10. bölüm · Kanunun öteki yüzü
Silinen isim
Ertesi gün ne yapacağımı biliyordum.Nova Holding.Babamın eski çalıştığı yer.Ve yıllardır kimsenin dokunmadığı o geçmiş…Ama bazı şeyleri anlamadan önce cevaplamam gereken başka biri vardı.Karan Koral.Çünkü ne kadar istemesem de…Bu hikâyenin en başından beri tam ortasındaydı.Sabah adliyeye gitmeden önce telefonumu kontrol ettim.Bilinmeyen bir numaradan mesaj vardı.Kalbim istemsizce hızlandı.Açmak istemedim.Ama merak…Bazen insanın en büyük zaafıydı.Mesajı açtım.“Dün babanızın dosyasını öğrendiniz.”Kaşlarım çatıldı.Numara gizliydi.Bir saniye sonra yeni mesaj geldi.“Bunun sizi kızdıracağını biliyordum.”Parmaklarım ekrana daha sert bastı.Hemen cevap yazdım.“Beni takip mi ediyorsunuz?”Cevap birkaç saniye sonra geldi.“Hayır.”“Ama ne zaman ne hissedeceğinizi tahmin edebiliyorum.”Sinirlendim.Bu adamın en sinir bozucu özelliği buydu.Beni tanımadığını söylerken bile…Beni benden iyi okuyor gibiydi.Telefonumu kapatacakken arama geldi.Aynı numara.Bu kez açtım.“Ne istiyorsunuz?”Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu.Sonra o sakin ses…“Kızgınsınız.”“Harika bir tespit.”“Alay ediyorsunuz.”“Onu da mı anladınız?”“Evet.”Derin bir nefes aldım.“Karan Koral.”“Efendim?”“Benden ne istiyorsunuz?”Bu kez cevap vermedi.Birkaç saniye süren sessizlik oldu.İlk defa onun da düşünüyormuş gibi hissettim.“Gerçeği bulmanızı.”Güldüm.Ama içinde hiç eğlence yoktu.“Gerçeği bulmamı istiyorsanız neden bana parçalar halinde veriyorsunuz?”“Çünkü her şeyi bir anda öğrenirseniz…”Sesi ciddileşti.“…kendinizi kaybedebilirsiniz.”Bu cümle sinirimi bozdu.“Ben o kadar güçsüz biri değilim.”“Bunu biliyorum.”“Öyleyse?”“Tam da bu yüzden.”Sustum.“Ne demek bu?”“İdil.”İsmimi söylemesi hâlâ garip geliyordu.“Hayatınız boyunca güçlü olmak zorunda kalmışsınız.”Kaşlarımı çattım.“Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsunuz.”“Biliyorum.”“Hayır.”Sesim sertleşti.“Bilmiyorsunuz.”Kısa bir sessizlik.Sonra çok sakin bir şekilde konuştu.“Haklısınız.”Bu cevabı beklemiyordum.“Ne?”“Haklısınız.”İlk kez geri adım atmıştı.“Ben sizin yaşadıklarınızı yaşamadım.”Bir an sustu.“Ama insanların sakladığı şeyleri görmeyi öğrendim.”“Bu bir yetenek değil.”“Ne?”“Bir lanet.”Bu kez sessiz kalan bendim.Çünkü ilk defa sesinde kibir yoktu.Sadece yorgunluk vardı.“Size güvenmiyorum.”dedim.“Biliyorum.”“Belki hiçbir zaman güvenmeyeceğim.”“Bunu da biliyorum.”“Ve yine de konuşmaya devam ediyorsunuz.”“Evet.”“Neden?”Uzun bir sessizlik oldu.Sonra:“Çünkü siz herkesin baktığı yere bakmıyorsunuz.”Ne diyeceğimi bilemedim.“İnsanlar dosyaya bakar.”devam etti.“Siz insana bakıyorsunuz.”Bu cümle…Beni rahatsız edecek kadar doğruydu.Çünkü bunu yıllardır kendime bile itiraf etmemiştim.“Bu konuşma bitti.”dedim.