İlk zorluğum

Vaveyla Yazarı: Nazlı Börü

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: İlk zorluğum

*Sabahın ilk ışıklarında uyandığımda hava hala tam anlamı ile aydınlanmamıştı ve bu saatte uyandığıma inanamıyordum. Yeni okulum sabahçı ve öğlenci olarak ikiye ayrıldığından dolayı derslerimiz erken bı saatte başlıyordu ve hazırlanmam uzun süreceği için okul saatinden 2 saat erken uyanmak asla kolay olmamıştı.

Yatakta biraz daha oyalanarak telefona baktıktan sonra yataktan kalktım ve lavaboya doğru ilerledim. Aynanın karşısına geçtiğimde saçlarımı iyiki geceden yapmışım diye düşünmeden edemedim.

Oyalanmadan hazırlanmaya başladığım da günün nasıl geçeceğini düşünmeden de edemiyordum. Bugün hem okula hemde antremana gidecektim. Hala annemden ve babamdan ses soluk çıkmıyordu, muhtemelen beni aramayı değil teyzemi arıyorlardı ve zaten teyzem de açmadığını söylemişti, yani bu yüzden çok da umursamıyorum. Olur da eğer bir problem çıkarmaya çalışırlarsa 3 yıldır yapamadığımı yapacak onlara karşı çıkacaktım.

Düşüncelere boğulduğumu fark ettiğimde hazır olduğumu anladım, odamdaki dolabımın içinden okul formamı aldım ve giyinmeye başladım.
Okul formamın üstü beyaz, yakalı, sol göğüsümün üstünde küçük okul forması olduğuna dair bi amblem vardı. Altı ise krem renginde, kısa bı etekti, okul formasını sevmiştim çünkü eski okulumuzun forması dehşet içinde çok korkunçtu. Düşünmesi bile insanı korkutuyor, onu orada nasıl giydiğimi de düşünmeden edemedim tabikide.

Odadan çıkıp mutfağa gittiğimde Derinin masa başında telefona baktığını gördüm ve yanına doğru ilerledim. Derin beni fark ettiğinde "Günaydın, hazırsındır umarım çünkü çıkmamız gerek, geç kalacağız." diyerek ayaklandı ve odasına doğru adımladı. "Günaydın, hazırım. Nasıl gideceğiz okula?" Kısık bı sesle sorduğum soruya "Yürüyerek yakın, yürüyerek gideceğiz yani. Okula gittiğimizde ilk müdür yardımcısı ile konuşmamız gerek. Ardından da okulun beden eğitimi öğretmeninin yanına gideceğiz." dediğinde odama girip çantamı aldım ve evden çıkıp okula doğru yürümeye başladık.

Okula gelmemiz evden buraya tam 10 dakika sürmüştü, iyiki yürüyerek yakındı yoksa otobüslerde sürünmek isteyeceğim son şeydi. Derinin de dediği gibi ilk olarak müdür yardımcısının yanına gittiğimizde her okulda olan bir kaç kuraldan ve sistemden bahsetmişti.
Biz Derinle okulun 1.dönem sonunda geldiğimiz için çoğu şeyden bı haberdik.
Müdür yardımcısının odasından da çıkıp beden eğitimi hocasının yanına geldiğimizde spor salonundaki tip tip bakışları fark etmek az da olsa gerilememe yetmişti. Sanki insan yemişiz gibi bakışları kaçınılmazdı. Ergenler.

Hocayı bulduğumuzda bana takıma katılıp katılmayacağımı sorduğunda tereddütte kaldım çünkü hem kulüp hem burasının beni bir hayli zorlayacağının farkındaydım. Ama Ahmet hocanın iyi bı hoca olduğunu fark edince az çok yardımlarının olacağını düşündüm ve kabul ettim.

Okul takımına beni sorgusuz sualsiz almalarının nedeni Fenerbahçe alt yapısında, libero mevki oynamamdan kaynaklıydı. Ayrıca okul takımında kulübe giden kimse de olmadığı için ve Fenerbahçede de ilk 6 olduğum için muhtemelen burada oluşum duyulmuştu.

Ahmet hocanın yanından ayrıldıktan sonra Derin ile yeni sınıfımıza gelmiştik.
Sınıf büyüktü ve hoşuma gitmişti. Cam kenarının 3. sırasının boş olduğunu fark edince Derin ile beraber oraya ilerledik. Sıraya oturduğumuzda Derinle sohbet ederken içeri hocanın girdiğini fark edince ayaklandık. Hoca oturmamız için kafasını aşşağı eğdiğinde oturduk ve hocanın işlerinin bitmesini bekledik, muhtemelen yoklamada ismimi görecekti, kendimi tanıtmamı isteyecekti. Hocanın sesini duyduğumda ayaklandım. "Lina Yalçın, tanıt kendini kızım." dediğinde hafifçe başımı arkaya çevirdim ve sınıftakilerle göz teması kurarak kendini tanıtmaya başladım. "Ben Lina Yalçın. Edirneden geldim. Derinin kuzeniyim bu kadar." gereksiz bi detay vermeden tekrardan yerine oturduğum da sınıfın kapısı çaldı ve hoca gir diye seslendiğinde içeri dün binada karşılaştığımız alt komşumuz olan Ardayı görünce şaşırmıştım.

