KANLI KALP kitap kapağı

4. bölüm / 6

KANLI KALP

4. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Vaveyla Kullanıcısı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 4. BÖLÜM

İYİ OKUMALAR

Gözlerimi ağır bir baş ağrısı ile açtım. Lanet olası bu perdeleri kim açmıştı? Gözlerimi zorlukla açık tutmaya çalıştım. Yavaşça kafamı yastıktan ayırdım.

Kafamı yastıktan ayırınca baş ağrım arttı. Kafamın sanki biranda yere düşürecekmişim tutuyordum.

Kafamı daha fazla tutamayacağımı anladığımda kafamı yastığa attım.

Bakışlarımı tavana diktim.

Dün olanları düşündüm evet kabul etmiştim ama içimde beni rahat bırakmayan bir his vardı. Ya beni yarı yolda bırakırsa ya beni kalbimde ki büyü için evlenmek istiyorsa Aklıma bütün kötü olasılıklar gelirken hiç iyi bir olasılık gelmemişti.

Bir tarafım reddetmediğimden dolayı bana söverken diğer tarafım ise doğru yaptığımı söylüyordu. Arada kalmıştım ne yapacağım hakkında fikrim yoktu.

Bu düşünceler beni boğarken kapı açılmıştı. Oydu. Kabul etmiştim neden hala buradaydı? Üstünde resmi bir kıyafet vardı. onu hiç böyle görmemiştim.

İçindeki beyaz gömlek, iki düğmeli siyah ceket ve siyah dar ve genişin ortasında pantolonuyla mükemmel duruyordu.

Onu incelediğimi fark edince dudakları yukarıya kıvrıldı" eğer incelemen bittiyse konuşmaya başlayalım" dediğinde hemen gözlerimi üzerinden çektim.

Utandığımı fark edince gülümsedi.

Sesimi düzelterek yüzümü ona çevirip el sallayarak " gidiyor musun tamam dikkatli git görüşürüz" deyip tam kafamı yastıkla buluşturacakken eliyle engelledi "yanlış söyledin o gidiyorsun değil gidiyoruz" dedi. Kaşlarımı çattım ben niye geliyorum? "ne diyorsun sen hem doğru söylediğime eminim gidiyorsun" dedim.

Şuan eli yatmamam için kafamı tutuyordu. Kaşlarını itiraz eder şekilde kaldırdı" hayır gidiyoruz dedemden sabah mektup geldi" deyip vücudumu dikleştirdi. Esneyerek" o mektup sana gelmiştir. Hem yorgunum ayağa kalkacak halim bile yok hadi görüşürüz" deyip. Kafamı yastıkla buluşturdum.

Etrafta ses yoktu ama gitmiş de değildi. Tam kafamı ona döndürecekken kendimi havada bulmuştum. Ağızımdan küçük bir çığlık çıktı.

Şaşkınlıkla "hey ne yaptığını sanıyorsun hemen beni bırak" dediğimde beni takmayarak kapıya döndüğünde gözlerim sonuna kadar açıldı hemen aceleyle omuzlarını tuttum " tamam giyinip geleceğim lütfen bırak beni böyle dışarıya çıkarsak yanlış anlaşılır" dedim. Üstümde pijamalar vardı ve onun kucağında olmamla yanlış anlaşılırdık.

Cevap bekleyen bir sürü insan vardı ve bu şekilde görünmek ah sonuçlarını düşünmek bile istemiyordum. Artık bir kraliçeydim. Ve halk hala bir açıklama bekliyorlardı. Sırıttı" son dediğin olmasıydı bırakacaktım ama vazgeçtim" deyince sinirle küfür ettim. Bu nazikten anlamıyordu ki.

Dişlerimin arasından" eğer beni şimdi hemen bırakmazsan şu beyaz vazoyu kafana geçiririm" dediğimde yavaşça ayaklarımı yerle buluşturdu. Bunu yapabileceğimi biliyordu. Elimle kapıyı gösterdim ellerini teslim olmuş şekilde kaldırarak dışarıyı çıkmıştı.

Oflayarak dolabı açtım. Elime gelen kahverengi elbiseyi aldım. Üstümü giyindikten sonra kahverengi saçlarımı ördüm.

koşar adımlarla odadan çıktım. Hemen merdivenlerden indiğimde merdivenin korkuluklarına yaslanmış Alexanderi gördüm.

Gözleri bana dönmüştü.

Beni dikkatlice beni süzüyordu. Bakışlarını fark ettiğimde onun yaptığı gibi sırıtarak" incelemeyi bitirdiysen gidelim" dedim. Dediğimi duymazdan gelerek gözlerini üzerimden çekmedi.

Bir basamak daha yaklaşıp beni daha dikkatli incelediğinde yanaklarım yavaş yavaş alev alıyordu. Hemen arkamı ona dönerek yürüdüm. O ise arkamdan" hey daha bitirmemiştim" deyip yanımda yürümeye başladı. Yüzümü ondan saklamaya çalışıyordum.

Arabanın oraya geldiğimizde kapımı açtı. Teşekkür bile etmeden hemen içeriye geçtim. Kahretsin ki karşı karşıya oturuyorduk. Ceketinin iç cebinden çıkardığı siyah ince çerçeveli olan gözlüğü takarak kafasını kitaba yöneltti.

Kafamı pencereye çevirdim. Gözlerim kapanmak için yalvarıyordu.

Kafamı hafifçe bir yere dayadım. Yine o derin düşüncelerin içine daldım. Birisinin koluma dokunmasıyla o derin düşüncelerin içinden çekilmiştim.

Alexander" istersen biraz uyu yol çok olmasa da uzun" esnedim" yastık var mı" dediğimde kıkırdadı. Bu kıkırdama bir yerden tanıdıktı: " yastıksız uyumaz mısın" kafamı salladım" uyuyamam" dedim. Elindeki kitabı kenara bırakarak ceketini çıkarttı" al" kafamı iki yana salladım" üşümüyorum yastık istiyorum" dedim. gözlerimi yarım açıktı.

Gülerek" o zaman dizime yat daha ne yapabilirim" değinde dalga geçmesini sallayarak kafamı sallayarak kitabı eline vererek dizlerine kafamı koydum ve daha demin çıkardığı ceketle üstümü örttüm her yerimi onun kokusu sarmıştı.

Kokusu sanki uyku ilacıymış gibi direk gözlerim kapandı. Gözümün tamamen kapanmadan önce gördüğüm en son şey boğazındaki çıkıntının aşağıdan yukarı gittiydi.

Kaç saattir savaş veren gözlerim tamamen kapanmıştı.

KENDİNİZE İYİ BAKINN

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.