28. bölüm · Karanlığın ardında

26.Bölüm (final)

Irmak Şenol

Hayatımda birçok garip olay yaşadım birçok şeyin üstesinden geldim bunların hepsinde beni destekleyen yanımda olan kardeşim dediğim ilk aşkım dediğim kislerde vardı sonra bı anda puhh yok oldular tam 12 yıl sonra ise tekarardan karışıma ciktilar hayatım değişti eski yakın arkadaşlarımı unutup onlar ile takıldım peşlerinden ayrılmadım işimi aksattim şimdi ise ben bilmediğim tanimadigim insanlar arasında bı aracın içinde bı yere götürülüyorum nereye gittigimizi bilmeden ben kimmiyim Yağmur ben Nisa yağmur Özkaya evet ben bı avukat im ve şimdi ise bişey ögrendim aslında suçsuz diye onun avuktiligini yapan ben onun gerçekte asılsız bı suçlu olduğunu ögrendim

"Hadi ye şunu" karşımda dikilmiş bı adama elindeki tabağı bana uzatiyordu
"Bişey yemiyecegim" dedim kararlılıkla aslında çok açtım ama bunlara kanmazdim içine kesinlikle bişey atmışlardı
"Yemessen yeme"
Ne yapıyordum ben kuyruklarina gitmeliydim onalara kendimi güvendirmeli sonra ise buradan kurtulmanın bı yolunu bulmaliydim
"Bişey sorabilirmiyim"
"Hayır" umrumda mı saniyordu bu acaba sadece nezaketen söylemiştim
"Kaç gündür komadayim ben" adama bana bakıp hafif kahkaha attı
"Gün mü? Tam 3 yıldır komadasin kızım sen tam 3 yıl"
"Ne" inanmıyordum daha doğrusu inanmak istemiyordum cünkü olmazdı tam 3 yıl boyunca uyuyo olmazdım
"Geldik" dedi bı adam gür bı sesle sonra ise iki adam geldi yanıma ellerimi cözdüler ve koluma girdiler
"Bişey caktirirsan veya bagirisan"
"Ne yaparsın"
"Hiç bişey çünkü zaten burada seni kimse bulamaz" adamlar beni minibüsün içinden indirdiler şuan tam bı ormanın içindeydik kocaman bı orman bı kulübe soğuk bı hava ve kaçırılmış ben harika gerçekten mükemmel bı hayatım var bı anda 3 yıldır komada olduğumu ogreniyorum arkadaşlarım ortaliklarda yok ve ben taburcu olacağım ilk gün kacirildim gerçekten mükemmel adamların kollari arasında yürüdüm beni kulebeye soktular içerisi.baya güzel di aslında sadece buz gibiydi sonra adamlar çıktılar ve kapıyı üzerime kilitlediler ,cidden mi bu kadar acemilerdi yani adam kacirmada tahtadan bura tahtadan kapıyı bile kırarım ben, evin içinde dolaşmaya başladım daha doğrusu kulübenin içinde 2 oda bı lavobo bı de mutfak odaların hiç birinde cam yoktu ev resmen ahşap yakilmayi beklenen bı yerdi beni buraya mi haspedeceklerdi, küçük odadan bı tane battaniye buldum hemen salona geçtim koltuğa oturdum ve battaniye yi üzerime örttum acayip soguktu bı sure o sekilde durdum sonra ise kapı açıldı içeri giren yüz tanıdıkdi murat murat içeri girdi ve kapıyı kapattı anında ayağa kalktım ve başka bı odaya doğru yürüdüm oda peşinden geldi mutfak karşıma çıkınca direk girdim ilk gördüğüm çekmeceyi açıp içinden sivri bı tane bıçak çıkardım
"Hey hey hey korkma yağmur ben sana zarar vermeyeceğim"
"Senden korkan senin gibi olsun orospu çocuğu"
"No no no küfür yasak yağmur senin ağzına hiç yakismiyo"
"Beni kaçırıp buraya getiren adama teşekkür etmemimi bekliyodun"
"Yanlız" dedi dolaba yaslanarak gözlerini gözlerimden ayırmadan devam etti "seni ben kaçırmadım"
"Ha?"
"Yani teknik olarak ben kaçırdım ama bunu benden biri istedi bende seve seve yaptım"
"Kim istedi"
"Öğrenmek istermisin"
"Sorduğum soruya göre"
Murat cebinden bı telefonunu cikardi bı numarayı tusladi ve caldirmaya başladı ikinci calmada telefon açıldı gelen ses ise benim hayallerimi hayatımı yikti "alo" bu rüzgar di onu aramıştı murat rüzgar ı aramisti
"Rüzgar yağmur u kaçırdım senin dediğin orman evindeyiz şuan"
"Yağmur yanında mi"
"Yok değil şimdi ne yapayım"
"Ona dikkat edin yarında 15:00 de hastanede olun biz de sözde kurtaricaz onu tamam mı"
"Bunu niye yapayım ki rüzgar"
"Ne diyosun murat"
"Diyorum ki seni niye dinleyeyim mi kız benim yanımda ve bende ona karşı hala biseyler hissediyorum"
Rüzgar sinirle nefes aldığını duydum
"Murat acelem var getir dedim onu sana zaten gerekli parayı vericem"
"Peki rüzgar orada olacağım" sonra ise telefonu kapattı ve bana baktı tekrardan
"Artık seni kimin kaçırdığını biliyorsun yağmur"
Bişey diyemedim elimdeki bıçağı tezgahın üstene bıraktım ve salona geri döndüm
"Hastaneye gideceğiz yağmur haydi"
"Gelmiycem ben"
"Ona dersini vermek istemiyor musun yoksa"
Bir an düşündüm istiyordum rüzgar a en agirindan bı ders vermek istiyordum hemde
"Tamam ama bize bı plan lazım bana yardım edeceksin"
"Hay hay" murat gelip yanıma oturdu bende ona kafamada kurduğum planı anlatmaya başladım
"Öncelikle sizin kurduğunuz plandan devam edeceğiz ben hiç bişey bilmiyorum gibi sonra ise arkadaşlarımın yanına gittiğimizde sende yanımızda duracaksın ve herşeyi tek tek anlaticaz"