“İyi günler Bay Koral.”Telefonu kapatmak üzereyken sesi geldi.“İdil.”Duraksadım.“Ne?”“Bugün Nova Holding’e gitmeyin.”Kanım çekildi.“Ne dediniz?”“Orası düşündüğünüzden daha tehlikeli.”“Benim ne yapacağımı size sormayacağım.”“Biliyorum.”“Öyleyse neden söylüyorsunuz?”Çok sakin bir cevap verdi.“Çünkü ilk defa birinin gerçeği bulmasını istiyorum.”Telefon kapandı.Elimde telefonla birkaç saniye kaldım.Sinirliydim.Kafam karışıktı.Ama en kötüsü…Karan Koral’ın söylediklerini tamamen görmezden gelemiyordum.Çünkü onun en büyük sorunu buydu.Yalan söylediğini düşündüğüm her an…Bir cümlesi beni gerçeğe biraz daha yaklaştırıyordu.Ve ben farkında olmadan…Düşmanım olduğunu düşündüğüm adamı anlamaya çalışıyordum.Ama bunu kabul etmeye hiç niyetim yoktu.Telefonu cebime koyup adliyeye doğru yürüdüm.Çünkü Karan Koral ne derse desin…Ben kararlarımı onun sözlerine göre vermeyecektim.Adliyeye girdiğimde ilk işim odamıza çıkmak oldu.Melis her zamanki gibi masanın üzerinde dosyalarla uğraşıyordu.Beni görünce başını kaldırdı.“Yüzünden belli.”Çantamı bıraktım.“Ne belli?”“Yine bir şey oldu.”“Sen nasıl anlıyorsun bunu?”“Çünkü normalde sabahları bana sadece ‘günaydın’ diyorsun.”Kahvesinden bir yudum aldı.“Bugün kapıdan girerken üç kişiyi analiz ettin, iki kere telefonuna baktın ve kaşını beş saniye boyunca çattın.”Bir an sustum.“Sen gerçekten korkutucu olmaya başladın.”“Bak.”Gülümsedi.“Senin öğrencinim.”“Değilsin.”“Ruhen öyleyim.”İstemsizce gülümsedim.Ama Melis hemen ciddileşti.“Ne oldu?”Masaya oturdum.“Karan Koral aradı.”Melis’in yüzündeki ifade anında değişti.“Yine mi?”Başımı salladım.“Ne dedi?”“Nova Holding’e gitmememi söyledi.”Melis birkaç saniye sessiz kaldı.Sonra:“Sen de?”“Gitmek istiyorum.”“Tabii ki.”“Melis.”“Ne?”“Beni desteklemen gerekiyor.”“Seni destekliyorum.”Ayağa kalktı.“Ama bazen desteklemek, ‘harika fikir, hemen kendini tehlikeye at’ demek değil.”Haklıydı.Yine haklıydı.Bu kızın en sinir bozucu yanı buydu.Önümüzde Karan Koral dosyası duruyordu.Artık o dosyaya sadece bir dava gibi bakamıyordum.Her detay başka bir kapıya çıkıyordu.Melis dosyayı açtı.“Tamam.”“Ne tamam?”“Parçalara ayıracağız.”Bana baktı.“Senin sevdiğin şekilde.”Tahtayı çıkardı.İlk başlığa yazdı:KARAN KORALAltına:
Eski şirket ilişkileri
Eksik belgeler
Sanık fotoğrafının olmaması
Babamın dosyasıyla bağlantı ihtimali
Son maddeyi yazarken bana baktı.“Bu seni rahatsız ediyor.”“Evet.”“Neden?”“Çünkü yıllardır babamın hikâyesinin bittiğini düşünüyordum.”Kalemi elimde çevirdim.“Ama şimdi biri gelip bana ‘Hayır, daha başlamadı.’ diyor.”Melis sessizce başını salladı.Tam o sırada kapı açıldı.İçeri Zeynep girdi.“İdil, seni arıyorlar.”“Kim?”“Adliye dışından biri.”Kaşlarım çatıldı.“Kim olduğunu söyledi mi?”“Hayır.”Melis hemen bana baktı.“Gitme.”“Melis.”