Ben Derine doğru döndüğümde Arda konuşmaya başladı. "Hocam Ahmet hoca Derini, Linayı ve Akçayı spor salonuna çağırıyor." dediğind ayaklandık ve kapıya doğru ilerlemeye başladık. Adının Akça olduğunu öğrendiğim kız okulun voleybol takımında smaçör mevkisinde oynuyormuş ve ilk 6' daymış.

Ardanın arkasından ilerleyerek Spor salonuna indiğimizde hem voleybol takımındakileri hemde muhtemelen okulun futbol takımındaki erkekleri beraber otururken gördüm ve Ardanın da oraya doğru ilerlediğini görünce 3'müz de peşinden ilerledik. Ortaya bir yere oturduğumuz da tüm bakışları benim üzerimde görmekse fazlası ile kaçınılmazdı.

Birinin bana seslenişi ile o tarafa döndüğümde Arda'nın yanında ki bı erkek "Hoşgeldin Lina, ben Alp, Ardanın yakın arkadaşıyım." elini uzattığında bende elimi uzattım ve samimi bi şekilde gülümsedim. Alp, yanımda ki Derine de elini uzattığında, Derin de karşılık verdi ve el sıkıştılar. Derin ve Alp'in arasında
bir şeyler olduğu kırk metre öteden de belliydi yani boşuna yanımda yeniden tanışıyor gibi yapıyorlardı. Salaklar.

Ahmet hoca gelene kadar takımdaki diğer kişilerle de tanıştığımda futbol takımından bı kaç kişinin Fenerbahçe'nin alt yapısında oynadığını öğrenmem iyi olmuştu, en azından orada yabancılık çekmezdim. Burada da aslında şuan yabancılık çektiğim söylenemezdi çünkü takımlardakiler çok samimilerdi ve cana yakınlardı. Bı kaç kız ve erkek harici tabikide. Çok umursamadım, illaki her yerde uyum sağlamayan, sorun çıkaran insanlar olduğu kaçınılmaz bi durumdu. Mesela bizim evdeki ben gibi.

Ahmet hoca geldiğinde kendisi bu seneki 2. dönem sonunda yapılacak olan maçlar, antremanlar hakkında kısa bilgi vermişti ve Ardaya da beni gruba eklemesini söylemişti. Arda bana seslendiğinde Derinin yanından ayrıldım ve Ardanın yanına doğru adımladım. "Bana numaranı verir misin?" Telefonumu cebimden çıkardım ve numaramı söyledim. "Sende verirsen eğer benim için iyi olur eğer bir sorun falan olursa eğer hani seni ararım. Ne de olsa alt komşumuzsun zaten." Kafasını hafifçe salladı ve numarasını söylediğinde kaydedip yanından ayrıldım.

Arda ile konuştuktan sonra okula gitmiştim ve tüm gün koşuşturmam ve yorulmam harici güzel geçmişti. Derin harici öyle herkesle dolaşmıyordum. Derin, ben, Alp, Arda tüm tenefüslerde beraberdik.

Dersler bittiğinde çıkışta Derin bi işi olduğunu eve Arda ile gitmem gerektiğini ve Ardanın beni kapının onunde beklediğini söylediğinde ona homurdanarak yavaş adımlarla Ardanın yanına doğru ilerledim.
Arda beni fark ettiğinde yanında durdum. "Derin söylemiş galiba, işi varmış beraber gidecekmişiz eve." Kafa sallayarak konuşmaya başladı. "Haberim var, sorun değil aynı bina zaten. Hadi gidelim, hemde konuşup kaynaşmış oluruz kötü mü olur sarı?" Sarı mı? gerçekten bula bula sarı lakabı mı Arda diye içimden geçirmeden edemedim. Neyse önemli değildi. "Yok kötü olmaz da ne bileyim senin işin vardır falan diye şey ettim." diyerek mırıldandığımda, anladığını belirtircesine kafasını salladı ve yürümeye başladı. Benim attığım 2 adım onun 1 adımıydı ve yanına yetişmek için hızlı yürümem gerekiyordu. Okulda yorulduğum yetmiyormuş gibi koşacaktım resmen peşinden. Ben kendi kendime huysuzlanmaya devam ederken Arda durumumu fark etmiş olacak ki yavaş yürümeye başladı. Düşünceli sırık.

Ben düşüncelerimde boğulurken Ardanın konuşması ile onu dinlemeye başladım. "Ee sarı hangi rüzgar attı seni buraya?" Yutkundum. Hemde sesli bir şekilde. Arda sorduğu soruyla gerildiğimi anlamıştı ve tekrardan konuşmaya başlamasına izin vermeden hemen atladım. "Bunları anlatmak için biraz erken ama özetle ailevi sorunlarımdan dolayı isteyerek geldim. Eğer ilerleyen zamanlarda daha uygun bir yerde oturur konuşursak uzun uzun anlatmayı isterim tabikide." Anlatmak istemediğimi anladığında oda kafasını hafifçe sallayarak beni onayladı.

"Peki o zaman ben başka bir şey sorayım. Mesela Fenerbahçe'ye nasıl alındın ne de olsa aynı kulüpteyiz ne yapmayı düşünüyorsun?" diye sorduğunda aynı kulüpteyiz kısmına takıldım çünkü bunu bilmiyordum. "Aynı kulüptemiyiz?" sorudan ziyade şaşkınlığımı ve bilmediğimi belirterek sormuştum. "Evet, sen diğerleri ile tanışırken ne de olsa bizim tanışacak daha çok zamanımız olduğu için söylemek istemedim. Onlardan farklıyımdır diye düşünüyorum." kafamı salladım.

