13. bölüm · Kaçışın Bedeli~Teoden

Beklemediğim biri

Rümeysa .

Ertesi sabah mutfağa indiğimde alışık olmadığım bir hareketlilik vardı

Mutfaktan tabak ve gülüşme sesleri geliyordu

Tereddütlü adımlarla içeriye girdim

İçeri girdiğimde Leyla’nın yanında uzun,siyah saçlı kız olduğunu gördüm

Leyla beni fark edince gülümsedi

L:Deniz gelsene

Yanındaki kızı göstererek konuştu

L:Bu Sıla çocukluk arkadaşımız

Tebessüm ederek hafifçe başını salladım

Kız bana dönüp hafifçe gülümsedi

S:Sen Deniz’sin değil mi

D:Evet Deniz ben memnun oldum

S:Ben de memnun oldum Leyla çok bahsetti senden

D:Öyle mi? Ne güzel

Masaya baktığımda kahvaltı için herşeyin hazırlanmış olduğunu gördüm

Peynirler,zeytinler,reçeller, yumurta gibi çok şey hazırdı

D:Ne zaman hazırladınız bunları

L:Sıla hazırladı diyebiliriz ben sadece yardım ettim

D:Bayağı güzel gözüküyor

Tam o sırada kapının önünden tanıdık ayak sesleri duydum

Başımı kaldırdığımda Teoman’ın mutfağa girdiğini gördüm

Her zaman ki gibi saçları dağınıktı

Uykulu gözlerini ovuşturarak içeri girdi

T:Günaydın

L:Gün-

S:Günaydın Teomancığım

Teoman’ın mutfağa girmesiyle Sıla’nın gözleri parladı

Sesi değişmişti daha samimi daha yumuşak konuşuyordu

Teoman’ın üzerine atıldı

Teoman daha ne olduğunu anlayamadan kız kollarını boynuna doladı

“Yılların özlemi tabi”

Teoman’da kollarını kızın beline sardı

S:Çok özlemişim seni ya nerelerdesin sen

Teoman kahkaha atıp cevap verdi

“Komik olan bir durum yok ki niye kahkaha atıyorsun? Salak”

T:Bende ya

Teoman ona kısa bir bakış attıktan sonra masaya geçti

T:Niye bu kadar erken kalktınız

Sıla hemen gülümsedi

S:Kahvaltı hazırlayayım dedim hepsini ellerimle yaptım

Teoman masaya baktı

T:Elinize sağlık

Ardından bakışlarını bana çevirdi

T:Günaydın

Hafifçe gülümsedim

D:Sana da

T:Kaşım hala acıyor biliyor musun

Alaycı bir şekilde sırıttı

D:İyi olmuş

T:Kırılıyorum ama

Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım ve kafamı diğer tarafa çevirdim

Sonra tekrar masaya baktım

D:Gerçekten güzel hazırlamışsın ellerine sağlık baya emek var

Sıla bana baktı

Bakışlarındaki ifade değişmişti

O tatlı dilli maskesi bir anda düşmüştü yerini hafif bir iğnelemeye bırakmıştı

S:Ya bence sen mutfakta pek bir şey hazırlamadığın için güzel gelmiştir canım ondandır yani

Derin bir nefes verdim

S:Pek bir şey yapmadım aslında

D:Her gün burada olduğundan? Hah sen nereden biliyorsun hazırlayıp hazırlamadığımı

L:Tamam Deniz lütfen

Sıla hemen Teoman’a döndü

S:Nasıl olmuş? Beğendin mi

Teoman kafasını yana doğru salladı

T:Güzel

Sıla’nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu

S:Beğenmene sevindim senin için özellikle yaptım her şeyi

“Herşeyi? Her şey hazır zaten zeytini kendi topladı sanki tepkilere bak ya”

Teoman başını sallayıp kahvaltısına devam etti

Bir süre sessizce yemek yedik

Sıla arada Teoman’a saçma sapan sorular soruyor Teoman’da kısa kısa cevaplar verip geçiştiriyordu

S:Teoman bak sevdiğin reçelden de var

Teoman başını kaldırdı

T:Çilek mi

S:Evet çilek reçeli

“Yemin ederim bir kere bile çilek reçeli yediğini görmedim”

“Sallıyor resmen ya”

