2. bölüm / 2
KAOS2. Bölüm
Bölümler 2Şu an: 2. Bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Herkesin sırları vardır bazı sırlar ise Ölümcüldür
Kapının kapanma sesi katedralin taş duvarlarındayankılanırken artık geri dönüş olmadığını anladım. Ağır demir kapılar tamamenkapandığında içeride yankılanan klasik müziğin sesi daha da belirginleşti.İnsanların kendi aralarında yaptıkları konuşmalar, kadehlerin birbirine çarpmasesi ve ayak sesleri taş duvarlarda yankılanıyordu.Gözlerim istemsizce katedralin içinde dolaşmaya başladı.Tavandan sarkan devasa kristal avizeler göz kamaştırıyordu. Işıkları siyahmermer zemine vurdukça ortaya büyüleyici ama bir o kadar da kasvetli biratmosfer çıkıyordu. Gotik mimariyle kusursuz bir uyum içindeydi. Normalde banasıkıcı gelen klasik müzik bile bu duvarların arasında bambaşka bir anlamkazanıyordu. Sanki bu binanın ruhuna aitmiş gibi her notası karanlığın içindeyankılanıyordu.Bakışlarımı salonun tam ortasında bulunan uzun yuvarlakmasaya çevirdim. Masanın etrafındaki bütün sandalyelerin üzerinde aile armalarıve isimlikler vardı. Herkesin nerede oturacağı önceden belirlenmişti. Gözlerimyavaşça isimlerin üzerinde dolaşırken bizim yerimizi buldum.Aureum.Hemen yanındaki isim dikkatimi çekti.Volkov.Kaşlarımı hafifçe çattım.Bakışlarımı biraz daha aşağı indirdiğimde kendi ismimigördüm.Evelyn Aureum.Yanındaki isim ise beklediğim gibiydi.Kael Volkov.Demek ki bu gece yalnızca onu uzaktan gözlemlemeyecektim.Aynı masayı da paylaşacaktık.Salonda ağır adımlarla dolaşmaya devam ettim. Burnuma dolanyoğun puro kokusu genzimi yakıyordu. Neredeyse bütün erkeklerin elinde kristalviski kadehleri vardı. Keskin alkol kokusu havaya karışmıştı. Bir yudum bilealsam başımı döndürecek kadar ağırdı. Ama bugün isteyeceğim son şey buydu.Normalden çok daha fazla ayık olmam gerekiyordu.Çok daha dikkatli...Çok daha kontrollü...Bakışlarımı bir şahin gibi salonun üzerinde gezdirirkengözlerim yeniden ona takıldı.Kael Volkov.Hâlâ sırtı bana dönüktü.Yüzünü göremiyordum.Ama insanların onun yanında nasıl davrandığını görmek bilebana yeterince şey anlatıyordu.Bir adam kahkahalar atarak konuşurken Kael'i fark ettiğianda sustu. Yüzündeki gülümseme bir anda silindi. Başını hafifçe eğip sessizcebulunduğu yerden uzaklaştı.Genç bir kadın önünden geçerken ceketinin düğmesiniilikledi. Gözlerini yerden kaldırmadan yanından geçti ve arkasına bile bakmadankalabalığın arasına karıştı.Kimse onunla göz göze gelmiyordu.Kimse gereğinden fazla yanında durmuyordu.Sanki herkes aynı görünmez çizginin dışına çıkmamayaçalışıyordu.İçimde istemsizce bir merak oluştu.Bu adam gerçekten anlatıldığı kadar korkulacak biri miydi?Tam o sırada uzakta babamı gördüm. Her zamanki gibi dikduruyor, etrafındaki insanları tek tek süzüyordu. Ağır adımlarla bulunduğutarafa doğru ilerlemeye başladım. Tam yaklaşacakken arkamı döndüm ve bu kezKael'in babasının ona doğru yürüdüğünü fark ettim.İkisi birbirlerinin karşısında durdu.Bulunduğum yerden yüz ifadelerini seçemiyordum ama sesleritaş duvarlarda yankılandığı için konuşmalarını duyabiliyordum.Bir süre sıradan şeylerden bahsettiler.Hiçbiri işime yarayacak bilgiler değildi.Ta ki Kael'in babası sonunda asıl konuya gelene kadar."Beş büyük aile yılda yalnızca bir kez burada toplanır.Bugün yeni ittifaklar kurulacak... ve yeni düşmanlar seçilecek."Duyduklarım kalbimin ritmini değiştirmeye yetmişti.Demek ki bugün kartlar yeniden dağıtılacaktı.Yeni anlaşmalar yapılacaktı.Ve bu masadan kalkmayı reddedenler...Belki de evlerine hiç dönemeyecekti.Bu düşünce beni korkutmamıştı.Aksine...