Evet, onlardan farklıydı çünkü alt komşumuzdu. "Öyle tabikide. Sorduğun soruya gelecek olursakta Fenerbahçe'ye zaten edirnedeyken seçilmiştim sadece şehir değişikliği yaptım. Voleybola ablam sayesinde başladım. Küçüklükten beri oynuyorum öylesine değil yani." beni dinlediğini belirtmek için hem benimle göz teması kuruyor aynı anda kısık sesli bı sekilde anladığını belirtmek amacına mırıltılar çıkarıyordu. "Anladım." diyerek beni onayladığında bu sefer konuşmayı ben başlattım ve sorular sormaya başladım.

"Sen nasıl başladın? Futbola yani." diye sorduğumda bana döndü ve "Benimki de seninkine benzer bir şey ama ben babam sayesinde küçük yaşta başladım. Seviyorum yani öylesine oynamıyorum. Meslek olarak düşünüyorum." dediğinde bende onun gibi kısık sesli mırıltılar çıkartıyordum, anladığımı belli edercesine. "Anladım, iyiymiş yani." kafasını salladı ve konuşmaya başladı.

"Eğer sende istersen yarın antrenman var biliyorsundur zaten. Beraber gidelim uzak kalıyor buraya biraz otobüs ile değilde benim motor ile gidebiliriz." Tereddüt'e düşmüştüm. E ben Arda ile gidicem Derin ne ile gidicek? eğer Arda ile gidersem ona ayıp olurdu diye içimden geçirirken, Arda "Derin antrenmanlara Alp ile gidiyor her zaman. Hem onun düzeni bozulmamış olur hemde senle biz daha da yakınlaşırız. Ne dersin sarıı?" Bu sırık bana niye sarı diyor sürekli? Birde uzatıyor. Allahım bı sarımız eksikti.
"Tamam olur. Uyar bana zaten okuldan hemen sonra gitmemiz gerek diye biliyorum." kabul etmiştim. Çünkü Arda iyi bir çocuğa benziyordu, bir sorun çıkacağını düşünmüyordum ne de olsa Derinin yakın arkadaşı zaten. "Öyle konuşuruz yarın okulda. Antrenman çantanı almayı unutma sabah. Çünkü eve tekrardan gelecek bı zamanımız yok." dediğinde tamam dercesine kafamı salladım ve önüme döndüğümde binanın önüne geldiğimizi fark ettim. Sessizce Arda ile bu illet merdivenlerden çıkarken homurdanmamak elde değildi.

Arda ile onun katına geldiğimizde ona döndüm. "Yarın görüşürüz okulda." kafasını salladı ve hafif bi tebessüm ederek "Görüşürüz sarı." derken yanağımdan makas aldı ve arkasını dönerek kapının kilidini açtı ve arkasına dönmeden eve girdi. NE O BENİM YANAĞIMDAN MAKAS MI ALDI BEN Mİ YANLIŞ ANLADIM??? elim istemsizce yanağıma gittiğinde kendime gelmem için yanağıma hafif bir tokat attım ve koşarcasına merdivenlerden çıkmaya başladım ve kapıyı bugün Derinin verdiği anahtar ile açarak eve girdim.

Salak saçma düşüncelere girmemek için hemen üstümü değiştirip yatağa girdim. Çok yorgun hissediyordum ve bir de yemek yemek ile uğraşmamak için uyumak istiyordum. Tabi bu uykuya dalmam ilk defa uzun sürmüştü.

Aptal Arda yüzünden uyuyamamıştım doğru düzgün ve tam uykuya daldığımda kapının zili çaldı ve sarhoş gibi kalkıp kapıya doğru gittim ve kapıyı açtığımda karşımda teyzemi ve Derini gördüm.
"Hoşgeldiniz." derken hafif bi tebessüm ile kapının önünden geçmeleri için ayrıldım. " Hoşbulduk birtanem, uyuyormuydun?" teyzeme dönerek kafamı hafifçe onaylarcasına salladım. "Uykunu aldıysan mutfağa geç de bir şeyler yiyelim. Çubuk kadar kalmışsın kız ne bu halin." diyerek beni azarladığında Derin ile gülmeye başladık.

Ben lavaboya, Derin de odasına gitmişti, muhtemelen üstünü değiştirecekti. Bende elimi yüzümü yıkayıp mutfağa geçip sandalyelerden birine oturmuştum. Teyzem yemekleri ısıtırken bana döndü. "Nasıl geçti ilk günün hayatım? Zorlandın mı? Tanıştın mı birileri ile?" Art arda bir sürü sorduğunda sabırlı bir şekilde sorduğu soruları yanıtlamaya başladım. "Güzel geçti teyzem. Zorlanmadım Ahmet hoca ve diğer hocalar çok iyiydi. Açıkçası bunun geldiğim okuldaki sınav notlarımdan dolayı olduğunu düşünüyorum. Ve evet birileri ile de tanıştım hem takımdakilerle hemde alt komşumuz Arda ile." dediğimde teyzem şok içinde bana doğru döndü resmen ağzı açık kaldı. Ne dedim lan ben? Alt komşumuz Arda dedim. Ee ne vardı bunda? Diye içimden geçirirken teyzem içimdeki soruları duymadan beni yanıtlamış oldu. "Ne dedin sen? Alt komşumuz Arda mı dedin?" Neye bu kadar şaşırdı anlamadım ama onu onayladığımda şaşkın bir şekilde konuşarak "Kızım o çocuk yıllardır bir kere bile Derin harici bi kızla tanışıp görüştüğünü duymadım. Severim Ardayı. Sürekli Arda Alp Derin bizde otururlar ama ilk defa bi kızla tanıştığını gördüm pes vallahi bi yaşıma daha girdim." diyerek mutfaktan çıktı ve hala homurdanmaya devam ediyordu.

