KAN VE TUTKU kitap kapağı

4. bölüm / 4

KAN VE TUTKU

4. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Mavi Lotus✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 4. BÖLÜM

Kan ve Tutku

4. Bölüm – Kızıl Saçların Gölgesinde (Nisra’nın Ağzından)

Sabah alarmın sesi kulaklarımı tırmaladığında gözlerimi araladım. Kafamda bir ağırlık vardı. Yorgunluktan değil, dün akşam yaşadığım gerginlikten. Mirzahan… O adamın soğuk, keskin bakışları hâlâ gözlerimin önündeydi. Hastanenin koridorunda bana öyle sert sözler söylemişti ki, içimde hem öfke hem de tuhaf bir merak bırakmıştı. Sanki üzerime basmaya çalışıyor, ama ben de inadına geri çekilmiyordum.

Kalkıp mutfağa geçtiğimde kardeşim Can çoktan kahvaltıya oturmuştu. Yirmi yaşında, avukatlık yolunda ilerleyen koca bir adam olmuştu ama hâlâ bana çocuk gibi bakardı.
— “Abla, yüzün asık. Gece nöbetinde bir şey mi oldu?”
Ona gülümsedim ama içimden geçenleri anlatmadım. “Biraz yorgunum, başka bir şey değil.” dedim. Çünkü kardeşime ne Mirzahan’dan ne de dün yaşananlardan söz edemezdim. Onu karanlıkla tanıştırmaya niyetim yoktu.

---

Hastaneye vardığımda koridor her zamankinden daha hareketliydi. Hemşireler koşuşturuyor, sedyeler hızlıca taşınıyordu. İçimde bir huzursuzluk yükseldi. Bir şeyler ters gidiyordu. Çantamı dolabıma bırakıp hemen acile koştum.

Kapıdan girer girmez sedye üzerinde kanlar içinde genç bir kız gördüm. Yüzü solgundu, omzundan aşağıya kan sızıyordu. Etrafında panik vardı, doktorlar birbirine emirler yağdırıyordu.

Ben yaklaştığımda gözüm kızın yüzüne takıldı. Çok güzel, narin bir yüz… ama acı içinde kıvranıyordu. Kaşlarımı çatıp “Durum nedir?” diye sordum.
Bir hemşire panikle, “Kurşun yarası! Omuzdan giriş yapmış, çok kan kaybetmiş!” dedi.

İçimden derin bir nefes aldım. İşte böyle anlarda düşünmeye zaman yoktu.
— “Ameliyata ben gireceğim.” dedim.

Sedyeyi hazırlayıp hızla ameliyathaneye doğru koşturduk. Ama tam kapıdan girerken… bir ses tüm koridoru doldurdu.

— “Durun!”

Başımı çevirdim. Sesini tanımıştım. Mirzahan.

Karanlık takım elbisesi, buz kesmiş yüzüyle karşımızda belirdi. Adımlarını sert atıyordu. Gözleri kan çanağına dönmüş, bakışlarıyla herkesi susturuyordu. Yanında iki adam vardı; Bora ve Baran. Onların da yüzünde öfke okunuyordu.

Mirzahan sedyeye yöneldi. Yataktaki kızı görünce gözlerindeki öfke başka bir şeye dönüştü.
— “Alya…” diye fısıldadı.

Donakaldım. Alya… Demek bu kız onun kardeşiydi. İçimde bir kıpırtı hissettim. Ama bunu belli etmedim.

O an bana döndü. Göz göze geldik. Sesi buz gibiydi.
— “Sen mi gireceksin ameliyata?”

Başımı dik tuttum. “Evet.”

Yaklaştı, gözlerini gözlerime dikti.
— “Eğer ona zarar gelirse, seni bu hastanede yaşatmam.”

Dudaklarımı ısırdım. İçimde hem korku hem de büyük bir öfke kabardı. Bir adım ona yaklaştım.
— “Ben işimi yaparım. Kardeşin ya da değil, fark etmez. Burada bana tehdit savurma hakkın yok. O kızın yaşaması için elinden geleni yapacağım. Ama lafını bir daha dikkatli seçeceksin.”

