17. bölüm / 18
KALBİM SENİ SEÇTİ15.BÖLÜM
Bölümler 18Şu an: 15.BÖLÜM
- 1 1.BÖLÜM300 kelime
- 2 2.BÖLÜM607 kelime
- 3 3.BÖLÜM1.320 kelime
- 4 4.BÖLÜM884 kelime
- 5 5.BÖLÜM1.072 kelime
- 6 6.BÖLÜM1.098 kelime
- 7 7.BÖLÜM1.517 kelime
- 8 8.BÖLÜM1.149 kelime
- 9 9.BÖLÜM1.057 kelime
- 10 10.BÖLÜM1.077 kelime
- 11 11.BÖLÜM3.785 kelime
- 12 12.BÖLÜM868 kelime
- 13 ACİL GELİNN113 kelime
- 14 YENİ KİTAP KAPAĞIMM32 kelime
- 15 13.BÖLÜM2.468 kelime
- 16 14.BÖLÜM3.313 kelime
- 17 15.BÖLÜM3.131 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 16.BÖLÜM2.397 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhaba aşklarımmmmmm
Bölümü bence çok güzel bir yerde bitirmişim
Umarım beğenmişsinizdirrrr
Bölümleri artık daha uzun yazmaya çalışıyorum 3000'e yakın kelime yazıyorum artık umarım bu bölümü de o kadar yazarım
Kız Kulesi hakkında pek bilgi sahibi değilim biraz araştırdım ve bildiklerimin hepsini yazdım umarım yanlışım yoktur.
İki bölümdür beklettigim o sahneyi bu bölüm yazacağım
Neyse çok konuştum bol bol yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayınnnnnn
İyi okumalarrrrrr
~~~~~
Kalbim dört nala koşarken kafamda söyledikleri yankılanıyordu. "Buraya gelenlerin evleneceklerini duymuştum. Darısı bizim başımıza" Evleneceğimizi mi ima etmişti? Ona nasıl baktığımı tahmin bile edemiyordum. Bana bakışına ve söylediği sözler kalbimi fazlasıyla hızlandırıyordu.
Bana gerçekten aşıkmış gibi bakıyordu. Artık ona inanmaya ve güvenmeye başlamıştım. Umarım güvenimı kırmazdı. Bana güvenimi kazanacağını söylemişti ve kazanmıştı.
Ona bu kadar çabuk güveneceğimi tahmin bile etmemiştim. Ama güvenmiştim. Ve ondan artık daha fazla etkileniyordum.
Emir konuşunca düşüncelerimi kestim ve onu dinlemeye başladım. Dudaklarıma bakarak konuştu. "Biraz daha bana böyle bakarsan yanlış şeyler yapabilirim" bunu daha çok önden bir uyarı yapıyormuş gibi söylemişti.
O dudaklarıma bakarken ben ona biraz daha yaklaştım ve "Ne olabilir mesela?" Diye flörtöz bir şekilde soru sordum. Kendim kaşınıyordum. "Lara" dedi ne yapacağını bilemez gibi. "Efendim" diye ona cevap verirken dudaklarına baktım. "Lara uzaklaş yoksa-" sözünü keserek konuşmaya başladım. "Yoksa ne?" Diye sorduğumda kendini zor tutuyormuş gibi duruyordu.
"Öperim" diye cevap vermesini beklemiyordum. Evet öpeceğini ima etmişti ama bunu demesini düşünmemiştim. Benim ona olan şaşkın bakışlarıma karşılık güldü ve benden istemeye istemeye uzaklaştı.
Bende önüme dönerek İstanbul'u, Kız Kulesi'nden izlemeye devam ettim. Arkamdan flaş ışığı gelince arkama döndüm. Emir'in elinde telefonu vardı ve bana doğru tutuyordu. "Neyi çektin?" Diye sorarken ona sorgulayan gözlerle bakıyordum. "Seni" derken çok rahattı.