“Hayır gerçekten.”Ayağa kalktım.“Kim olduğunu öğrenmeden korkamayız.”“Senin mantığın bazen çok sinir bozucu.”“Teşekkür ederim.”“İltifat değildi.”Koridora çıktım.Telefonumu kulağıma götürdüm.“Ben İdil Acar.”Karşıdaki ses yabancıydı.“Sayın Acar.”“Buyurun.”“Nova Holding’in eski çalışanlarından biriyle ilgili bilgi vermek istiyorum.”Kalbim hızlandı.“Kim?”Kısa bir sessizlik oldu.“Ahmet Acar.”Babamın adı.Etrafımdaki sesler bir anda uzaklaştı.“Nereden arıyorsunuz?”“Bunu telefonda anlatamam.”“Neden?”“Çünkü…”Sesi alçaldı.“…babanızın ölümünün kaza olmadığını bilen insanlardan biri hâlâ hayatta.”Nefesim kesildi.“Kim olduğunuzu söyleyin.”Ama cevap vermedi.Sadece son bir cümle duyuldu.“Geç kaldınız Savcı Hanım.”Telefon kapandı.Olduğum yerde kaldım.Çünkü yıllardır ilk kez…Babamın ölümünü sorgulayan biri çıkmıştı.Ve bu kişi…Korkuyordu.
Telefon ekranı kararmış halde elimde duruyordu.Bir insanın hayatını değiştirecek bir cümle bazen çok kısa oluyordu.“Babanızın ölümünün kaza olmadığını bilen insanlardan biri hâlâ hayatta.”Yıllardır herkes aynı şeyi söylemişti.Kaza.Sadece bir kaza.Kaygan yol.Kontrol kaybı.Dosyanın kapanması.Ama şimdi biri çıkmış ve bütün o kesinliklerin üzerine tek bir soru işareti bırakmıştı.Ve ben soru işaretlerinden nefret ederdim.Çünkü cevap bulana kadar insanın zihnini kemirirlerdi.Odaya geri döndüğümde Melis yüzüme baktığı anda bir şey olduğunu anladı.“Ne oldu?”Cevap vermedim.Kapıyı kapattım.Melis ayağa kalktı.“İdil.”“Babamla ilgiliydi.”Yüzündeki ifade değişti.“Ne?”Sandalyeye oturdum.“Birisi aradı.”“Kim?”“Bilmiyorum.”“Ne dedi?”Birkaç saniye sustum.Sonra kelimeleri yavaşça söyledim.“Babamın ölümünün kaza olmadığını bildiğini söyledi.”Melis’in elindeki kalem masaya düştü.“Ne?”“Ben de aynı tepkiyi verdim.”“İdil…”Sesi yumuşadı.“Ya doğru değilse?”Bu soruyu bekliyordum.Çünkü benim de aklımdaki ilk şey buydu.“Olabilir.”Başımı salladım.“Ama ya doğruysa?”Odanın içinde sessizlik oldu.Melis beni tanıyordu.Ben bir ihtimalin peşinden koşmazdım.Ama bir ihtimali tamamen yok saymak için de kanıt isterdim.Tam o sırada telefonum tekrar titredi.İkimiz de ekrana baktık.Aynı bilinmeyen numara.Melis fısıldadı.“Açma.”Telefon çalmaya devam etti.Bir yanım açmamam gerektiğini söylüyordu.Diğer yanım ise cevapları kaçırmak istemiyordu.Aramayı açtım.“Konuşun.”Karşıdan birkaç saniye sessizlik geldi.Sonra aynı ses.“Tek başınıza mısınız?”Kaşlarımı çattım.“Hayır.”“Yanınızda kim var?”“Bu sizi ilgilendirmez.”Adam derin bir nefes aldı.“Ahmet Acar’ın kızı olduğunuzu hiç unutmamışlar demek.”Bu cümle içimi buz gibi yaptı.“Kim unutmadı?”Cevap vermedi.“Kim?”Sesim sertleşti.“Babamın dosyasıyla Karan Koral dosyasının bağlantısı ne?”Bu kez karşı taraf sustu.Demek ki doğru yere dokunmuştum.