5. bölüm · Kalp yarası

Zor

Zehra Akbaşlı

Sabah kalktığmda saat 9 geliyordu benim hazırlanmam uzun sürdüğü için geç kalmış sayılırdım hızlıca kıyafet seçmeye başladım ama ondan önce bakım yapmalıydım ama bı dakika ya niye bukadar süslenmek zorundaymış gibi hisetim rahat birşyeler giiymeliyim hızlıca kumrala yakın olan saçım taradım ve arkadan at kuyruğu yaptım önden küçük saçlarımı çıkardım açık tenime azcık makyaj kahve rengi gözlerime rimel çekip birtane çanta alıp çıktımı odamdan .hem sanki onun için uğraşmamış gibiydim ama bı okadarda güzle olmuştum .parmaklarımın ucunda yürüyerk dışarı çıkmama gerkti ablam uyanırsa işte ozamn bitmiştim hızlıca ayakkabı larımı aldım kapıyı açtım ve kapıyı arkamdan kapatım ayakabılarımı dışarda giydim büyük nefes vericektimki Bizim horoz çili ötmeye başladı
Ablama yakalnmamktan korkarken çiliye yakalanmıştım o bana bakarak ötüyordu ben ona elimle sus işareti yaparken o birden üsüme gelmeye başladı ben korkudan bağıramazken o ağazı çıkarırcasına bağrıyordu Bizim bahçeden dışarı çıkamadığı için hızlıca kendimi dışarıya atım ama bu sefer çiliden değil ablam uyanır diye mahallelerden hızlıca koşuyordum Bizim evden uzkalşınca durdum ve büyük bir nefes aldım hızlıca Eylüllün evine yürüdüm bize yakın mesafede olduğu için hızlı varmıştım zaten eylüle mahalle arkadaşıydık onlar 2 alt mahalleye taşınmak zorunda kalmışlardı ailevi meseleler yüzünden be onun kapısına hızlı hılzlı vurmaya başladım evde sadece o vardı ailesi 2 ,3 haftalığına memeleketine gitmişlerdi aç kapıyı eylül kapıyı açtığında yüzü gözü yamuk bir şekilde açtı gecelikli bir şekildeydi ben ise hala nefes nefseydim
Eylül
"Ne oldu sana be"
"Pok oldu çili kovaldı ablam beni yaklamasın diye resmen buraya kadar koştum"
Eylül gülmeye başladı ben içeriye geçtim sonra ilk bulduğum koltuğa oturdum geldi ve
"Sen hala yatıyomusun"
"Yok kanka hazırlanmışım seni bekliyorum "
"Üf dalga geçmeyi bırak geç kalıcaz"
"Tamam ben hazırlanıyom sen kahvaltılıyı hazırla"
"Ya ben burda misafirim se- neyse kavga etmiyelim hazırlıyorum zaten benim için bukadar şey yapıyorsun bunumu yapmiyacağim ben"
"Ya ne alka ben sana bunu yapıyorum diye sende bana bişeymi yapican Bizim arkadşalığımız çıkar üstünemi"
"Artık hazırlanırmısın eylül"
O hızlıca giti hazırlandı
"Benim giyimdiğim gibi giyin eşofman!"
"Tamam" diye ses geldi
Geldi oda benim gibi herşeyi yapmıştı gümsedim yemeğimizi yedik ve çıktı
Sultan kafeye vardığımızda ben dışarda bir yere oturdum Eylül ise içerde bir yerde oturdu .bu sefer çok bekletmeden gelmişti kalbimi gene ısıtıyordu gelişi ne iç geçirdim
Onun için ayağı kalktım ve sıkı sıkı sarıldım .
"Aşkımmm"
Hızlıca oda karşılık verip sarıldı ve oturdu
"Konuya gir"
"Ya aşkım biraz bekle içecek sipariş edek " durdu yüzüme karşı üfledi ben ona gülümsedim hızlıca o limonata sipariş verdi bende portakal suyu çünkü limonatayı sevmiyordum ama onun en sevdiği içecek limonata
İçecekler geldi ve konuya girmemi bekledi ve hızlıca konuya girdim
"Ben ciddi bir ilişki istiyorum Murat "
Kaşlarını yukarı kaldırdı ve
"Bunun içinmi önemli dedin?"
"Evet bu baya önemli bir konu"
"Bak ceylan sana aynı şeyleri söylemekten yoruldum anlamıyormusun ciddi bir ilişkiye hazır değilim hazır olduğumda ilk Sana bunu bildireceğim bak şimdi çok önemli birisiye buluşucağım baya önemli bir insan zaten bunun yüzünden gerginim birde sen benim üstüme gelme "