Dayanamayıp gülerken yanıma geldi ve "Fotoğraf çekinelim mi?" Diye sorunca aklıma gelen fikirle gülerek konuştum. "Hayranlarım benle fotoğraf çekinmek istiyor arkadaşlar. Reddeder miyim? Tabiki hayır!" Ben bunları söylerken o beni gülerek dinliyordu. Sadece onun duyabileceği bir ses tonunda söylediğim için kimse bizi duymamıştı. "Evet hayranınım ve bundan fazlasıyla memnunum" derken bile memnun olduğu belliydi.
Bu çocuğun yanında kalbim hiç rahat durmuyordu. Bu zamana kadar kalbimin bu kadar hızlı attığını hiç hissetmemiştim. Çünkü bu zamana kadar hayatımda Emir gibi birisi hiç olmamıştı.
Ona nasıl baktığımı hala bilmiyordum. "Bakma bana şöyle" diyince gülerek önüme döndüm. "Kurban olurum gülüşüne" dediğinde daha çok mutlu olmuştum.
Tam yanımda durunca telefonu çıkardı ve biraz yüksekte tuttu. O beni rahatsız etmemek için yaklaşmıyordu. Böyle de çok aykırı durduğumuzu fark edince sol kolunu tutarak belime yerleştirdim. Bundan memnun olmuş gibi sırıtırken belimden daha sıkı tutarak beni kendine daha da yakınlaştırdı. Başım göğsüne denk gelirken kalbinin atışlarını duyabiliyordum. Fazlasıyla hızlı atıyordu.
Birkaç fotoğraf çekindikten sonra biraz daha manzaraya baktık. Daha doğrusu ben manzaraya Emir bana bakmıştı. Biraz daha yukarıda kaldıktan sonra aşağı inmiştik. Aşağıda da baya vakit geçirdikten sonra tekne kalkmaya başlayınca bizde hazırlanıp tekneye binmiştik. Ödev için telefonlarımıza birsürü not almıştık.
Aşağıda da çok güzel vakitler geçirmiştik. Emir her seferinde birşey bulup bana iltifat ediyordu, bende sırıtmakla meşgul oluyordum.
Teknedeyken yine yan yana oturmuştuk. Emir'in telefonunu almış fotoğraflara bakıyordum. "Bunu silecem hiç güzel çıkmamışım" dediğimde hemen kaşlarını çattı. "Senin çirkin olduğun tek bir an bile yok güzelim bunu hala anlamadın mı?"
Odun gibi durmamak için konuyu değiştirdim. "Bunları kendime atacam" dediğimde "At güzelim" diyince sırıtmaktan çenem ağrımıştı. Galerisi onun özeli olduğu için girmek istemedim ve "Sen at" dedim. "Niye ki güzelim az önce sen atacaktın?" Ona dönerek "Galerin senin özelin oraya girmek istemem" dememi bekliyor gibi duruyordu. "Bunu diyeceğini biliyordum. Güzelim benim bir özelim yok olsa sende bilirsin zaten" telefonu geri bana uzatınca istemeye istemeye telefonu aldım.
Fotoğrafları seçtikten sonra mesaj uygulamasına girdim. Lara yazdım ama çıkmadı. Ona döndüğümde gülerek baktığını gördüm. "Ne? Ne diye kaydettin beni?" Dediğimde bir daha güldü ve konuşmaya başladı. "Güzelim ben seni Lara diye mi kaydederim?" Böyle birşey imkansızmış gibi cevap vermişti.
"Niye etmeyesin ki adım Lara" diye cevap verdiğimde telefonu elimden aldı ve bir kelime yazdı. Kendi profilimi görünce beni nasıl kaydettiğini de görmüştüm.
Nayinom
Anlamaz bakışlarımı Emir'e gönderirken nayinom kelimesinin ne anlama geldiğini düşünüyordum. İlk defa duyuyordum. "Emir nayinom ne demek?" Diye sorduğumda bunu soracağımı biliyormuş gibi hiç beklemeden cevap verdi. "Nayinom sevdiğim, sevdiceğim demek sende benim için öylesin" dedikten sonra ekledi. "O yüzden öyle kaydettim."
