21. bölüm · Karanlığın ardında
20.Bölüm
"yağmur iyimisin" Fatih karşımda duruyordu gözlerine baktım en derinlerine
"Evet" yağmur carpilcaksin bı gün
"Eminmisin"
"Hayır" kafamı geri masaya koydum sonra bı ses duyudum sandalye sesi fatih yanıma sandalye çekip oturdu bı sure daha öyle durduktan sonra kafamı kaldırdım
"Ne oldu"
"Rüzgar benim yaptığımı düşünüyor onu bilerek içeri arttırdığını dusunuyor"
"Neden"
"Davadan bı kaç gün önce tartıştık şimdide onun hırsını cikardigimi düşünüyor"
Bişey demedi sadece gözlerimin içine baktı sonra ise ayağa kalktı elini bana uzattı onun yardımıyla kalktım ayağa kulağıma doğru eğildi ve
"Gözlerini aç yağmur etraf tilki dolu"
Dedi ve odadan çıkıp gitti arkasından baktım sadece baktım sonra ise masadan çantamı çektim ve odadan çıktım arabama doğru gittim ve bindim hızla sürmeye başladım orman a gidemzdim murat i çoktan ordan uzaklastirmislardi ama ben yinede oraya gitmek istemdim bunun yerine sahile sürdüm yaklasik bı saat boyunca son sürat hiç durmadan gittim sahile vardığımda telefonumu kapattım arabada bıraktım ve arabadan indim tam karşımda dalgalan bı deniz vardı hava esiyordu bı sure etrafa bakındım sonra ise bı duvarin üstüne oturdum karşımda dalgalan denizi izledim sonra ise aklıma anneannemin bana her zaman söylediği bı laf geldi aklıma
"Prenses sonda onu istemeyen bı prense değilde onu isteyen bı oduncunun oldu"
Bunun anlamını biliyordum hemde çok iyi biliyordum aklımda bu cunle yankılandı ayağa kalkıp tekrar arabama bindim eve doğru yine son sürat sürdüm kapinin önünde bı yere park edip eve çıktım içeri daldım kıyafetlerimi çıkarıp duşa girdim sıcak suyu açtım ve sadece altında durdum belki dakikalarca belki saatlerce sıcak suyun vicudumu ele geçirmesine izin verdim.
..........
Minderlerin üstünde oturmuş selim in gelip tim e açıklama yapmasını bekliyorlardı buradaki herkes kardeş gibiydi hiç kimse birbirinden çekinmez di ancak konu sövmek olduğunda kızlara daha doğrusu kadınlara daha nazik davraniyorlardi ama bilmedikleri bişey vardı güneş onlardan daha çok sovuyodu ya da biliyorlardi ama Armina sövme taraftarı değildi hiç bı zaman olmadı yeri getince eder di küfürunu ama yeri geldiğinde sadece aksi taktirde asla sovmezdi Armina ve güneş kendi aralarinda ateş i cekistiriken kapı açıldı herkes aynı anda ayağa dikildi Selim oturmalarini işaret ettiğinde oturdular
"Evet arkadaşlar yarınki eğitimimiz iptal oldu"
"Niye" "ne oldu" "sebep" herkes bı açıklama bekliyordu
"Yarın hepiniz izinlisiz" Selim bu habere onların mutlu olmasını bekliyordu ama önemli bişey vardı onlar TÜRK ASKERLERİ idi onlar görev sırasında izinli olmak istemezlerdi Selim de mutlu değildi ama en azından onların mutlu olmasını istemişti neyseki digerleri az da olsa tebessumlerini ona doğru iletmislerdi.
Hepinize iyi okumalar dilerim biliyorum bu bölüm bayağı kısa oldu ama aklımda şuan hiç bişe yok
