4. bölüm · kaldırım serçesi

4. bölüm: aşık olmak

nidaa

-bu bölümde genellikle elzem ve uraz olucaaakkk-

bazen o kadar güzel şeyler duyarsın ki mutluluktan havalara uçmak istersin, o kadar mutlu olursun ki dünya dursun istersin. ben tam olarak bunu yaşıyordum. aşktan bir beklentisi olmayan, kimine ruhsuz kimine neşe kaynağı olan ben, sanırım aşık olmuştum.
Uraz bana birşey söyleyecekmiş gibi gözlerini kaçırmıştı. bende salak birisi olduğum için tahmin ettiğim şeyi söyleyecek sanmıştım ancak o;

Uraz;"ya sinirlerimi kontrol edemiyorum ben özür dilerim." dedi. bu beni aptalca bir mutluluğa boğmuştu ama dışarıya belli etmemeye çalışıyordum.

Elzem;"ilk küfür et sonrada karşıma geçip özür dile ya oldu canım, aptal mısın sen? bu ne şimdi bi afralar bi tafralar? küfür edip özür dilemek nedir ya? ciddi diyorum bak hiç olmadığım kadar ciddiyim yüz ifademden de görüyorsun zaten, sence birisine küfür edip özür dilemek o kişiye küfür ettiğini değiştiriyor mu? mal mısın oğlum sen"

Uraz;"lan sende de ne geveze çıktın be özür diledik bitti işte"
diyip gitti. ama ben durur muyum, taşın altında kalırım ama lafın altında kalmam. önünü kesip,

"bana bak defol git demek isterdim ama malesef diyemiyorum malum seninle aynı sırada oturuyoruz ya. birincisi özür dilediğini unutma ikincisi hocaya söyle ayırsın bizi."

Uraz;"yok güzelim, inadına seninle oturucam ben" diyip gitti. ama var yaaa bir gidişi var görmeniz lazım. he ayrıca güzelim mi dedi bana o? eğer yanlış duymadıysam, o gerçekten bana güzelim dediyse ben kalp krizi geçiriyorum...
.
.
tarih dersindeydik. bütün derslerden nefret ediyorum aslında şu hayattaki herşeyden nefret ediyorum ama tarihin yeri bende ayrı. ondan hiç olmadığı kadar çok nefret ediyorum. başımı sıraya koyup uyumaya çalışıyordum. aslında bakarsanız, sıraların rahatlığı hiç yok ama şahsen ben burda daha keyif alıyorum. çünkü burda bir sebebim var artık. kendimden böyle birşeyi hiç beklemezdim gerçekten. hele birde güzelim dediği zamanki yüz ifademi görmeniz lazımdı. beyaz tenli olduğum için en ufak şeyde kızarıyordum. bunda domatese dönüşmüştüm resmen! ben rahat pozisyon bulamadığım için sürekli kafamı çeviriyordum. urazın tarafına döndüğüm zaman onun bana baktığını gördüm. ALLAAAHH KALPTEN GİDİCEM ŞİMDİ
göz göze geldik ve ne o göz temasını bozdu ne de ben. kızardığıma adım kadar eminim ama bozamıyordum işte. istesemde bozamıyordum. en sonunda konuştum. yine o aptal ağzım açılmıştı.

Elzem;"ne? ne var? yüzümde bişey mi var? neden öyle bakıyorsun? bakma öyle utandım." dedim. son cümlem ağzımdan istemeden çıkmıştı. ve o da kıkırdadı.

Uraz;"hangisine cevap vermemi istiyorsun utangaç kız?" dedi. Of ben ciddili kalp krizi geçiriyorum sanırım..

Elzem;birincisi, hepsine cevap ver, ikincisi de ben utangaç filan değilim bunu sana düşündüren neyse derhal düşünmeyi bırak."