Kalbim gerçekten göğsümden çıkacaktı. Emir'in beni gerçekten sevdiğini düşünmeyi bırakmış, inanıyordum. Emir'e cevap veremeden fotoğrafları kendime attım.
Ne zaman karaya ulaşmıştık onu bile anlamamıştım. Emir ile beraberken zaman çok çabuk geçiyordu. Tekneden inerken yine Emir'in elini tutmuştum.
Emir'in babasının arkadaşının dükkanından kaskları aldıktan sonra motora bindik. Emir motoru çalıştırmadan önce "Gitmek istediğin bir yer var mı?" Diye sorunca başımı salladım. "Hayır yok. Herşeyi bana seçtiriyorsun! Biraz da sen seç" diyince "Tamam güzelim. Köfte ekmek sever misin?" Diye sorunca acıktığımı fark ettim. "Evet, hep beraber gidelim. Kaan ve Burak'la, Mira ve Yaren de gelsin." Dedim hevesli ve imalı bir şekilde.
Hevesli halime gülerek "Tamam güzelim ararım şimdi" dedikten sonra telefonu çıkararak birisini aradı. "Alo? Kaan Mira'yı al ve attığım konuma gel. Lara da yanımda." Dedikten sonra başka birisini aradı. "Alo? Demir, Yaren yanında mı?" Biraz dinledikten sonra sinirle tekrar konuştu. "Kaldır o götünü git al kızı o zaman! Attığım konuma gel" dedi ve telefonu Demir'in suratına kapattı.
"Niye bu kadar kızdın çocuğa? Yaren yanında değilse niye çocuğu kaldırıyorsun. Belki müsait değil" dedim hafif kızgınlıkla. "Sen mutlu ol diye" söylediği sözlerle beraber sinirim kaybolmuştu. "Mira ve Kaan nerdelermiş?" Diye sorduğumda motoru çalıştırdı ve bana cevap verdi. "Onlarda proje ödevini yapmaya gitmişler güzelim."
Ellerimi Emir'in gösterdiği yere yerleştirdikten sonra Emir motoru sürmeye başladı. Yine hızlanınca bu sefer korkmadım aksine daha da eğlendim.
Hava çoktan kararmıştı. Emir bir yerde durunca motordan indim ve annemi arayarak haber verdim. O da teyzemlere gitmişti. Emir ile beraber denizin yanında olan bir köfteciye doğru yürüdük.
Sahil de orta boyutta bir karavan, içinde de 40 yaşlarında bir adam vardı. Masaların yarısı doluydu. Emir ile beraber bir masaya oturduk.
Birkaç dakika sonra herkes gelince Emir ne yiyeceğimizi, içeceğimizi sorduktan sonra karavanın önüne gitti. Ben Emir'le, Mira Kaan'la, Yaren de Burak'la karşı karşıya oturuyordu.
Yanımda oturan Mira'ya baktığım gereğinden fazla mutlu olduğunu gördüm. Bana bakınca başımı ne oldu anlamında salladım. "Bu ne mutluluk?" Diye sorduğumda gülerek omuz silkti.
Kaan ve Demir Emir'e yardım etmeye gidince bende kalkacaktım ama Emir kendisinin yapabileceğini söylemişti. Yalan söylüyordu. Gelmeyeyim diye söylediklerini düşünürken Emir karşıma oturarak bana ayran ve köfteli ekmek verdi. Burak ve Kaan'da masaya oturunca Yaren ve Mira'ya da yemekleri verdiler.
Yemek boyunca konuşmuştuk. Baya eğlenmiştik. Burayı onlara Demir göstermiş, Emir öyle demişti. Demir'in babasının arkadaşıymış, Emirler de düzenli olarak geldiği için adam onları tanıyordu. Yemeklerimizi yedikten sonra Emir hesabı ödemeye gitti. Tabiki yine tartışmıştık. İlle de kendisi ödeyecekti, gıcık şey.