"Tamam Murat sen hazır olduğunda bana söyle bu benim için çok önemli"
Saatine baktı ve limonatasın hızlı bir şekilde içti
"Benim acil gitmem lazım geç kalmıyayım sen ödersin zaten "
Dedikten sonra tam ayağa kalkıcaktı
"Çok erken 5 dakika konuşmadık bile"
Ben o arda eylüle bir emoji atım anlar diye düşünüyorum
"Ne söyliceksen söyledin bende cevap verdim başka birşey dahamı var?"
"Beni öpmiyecekmisin?"
Bıkın bir nefes verdi ve hızlıca dudakları dudaklarıma değdirdiği gibi geri çekildi hızlı adımlarla çıktı ben hızlıca kafenin içine girdim eylül ayakta bekliyordu
"Taksi hala gelmedimi!"
O heycanla sesimi kontrol edememiştim
"Gelmek üzere dir!"
"Kanka Murat gidiyo"
Taksi kapını önünde görünce ikimizde koşduk ama ben durdum
"Ödemedim "
Eylül beni kapşonumdan tutu ve
"Ben ödedim"
Hızlı bir şekilde taksiye bindik
"Şu arabayı takip et" dedi eylül
Taksici abi önce şaşırdı ondan sonra tam birşey söyliyecektiki
"Ne-"
"Soru sorma !hadi gözden kaybolacak!" Dediğim gibi
Adam hızlı ve telaşlı bir şekilde sürmeye başladı .onu kaçırmamak için özenle bakıyorduk arbasına .sonra bilmediğimiz ara sokaklara daldı ve bir tane açık arazide durdu o durunca bizde durmak zorunda kaldık görünmeyen bir yerde taksi durdu adam dayanamayıp sordu
"Kimi takip ettiriyorsunuz beni?!"
Biz adama kızrcasına baktık
"Abi bağırma duyacak şimdi zaten ısıs bir yer sesin yankılanıyor"
Dedi kısık sesle eylül
Adam ise ciddi bir şekilde
"Arabamdan inin"
"Senin araban değil bir kere"
"Bağırmamı istemiyorsanız paramı verip gidersiniz"
"Üfff "
"Ne kadar etti?"
"700"
Deyince eylüle birbirimize bakıp kısık sesle
"Ohaaa"
"Yo ebesinin nikahı "
Eylül böyle deyince adam kendini haklı çıkartamak için
"Sizin yüzünüzden birisini takip ettim bana taksiye girdiğiniz anda bağırdınız ayrıca faizde koydum üstüne baydadır takip ediyoruz adamı kimi takip ettiğimi bile bilmiyorum ayrıca-"
"Tamam sus yeterki sus vericem sana paranı"
Eylül tam birşey diyecektiki ağzını tutum
"Lütfen"
Sesli bir şekilde nefes verdi ondan sonra sessizce kapıyı açtı ve dışarı çıktı adama parasını verdim ve bende sesizce çıktım ve bir tane çalılığın arkasına geçtik .baktığımzda Murat arbasına yaslanmış telefonla uğraşıyordu bı 7 dakika geçdikten sonra bir sürü siyah araba buraya doluşmaya başladı biz eylüle birbirimize baktık
Arabalardan bir sürü koruma inmeye başladığını görünce ben ve eylül şok olmuş gözlerle oraya bakıyorduk herkes indikten sonra bütün korumalra etrafa dağalmıştı biz mejburen hızlı bir şekilde biraz daha uzak bir yere geçmek zorunda kalmıştik en sonunda birtane Mercedes in içinden birkaç kişi çıktıktan sonra en son çıkan adam çok dikkatimi çekmişti iri bir yapısı vardı herkes birden ellerini önde birleştirdi Mercedes in içinden çıkan adamlar hariç ama iri adam herkesten önde idi diğerleri onun arkasındaydı ben eylüle baktım eylülde bana Murat hızlıca arabasının arka bagajını açtı içini açınca 5,6 tane büyük poşet vardı iri ve uzun adam yavaş adımlarla bagajın önüne geldi ve Murat'a bakkıp kafa saldı adam konuştu
"Alın poşetleri!" Sert ve iri sesi bütün arazıyi kaplamıştı
bir kaç kişi gelip poşetleri aldı ve kendi arabalarına koydular
Ve yine Emir verdi
"Poşetin içinden birtane uyuşturucu getir"
Ben şoktan tam bağıracaktım eylül ağzımı tutu
Ve arkamızden bir şey hissettim eylül arkasına dönünce birtane koruma bize silah tutuyordu ben dayanamayıp bağırdım Eylül de arkamdan bağırdı o an öleceğime karanti bile vere bilirdim.