Hala şoktaydım. Yemek yemeye başlamıştık ve Arda teyzemin dediği kadar varmış gerçekten. Derin masadayken anlatmıştı, bir kere bile yanında kimse kız görmemiş, sakin kendi çapında Derin ve Alp harici kimse ile takılmaz gezmezmiş. Ne yani Ardanın yanında görülen tek kız Derinden sonra ben miydim? Tamam bu Arda konusunu daha sonra düşünmeye bırakarak yemeğimin tadını çıkarmaya başladım...

Yemekten sonra teyzem ve Derin ile masada oturup sohbet ettikten sonra saatin geç olduğunu fark edip odama geçmiştim. Biraz ders çalışmam gerektiğinin farkındaydım çünkü bu sene sınav senemdi ve ben fazlası ile hazırlanıyordum. Spor ile derslerimi aynı anda götürebilmek benim için zor değildi çünkü derslerime de yeterli vaktim kalıyordu.

Masa başına geçip biraz konu tekrarı ve soru çözmeye başladım. Biraz demek yanlış olur galiba, masa başına oturduğumda saat 10'a geliyordu ve masa başından kalktığımda saat 12ydi.
Yarın ki dersler için çantamı ayarlayıp spor çantamın yanına bıraktığımoda yatağa yattım ve düşüncelerimde boğulmaya devam ettim.

Okul konusunu halledebilmiştim, sorun çıkmamıştım. Umarım yarın kulüpte de sorunsuz bir şekilde ilerlemeye devam edebilirdim çünkü en ufak sorun tüm aklımı karıştırmaya yetebilirdi. Mesela Arda konusu, böyle bir konunun olması bile çok yanlıştı yıllardır kaçtığım hislerime eğer tekrar ben kendim koşarsam tüm olan bana olacaktı. Bunun farkındaydım, Arda istediği kadar doğru olabilirdi ama ben değildim. Sorunlu bı ailem vardı ve çok düşünen bı kafa yapım vardı, bu boktan hayatıma birisini sürüklemeye hakkım yoktu.

Düşüncelerimi susturmayı başaran şey uykum olmuştu, haberim yoktu ama ee atalarımız ne demiş büyük lokma ye, büyük söz söyleme. Galiba ben fazlası ile büyük söz söylemiştim. Bunun farkında değildim ve bir sürede galiba fark etmemeye devam edecektim.

Sabah iğrenç bı boyun ağrısı ile uyandığımda yataktan sızlanarak bı şekilde kalkmayı başarmıştım. Çok kötü yatış şeklim vardı ve bugünün mağduru ise boynum olmuş oldu. Lavaboya doğru gidip işlerimi hallettikten sonra odama geçip formamı giydim ve saçlarımı yapmaya başladım. Hafif dalga verdiğim saçlarımı düzelttikten sonra makyaj yapmaya başladım ve makyajımı da bitirip son kez kendime boy aynamdan baktıktan sonra hem okuldan sonra kullanacağım spor çantamı ve okul çantamı alıp mutfağa doğru ilerledim.

Masa başında oturmuş beni bekleyen kuzenimi gördüğümde "Hadi çıkalım." diyip cevap vermesini beklemeden kapıyı açıp ayakkabılarımı giymeye başladım. Derinin yanıma geldiğini fark ettiğimde ona doğru döndüm ve konuşmaya başladı. "Arda ile gideceğiz. Zaten her zaman onunla gidiyorum ama dün bı işi olduğu için gitmemiştik aşkım. Yani seninki ile gideceğizz, hadi inelim aşşağı." göz kırpıp yanımdan geçtiğinde tabikide eksik kalmadan söylenmeye başladım. "Ya saçmalamayı kes Derin lütfen şöyle şeyleri Ardanın yanında da söyleme."

Arkamdan ses geldiğinde sesli sekilde yutkundum, Allah kahretsin. "Kız sarı neyi benim yanımda söylemiyor bu senin yoluk kuzenin?" Sıçtım galiba. Ne kadar söylenmeye daldıysam konuşurken aşşağı indiğimi fark edememiştim ve Arda dediğimi duymuştu. Ardadan tarafa döndüğümde Derini kolunun altına almış ve saçlarını dağıtırken bana bakıyordu. "Önemli bir şey değil salak Derinin boş boğazlıkları işte ya. Hadi gidelim okula." konuyu değiştirmeye ve geçiştirmeye çalışmam tabikide Arda tarafından fark edilmeme gibi bı durum olmadığı için ve benimle daha da uğraşmak istemediği için gülerek yürümeye başladı, tabi Derini çekiştiriyordu.