“Bay Koral size ulaştı mı?”Bu soru beklemediğim yerden geldi.“Karan Koral’ı nereden biliyorsunuz?”“Demek ulaştı.”“Kim olduğunuzu söyleyin.”Ama adam cevap vermedi.Sadece:“Onun yanında dikkatli olun.”dedi.“Çünkü Karan Koral sandığınız kişi olmayabilir.”Telefon kapandı.Bir süre öylece kaldım.Melis yüzüme baktı.“Bu adam da Karan’dan mı şüpheleniyor?”“Hayır.”Telefonu masaya bıraktım.“Benim kafamı daha çok karıştırıyor.”Çünkü iki taraf vardı.Biri Karan Koral.Bana gerçeği bulmamı söylüyordu.Diğeri ise Karan Koral’a güvenmememi.Ve ikisi de aynı dosyanın içindeydi.Öğleden sonra dosyanın eski kayıtlarını tekrar incelemeye başladık.Ama bu kez sadece Karan Koral’a değil…Babamın adıyla bağlantılı olabilecek her şeye bakıyorduk.Melis bilgisayar ekranına eğilmişti.Normalde böyle uzun araştırmalarda sabırsızlanırdı ama bu sefer o da en az benim kadar dikkatliydi.“İdil.”Ses tonundaki değişiklikle hemen yanına gittim.“Ne buldun?”Ekranı bana çevirdi.Eski bir şirket kayıt listesiydi.Nova Holding - 2000’li yıllara ait yönetim ve hukuk kayıtlarıGözlerim satırlarda ilerledi.Ahmet Acar.Babamın adı.Altında muhasebe departmanı bilgileri vardı.Bir süre sadece ona baktım.Sonra Melis parmağını başka bir isme götürdü.“Şuna bak.”Kaşlarım çatıldı.Bir isim.Yıllardır hiç duymadığım ama bugünlerde sürekli karşıma çıkan bir isim.Murat Koral.Altında yazan görev:Nova Holding Hukuk DanışmanıBir anda sessiz kaldım.Melis bana baktı.“İdil…”“Bu…”Cümleyi tamamlayamadım.Çünkü zihnimde bütün parçalar yavaş yavaş yerine oturmaya başlamıştı.Karan Koral…Murat Koral’ın oğlu.Babamın çalıştığı şirketin hukuk danışmanı olan adamın oğlu.Ama bu bağlantı yine de birçok soruyu cevaplamıyordu.Melis sessizce konuştu.“Yani Karan’ın ailesi de bu işin içinde.”Başımı salladım.“Hayır.”Melis şaşırdı.“Hayır mı?”“Bu kadar basit değil.”Ekrana baktım.“Bir şirketin içinde herkes aynı şeyi bilmez.”“Babam muhasebeciydi.”Parmağımı ekrandaki isimlere koydum.“Murat Koral hukuk tarafındaydı.”“Yani…”“Yani babamın gördüğü şeyleri bilen insanlardan biri olabilir.”Melis derin bir nefes aldı.“Ve Karan da…”Sözünü tamamlamadı.Ama ikimiz de düşündüğümüz şeyi biliyorduk.Karan Koral, babamın dosyasına tesadüfen ulaşmış biri değildi.Bu onun ailesinin geçmişinden gelen bir şeydi.Tam o sırada telefonum titredi.Ekranda yine bilinmeyen bir numara vardı.Melis bana baktı.“Yine mi?”Başımı salladım.Aramayı açtım.“Efendim?”Karşıdaki ses sakindi.“Kayıtları buldunuz.”Bu ses…Karan Koral.Bir an hiçbir şey söylemedim.“Telefonlarımdan haberiniz mi var?”“Hayır.”“Öyleyse nereden biliyorsunuz?”“Kayıtlara bakacağınızı tahmin ettim.”Sinirle güldüm.“Ne kadar kolay değil mi?”“Ney?”“Beni tahmin etmek.”Sessizlik oldu.Sonra Karan’ın sesi biraz daha yumuşadı.“Hayır.”“Ne?”“Sizi tahmin etmek kolay değil.”Bu cevabı beklemiyordum.