2. bölüm / 2
KARA DELİKGİRİŞ TÖRENİ
Bölümler 2Şu an: GİRİŞ TÖRENİ
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Müdür konuşmasını bitirip kürsüden indi ve ana binaya gitmek için salondan çıktı.
Okulun taştan yapılmış ve siyahlaşmış spor salonda dokuzuncu sınıflar için düzenlenmiş hoş geldin töreni bitmişti.
Tören boyunca ayakta durduğumuz için yorulmaya başlamıştım. Henüz tanıdığım kimse olmadığı için sessizce etrafı izleyerek sınıflara dağılmayı bekliyordum. Hava bulutluydu bu yüzden içerisi karanlıktı. Üzerimizdeki siyah okul kıyafetleri olan ışığı da soğuruyordu. Salonda kasvetli bir atmosfer vardı.
Birbirleriyle yeni kaynaşan dokuzların yanı sıra yenilere yardımcı olmak için üst sınıflardan birkaç öğrenci de bizimleydi. Bazıları birilerine yardımcı oluyor bazıları da sorun çıktığında müdahale etmek için kalabalığı izliyordu.
İlk günümün nasıl olacağını düşünürken bir grup arkadaşa takıldı gözüm. Yeni tanışmalarına rağmen çok iyi anlaşıyor gibi görünüyorlardı. İçlerinden biri kendi hayatını anlatmaya başlamıştı bile. Ondan cesaret alan diğerleri de kendi hayatlarından bahsediyorlardı. Yeni tanıdıkları birine nasıl bu kadar çabuk güvenebiliyorlardı ki? Gerçi anlattıklarının ne kadarı doğruydu?
Birinin beni çağırmasıyla düşüncelerim dağıldı."Kara"
İçerisi gürültülüydü ama ismim sessiz söylenmesine rağmen duymuştum. Sınıflarımızı söylemek için bir üst sınıfın bize seslendiğini sanmıştım. Ama başka kimsenin ismi okunmadı.
Kimin beni çağırdığını görmek için kafamı çevirdiğimde etraftaki insanların konuşmaları sessizileşti. Sanki başımı çevirince salonun ortasında yalnız kalmıştım. İçerisi eskisinden daha karanlık görünüyordu. Zaman durmuş gibiydi ve öğrenciler siyah silüetlere benzemeye başlamıştı. İçimi bir anda korku sardı. Kim banan seslenmişti? Neden etraf bir anda değişmişti? Daha ismimi kimseye söylememiştim bile.
Korkum giderek arttı. Kalbimin atışını kulağımın içinden duyabiliyordum. Gitgide hızlanıyordu. Derin nefesler almaya başladım. Hareket etmeye çalıştığımda yapamadım. Ellerim buz kesti ve soğuk soğuk terlemeye başladım.
İsmimi bir kere daha duydum. "Kara" ses benim yaşımda bir kıza ait gibiydi ama çok korkunç bir şekilde çıkıyordu. Sesin geldiği yöne düşünmeden bakmaya çalıştım. Kalbim bu sefer öyle atmaya başladı ki kalp krizi geçireceğimi sandım. Çünkü gördüğüm şey dehşet vericiydi.
Seyirci koltuklarından bana doğru bir kız geliyordu. Ama sorun bana doğru gelmesi değildi. Kızın belden altı seyirci koltuğunda oturuyor bana elleriyle sürünerek geliyordu. Gözlerimi artık ne kadar fazla açtıysam ağrımaya başladılar.
Bir omzumda duran kol çantamı tutan kolumun titrediğini fark ettim. Dizlerimin bağı çözülmüştü. Alnımdan soğuk terler akmaya başladı.
Kızın vücudu köpek saldırısına uğramış gibiydi ve yüzü düz bir etten oluşuyordu.
Bana doğru gelmeye devam etti. Süründü... süründü. Bakmak istemiyordum ama gözlerimi çevirdiğim anda üzerime atlayacakmış gibi hissediyordum. Bağıramadım , nutkum tutulmuştu. İyice yaklaştı. İlerlerken arkasında kan izleri bırakıyordu. Kolunu yavaşça bacağımdan tutmak için kaldırdı.
Birinin düşmek üzereyken bana çarpmasıyla tekrar normale döndüm. Kalabalığın sesi tekrar yükseldi. Bir anda etraf tekrar aydınlandı benim için. "Huh... geçti."