"Oooo Ardacım sarı falan noluyoruz yaa?" Derinin salak saçma konuşması ile öldürücü olduğunu düşündüğüm bakışlarımı ona doğru fırlattığımda Arda benim cevap vermeme bile kalmadan konuşmaya başladı. "Sanane lan ben zenci asıl siz noluyorsun Alple hayırdır?" diyerek konuyu bizden uzaklaştırma çabası işe yaramış olacakki Derin, Alp kısmını geçerek Ardanın ona zenci demesine takılmıştı ve tüm yol boyu Arda ve Derinin birbirleriyle dalaşması ile geçmişti. Bende ikisine sürekli gülerek karşılık verdiğimde ne zaman gülsem Arda'nın bakışlarını üzerimde hissediyordum ve utanıyordum. Ve bakışlarından kaçma çabamda ne zaman o gülse ona bakmam ile başarısız oluyordu.

Okulun içine girdiğimizde Arda kendi sınıfına geçerken bizde Derin ile kendi sınıfımıza geçmiştik. İlk üç dersimiz bedendi ve Ahmet hoca sınıfa geldiğinde hepimiz ayaklandık ve oturun diye komut verdiğinde herkes yerine oturmuştu ve Ahmet hoca konuşmaya başladı. "Arkadaşlar, bugün her dönem sonu yaptığımız gibi beden başkanımızı değiştireceğim. Bu sefer size seçtirmeyip kendim seçeceğim zaten aklımda da bı isim var." dediğinde arka sırada adının Ceylin olduğunu öğrendiğim kız homurdanmaya başlamıştı. Ahmet hoca bu homurdanmaları duyduğunda "Bir sorun mu var Ceylin kızım duyamadım?" Ceylin homurdanmayı bırakıp Ahmet hocaya cevap verdi. "Yok hocam estağfurullah ne sorunu, sadece bu arkadaş kim acaba diye düşündüm o kadar." Ahmet hoca anladığını belli edercesine kafasını salladı ve tekrardan konuşmaya başladı. "Uzatmadan hemen aşşağı inelim arkadaşlar bana dönem ve sonraki dönem boyu yardım edecek arkadaşınız okulumuzun voleybol takımına yeni katılan arkadaşınız Lina." dediğinde çoğu kişinin bakışı bana dönmüştü. Garipsememiştim, böyle olacağı zaten belliydi ama arkamda ki Ceylinin homurdanışları artmaya devam ettikçe sinirlenmemek elde değildi ama bu seferlik susmayı tercih ediyordum.

Ahmet hoca tüm sınıfı aşşağı spor salonuna indirdiğinde herkes farklı yerlere ayrıldığında Derin ile sınıfta ki bı kaç kız ile voleybol oynarken Ahmet hocanın bana seslenişi ile onun yanına tribüne ilerlemeye başladım. Yanına geldiğimde "Otur kızım, konuşalım biraz seninle." neden benimle konuşmak istiyordu ki? "Bak kızım, sana açık olacağım. Geldiğin okuldaki tüm başarılarına, belgelerine tüm kayıtlarına baktım. İkinci defa bir öğrenci bu kadar dikkatimi çekti ve araştırdım seni. Gözüme girdin, ha bu sana kıyak geçeceğim anlamına gelmiyor." derken hafifçe kıkırdadı ve babacan bı tavırla omzumu sıvazlayarak tekrar konuşmaya başladı.

"Derinin annesi ile senin okula kaydını yaptırırken karşılaştık biraz ve konuştuk. Bana senin durumundan bahsetti. Ha tabikide özelini bilmiyorum sadece biraz geliş nedenini biliyorum o kadar. Seni sevdim ben başarılı, zeki, kariyerini planlayan bi gençsin. Burada illaki destek olacak hocaların vardır ama ben bunların başında gelmek isterim. Bir sorunun olur yardıma ihtiyacın olur. Okul dışı, okul içi fark etmez her zaman yanındayım." dediginde buruk bi tebessüm ile dediklerini dinliyordum. Ahmet hocayı bu kadar içselleştireceğimi asla düşünmezdim ama demekki oda beni bu kadar icsellestirdigini görünce biraz mutlu olmuştum ve salak salak gülümseme ile bakmak yerine konuşmaya başladım.

"Teşekkür ederim hocam. İyiki varsınız, emin olun yanınıza geleceğim. Babamdan daha iyi konuştunuz şuan." derken Ahmet hocanın biraz tebessümü solmustu, umrumda değildi. Bu benim gerçeklerimdi ve gerçeklerimden kaçamazdım. Bu konuyu da dalgaya alarak umursamamayı tercih ederdim. "Sus kız. Hadi arkadaşlarının yanına, bu dediklerimi aklından çıkarma kızım olur mu?" ayağa kalktığımda Ahmet hocaya dönerek onu cevapladım. "Unutmam hocam. Tekrardan teşekkür ederim." son kez gülümseyip arkamı döndüğümde aşşağı kızların yanına inerken içimde bir şeylerin koptuğunu hissettim.

Deringilin yanına geldiğimde onlarla beraber voleybol oynamaya devam ettim. Şuan içimdeki tüm sesleri susturacak tek şey galiba voleybol oynamaktı...

Beden dersi bittiğinde soyunma odasına girip üstümü değiştirmiştim. Sabah özenle yaptığım saçlarımı at kuyruğu yaparken bı nebze içim acısa da umursamadım ve özensiz bir şey yaparak soyunma odasından çıktım.

