9. bölüm · KADERİN İZLERİ
KIRIK BİR KALP
Eveeet zurnanın zırt dediği yerdeyiz. Bakalım bu yolun sonu nereye gidecek. Keyifli okumalar.
-Sara-
Gözlerimi araladığımda bir sandalyenin üzerinde ellerim, ayaklarım bağlı ağzımda ise bant vardı. Bütün vücudum ağrılar içerisindeydi ve en önemlisi ensemdeki sızı canımı çok yakıyordu. Gözlerimdeki bulanıklığın biraz olsun gitmesi için başımı sağa sola salladım.
Biraz olsun iyi gelmesiyle başımı kaldırmayı akıl ederek kafamı kaldırdım. Karşımda gördüğüm bu kişileri tanımıyordum. Bunlar kimdi böyle? Allah’ım nereye düştüm ben? Ne yapacaktım şimdi? Bu pis depoda ellerim kollarım bağlı olduğu yetmezmiş gibi bir de örümcek ağlarının tam ortasında oturuyordum.
Etrafımda simsiyah takım giyen adamlar vardı. “Hoş geldiniz efendim!” Adamlardan birinin konuşmasıyla başımı o yöne çevirdim. Bir saniye ben bu kişiyi tanıyordum bu Akel'di. Ne Akel mi? Hayal miydi tüm bunlar? Onun burada ne işi vardı? Beni kurtarmaya mı gelmişti? ama onu neden yakalamamışlardı?
Gittikçe daha da yaklaşıyordu. Simsiyah giyinmiş ve bir garip görünüyordu. Tam karşıma geldiğinde beni baştan aşağıya süzdü. Gözleri boynumdaki kızarıklıkta fazla oyalanmıştı ya da ben öyle hissetmiştim. Anlamaz bakışlarla ona bakıyordum. Biraz daha yaklaşarak ağzımdaki bandı sökercesine çıkardı. Canım fazlasıyla yanmış, dudaklarımın üstü karıncalanmıştı.
Yine de fazla belli etmemeye çalışarak “Akel?” dedim ama bana eskisi gibi değil de nefretle bakıyordu. Ne yapmıştım ben ona? Hem bu eşek şakası falan mıydı? “Neden buradasın bilmiyorsun değil mi?” diye sordu. “Hayır.” diyerek yanıtladım. Alay edercesine bir gülüşle “Bunca zaman sonra neden Türkiye’ye döndüm anlamadın değil mi?”
“Artık burada yaşamak için değil mi?” dediğimde güldü. “Fazla safmışsın. Şimdi duyacakların için hazır mısın?”
“Ne duyacakmışım şimdi?” İyice yaklaşarak gözlerimin içine baktı. Ardından dudaklarını araladı. “Annenin benim doğmamış kardeşimin katili olduğu gerçeğini!“ demesiyle başım dönmeye, beynim karıncalanmaya başladı. Benim annem mi? İmkanı yok benim annem kimseyi öldürmez, yapmamıştır. “Ne saçmalıyorsun sen?"
"Doğru duydun."
"Saçmalamayı kes! O zaman neden hâla görüşsünler ki!” diyerek bağırdım. Ardından konuşmaya başladı. “Benim annem çocuğunun acısını bile yaşayamadı senin annen yüzünden. İşte benim buraya gelme sebebim de bu! Annenin canının yanması için senin ölmen gerekiyor!” dedi ve elini belindeki silaha götürdü. Tetiği çekti. Bana doğrultulan silahtaki tık sesini duymamla sol gözümden bir yaş düştü. Bu nasıl biriydi? Güvenimi sarsmıştı. Bunca yaşanan şey hepsi yalan mıydı? Ağlamam arttığı sırada konuştum. ”Bizim aramızda bir şeyler yok muydu?” dedim hıçkırıklarımın arasında.
İlk yaptığındaki gibi kulağıma yaklaştı. “Kusura bakma güzellik. Bizim aramızda kan davası var. Aramızda bir şey olması imkansız!“ dedi beni daha da çok ağlatarak “Sana güvenmiştim se-seni sevmiştim.” dedim bağırtılarımın arasında. “Nefret ediyorum senden, nefret!”
“Buradan çıkışın yok! Bu gece seni kendi ellerimle öldüreceğim!” Ben onun gözleri önünde ağlarken konuşmaya devam ediyordu. Onu daha önce hiç böyle görmemiştim. Hiç bana bu kadar nefretle bakmamıştı.
“Ailemin canını yakanlar aynı sofrada bizimle beraber yemek yediler bunca sene. Bu mu adalet! Bu mu? Ha bu mu!” diyerek bağırdı. Ben sandalyede otururken iki eli omuzlarımdan tutarak beni sarsıyordu. Gözyaşlarımın arasında dediklerine karşılık "Eğer söylediklerin doğruysa neden benden çıkarıyorsun! Ne yaptım ben sana? Ne!" Beni hiç duymamış gibi yapıyordu. O sırada arkadaki adamlardan biri silahı onun elinden alarak silahı tekrar alnıma dayadı. “Siz çıkın biz hallederiz efendim.” dedi. Akel son kez gözlerimin içine baktı ve kulağıma yaklaşarak “Aramızda abimin ölüsü olmasaydı her şey farklı olabilirdi.“ dedi ve arkasını dönerek çıkıp gitti. İşte bu onu son görüşümdü.
Bana silahı tutan adam “Son duanı et! “ diyerek çekilmiş olan tetiği kontrol etti.
Gecenin sessizliğinde yankılanan bir silah sesi... o gece kim öldü? Kim kaldı? Bilinmez. Son duyduğum ses ise “Anne, burası çok karanlık dipsiz bir çukur!“
Allah bu çocuğu ne yapmasın? Hiç bana sövmeyin şimdilik ben de nefret ediyorum.