Emir yerine oturunca herkes bize imalı bir şekilde bakmaya başladı. "Ne? Ne oldu? Niye öyle bakıyorsunuz?" Dediğimde hepsi gözleriyle kıyafetlerimizi gösterdi. İlk kendi kıyafetlerime sonra Emir'in kıyafetlerine baktım. Aynı giyinmiştik ve bir nevi çift kombini yapmıştık.
Mira imalı bakmaya devam ederken ayağa kalktı ve konuştu. "Çift kombini de yaptığınıza göre kesin sevgili oldunuz." Emir sırıtırken ben gözlerimi kocaman açarak Mira'ya bakıyordum. Yaren hızla başını sallarken "Bir tek ben fark ettim sanıyordum" dedi.
Benim konuşmama izin vermeden Mira yine konuştu. "Yaren ve Burak da olursa altılı date yaparız" dedi heyecanla. Yaren ve Demir Mira'nın söylediklerini beklemedikleri için şaşkınca ona bakarken benim takıldığım başka bir şey vardı.
"Biz sevgili değiliz. Yaren ve Burak da bildiğim kadarıyla sevgili değil. Altılı date yapmamız için hepimizin sevgili olması gerekir. Biz değilsek geriye iki kişi kalıyor. Mira ve Kaan'ın bu kadar mutlu olmasına bakılırsa Mira ve Kaan sevgili olmuş!" Heyecanla konuştuğumda hepsi beni haklı buldu. Bu sefer benle Emir onlara imalı bakışlar atıyorduk.
Mira'nın heyecanla "Evet! Sevgili olduk!" demesiyle Kaan ayağa kalktı ve Mira'nın omzuna elini atıp kendine doğru çekti. Kaan da başını salladı ve bu sefer o konuştu. "Topkapı sarayındayken Mira'ya çıkma teklifi ettim o da kabul etti."
Ben hariç kimse beklemediği şaşırdılar. Kaan bana baktığında hiç şaşırmadığı görünce "Hayırdır Lara sen niye şaşırmadın?" Diye sorunca onu hemen yanıtladım. "Biz parktayken senin Mira'ya seni seviyorum dediğini duydum. Tam arkanızdaydım."
Mira böyle bir şey söylememi beklemediği gözlerini kocaman açarak bana baktı. "Hain! Bana neden duyduğunu söylemedin?!" Diye biraz sesini yükselterek bana doğru gelmeye başlayınca arkaya doğru adımlar atmaya başladım.
"Mira valla aklıma gelmedi. Yoksa söylerdim." Mira bir anda hızlandığında masanın diğer tarafına koştum. "Hain köpek!" Bunu söylerken gülmemek için zor duruyordu. Biz böyleydik. Mira şuan kızmış gibi dursa da aslında hiç kızmamıştı.
Mira benim olduğum tarafa gelince hızla karşı tarafa geçtim. Emir "Ne yapıyor bunlar?" Diye sorunca Yaren gülerek "Onların sevgi dili bu" diye cevap verdi. Emir ne zaman ayağa kalkmıştı bilmiyordum ama Mira bir anda ters yönden gelince hemen Emir'in arkasına girdim.
Arkadan Emir'in gömleğini tutarken Mira Emir'e çekilmesini söylüyordu. Emir başını iki yana sallarken önümden çekilmedi. Mira hangi taraftan bana ulaşmaya çalışsa Emir o tarafa gidip ona engel oluyordu.
Mira Emir'in vazgeçmeyeceğini anladığında pes ederek Kaan'ın yanına giderken bana ölümcül bakışlar atmayı unutmamıştı. Başımı Emir'in omzunun üzerinden Mira'ya dil çıkarmak için uzatınca boyum yetmediği için yenilgiyle omuzlarımı düşürdüm. Bu kadar uzun olmak zorunda mıydı? Başımı sol taraftan çıkararak Mira'ya dil çıkardım. Mira tekrar beni kovalayama gelecekken Kaan onu kolundan tuttu ve yanağını öptükten sonra yerine oturttu.
