7. bölüm · KARANLĞIN YASAK VARİSİ~
6-KÜLLER ALTINDA TAHT
Prenses Perspektifinden
Sabah büyük bir kargaşa sesiyle uyandım. Hizmetlim, aynı zamanda sırdaşım Mira, yanımda beni sarsarak uyandırdı. Yatakta oturur pozisyona geldiğimde sordum:
"Neler oluyor sevgili Mira?"
Mira aceleyle dolabımda bugün giyeceğim elbiseyi seçti.
"Prensesim, kaleye dışarıdan darbe uygulandı."
Duyduklarımla aniden yataktan kalktım.
"Ne demek darbe uygulandı? Kim cesaret edebildi böyle bir şeye?"
Mira sessiz kaldı, dolaptan haki yeşili güzel bir elbise çıkardı.
*elbise*
"Mira, konuşur musun? Neler oluyor?"
"Sizi majesteleri bilgilendirecek, prensesim. Benim anlatmam uygun değil."
Bir şey demeden hemen elbisemi giyindim. Mira, saçımı yapmak için ahşap makyaj masamın yanında duruyordu.
"Şu an saçımla uğraşamayacağım."
Dedim ve hemen odadan çıktım. Mira arkamdan bağırdı ama onu duymazlıktan geldim. O anda Kael’i gördüm. O da beni görünce hemen önümü kesti.
"Çekil önümden, şövalye."
"İzin veremem."
Dedi boğuk ve sert bir sesle. İçimdeki öfke yükseldi.
"Sana çekil dedim."
Kolundan ittirerek geçmeye çalıştım ama kıpırdamadı. O anda babamın sesini duydum.
"Şövalye, bırak gelsin!"
Hemen babama doğru koştum.
"Baba, neler oluyor?"
Babam Kael’e ters bir bakış attıktan sonra bana döndü. Kael çoktan koridordan uzaklaşmıştı.
"Odama."
Dedi her zamanki otoriterliğiyle. Babamın odasına gelince sandalyesine oturdu; oldukça gergin görünüyordu.
"Krallığın sınırlarına bomba atıldı."
Dehşet içinde gözlerim büyüdü.
"Kimler olduğunu araştırıyoruz ve sen, bu konu çözülene kadar odandan çıkmıyorsun."
"Ama baba..." dedim büyük bir hayal kırıklığıyla.
"Aması yok, Elena. Şimdi odana git ve kendine çeki düzen verip uslu uslu otur. Ben sıkılmaman için Mira’yı yanına göndereceğim."
Kaşlarımı çattım, elim yumruk oldu.
"Bir şövalye de istiyorum."
Dedim dik başlılıkla. Babam kaşlarını çattı.
"Neden?"
"Sıkılmamak için," diyerek yalan uydurdum. "Şövalye Kael’i istiyorum."
Babam bunu duyunca daha da öfkelendi.
"Ne saçmalıyorsun? Mira sana yeter. Bu Kael’e olan takıntın nedir böyle?"
Oldukça hiddetlenmişti, elini masaya vurdu.
"Beni koruması için."
"Odandan çıkmazsan hiçbir şey olmaz. Kalelerin görevi seni korumak."
Ofladım ama ben babamdan daha inatçıydım. Odasından hızla çıktım, arkamdan bağırdı ama duymadım. O anda Kael’i gördüm.
Bir şey söylemedi ama gözlerinde sorgulayıcı bir ifade vardı. Onu kolundan tuttum.
"Benimle gel," diyerek çekiştirdim ama hareket etmedi.
"Sana benimle gel dedim!" diye hiddetle bağırdım.
Onu saraydaki kütüphaneye soktum. Buraya benden başka kimse gelmezdi.
"Neler oluyor, prenses?" dedi ama duymamazlıktan geldim. Kitaplıkların arasına gelince durdum ve gözlerimi kıstım.
"Kaskını çıkar."
-------------‐-------------------------------------------------------
Umarım beğenirsiniz canlarım sizi seviyorum beğenilerinizi ve yorumlarınızı eksik etmeyin.💞💞
