2. bölüm / 3
KARADENİZ DAMARIDüşman,
Bölümler 3Şu an: Düşman,
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Karn toruduğu yerden ayağını titretiyordu.
“Abi.”Dedi Baran.”Bu şerefsiz bu gün evleniyormuş.”Şerefsiz deyince akla ilk Yusuf gelirdi.Karan dikkatli dinledi.”Neredeymiş.”
“Akın Düğün salanonu.”Karan aklında birşeyler düşündü.
“Ula ben ona gösterirum şimdiu.”
“Ne yapacaksın abi.”Karan tek başına halledecekti.”Sonra anlarsınız.”
Dedi ve evden çıktı.Düğün salonuna doğru yol aldı,arabasıyla.
Planı düşmanının evli olduğu kadını kaçıracaktı.
5 dakika sonra düğün salonunun oradaydı.Gizlice içeri girip,gelin odasının kapısını açtı.Özge şaşkın şaşkın ona bakıyordu.”Sen kimsin?”
Karan Özgeyi bayıltıp sırtına aldı.Arka kapıdan gizlice çıkardı ve arabasına bindirdi
“Neredeyim ben!”Özge uyandığında tanımadık biryerdeydi.
“Bağırma.”Dedi.”Kimse duymaz.”
“Sen kimsin ve beni niye kaçırdın.”Karanın telefonu çalıyordu.
“Baba!”Diye bağırıyordu bir çocuk.O onun çocuğuydu.
“Efendim paşam.”
“Ne zaman geleceksin.”
“Yakında aslanım,yakında.”
Konuşmaları dinleyip bağırmaya başladım.”Bırak beni.”
Bıkkın bir sesle konuştu.”Artık Susucakmısın?”
Ağzımdan çıkardığım tükürüğü yüzüne boca ettim.
“Çıkar lan beni burdan!”
“Sus artık!”Dedi bağırarak.”Ben sanki seni çok istiyorum.”
“Bırak o zaman.”dedim mantıklıca.”Bıraksana.”
“Olmaz.”dedi ciddiyetle.”Düşmanımın karısısın.”
“Kim o sen,n düşmanın.”
“Yusuf Çakır.”Duyduğum ile şaşırdım.Bu evlenmek zorunlu olduğum adamdı.”Evlenmem zorunlu olan adam.”Diye fısıldadım.
“Ne?”
Bıkkınlıkla nefes aldım.”Beni onunla zorla evlendiriyorlardı.”
“E işte.Sende kurtuldun sevinsene.”
Boşboş baktım öylece.
“Mecburen Anlaşmaşmalı evlilik yapıcaz.”
“Ne!Hayatta yapmam.”
Bir nefes aldı.”Düşmanımla evlenemezsin.Salak kudursun arasın seni ortalıklarda.Zaten sende ondan kurtulacaksın.Adı üstünde.”
“Beni ondan koruyacakmısın?”
“Ölümüme.”
“Tamam.”Mecbur kabul etmiştim.Yapacak bişey yoktu.
“Acıktım ben.”Dedim masumca.İsmini bilmedim erkek cinsiyeti olan adam bana baktı.
“Tamam.”Dedi ve mutfağa yürüdü.Umarım yemek yapardı.Karnım çok açtım.
Mutfakta bir şeyler yapıyordu.Mutfağa doğru yürüdüğümde,bıçak elini kesmişti.Ama ağzından tek bir kelime çıkmamıştı.
“Dur.Çamtamda yarabandı vardı bekle.”
“Gerek yok.”Dedi kesmeye devam ederken.Çantamdan prenses kızlı bir,yarabandı çıkardım.”Bu ne?”Diye sordu.
“Yarabandı.”
“Hayır.”Dedi,üzerindeki o prenses kızı göstererek.”Bu ne?”
“Prenses kız.”Ne olmuş ki.Alttrafı prenses ti yani.
“Prenses kız?Şaka mısın sen?”
“Yoo.”İçinden ‘tövbe estağfirullah’dediğine eminim.
“Ne yapıyorsun?”Dedim aç birşekilde.Açım ben ya.
“Kuymak.”
“Kuymak mı?O ne.”
Gülerek cevap verdi.”Bizim Trabzon’un meşhur yemeği.Çok seveceksin.”