"Güzel plan haydi o zaman yola çıkalım"
Beraber kulübeden çıktık ve kapının önünde duran minibüse bindik
"Şey murat"
"Evet"
"Ben biraz acıktım sanırım"
Murat ise bana bakıp gülmeye başladı
"Yemeği getirin" murat in emri ile önüme bı çorba getirdiler "şimdilik idare et orda başka bişey alırız"
Ben ise bişey demeden çorbami içmeye başladım
Yaklaşık yarım saat sonra araba durdu
"Haydi bakalım yağmur intikam vakti" evet tam şuan intikam vaktiydi ve ben en agirindan alacaktım aç bı şekilde çorba bana hiç yetmedi ya
Yağmur ne diyosun sen yürü kızım haydi
Murat ile beraber aşağıya indik hastanenin tam kapısının önünde iki araba park edilmişti ve ben ikisinide çok iyi taniyodum gerçi birini tanımama bile gerek yoktu manyak ateş arabanın üzerine kral ateş yazdirmisti ve şuan onu goruyordum arabayı..
Hastaneye girdiğimizde içimde garip bı his vardı ama takmamistim içeri girdik danışmana bişey söylemeden yukarı çıktık ve evet ordalardi Rüzgar bizi görür görmez role girdi bizi diğerlerine gösterdi sonra ise bize doğru ilerleyemeye başladı günes ve Armina yanımıza ulaştığında hemen murat i itilediler ve bana sarildilar
"İyimisin yağmur he biseyin varmı" dedi günes
"İyiyim iyiyim birazdan daha iyi olacağım"
"Nasi yani" Armina şaşkın bı şekilde bana baktı ben ise cevapsız kaldım
"Kızı nasıl kacirisin lan insanlık mi bu" fatih dip dip murat a bakarak konuşuyordu
"Benlik bişe yok Fatih ben sadece görevimi yaptım" rüzgar şok içinde murat a baktı sonra ise bana döndü yanıma yaklaştı tam sarilacakken geri çekildim diğerleri bana baktı Rüzgar ise ne olduğunu anladı
"Anlasmamizda bu yoktu murat"
"Ne" heskes aynı anda rüzgar a baktı ben ise sakindim ne olacağını biliyordum ne olduğunu da
"Yanlikla telefon konuşmamızda dahil olmuş sanırım rüzgar"
"Ne diyosun lan rüzgar ne oluyo" ateş şok içinde rüzgar a bakarken diğerleri konuşmayı seçti
"Ben anlatayım ateş çim" dedim onların arasına girip rüzgar a dik dik baktım ve devam ettim "rüzgar murat ve arkadaşlarına para karşılığında beni kacirmasini söylemiş bunun planını yapmışlar ve ben uyanır uyanmaz da hopp işte buradayim ne garip değil mi"
Benim gözlerimde bı acimazsizlik onun ise çaresizlik vardı bı kitap da okumuştum ana kız karakter şöyle diyodu "ben onun gözlerinde ki kokuyu alabiliyorum" şuan rüzgar in gözleri kokuyodu ama bu kokuyu size tarif dahi edemeyecegim