Etrafımızdaki herkes sessizleşti. Bora ile Baran’ın yüzünde hayret vardı. Sanırım kimse Mirzahan’a böyle cevap verilmesine alışık değildi. Ama ben susturulacak bir kadın değildim.

Bir anlık sessizlik oldu. Gözlerimdeki kararlılığı gördü sanırım. Sonra başını yana çevirdi, dişlerini sıktı.
— “Gir o zaman. Yaşat.” dedi.

Ve geri çekildi. Ben sedyenin başına geçip ameliyathaneye girdim.

---

Ameliyat boyunca alnımdan ter damladı. Alya çok kan kaybetmişti. Nabzı düşüyordu, kalbi zorla atıyordu. Ellerim titremedi, titreyemezdi. Çünkü bu genç kızın yaşamı benim parmak uçlarımdan geçiyordu.

Her dikişi, her müdahaleyi özenle yaptım. İçimden sürekli “Dayan Alya, dayan.” diye fısıldadım. Onunla bir bağ kurmuştum, sebebini bilmeden. Belki de ağabeyinin o gözleriydi aklıma kazınan.

Sonunda son dikişi attım. “Yaşayacak.” dedim. Hemşireler derin nefes aldı. Ben maskemi çıkarıp derin bir nefes verdim.

Kapı açıldığında Mirzahan’ı gördüm. Hâlâ oradaydı. Gözleri kırmızı, yüzü asıktı. Bana bir şey söylemeden yanımdan geçip kardeşinin yanına girdi.

---

Ameliyathaneden çıktığımda koridorda herkes bana bakıyordu. Bazıları fısıldıyordu. Kimse yüksek sesle konuşmaya cesaret edemiyordu çünkü Mirzahan hâlâ oradaydı.

Biraz ilerledim, maskemi çöpe attım. Su içmek için elimi uzatmıştım ki arkamdan o derin ses geldi.
— “Dur.”

Döndüm. Karşımda yine o vardı.
— “Onu sen kurtardın.” dedi. Sesi hâlâ sertti ama içinde boğuk bir şeyler vardı.
Kollarımı kavuşturdum. “Evet, ben kurtardım. Ama bu benim işim. Minnet beklemiyorum.”

Bana birkaç saniye baktı. Dudaklarının kenarı belli belirsiz kıpırdadı, ama gülümsemeye mi çalıştı yoksa sadece nefes mi aldı, anlayamadım. Sonra gözleri ciddileşti.
— “Artık sen de bu işin içindesin, farkında değilsin.”

Kaşlarımı çattım. “Ne saçmalıyorsun?”
— “Sana dokunacaklar.” dedi. “Onu ameliyat ettiğini öğrendiler. Onların gözü artık senin üzerinde.”

Bir an kalbim hızlandı. Ama hemen toparlandım.
— “Ben tehditlere alışığım. Yıllardır kimseye boyun eğmedim. Eğer bana dokunurlarsa, geri çekilmem.”

Gözleri gözlerime saplandı. Derin, lacivert bakışları… Sanki içimdeki inadı, öfkeyi, korkuyu aynı anda okuyordu.
Yaklaştı, fısıltıya yakın bir sesle söyledi:
— “O kadar kolay değil, kızıl.”

Tüylerim diken diken oldu. İlk defa bana böyle sesleniyordu. “Kızıl.”

Ben başımı dik tutup ondan uzaklaştım. Ama içimde bir şeyler kıpırdamıştı. Onun karanlığına daha çok çekildiğimi hissediyordum. Ve bu beni korkutuyordu.

---

O gece eve döndüğümde kardeşim Can’a hiçbir şey anlatmadım. Ama biliyordum… O kurşun sadece Alya’yı vurmadı. Benim hayatıma da isabet etti. Çünkü artık ben de bu oyunun içindeydim. Ve Mirzahan’ın dediği gibi… kolay olmayacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18