17. bölüm · KAN VE TOPRAK
16.BÖLÜM SESSİZLİĞİN AĞIRLIĞI
Silahların yere bıkıldığı o anın üzerinden saatler geçmişti.Ama kimse oradan geçerken ayrılmamış gibiydi.Toprqk hâlâ aynıydı.Dağlar aynıydı.Rüzgar aynı şekilde esiyordu.Ama insanların içindeki şey değişmişti. Hiç kimse konuşmuyordu.Bu sessizlik sıradan bir sessizlik değildi.Bu... ne yapacağını bilmeyen insanların sessizliğiydi.Ateş yakıldı.Küçük gruplar halinde oturdular.Ama kimse eskisi gibi yüksek sesle konuşamadı.Herkes birbirine bakıyor,sonra gözlerini kaçırıyordu.Çünkü artık kim düşman,kim dost...o kadar net değildi.Zaman ilerledikçe insanlar yavaş yavaş dağıldı.Sadece üç kişi kalmıştı.Azad,Zilan ve Mahmut ağa. Hiçbiri yerinden kıpırdamıyordu.Mahmut ağa sonumda ağır bir nefes aldı."Bu böyle devam edemez"dedi.Sesi eskisi gibi sert değildi.İçinde bir yorgunluk vardı.Azad gözlerini ondan ayırmadı "Devam etmeyecek "dedi sakin bir sesle.Zilan ikisine de baktı."Peki yerine ne gelecek"diye sordu.Bu soru...havada kaldı.Kimsemin cevabı yoktu.Gece çöktüğünde ateşin ışığı yüzlerine vuruyordu.Mahmut Ağa ilk kez Zilan'a uzun uzun baktı.Onu bir savaşçı gibi değil... bir idan gibi görünüyordu.Ve bu,onun için em zor şeydi