Emir'in arkasından çıktığımda Emir'in imrenek Kaan'a baktığını gördüm. Neden öyle baktığını soracaktım ki Emir kısık bir sesle mırıldandı. "Herife bak sevdiği kızı öpüyor sarılıyor bizde burda sevdiğimiz kızın güvenini kazanmaya çalışalım. Neyse buna da şükür" Kısık bir sesle konuşsa da yanında olduğumuz için onu duymuştum. Yerime oturmaya giderken Emir'in söylediklerini düşünüyordum.
~~~~~~~~
Biraz daha oturduktan sonra eve gitmeye kararı vermiştik. Yaren ve Mira ile yürüyerek gidebileceğimizi söylediğimizde üçüsüde kızmıştı ve izin vermemişti. Şimdi de Emir ile beraber motora binmiştik. Elim Emir'in motorun anahtarını koyduğu yerin biraz aşağısındayken elimin üzerinde bir el hissettim. Emir elimi tutarak elimi göğsüne getirdi. Elim onun göğsünün üzerindeyken onun eli benim elimin üzerinde, elimi tutuyordu.
Kalbim hızlanırken Emir'in kalbinin atışını avucumun içinde hissedebiliyorum. Kalbi biraz daha hızlı atarsa atsın elime gelecek gibi hissediyordum. Bir eliyle elimi tutarken diğer eliyle motorun hakimiyetini kaybetmiyordu.
Evimin önüne gelince motor yavaşladı ve tam evimin önünde durdu. Kaskımı çıkararak motordan indiğimde Mira da evinin önünde iniyordu.
Emir de motordan inince kaskı ona uzatarak "Çok güzel bir gündü. Her şey için teşekkür ederim" tebessüm ederek söylediklerime gülümseyerek kaskı almadan bana uzattı. "Asıl ben teşekkür ederim güzelim. Sen yanımda olduğun için çok güzel bir gündü. Kaskta sende kalsın ne de olsa senden başka kimseye bu kaskı kullandırtmayacağım." Kalbimin ne kadar hızlı attığını hissediyordum.
Konuyu değiştirerek kaskı yine ona uzattım. "Yok bende kalmasın. İlla ki biri kullanır. Hem birşey olur falan. Bende kalmasın bu sen al eve götür."
Ona uzattığım kaskı az önce yaptığı gibi hafifçe bana doğru itti. "Merak etme güzelim. Bir şey olmaz olsa da ne olacak sanki yenisi alırım. Hem bu kaskı senden başka kimse kullanamaz. Motoruma da senden başka kimse oturamaz." Bunları söylerken ne kadar ciddi olduğunu görebiliyordum.
Kaskı ısrarla bana uzattığında başımı tamam anlamında salladım ve "Görüşürüz Emir" dedikten sonra yanından ayrıldım. Arkamdan "Görüşürüz güzelim. Allah'a emanet ol." Dediğini duyduğumda kısık bir sesle "Sende Allah'a emanet ol" dediğimi duyduğunu sanmıyordum.
~~~~~~~
Annem hafta içi her gün yaptığı gibi sabahın yedisinde beni kaldırınca uyanmamak için direndim ama annem beni zorla kaldırmıştı. Dolabımı açıp ne giyeceğimi düşünürken annem beni çağırıyordu. Normalde bu kadar uykum gelmezdi ama dün Emir'i düşünmekten bir türlü uyuyamamıştım. Lavaboya girdiğimde regl olduğumu fark ettim.
Bugün hava biraz estiği için uzun kollu ama çok kalın olmayan bir şeyler giymeyi tercih ettim. Uzun kollu ama bir omzumun dışarı çıktığı bir üst giydim altına da ona takım olan rahat bir eşofman giydim.