“Öyleyse?”“Sizi anlamak zor.”Kaşlarımı çattım.“Ben sizin için bir araştırma konusu muyum?”“Hayır.”“Öyle hissettiriyorsunuz.”Bir süre konuşmadı.Sonra:“Çünkü size her şeyi anlatırsam bana inanmayacağınızı biliyorum.”“Doğru.”“Bu yüzden kanıtları bulmanızı bekliyorum.”Bu cümle beni durdurdu.“Babamı tanıyor muydunuz?”Karşı tarafta sessizlik oldu.İlk defa…Karan Koral cevap vermekte zorlanıyordu.“Hayır.”Dürüstlüğü beni şaşırttı.“Ama babam…”Devamını getirmedi.“Karan.”“Evet?”“Babamla ilgili ne biliyorsunuz?”Uzun bir sessizlik.Sonra:“Babamın dosyalarını biliyorum.”“Senin babanın değil.”Bir an durdu.“Benim babamın.”Kalbim hızlandı.“Murat Koral’ın mı?”“Evet.”“Ne olmuş ona?”Sesi değişti.İlk defa o soğukkanlı adamın altında başka birini hissettim.Bir oğul.“Babam da o şirket yüzünden hayatını kaybetti.”Sessiz kaldım.“İnsanlar iki adamın suçlu olduğunu söyledi.”“Biri senin babandı.”“Diğeri benimki.”Sesi kısıldı.“Ama ikimizin de aynı şeyin içinde olmadığını biliyorum.”Telefon elimde donup kaldı.Çünkü ilk defa…Karan Koral bana bir bilmeceden fazlasını vermişti.Kendi yarasını göstermişti.Ve belki de…İlk kez onu sadece bir sanık olarak değil…Geçmişi benimkiyle kesişmiş bir insan olarak görmeye başlamıştım.
Telefon hâlâ kulağımdaydı.Ama birkaç saniye boyunca konuşamadım.Çünkü Karan Koral’ın sesindeki şey…Beklediğim hiçbir şey değildi.Ne kibir.Ne soğukluk.Ne de her zamanki o kendinden emin tavır.Sadece…Yıllardır taşıdığı bir yükün ağırlığı vardı.“Senin baban da mı?”dedim sonunda.“Ne?”“Öldü mü?”Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu.“Hayır.”Sesinde acı bir sakinlik vardı.“Benim babam öldürülmedi.”“Öyleyse?”“Ölmesine izin verildi.”Kaşlarım çatıldı.Bu adam yine cümlelerin arasına gizlenmiş gerçeklerle konuşuyordu.“Karan.”“Efendim?”“Ben artık tahminlerle ilerlemeyeceğim.”“Biliyorum.”
“Hayır.”Sesimi sertleştirdim.“Gerçekten söylüyorum.”Masadaki dosyaya baktım.“Bir daha bana yarım bilgiler vermeyeceksiniz.”Sessizlik.“İdil…”“Hayır, dinleyin.”Belki de ilk defa onun sözünü kesiyordum.“Ben bir savcıyım.”“İnsanların bana güvenmesini bekliyorsam, önce benim de doğru bilgiye ulaşmam gerekiyor.”Karan cevap vermedi.Devam ettim.“Eğer gerçekten gerçeği bulmamı istiyorsanız…”Bir an durdum.“…beni karanlıkta bırakmayın.”Uzun bir sessizlik oldu.Sonra:“Haklısınız.”Yine.Yine haklı olduğumu kabul etmişti.Bu adamın bunu yapması daha da sinir bozucuydu.Çünkü tartışacak bir şey bırakmıyordu.“Yarın.”dedi.“Ne yarın?”“Size bir şey vereceğim.”“Ne?”“Babamın dosyasından kalan bir parça.”Kalbim hızlandı.“Karan.”“Evet?”“Bunu neden bana veriyorsunuz?”Bu kez cevabı hızlı geldi.“Çünkü artık bu sadece benim meselem değil.”Telefon kapandı.Telefonu kapattığımda Melis hâlâ beni izliyordu.“Tamam.”dedi.“Ne tamam?”