İçimde garip bir heyecan uyandırmıştı.Kalbim her geçen saniye biraz daha hızlı atıyordu.Ama yüzümdeki ifade değişmedi.Çünkü Aureumlar heyecanlarını göstermezdi.Ve ben...Bir Aureum'dum.Kalp atışlarım sonunda yeniden düzene girmişti. Derin birnefes alıp etrafta ağır adımlarla dolaşmaya devam ettim. Tam o sırada ilk kezonun yüzünü gördüm.Kael Volkov...Yavaşça bana döndü.Yüzündeki siyah maske sert ifadesini gizlemeye yetmiyordu.İlk dikkatimi çeken şey gözleriydi. Okyanusu andıran mavi gözleri vardı amaiçinde tek bir duygu bile barındırmıyordu. Sanki bu hayatta hiçbir şey ilgisiniçekmiyor, hiçbir şey onu heyecanlandırmıyordu. Hissizdi. Mermer kadar sertgörünen yüz hatlarını dikkatlice inceledim. Keskin çene yapısı, soğuk bakışlarıve dimdik duruşuyla insanın içine istemsizce bir huzursuzluk bırakıyordu.Maskesinin ardında sakladığı gerçek kişiliği görebilmem için önce güveninikazanmam gerekiyordu. Bunun ise hiç kolay olmayacağını daha ilk bakıştaanlamıştım.İkimiz de gözlerimizi aynı anda birbirimizden çektik.Tam yürümeye devam edecekken burnuma keskin, odunsu bir kokugeldi.İstemsizce başımı o yöne çevirdim.Kael yanımdan geçiyordu.Yanımdan geçerken adımlarını yavaşlatmadı.Bana bakmadı.Sadece tek kelime söyledi."Aureum."Ses tonu sakindi.Ne küçümseyici ne de dostçaydı.Sadece tek bir kelime...Ben de duruşumu bozmadan aynı sakinlikle cevap verdim."Volkov."Başka hiçbir şey söylemedik.İkimiz de yürümeye devam ettik.Sanki aramızda geçen o iki kelime bile gereğinden fazlaymışgibi.Tam o sırada katedralin yüksek tavanlarında çan sesleriyankılanmaya başladı.Salonu dolduran klasik müzik bir anda sustu.İnsanların konuşmaları kesildi.Herkes aynı anda masaya yöneldi.Anlaşılan...Asıl gösteri şimdi başlıyordu.Salondaki herkes sessizce yerine oturdu. Beş büyük aile uzunyuvarlak masanın etrafında kendi yerlerine geçti. Aureumlar ve Volkovlar yanyana oturuyordu. Ben de ismimin yazdığı sandalyeye geçtim. Tam yanı başımda Kaeloturuyordu. Aramızda yalnızca birkaç santimetre vardı ama o mesafe kilometrelerkadar uzak hissettiriyordu.Babam yavaşça ayağa kalktı.Elindeki ince bıçağı kristal bardağa hafifçe vurdu.Salonda tiz bir ses yankılandı.Konuşmalar tamamen kesildi.Herkesin dikkati ona çevrilmişti."Hoş geldiniz."Sesi her zamanki gibi sakindi."Bugün burada toplanmamızın sebebini hepiniz merakediyorsunuz."İçimden derin bir nefes verdim.Evet...Başlıyoruz.Babam bakışlarını masadaki herkeste tek tek gezdirdi."Beş büyük ailenin geleceğini ilgilendiren yeni birkarar alınmıştır."Salondaki sessizlik daha da ağırlaştı."Volkovlar ve Aureumlar arasında yıllardır sürensavaşın sona ermesi için bir barış anlaşması yapılacaktır."İçime kötü bir his çöktü.Babamın gözleri bir anlığına bana kaydı.O bakış...Her şeyi anlatmaya yetmişti.Bu kez barış için beni kullanacaktı.Bunu anlamak hiç de zor değildi.Babam dudaklarını araladı."Volkov ailesinin veliahtı Kael Volkov ile Aureumailesinin veliahtı Evelyn Aureum..."Kalbim hızlandı."...bu barışın sağlanabilmesi için evlenecektir."Sessizlik...Sanki bütün salon aynı anda nefes almayı bırakmıştı.Boğazım düğümlendi.Yutkunamadım.Kalbim göğsüme öyle sert vuruyordu ki herkes duyacakmış gibihissediyordum.Kontrolüm her geçen saniye biraz daha elimden kayıyordu.Bayılacakmış gibi oldum.Tam o sırada yanımdan sakin ama buz gibi bir ses yükseldi."Anlaşmayı reddediyorum."Kael...İlk kez gerçekten konuşmuştu.Ve söylediği tek cümle...Bütün salonun dengesini altüst etmeye yetmişti.
Bölüm etkileşimi