(İstediğim kombin bu değildi ama bunu koymak zorunda kaldım çünkü kabul etmedi neden bilmiyorum ama bu da güzel böyle düşünün şapka ve gözlük yok)
Kıyafetlerimi giyip saçımı da yaptıktan sonra kahvaltı yapmaya mutfağa gittim. Annem "Sonunda geldin. Çabuk ol!" Telaşla konuşurken ben çok rahattım. Ağzıma birkaç tane zeytin atarken konuştum. "Tamam anne sakin ol. Zaten çok aç değilim." Dediğimde ekmeğe sarelle sürdükten sonra ayağa kalktım. "Hadi size görüşüz" dediğimde annem ekmeğe peynir koyduktan sonra bana uzattı "Al bunları da ye!" Elimdeki ekmek bitince onun verdiğini elime aldım ve ayakkabımı giymeye gittim.
Ayakkabımı giydikten sonra üzerime birşey almadan çantamı alarak dışarı çıktım. Mira da aşağı iniyordu. Ben giyinirken mesaj atmıştı ama ona cevap vermemiştim. Onun yanına giderken babası da onun arkasından geliyordu. Mira enerjik ve mutlu bir sesle bana "Günaydın" dediğinde uykulu ve yorgun bir sesle ona aynı şekilde karşılık verdim. "Noldu kız uyuyamadın mı?" Diye sordu. Arabaya binerken başımı salladım.
Araba okulun önünde durunca Mira ile arabadan indik. Kaan bize doğru gelirken arkasında Emir'i göremeyince Kaan'a anlamaz bir şekilde baktım. Kaan ona neden böyle baktığımı bildiği için "Kantinde sana birşey alıyor" diye beni cevaplarken Mira başını onun göğsüne yaslamıştı.
Emir'in yanına gidip ona almamasını söylemek için okula doğru yürümeye başladım. İlk önce sınıfa girip çantamı bıraktığımda Emir'in hala sınıfa gelmediğini gördüm. Sınıftan çıkıp kantine indim. Emir'in elinde çikolatalı süt ile bir çikolata olduğunu gördüğümde yanına doğru yürüyecektim ki karşısında biri olduğunu ve onunla konuştuğunu gördüm. Karşısında Azra vardı ve Azra ile konuşurken beni fark etmemişti. Azra ile konuşurken hiç rahatsızmış gibi durmuyordu.
Göğsümün sol tarafında hissettiğim kırılma ile daha fazla onlara bakmayarak kantinden çıktım. Belki regl olduğumdan dolayı daha çok üzülmüştüm bilmiyordum ama kırıldığımı biliyordum. Coğrafya hocasını ararken aklımdan çıkmıyordu. Belki fazla abartıyordum arkadaşça bir konuşma olabilirdi ama bu kalbimin kırılmasına engel değildi. Aramızda birşey yoktu ama kalbim yine de kırılmıştı.
Coğrafya hocasını görünce hızlı adımlarla yanına gittim. "Hocam lütfen yerimi değiştirir misiniz?" Dediğimde bana döndü ve "Neden" diye sordu. "Hocam orada oturmak istemiyorum nereye oturtuyorsanız oturtturun ama beni oradan kaldırın" hoca bana katı bir suratla bakarken "Olmaz Lara" dedi. Birşey dememe izin vermeden hızlı adımlarla ilerledi.
Yenilgiyle omuzlarımı düşürürken asık bir suratla sınıfa yürüdüm. Emir de sınıfa doğru ilerlerken gayet mutluydu. Anlaşılan Azra ile konuşmaktan çok memnundu. Daha da kırılan kalbimin sesi duydum. Gülümseyerek bana bakarken "Kim üzdü benim güzelimi?" Diye sorarken yanıma gelmişti.
Kalbim en ufak sözünde yine hızlanırken hem kalbime hem de ona daha çok sinirlendim. Ona sinirle bakarken "Seni ilgilendirmez" diyip ona bakmayı kestim. Arkamdan "Lara ne demek beni ilgilendirmez?" Diye sorduğunda sinirlendiğini sesinden anlayabiliyordum. Onu takmadan önüme dönerek yürümeye başladım.