Teoman derin bir nefes verdi

T:Unutmamışsın demek ki

Sıla hafifçe gülümsedi

Önümdeki tabağa bakmaya devam ettim

Bu konuşma canımı sıkıyordu

“Unutmamış mışmış çok zor çünkü akılda tutmak”

“Çok akılsız bu kız ben hazırlamıyormuşum? Ben”

Bir süre sonra Sıla tekrar konuştu

“Sus ya sus”

S:Dün maçını izlemeye yetişemedim ya

T:Çok bir şey kaçırmadın aslında normal bir maçtı

S:Ben olmayınca sana tezahürat yapan da olmamıştır

Teoman kısaca bana bakıp gülümsedi

S:Maçta kimler vardı? Tanıdık olarak

T:Hatırlamıyorum

S:Hiç mi

T:Hiç

S:Çocukken de öyleydin

L:Üf ne boş sohbetiniz var ya! Sıkıldım ben

Teoman gülmemek için zor duruyordu

S:Teoman bir daha ki maça ben de gelirim demi

T:Bilmem bakarız

Sıla’nın yüzünde ki gülümseme yavaşça soldu

“Üf içim sıkıldı bu ne ya”

Tabağımı kenara çektim

D:Ben doydum

Ayağa kalkıp sandalyeyi biraz hızlı şekilde ittim

L:Deniz çok az yedin

D:İştahım yok! Kalmadı

Tabağımı alıp musluğun olduğu tarafa geçerken Teoman’da aynı anda ayağa kalktı

T:Sen bırak tabakları ben yaparım

Teoman’ın yüzüne bakmadan soğuk bir sesle konuştum

D:Gerek yok ben yaparım

Teoman bir anda ellerini kaldırıp yavaşça çenemi tutup kafamı yukarı kaldırdı

Gözlerimi kaçırmaya çalışsam da Teoman’ın gözlerini bana dikmiş olmasıyla birlikte mecburi olarak ona baktım

T:Deniz!

D:Nee?

T:Sen bırak uğraşma

Elimdeki tabağı ona uzattım

D:Al o zaman çok meraklıysan sen yıka!

Teoman tabağı elimden aldı

T:Tamamdır

Tabakları alıp musluğun yanına bıraktı

Ben de arkamı dönüp salona doğru yürüdüm

Koltuğun bir köşesine oturdum

Ardından Sıla bana döndü

S:Deniz

D:Söyle!

S:Teoman’la hep böyle misin

D:Nasıl? Ne demek istiyorsun

S:Birbirinizin işlerine falan karışıyorsunuz

D:Peki sen hep böyle misin

S:Ne?

D:Yani diyorum ki seni ilgilendirmeyen konuları hep böyle merak eder misin? Böyle meraklı mısındır

Sıla gözlerini devirdi

S:Ben sadece sordum

D:Ben de sadece cevap verdim

S:Tamam ya ne bu gerginlik

D:Gergin değilim!

S:Öyle görünüyorsun

D:Sen de fazla ısrarcı görünüyorsun

S:Üf tamam ya

Sıla koltuğa biraz daha yaslandı

Leyla etrafı gözlemliyordu

L:Sıla da İstanbul’dan geldi

Sıla’ya döndüm

Bakışlarım istemsizce kızgın gözüküyordu

D:Burada mı kalacaksın

S:Bir süre

L:Kalmasını ben söyledim

“İyi halt yedin aferin”

D:Anladım

S:Arkadaşlarımı da çok özlemiştim

Teoman’da mutfaktan gelip yanıma oturdu

T:Özledin demek

S:Hem seni hem Leylayı

T:İyi

D:Çok mu iyi

T:Ne?

D:Bir şey yok!

S:Teoman’da hala aynı

D:Ne açıdan

S:Boşver ya

D:Merak ettim şimdi

T:Sen de herşeyi merak ediyorsun

“Ben? Her şeyi merak ediyorum”

“Ben seni gebertmez miyim Teoman bu laflarını sana yedirmez miyim? Gerizekalı”

“Gıcık herif!”