"Adı herif" Armina anlık bı şekilde sesizligi bozdu ve rüzgar in yüzüne yumruk geçirdi rüzgar yumruğu yediği an yere yapıştı normalde olsa hemen eglir ne olduğuna bakardık hepimiz ama şimdi hepimiz sadece yerde yatan rüzgar a acıyarak bakıyorduk "bunu senden beklemezdim rüzgar heskesten tamam ama senden asla" ateş hala inanmiyordu onun yaptığına inanmak istemiyordu ama malesef gerçek buydu bununla yüzlesmesi lazımdı

"Ha bu arada" diyerek araya girdim "kadın yani hastanedeki ölen ve benim onun davasına baktığım kadın kendisinin katili karşınızda gerçekten sucluymus"
"Bunu nerden biliyorsun yağmur sen uyanali daha iki gün oldu" gözlerimi murat a çevirdim sonra ise telefonunu ver dercesine bı bakış attım ona hemen anlayıp telefonunu cikardi açıp bana verdi ben ise videoyu açıp ortalarına geçtim "ameliyathane kayıtlarına ulaşıldı megersem hastanede böyle bişey varmış fakat bu yasak olduğu için gün yüzüne cikarmamislar" videoyu onlara izlettim videoda rüzgar önce bilerek kadının kalbinin durmasını bekliyo sonra ise kadına cinsel saldırıda bulunuyordu, gerisini görmek istemedigim için telefonu kapatıp geri murat a uzattım sonra ise yerde yatan rüzgar a baktım acınası haldeydi

"Neden rüzgar" dedi günes içini çekerek "bunları niye bize yaşattın"
Konuşmadı rüzgar ne ayağa kalktı nede konuştu ancak bı sure sonra günes in sabri tükenmisti önüne geçti ve yerde yatan rüzgar a baktı hiç acımadan tam yerine oda bı tane tekme savurdu rüzgar acı içinde bagiriken biz sadece izliyorduk başında toplanmis izliyorduk

"Gelin haydi bu kadar yeter dönüyoruz" fatih in sesi ile beraber hepimiz yürümeye başladık rüzgar a bakmadan yürüdük aşağıya indik ve arabalara bindik ben günes ve Armina nin yanina murat ise bizim erkeklerin yanına bindi artık herşey yeni basliyordu bizim için yeni hayatimiz başlıyordu bu kirli sayfayı kalatacaktik..

2 yıl sonra..

"Oğlumm kardeşine vurmaa" diye bağırdım acak beni taktığını hiç sanmiyordum
"Atlass kime diyorum benn" yine beni takmadı ben ise artık durmayacaktır hemen yukarı katın merdivenlerini çıktım ve odalarine girdim az önce bagrisan ve birbirine vuran cocuklarim şimdi birbirne sarılmış uyuyolardi bı sure onkari böyle izledim sonra ise yerde yatan atlası kucağıma alıp yatağına yatirdim geri döndüm ve yerde yatan İdil ide yerden kaldirdim ve odasına götürdüm yavaş bı şekilde yatırıp odasında çıkardım hani size hep söylerdim ya ben kimmiyim diye yine söylüyorum ben kimmiyim ben Nisa yağmur Karun evet artık yeni soy ismim Karun, aşağıya inip yemeğine devam ettim yaklaşık bı saat sonra kapı açıldı yere poşetler bırakıldı ve yanıma biri geldi Fatih