“Artık kesin.”“Ney?”“Karan Koral’dan nefret edemiyorsun.”Kaşlarımı kaldırdım.“Ne alaka?”“Çünkü adamın her gizemli konuşmasından sonra iki saat boyunca analiz yapıyorsun.”“Dosyayı analiz ediyorum.”“Tabii.”Başını salladı.“Dosyayı.”Gözlerimi devirdim.“Melis.”“Tamam sustum.”Bir saniye durdu.“Ama biraz haklıyım.”“Değilsin.”“Yüz ifaden aksini söylüyor.”“Sen gerçekten psikolojik danışmanlık okumalıymışsın.”“Hayır, ben seni çözmekle zaten yeterince yoruluyorum.”İstemeden güldüm.Belki de günlerdir ilk defa gerçekten gülüyordum.Ama bu kısa sürdü.Çünkü önümde hâlâ cevaplanmamış sorular vardı.
Akşam eve geldiğimde ilk yaptığım şey bilgisayarımı açmak oldu.Nova Holding.Murat Koral.Ahmet Acar.Kayıtları tekrar tekrar inceledim.Ama bir şey dikkatimi çekti.Babamın dosyasında eksik olan belgeler…Sadece onun dosyasından kaybolmamıştı.Nova Holding soruşturmasında da aynı belgeler eksikti.Aynı tarihler.Aynı dönem.Aynı kayıp evraklar.Elimi çeneme koydum.“Birileri sadece babamın suçlu görünmesini sağlamamış…”Fısıltıyla söyledim.“Aynı zamanda Murat Koral’ın da.”Tam o sırada kapı çaldı.Yerimden kalkıp kapıya gittim.Açtığımda karşımda Ece vardı.Elinde iki kahve tutuyordu.“Merhaba.”Şaşkınlıkla baktım.“Ece?”“İçeri alacak mısın yoksa kapıda psikolojik analiz mi yapayım?”İstemeden gülümsedim.“Senin haberin olmadan eve gelme huyun var mı?”“Evet.”“Harika.”“Evet, harika bir arkadaşım.”İçeri girdi.Salona geçti.Masadaki açık dosyaları görünce yüzündeki ifade değişti.“Yine mi?”“Ne yine mi?”“İdil.”Kahveyi masaya bıraktı.“Sen normal insanlar gibi eve gelip dizi izleyip uyuyamaz mısın?”“Hayır.”“Fark ettim.”Koltuğa oturdu.“Anlat.”“Ne anlatayım?”“Bu sefer neyin peşindesin?”Bir an sustum.Sonra:“Karan Koral.”dedim.Ece kaşını kaldırdı.“Bu ismi birkaç gündür çok duyuyorum.”“Çünkü herkes konuşuyor.”“Sen de mi?”“Ben dosyayı inceliyorum.”“Evet.”Gülümsedi.“Sen hep böyle söylüyorsun.”Ona baktım.“Ece.”“Hı?”“Bir insanın hayatındaki en büyük gerçek sandığı şeyin yalan olma ihtimali…”Sustum.“İnsanı değiştirir mi?”Ece cevabı düşünmeden verdi.“Değiştirir.”“Nasıl?”“Ya daha güçlü yapar…”Kahvesinden bir yudum aldı.“Ya da yıllardır kurduğu bütün duvarları yıkar.”O gece ilk defa şunu fark ettim.Ben sadece bir dosyayı çözmeye çalışmıyordum.Ben kendi geçmişimin kapısını açıyordum.Ve o kapının arkasında…Karan Koral’ın geçmişi de vardı.