Rahatlamamla birlikte düşmemek için kendimi zor tuttum. Çarpan çocuk hemen doğrulup özür dileyerek iyi olup olmadığımı sordu. Hafif çarpmıştı. Sanırım iyi olup olmadığımı korku filminden çıkmış gibi göründüğüm için merak etmişti. 'Evet' anlamında kafamı salladım.
Müdürün az önce konuşma yaptığı kürsüye bir dördüncü sınıf çıktı ve sınıfları duyurmaya başladı. Salon sessizleşti hepimiz ona döndük. Kalbim yavaşlamaya nefesim düzene girmeye başladı. 'Sadece bir hayal gördün' diye sakinleştirmeye çalıştım kendimi 'diğerleri gibi bu da bi hayaldi'.
Az önceki gibi şeyleri daha önce de yaşamıştım. Ama bu... bu farklıydı. Neden bu kadar uzun sürdü? Neden bu kadar detaylıydı?
Hatırladığım en eski anıda bile vardı bunlar. Sadece ben görüyordum. İnsanlara anlattığımda ya dikkat çekmeye çalışıyorsun dediler ya da sanki onlara da bulaştıracakmışım gibi benden kaçtılar. Anne ve babamın tepkilerini hahtırlamak bile istemiyorum.
Artık kimseye anlaltmaya çalışmıyordum. Kaçmıyordumda kabullenmiştim. Zaten yapabileceğim babşka bir şey de yoktu. Ne zaman geçtiğini sansam artık normale döndüm diğerleri gibi oldum diye sevinsem hep kendini hatırlatıyordu bu... korkunç yüzler? Onlara ne demem gerektiğini bilmiyordum. Ama umut etmeyi bırakmam gerektiğini biliyordum . En son bu sabah umutlanmıştım ve başıma yine geldi. Buydu işte kurtulamıyordum.
Karamsar düşünceleri atmak için kafamı iki yana hafifçe sallayıp derin bir nefes aldım ve öğrencilere odaklanmaya çalıştım. Sonuçta hala yaşıyordum. Öyle değil mi?
Kürsüdeki isimleri duyuran kıza baktım. Kahverengi saçları kulaklarının hemen altında bitiyordu. "Murat, Lara, Defne, Mira 9 A" gür sesiyle A sınıfının son öğrencilerini de okudu ve sınıf sıra halinde teorik derslerin verileceği binaya doğru ilerlediler.
Her ne kadar kendi ismimi bir kızın ağzından daha duymak istemesem de sınıfımı öğrenmek için dinlemeye başladım.
~
Dördüncü sınıfta salondan çıkarken artık beklemekten bunalmaya başlamıştım. Kürsüye bakmaktan boynum ağrıdığı için kafamı başka yöne çevirdim. Çevirmemle biriyle göz göze gelmem bir oldu. Bize göz kulak olan üst sınıflardan bir oğlan seyirci koltuklarının önünden duruyor hiç mimik yapmadan bana kilitlenmiş bir şekilde bakıyordu. Gözleri lacivertti. Uzundu ve siyah saçlıydı.
Neden bana baktığını anlayamamıştım. Az önceki halim yüzünden miydi? Ya da başka birine mi bakıyordu? Etrafıma baktım kimse onunla göz teması kurmamıştı. Ya da o kadar dikkatle bakacak kimse yoktu. Tekrar ona döndüğümde hala bana bakıyor ve kılını kıpırdatmıyordu. Aynı şekilde ben de ona bakmaya başladım. Rahatsız olmadı veya bakışlarını kaçırmadı. Bir yandan da kürsüdeki kızı dinliyordum.
"Perin, Hale, Melek, Kara" bakışlarını ilk çeviren ben oldum. " Siz de 9 G" sonunda gidip oturabileceğim diye geçirdim içimden. Hemen sınıf arkadaşlarımın oluşturduğu sıraya girdim ve ilerlemeye başlaldık.
Son bir kez o çocuk hala bakıyor mu diye kakfamı çevirdim. Orada yoktu. Hızlıca gözümle spor salonunu taradım ama onu hiç bir yerde göremedim. Bugün ilk defa şaşırmıştım. Acaba yine hayal mi gördüm diye düşündüm. Ama bu düşünce mantıksız geldi. Çünkü onun insan olduğuna ve diğerlerinin de onu gördüğüne emindim.
Kimdi o?
Bölüm etkileşimi