Çıkar çıkmaz birinin göğsüne kafamı çarptım ve acı içinde kafamı tutarak geriye doğru adımladım. Kafamı kaldırdığımda karşımda Ardayı görünce biraz da olsa rezil olduğumu hissettim ve başımı tekrar eğerek kafamı tutmaya devam ettim. "Kızım yere bakarak niye yürüyorsun? Önüne baksana. İyi misin kaldır su kafanı, indir ellerini de bakayım." diyerek ellerimi tutarak kafamdan çekti ve bı elini ceneme koyarak başımı kaldırdı. Kafamı gözleri ile kontrol ederken "Ya sabır arkadaş. İnsan önüne bakar yürürken ya." homurdandığında altta kalmamak için "Ya napabilirim sen nasıl fark etmedin asıl beni. Canım yanıyor ya sanki kafamı taşa vurdum." yere oturmaya yeltendiğimde hemen belimden tutarak kaldırdı ve homurdanışları eşliğinde beni spor salonunun içine tekrar soktu ve tribünün önündeki yumuşak mindere oturttu ve oda yanıma oturduğunda ona döndüm.

"Tamam, geçti ağrısı. Niye geldik? herkes bize bakıyor." yüzüme salakmışım gibi bakmaya başladığında bakışlarımı ondan çektim ve bizi izleyenlere doğru döndüm. Utanmıştım. Neydi bu aptal his? Aptallaşmayı kes Lina.

Arda sanki inatla yapıyormuş gibi eli hala belimdeydi ve o his nedense beni rahatsız etmemişti. "Sarı çok konuşuyon sen ya, sus bı kızım başın dönmesin diye oturduk." tekrardan ona döndüğümde hala bana bakıyordu. Tama dercesine başımı salladım ve sustum. "Tamam susma, konuş özür dilerim. İyi misin revire gidelim mi?" Bu sırık benden özür mü diledi bana mı öyle geldi? Çok gereksiz detaylara takılmaya başladın Lina. Aptallaşma Lina.

"Hayır, iyiyim. Gitmeyelim, sınıfa çıkalım sorun yok." dediğimde belimden destekleyerek beni ayağa kaldırdı ve elimdeki çantamı alarak yürümeye başladı. Gerçekten başım hala ağrıyordu, ne bu kas olum kimde var lan bu kas diye içimden geçirirken, kendimi düşüncelerimden dolayı bir an tokatlamak istedim.

Arda ile benim sınıfıma çıktığımda bizim sırada oturan Derini görmesi ile onun yanına giderken sınıfta ki bı kaç kızın ceylinin ve arkadaşlarının bakışları bize dönmüştü. Derin geldiğimizi fark ettiğinde "Noldu Arda? Naptın lan kıza?" Ayaklanarak yanımıza geldiğinde, Arda "Lan zenci bana bak sinirlerim tepemde zaten, bir şey yapmadım göğsüme çarptı başı ağrıyordu. Sorun yok iyi." Derinin yanına oturduğumda Arda tepemde beklerken Derin de yanıma oturmuştu. "Arda iyi diyorsan iyisindir Linacım da ben ona takılmadım suan. Ay benim çifte kumrularım nasıl da yan yana yakışıyor ya." Dehşet içinde Derine doğru döndüğümde kafamda ki Ağrı yerine, utanç içindeydim. Derin gülerken Ardanın da güldüğünü işitince olduğum yere sindim ve sıraya doğru eğilerek kafamı ellerim arasına aldım

"Derin kızı utandırmayı kes. Çıkıyorum ben tenefüste geliriz biz Alple, sen kalkma ayağı güzelim tamam mı?" Güzelim?! Ardanın güzeli?! Güzelim?! O bana güzelim mi dedi?! Saçmalama Lina bana demeyecekte kime diyecek? Yani ağaya kalkmayayım diye. "Tamam görüşürüz." Arda arkasını dönerek sınıftan çıktığında eğer Derine bakarsam sorgulanacağımı hissettiğim için başım ağrıyor diye düşünsün istedim ve başımı sıraya yasladım.

Utanç içindeydim hala. Tüm tenefüslerde Arda kalkmama izin vermemişti. Alple kendi sınıfımıza gelmişti ve bugün tüm günüm neredeyse sınıfta geçmişti. Bu durumdan şikayetçi değildim çünkü Alp çok komikti ve Derinle uğraşırken o kadar eğleniyordu ki biz de ister istemez kahkahalara boğuluyorduk.

Dersler bittiğinde ben çantamı toplarken Arda ve Alp sınıfa geldiğinde onların yanına ilerlemiştik ve "Lina ver şu çantanı." Arda çantamı istemişti ama taşımasına gerek yoktu iyiydim ben zaten. "Gerek yok, hafif zaten iyiyim ben. Bir şey olmaz hadi cıkalım." yürümeye başladığımda Arda birden elimden spor cantamı çekerek aldığında tip tip ona bakarken "Bakma öyle yürü hadi." Sol kolunu omzuma atarak yürümeye başladığımızda arkamızdan gelen Derin ve Alp'in imalı imalı söylenişlerini duymamak için Ardaya doğru iyice sinmistim.

"Sen her böyle imada utanıp kızaracaksan seninle çok işimiz var be sarım." Ardanın sarım demesi beni iyiden iyiye daha da utandırırken "Utanmıyorum, katlanamıyorum sadece çok konuşuyorlar, o kadar yani." kendimi savunmaya çalışırken daha da Ardaya sinmistim çünkü bahçedeki bakışları uzerimizde görmek beni geriyordu.