Sınıfa girdiğimiz için birşey demeden arkamdan sıraya doğru ilerledi. Mira sınıfta olduğu için ve zil hala çalmadığı için Emir'in yanına oturmak yerine onun yanına gittim. Mira'nın yanına oturduğumda moralimin bozuk olduğunu hemen anlamıştı. "Ne oldu?" Dediğinde ona biraz daha yaklaşıp birinin bizi dinleyip dinlemediğini kontrol ettim.
"Mira kantine Emir'in yanına gidiyordum. " Dediğimde sabırsız bir şekilde devam etmemi bekledi. "Sonra Azra ile konuştuğunu gördüm. Birde hiç rahatsızmış gibi durmuyordu. Az önce sınıfa girerken de çok mutluydu. Azra'yı sevmediğini düşünüyordum. Ama offf bilmiyorum ama birşeyi çok iyi biliyorum. Kırıldım Mira hemde çok kırıldım" bunları ona söylerken bile o anı yeniden yaşıyordum sanki. Evet abarttığımı kabul ediyordum ama ne yapayım kırılmıştım hem de çok.
Mira "Ne" dediğinde zil çaldığı için ve Kaan dibimde durup kalkmamı beklediği için istemeyi istemeye sırama doğru ilerledim. Masada yine aynı şeyleri gördüğüm de elimin tersiyle süt ile çikolatayı Emir'in tarafına gönderdim.
Sinirle sert bir soluk verdiğinde bana bakıyordu ama ben ona bakmıyordum. Benim onun tarafına gönderdiklerimi bu sefer o benim tarafıma göndermişti. Çikolata ve süt yavaşça koluma çarpınca sinirle yine onun tarafına gönderdim.
Yine benim tarafıma gelince tekrar ona doğru gönderdim. Bana yine atmasını beklerken koluma birşey çarpmayınca yere düşüp düşmediğine bakmak için başımı Emir'e doğru çevirdiğimde çikolatayı ve sütü elinde tuttuğunu gördüm. Sinirle bana bakarken sert bir şekilde elindekileri önüme bıraktı.
Onun tarafına geri göndereceğim sırada hoca geldiği için ayağa kalktım. Ona bakmıyordum ama sinirle bana baktığını biliyordum. Dersimiz fizikti ve fizik hocası yani Enes hoca çok sinirli bir öğretmendi. Onun dersindeyken Mira ile hiç konuşmazdım zaten artık yanımda diğer derslerde konuşacak bir Mira yoktu.
Geri yerime oturduğumda hoca sınıf defterini dolduruyordu. Önümdekileri bu sefer ben sinirle Emir'in önüne bıraktım. O da aynı şekilde sertçe önüme bıraktığında hoca dersi anlatmaya başlamıştı. Aşırı sinirlenmiştim normalde böyle saçma şeylere sinirlenmezdim ama kalbim kırıldığı için üzüntüm öfkeye dönüşüyordu.
Yine Emir'in önüne bıraktığımda Emir'in "Lara" dedi sabırlı olmaya çalışan bir sesle. Onu takmadan hocayı dinlemeye çalıştım. "Lara sinir etme beni" dedi uyaran bir sesle. Tam şuan ona dönüp suratına bir tane çakmak istiyordum. Emir bir kaç defa daha beni çağırdı en sonunda sinirle "Ne var ne?!" Dedim sinirle. Emir bana cevap veremeden fizik hocası bir anda bağırınca irkildim.
"Lara, Emir yeter! Susun artık!" Dedikten sonra sınıfa göz gezdirdi ve tekrar bize döndü. "Lara, Mert'in yanına geç" derken yanında oturan çocuk gelmediği için en önde tek başına oturan Mert'in yanını gösterdi. Emir'in yanından gitmek istediğim için bu benim için mükemmel bir fırsat olmuştu. Az da olsa mutlu olmuştum. Hızlı bir şekilde ayağa kalktım ve Mert'in yanına doğru yürüdüm. Emir'in neredeyse sırtımı delecek olan bakışlarını hissedebiliyordum.