"Çocuklar nerde uyudularmi" sesinde yorgunluk vardı arkamı dönüp ona baktım
"Gelir gelmez onları sor tabi hiç benim eşim ne yapıyor diye sorma" yüzünde bı tebessüm oluştu bana baktı ve beni kendine çekti yüzlerimiz çok yakındı bedenlerimiz birdi
"Benim sevgili eşim ne yapmış acaba bugün"
"Valla bişey yapamadım iki tane çocukla hiç bişey olmuyo fatih"
"Olsun ben böylede seviyorum sen-" "annee"atlas in bagirisi ile birlikte birbirimizden ayrildik ve hemen yukarı koştuk atlas hala bagiriyodu odasina girdiğimde atlas kokarak bana kostu fatih arkamızdan geldi ve bize baktı "ne oldu oğlum"
Atlas hiç bişey demeden cami isaret ettiği sırada beynine kan sıçradı camın önünde oturmuş bize bakan iki çift kara göz rüzgar...
Rüzgar buradaydı oğlumun odasında elinde bı silah ile bize bakıyordu seslere uyanmış Talya yanımızda bitti fatih hemen onu kucağına aldı ve geri rüzgar a döndü
"Vay vay vay ben sizi bu kadar kalabalık beklemiyordum"
"Senin bekleyeceğin şeyleri sikeyim ben" fatih cocuklarin yanında böyle sert konusmamaliydi konuşmazdı dizine bı tane dirsek attım o ise yerde duran bize baktı
"Öyle konuşma çocukların yanında"
"Demek o kadar değerli ha sizin için bu iki bücürük"
"Evet bizim hayatimizda senin gibi boşa yaşayan insan yok herkes birbirine tutulmuş bı şekilde yasiyo" bu konuşmamın ardinda sadece güldü psikopat gibi bakıyordu delirmiş gibiydi
"Çık şimdi bu evden haydi nereden geldiysen oradan defol"
"Oo malesef biraz zor sizi temizlemeden hiç bir yere gitmeyeceğim"
"Eğer öy-.... 4 el silah sesi tek tek bizi vurdu bana tek kurşun gelmişti ancak çocuklarıma iki el sıkmisti fatih e ise kaç tane sıktığını dahi bilmiyordum hepimiz yerde yatarken o o ise kaçmıştı nereye gittigi hakinnda bı fikrim yoktu aklımdan türlü türlü sorular geçerken günes in bagirisini duydum başımizda durmuş bağırıyordu ben ise kipardayamiyordum bile bı sure sonra sesler kesildi gözümden bı yaş süzüldügünü hisettim sonra ise gözlerimde kapandı
..........
Uyandığımda başımda bir sürü doktor bana bakıyordu gözlerimi ovalayip tekarar onlara baktım "öldüm mü ben" dedim bı anda sonra hepsi başını hayır anlaminda salladı bı doktor geldi yanıma beni kontrol etti biseyler söyledi ama hiçbirini dinlemedim aklımda bitek eşim ve çocuklarım vardı "cocuklarim-m eşim onkar nasi iyiler dimi biseyleri yok dimi" doktor yüzüme acı içinde baktı "bunu benim söylemem lazımdı"
Ne ned iyodu bu ne oldumustu cocuklarima neredelerdi "eşinizin durumu çok iyi oda uyandı ancak.."
"Ancak"
"Cocuklariniz ne kadar cabalasakda malesef onları kaybettik basınız sağolsun" o an sanki herşey durdu herşey bitti hiç bişey duymadım hiç bişey görmedim haraket ettmedim yatakta öylece durdum hiç bişe yapmadım hiç bişey duyamadım goremedim bişey olmuştu bana aglayamadim bile konuşmadım üzülenedim aglayamadim bı sure sonra vücudumda bsey hissettim biri bana sarılmış ağlıyordu kim olduğunu bildmedim çözemedim o hastanede günlerce yattım tedavi gördüm ancak tepki veremiyordum insalara sadrce bos boş bakıyordum konuşmuyordum ağlamıyorum bı sure sonra taburcu oldum eve getirdiler beni arada bı kalkıp çocuklarımın odasına gittim kimse inanmıyordu ama benim çocuklarım yaşıyordu onlar şuan tam karşımda beraber oyun oynuyorlardı goruyodum ancak eşim goremiyordu onlarin sesini bile duyamiyordu ama ben duyuyodum goruyodum hatta bazen onlarla konuşuyordum bile ne mutlu benim için beni hastaye götürdüler sonra psikologa sonrabaska yerlere hiç bı yerde konuşmadım kimseyi dinlemedim kimse ile muhattap olmadım benim tek komusutugum kişiler eşim ve çocuklarım başka kimse ile konuşmuyorum...
İntikam soğuk yenen bı yemetir ben bunu öyle bı soğuk yiyeceğim ki dünyada rüzgar hayatında tatmadigi acilari tadacak belki gidicem anasına babasına zarar vericem belkide hayatındaki tek şey olan evini yakacam bilmiyorum ne yapabilirsen artık neyi basarabilirsem ama bu hayatı ona zindan edeceğim o artık yaşamayacak da ölmeyecekde..

...SON...