"He sarı he kaç bakalım nereye kadar kaçacaksın." ona aşşağıdan tip tip baktığımda gülerek susmayı tercih etmişti. Sus artık Arda. Zaten susmuş lan, sen bu oğlanın yanında iyice salaklaşmaya başladın Lina. Mantık Lina Mantık.

Okuldan çıktıktan sonra ben Ardanın motoruna, Derin de Alpin motoruna bindiğimizde kulübe doğru gidiyorduk. Arda ben olduğum için yavaş sürüyordu ama genede araba veya motora binince ablamın ve abimin öldüğü o arabayı hatırlayınca ister istemez geriliyordum ve bu nedenle Ardanın beline iyice sarılmıştım. Kırmızı ışıkta durduğumuzde Arda bana doğru dönerek "Yavrum yavaş sürüyorum, sorun ne?" diye sorduğunda belini çok sıktığımı fark ettim ve biraz gevşettim. "Sorun yok, daha sonra konuşsak? Gerginim şuan anlatamam." beni daha fazla zorlamayarak önüne döndü ve yeşil ışık yandığında sürmeye başladı.

Kulübe geldiğimizde Arda ile motordan indik ve arkamızdan gelen Derin ve Alp de motordan indiğinde önden Arda ile giderek kulübe girmiştik. "Bizim saha yanda ama bugün tadilatta. Bugün sizin antrenmanınızı izleyeceğiz." Kafamı sallayarak onu onayladığımda Derin yanıma geldi. "Hayatım ilk sen Hocanın yanına geç, ordan da soyunma odasına gel." onun dediğini onaylayarak beraber Derin ile bizimkilerin yanından ayrıldık ve ben hocanın odasına giderken Derin de soyunma odasına geçti.

Kapıyı tıklayarak içeri girdiğimde Serhat hocanın masasının önüne gelmiştim. "Hoşgeldin Lina. Bende seni bekliyordum, otur da konuşalım biraz." Tekli koltuğa karşısına oturduğumda tekrardan konuşmaya başladı. "Geldiğin yerdeki başarılarını bilmeyen yoktur kızım. Zaten transferinin de onaylanması bu yüzden hızlı bir şekilde gerçekleşti. Seninle açık konuşacağım. Orada zaten kaptanmışsın, kaptanlık yıllara değil, söze değil başarıya bakar. Bı kaç maçını izledim, buradakiler ile karşılaştırdığımda senin onlara göre daha iyi olduğunu fark ettim ve cekinmeyerek kaptanlığı sana vereceğimi onlara da bildirdim." Şaşkınlık içinde Serhat hocayı dinlerken şok olmuştum. Evet geldiğim yerde kaptandım, başarımında farkındaydım ama beni bu kadar ileriye atacağının farkında değildim. Daha fazla susmayarak konuşmaya başladım.

"Hocam siz nasıl uygun görürseniz o şekilde ilerlemekten çekinmeyeceğim.
Elimden gelenin en iyisini ortaya koyacağım ve bana olan güveninize de boşa çıkarmayacağımdan emin olabilirsiniz." Kafasını sallayarak beni onayladığında "Peki o zaman antrenman 20 dakika sonra başlayacak. Soyunma odasına geç hazırlan. Bugün takımı son kez eski kaptanımız toplayacak onlara da bilgilendirmeyi yaptıktan sonra sen sonraki antrenmanda takımı toplayacaksın.

Başımı sallayarak odadan çıktığımda hala şoktaydım ama bu şokumu üstümden atarak soyunma odasına girdiğimde neredeyse herkes buradaydı. İçlerinden birisini bana doğru döndüğünde "Selam ben Zehra, takımın kaptanıyım. Yani şuanlık. Takıma hoşgeldin." Bana samimi bir şekilde gülümsediğinde bende ona gülümsedim ve soyunma odasında hazırlanırken kızların hepsiyle tanıştım. Hepsi çok cana yakındı ve samimiydiler, bana bir sorun çıkmayacağını zaten kaptan benimle konuştuğunda en başında anlamıştım.

Hazırlığımı bitirip soyunma odasından çıktıktan sonra Derin ile sahaya doğru gidiyorduk. Sahaya girdiğimizde tribünde Ardanın da dediği gibi Fenerbahçe'nin alt yapısındaki futbolcuları görmüştüm ve hepsinin bakışları bana dönmüştü. Galiba kızlarla yakınlardı ve hepsini tanıyorlardı yeni olduğumu anlamışlardı muhtemelen.

Serhat hoca, yanında birisi ile konuşurken o kişinin bakışları bana dönmüştü ve ismimi seslendiğinde onlara doğru ilerlemeye başlarken kollarımdaki kollukları düzeltiyordum.

"Hoşgeldin kızım. Şu kerataların hocalarıyım, ismim Melih." Babacan bir tavırla gülümseyerek elini uzattığında bende samimi bir şekilde gülümseyerek elimi uzattım. "Hoşbulduk hocam. Lina bende." dediğimde ellerimi ayırdık ve arkadan bir ses geldiğinde oraya doğru döndüm Zehra takımdakileri toplarken bende son kez Melih hocaya gülümseyerek yanlarından ayrıldım ve diğer liberonun yanına geçerken yuvarlak oluşturduk.