Mert iyi çocuktu şu zamana kadar bir yanlışını görmemiştim. Bu yüzden yanına oturmak için pek bir kusur bulamadım. Mert'in yanına oturduğumda ona kısa bir tebessüm edip istemsizce Emir'e baktım. Hoca şuan tahtayla uğraştığı için Emir'e baktığımı görmemişti. Emir az önceye göre daha da sinirlenmişti. Bakışlarında bariz bir kıskançlık vardı. Onun yanına değil de başka bir yere oturdum diye kıskançlıktan çıldırıyordu. Zafer kazanmış gibi sırıtarak önüme döndüm.
~~~~~~~~
Son iki dersimiz tarihti ama tarih hocası gelmediği için dersimiz boştu. Turnuvaya girecek olan erkekler antrenman yapmaya gideceklerdi. Kızlar da kendi aralarında grup kurup dışarı çıkmışlardı. Mira Kaan ile giderken bana gelmek isteyip istemediğimi sormuştu. Çok uykum geldiği ve regl olduğumdan dolayı karnımda ağrıdığı için biraz dinleneceğimi söylemiştim. Fizik dersinden çıktıktan sonra eski yerime geçmek zorunda kalmıştım.
Emir'in yanında otururken kollarımı sıraya başımı da kollarıma yaslamıştım. Bir omzum açıkta olduğu için ve hava soğuduğu için üşüyordum. Sabah hava güzeldi diye üzerime birşey almamıştım ama şimdi üşüyordum. Uyuduğumda geçer diyip uyumaya çalıştım.
Tam uykuya dalacakken üzerime hafif bir ceket bırakıldığını hissettim. Başımı hafifçe kaldırdığımda sınıftan çıkan Emir'i gördüm.
Emir üşümeyeyim diye üzerime ceketini bırakmıştı.
Kendisinin üşüyebileceğini umursamadan ceketini bana vermişti.
~~~~~~~
Bölüm nasıldı aşklarımmm
Umarım beğenmişsinizdirrrrr
Baya yazdım 3000 kelimeye yakın baya yorum istiyorum lütfen oy da verinnn🙏🏻🙏🏻
İki bölümdür beklettiğim sahne Kaan ve Mira'nın sevgili olmasıydı.
Aslında bu bölüm biraz daha ekleyecektim ama bir anda aklıma Lara ve Emir'in arasını bozmak geldi.
Neden yaptım bilmiyorum ama bölümün sonu yine böyle bitecekti yani değişen tek şey cıvıl cıvıl bir çift olan Emir ve Lara'yı okumak yerine araları bozuk olan Lara ve Emir'i okudunuzzz
Yazım yanlışı varsa söyleyinnnn
Emir ve Lara'nın arasını bir anda bozmamı beklemiyordunuz dimiii
Bende beklemiyordum ksksjskskskskjsksks
Finale doğru gidiyoruz hafiften
Yedi sekiz bölüm sonra falan birer herhaldee
Nasıl veda ederim bilmiyorum ama yeni kurgular gelecekkkkk
Böyle dediğime bakmayın daha var finale ama çok değil ortaaa
Sizce sonu nasıl bitecekkk
Emir'e sinir oldunuz mu bu bölümmm???
Mira ve Kaan'ın sevgili olması???
Lan Yaren'i yazmayı unutmuşum şimdi fark ettim!!!
Ve bölüm bitti şimdi onu ekleyemem diğer bölüme nasipmiş yapacak birşey yok
Gerçekten yazarken aklıma geldi hatta Lara kantine giderken aklıma geldi ve hemen aralarını bozdummm 🤗😈🤗
Peki Lara'nın bir anda Mert'in yanına oturması ksksjskskskskjsksksjsjskksjsjksk
Coğrafya hocasını sevmeye başladınız mı Lara ve Emir'e proje ödevi verdi yaaa
Bu bölümde pek birşey yokmuş aslındaaaa
Ama olsun Lara ve Emir varsa yeterdirrr
Diğer bölümde görüşürüzzzz aşklarımmmm
Diğer bölüm haftaya pazarrrr
Bölüm etkileşimi