Hiç yemediğim bir yemekti.İçine teryağ falan attı.Sonra,bir tabağa salatalık koydu.Oturduğun yere yemeği getirdi.Kuymak denilen yemekten bir kaşık alıp yukarı doğru kaldırdı.Çok üzüyordu.
“Bizim kuymağımız dağlara taşlara kadar uzar.”Dedi.Hemen yandaki sarı ekmeği,kuymağa bandırıp ağzıma attım.”Bu niye sarı?”Diye sordum ekmeği göstererek.”Mısır ekmeği o.”
Kuymak nerdeyse bitmişti.”Sen de alsana.”Ekmeği alıp kuymağa bandırdı.
“Anlaşmalı evlilik için imzan gerekli.”
“Tamam vereyim.”Bir kapıt uzattı.O kağıdı dikkatlice okuyarak imzaladım.
“Bunun sayesinde o Yusuf seni alamayacak.He bu arada.Bu gün Trabzon’a gidiyoruz.”Sorgular bir bakış attım.Trabzon ne alakaydı?
“Niye?”
“Daha da önlem alıcaz.Hem benim ailem orada.Merak etme.Hepsi ne olup bittiğini biliyor.Seni asla yanıltmayacaklar.”
Ailesi kimdi acaba?
“Umarım.Aşiretmisiniz?”
“Yani evet.Konakta taşıyanlar aşiret oluyor herhalde.”
“Konak mı?”
Kafasını salladı.
4 Saat sonra:
“Buyur?”Dedi ve elime bir şey verdi.Aile cüzdanı yazıyordu.İçini açıp inceledim.Normali.
“Hadi gidiyoruz.”Dedi.
Yola çıkmıştık.Yanımızda bir kaç atıştırmalık vardı.
“İstanbul’dan Trabzon kaç saat?”
“17 saat.”
“Yuh!”Güldü.”Ula ne bekleyidun.1 saat mu?”
“Şive mi bu?”
“Evet.”Dedi gülerek.Aslında iyi bir adamdı.
17 saat falan sonra Trabzondaydık.Arkamızdan sürü gibi Arab’lar geliyordu.Arkaya doğru bakıyordum.20 den çok araba vardı.
“Bunlar ne?”
“Yeni ailen.”Dedi sessizce.”Sana Merheba diyorlar.”
“Ailem olduklarına Eminmisin.”
“Evet.Anlaşmalıda olsa evliyiz.”Bişey demedim.Bu adamı sevmiştim.Güzel biriydi.Duygularım bişeyler hissediyordu.
Bir koca evin önünde durmuştuk.Sanırım burası konaktı.Arkadaki arabalardan bir sürü kişi inmişti.Konağın içerisine girdik.Salonda bir kişi dışında herkes ayağa kalktı.”Bak şurda oturan,Fatma hanım.Onun elini öp.Şurdakilerde annem babam.Onlarında elini öp.”Diye kulağıma fısıldadı.
Hepsinin elini öptüm.İçeriden bir çocuk geldi.”Baba.”Diyip Karana sarıldı.Evet ismini daha dün anlamıştım.Çocuk bana baktı.”Anne!”Diyip bana sarıldı.Beni annesi sanmıştı.Karan kulağıma eğilip.
“Annesi vefat etti.Seni annesi sandı.Çok üzülüyor annesizlikten.Lütfen çaktırma.”Duyduğumla çocuğun sırtını okşadım.Göz işareti yaparak çocuğun ismini sordum.”FURKAN EGE.”Diye fısıldadı.
“Anne.Nerelerdeydin,seni çok özledim.”
“Geldim oğlum geldim.”Diye fısıldadım.Sonra Ege kolumu çekiştirdi.
“Oğlum bırakta annen yemek yesin.”
“İstersem ben onu doyururum!Bırakın da annemle hasret gidereyim!”
Onunla birlikte odasına girdik.Kucağıma yatıp,kendini sevdirdi.Saçlarını okşadım.Bu benim rüyamda gördüğüm çocuğa çok benziyordu.Aynısıydı.
Sarıldım çocuğa.Nedense sanki sahibi bulmuş gibi hissediyordum.Karana da öyleydi.
Bölüm etkileşimi