Takım kaptanı Zehra'nın yönlendirmeleri ile antrenmana başladığımızda esneme hareketlerinden sonra çiftli ısınmaya geçerek karşıma Derini aldım ve karşılıklı olarak oynamaya başladık.
Ben tribünlere bakan taraftayken Derinin bastığı smaç ile yere uzandım ama kurtaramıştım. Seken top uzağa gittiği için Derin almaya giderken bir anlık tribünlere baktığımda, Ardanın beni izlediğini fark ettim.

Bana küçük bi tebessüm ettiğinde bende ona gülümserken gelen Derin ile bakışlarımı Ardadan çekerken tekrardan oynamaya başladık.

İki saat süren antrenmanın sonunda saat akşam 6 olduğunda Serhat hoca bizi yuvarlak haline getirdiğinde berbat şekilde yorulmuştum ve ayakta duracak halim olmadığı için kendimi yanımdaki Derine yaslamıştım.

"Hepiniz çok yoruldunuz kızlar farkındayım küçük bi bilgilendirmeden sonra hemen salacağım sizi sakin olun." gülerek konuştuğunda tribündekilerden de gülen sesler çıktığında Serhat hoca konuşmaya başladı.

"Kaptanlığı zaten yeni gelen transferimize vereceğimizi söylemiştim.
Sizinlede bunu konuşmuştum, Zehra ile de özel olarak konuşmuştum. Kaptanlığı resmi olarak Linaya vereceğim. Zehra sen de kızım." dediğinde Zehra gülümseyerek karşıma geçmişti.
Elindeki kaptanlık çizgi bandı alarak formama yapıştırmıştı. Gülerek ona sarıldığımda oda bana karşılık verdi.
Ondan geri çekildiğimde "Mükemmel bı sporcusun, başarılarının devamını dilerim." içindeki tüm samimiyetini dökerek konuştuğunda bende ona gülümseyerek karşılık verdiğimde tekrardan yerine geçti.

Serhat hoca antrenmanı sonlandırmıştı. Soyunma odasına giderek üstümü değiştirdim ve Derin ile kulüpten çıkarak bizimkilerin yanına gittik. Bizi fark ettiklerinde Arda elimdeki çantayı alarak yürümeye başladı ve bende yanında yürümeye başladığımda ikimizde susarak motora doğru ilerledik.

Derin ile Alp islerinin olduğunu soylerek yanımızdan ayrıldıklarinda bizde Arda ile motorunun önüne gelmistik ve kollarımı kaldıracak halim olmadığını anladığı için kaskımı o takmıştı. "İyi misin yavrum? Eve geçelim direk hadi bin de." dediğinde kafamı salladım ve ondan destek alarak motora bindiğimde oyalanmadan eve gitmiştik ve yol boyu hiç konuşmamıştık.

Evin önüne geldiğimizde Arda ile merdivenlerden çıkarak onun katına geldiğimizde elindeki çantalarımı alarak ona doğru kafamı kaldırdım. "Bugün için teşekkür ederim bıraktın, eve getirdin o kadar sağol. " halsiz bi şekilde konuştuğum da bana tip tip bakarak "Saçmalama sarı. Hadi çık eve halin yok konuşmaya bile." Bir anda bana sarıldı.
Bana sarıldı. Arda bana sarılmıştı. Karşılık verdiğimde saçlarımı okşadı ve geri çekildi. Ona son kez gülümseyerek arkamı döndüm ve merdivenlerden çıkmaya başladım. Şaşırmaya bile halim yoktu, bunu sonra düşünmeye bırakarak kapıyı açtım ve içeri girdim.

Teyzem evdeydi ve telefonla konuşuyordu. Sessizce yanına doğru adımladığımda konuşmasını dinlemeye başladım.

Selin Yalçın'dan

"Saçmalamayı kes Sinem. Sana Linayı vermeyeceğim o benim manevi kızım. O şerefsiz kocanın kocamı öldürdüğü yetmiyormuş gibi bir de bana çıkıpta o cehenneme tekrar Linayı vermemi isteyemezsin. Hakkın yok." Sinirle telefonu kız kardeşimin yüzüne kapattığımda küplere bindiğimi hissettim.

O şerefsiz kocasının kocamı yıllar önce sözde bir namus meselesi yüzünden, yanlış anlaşılma yüzünden öldürdüğü yetmiyormuş gibi üste çıkmaya çalışıyorlardı.

Elimde ne kanıt ne de görgü tanığı vardı. Her şeyi nasıl yaptılar bilmiyorum ama mesleklerini kullanarak her şeyi ört pas ettiler.

Mehmetimi benden almışlardı. İğrenç bı aile soy ağacımız vardı. Mehmet ve Kerem kardeşlerdi. Ben ve Selin de kardeştik.

İnsan kendi kardeşini nasıl öldürebilirdi? Aklım almıyordu. Yıllar olmuştu ve bunu üçümüz harici kimse bilmiyordu, birde mezarda ki kocam harici.

Linayı benden almalarına izin vermeyeceğim. Vermezdim. Veremezdim.

Arkamı döndüğümde kapının girişinde Linayı görmeyi beklemiyordum, onu gördüğümde ne hissettiklerini düşünmek içimde bir şeylerin koptuğunu hissettirmişti.

BÖLÜM SONU CANAVARI CAAANLAAARIMMMMM. BÖLÜMÜMÜZÜ EN MUKEMMELL YEERİNDE KEESSTİİİMM neyseki yazarınız en hızlı şekilde bölüm yazıyor😝😝

Bı kaç güne tekrardan atacağım bölümü goruussruuz

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

77okunma 21beğeni 8yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18