Uraz;"alla allaa, öyle mi? kıpkırmızı olan yüzün öyle demiyor ama" dedi yine o mükemmel gülüşünü ortaya sunarak.

Elzem;"ya sen boşversene benim utangaçlığımı falan niye bakıyorsun bana?"

Uraz;"çok güzelsin" dedi. o sırada balım ve yağız'da arkasını dönüp bizi izliyorlarmış ki "ooo" falan yapmaya başladılar. OFFF REZİLLİĞİM GERÇEKTEN. aden ve kayra da sol taraflarına, yani bize bakmaya başladılar. onlar rahat zaten iyi anlaşıyorlar.

Balım;"hayırdır elzem? bize hiç bahsetmiyorsun urazdan ne olduda bahsetmedin bakalım??" dedi göz kırparak. neyi ima etmeye çalıştığını salak olmayan herkes anlayabilirdi.
diğerleri de gülerken ben;"ya ne saçmalıyosunuz oğlum, benim mi ağzımdan çıktı o kelime? gidin Uraz salağına söyleyin ne söylicekseniz.
ayrıca sana gelicek olursak uraz aptalı hayırdır ya güzelim demeler çok güzelsin demeler filan? sen hayırdır oğlum kimsin ya sen?" dedim ama sakinliğimi koruyordum. sonuçta elden kaçırmamak lazım gül gibi çocuğu.

uraz cevap vermeyip beni izlemeye devam ederken, hocadan izin alıp lavaboya gittim. yüzümü yıkamaya ihtiyacım vardı çünkü aynadaki halime bakınca kıpkırmızı olduğumu gördüm. ah yaa rezilliğin üstüne rezillik resmen. yüzümü yıkadım saçlarımı falan düzelttim tam çıktım derken, urazı gördüm karşımda. şeyy aslında tam gördüm denemez sonuçta o benden kat kat uzun ve bu nedenle göğsüne çarptım.

Uraz;"cüce misin kızım bu nasıl boy?"

Elzem;"ya valla bu cüce boyumla teke tek yerim seni he ayağını denk al ayrıca ben kısa değilim sen uzunsun." dedim ve çekip gidiyordum ki kolumdan tutup kendine çekti.

Uraz;"sinirlenince çok tatlı oluyorsun."

elzem;"ne yani sinirlenmem dışında tatlı değil miyim ha? öyle olsun Uraz öyle olsun" dedim. kendimi biraz fazla kaptırdım sanırım.

Uraz;"şuan daha da tatlısın" diyip gözleriyle direkt dudaklarıma bakıyordu. gerçekten fazlası haddim değildi bunu istesemde yapmazdım hiçbir güç bunu yaptıramazdı bana bu nedenle hemen uzaklaştım
-yada ben öyle zannediyordum- bir hocanın bağırmasıyla ikimizde ayrıldık.

welcome to disipliinnn
şahsen gram umrumda değildi okuldan atılmak işime gelir. en istediğim şey bu sanırım, urazın zaten ailesi zengin bir kere onun için birşey olmaz ama ben ailemin olmamasına rağmen bunu sorun etmiyordum. bana babalık yapmayan biri yüzünden kendimi üzecek kadar düşmedim.

Uraz bana döndü ve kıkırdayarak
"sanırım yakalandık." dedi

bende:"ya sapık biz bişey yapmıyorduk yakalanmak için
kafanda her ne kuruyorsan kurma. bide benim hiç umrumda değil biliyor musun okuldan atılsam ne atılmasam ne iki türlüde aynı bok zaten."

Uraz;"şu halde bile gevezelik yapıyorsun ya, başkada bişey diyemiyorum sana elzem."

bana elzem demesi neden bu kadar hoşuma gitmişti? salak kafam ismim elzem ya hani. ama ismimin anlamı vazgeçilmez demek, yani o bana şimdi sen benim vazgeçilmezimsin mi dedi yoksaaa..

ayayayay çok güzel olduuuu🤍🤍🤍