ardından Alperende elini uzattı
" Bendeniz Alperen Karayel, hemen yanımda duran sarışının, kendisi Kabul etmese de sevgilisiyim ve onu o kasar çok seviyorum ki istese ona canımı veririm canımı." Dedi . Ardından Eylülün gözlerinin içine bakarak sırıttı ve kollarını iki yana açıp bağırarak şarkı söylemeye başladı.
Seviyorum seni yaaaar.
Gözlerim sana ağlar
herşeye rağmen-"
Alperen tam devamını getirecektiki Eylül hızla onun ağzını kapattı ve
" Alperen delirdinmi sen ya! Niye bağırıyorsun?!!"
" Seviyorum kızım seni , senden başkasını görmüyorum ve duymuyorum" dedi sırıtarak. Eylül zor da olsa Alpereni susturmuştu. Alperen ve Rüzgarım dış görünüşleri biraz sert dursa da Eylül ve Rojdanın yanında tıpkı küçük çocuklar gibi davranıyorlardı. Eylülün yanına sokulup
" Alperen ve Rüzgar hep böylelermi? " Diye sordum kendimi tutamayarak.
" Nasıl yani?"dedi anlamayarak.
" Yanı hep böyle şakacı, vurdumduymazlarmı?" Diye sorduğumda kikirdamaya başladı.
" Aslında hayır, herkese karşı ikiside oldukça sert ve tahammülsüzdürler. Ama benle Rojda min yanında o sert çocuk hallerini bir kenara bırakıp içindeki o saf çocuk ruhunu dışarı çıkartıyorlar. Aslında ben ve Rojda da onların tam tersiyiz. Çevremizdeki insanlarla şakalaşıp eğlenirken onlara karşı şart oluruz " bu söylediği beni afallatmıştı.
"Neden peki? " Diye sordum kendimi tutamayarak.
Bölüm etkileşimi