D:Ne dedin? Ha duyamadım

Teoman’a sinirli sinirli bakmaya devam ettim

Teoman’ın dudağının kenarı yavaşça kıvrıldı

T:Ben bir şey demedim

S:Teoman bugün birşeyler yapalım mı

Hızla ayağa kalktım

Merdiven basamaklarını ikişerli ikişerli çıkarak odama vardım

Kapıyı hızla çarptım

T:Ben biraz dinleneceğim

“Neden böyle hissediyorum ya istemiyorum is-te-mi-yo-rum”

Yatağın üstüne oturdum

“Çocukluk arkadaşı böyle arkadaş mı olur”

Dayanamayıp ayağa kalktım boy aynasının önüne geçip saçımı başımı düzeltmeye başladım

“Niye bu kadar sinirleniyorum ben bu kıza? Sana ne oluyor Deniz”

“Of sus ya sakinleş”

“Deli gibi görünüyorsun şuan”

Yatağın üstündeki yastığı alıp kapıya fırlattım

Tam o saniyede kapı zınk diye açıldı

Teoman

Fırlattığım yastık göğsüne çarptı ama hiç bozuntuya vermeden yakalayıp içeri adım attı

T:İyi misin sen? Ne oluyor o içerideki hallerin neydi

D:İyiyim! Gayet iyiyim

T:Sabahtan beri bir gerginlik bir sinir

D:Değilim diyorum!

Teoman biraz daha yaklaştı

T:Sakin! Sürekli kızıyorsun

Bir kaç adım daha atıp aramızda ki mesafeyi kapattı

Elini yavaşça çeneme az önce tuttuğu yere koyup yüzümü kaldırdı

Parmaklarını yanağımda gezdirdi

T:Oo kızarmış buralar! Kim kızdırdı seni bu kadar

Teoman’ın yakın teması aklımı başımdan alırken refleks olarak elini geri ittim

D:Çek elini

T:Kahvaltı aşağıda bozulmadan duruyor hâlâ açsın git de bir şeyler ye

D:İştahım yok dedim ya anlamıyor musun?

T:Tamam hazırlan o zaman gidiyoruz

D:Ben gelmem

T:Niye ya

D:Gelmem dedim

T:Sadece sen ve ben

Diyip göz kırptı

Kalbim daha da hızlı atmaya başladı

D:Sen o aşağıdakiyle bir şeyler yapmayacak mıydın?

T:Aşağıdaki?

D:Kız işte

T:Sıla mı?

D:Yok! Leyla ya başka kim olacak

T:Yok ya işim yok onunla, onunla bir yere falan da gitmeyeceğim

Kendimi tutamagıp hafifçe gülümsedim

D:Nereye gideceğiz

T:Hazırlanıyor musun? Yoksa ben mi giydireyim seni

D:Üf tamam çık be! Sapık tipli

Teoman kahkaha atarak odadan çıktı

Üzerimi değiştirmek için dolabı açtım

Şık bir şeyler arıyordum

“Yani güzel gözükmem gerek! Aman ne diyorum ben ya”

Bir yandan da kendi kendime söyleniyordum

Üzerime geçireceklerimi yatağın üzerine bıraktım

Tam o sırada aşağıdan Leyla’nın sesi geldi

L:Deniz yukarıda mısın?

D:Geliyorum!

Hızlıca hazırlandım

Aynaya son kez baktım

“Gayet normalim hiç bir şeyim yok”

“Kesinlikle yok”

Odadan çıktım

Merdivenlerden inerken Teoman kapının yanında bekliyordu

Telefonuyla uğraşıyordu

Beni görünce telefonunu cebine koydu

T:Sonunda

D:Ne sonundası?

T:Kaç dakikadır bekliyorum

D:Abartma istersen

Kapıya doğru yürüdü

Ben de arkasından gittim

Tam çıkacakken Sıla’nın sesi geldi

S:Teoman

Teoman durdu

T:Efendim?

S:Nereye gidiyorsunuz?

Teoman bir an bana baktı

Sonra tekrar Sıla’ya döndü

T:Bir işimiz var

S:İkinizin mi?

D:Evet ikimizin! Bir sorun mu var

Sıla birkaç saniye sustu

Sonra yüzünde küçük bir gülümseme oluştu

S:Tamam iyi eğlenceler

T:Hadi Deniz

D:Geliyorum

Kapıdan çıktık

Arkamızdan kapı kapandı

Bir süre hiçbirimiz konuşmadık

Sonra Teoman bana baktı

T:Niye sustun?

D:Susamaz mıyım?

T:Senin susmana pek alışık değilim

D:Bugün alış

Teoman güldü

T:Tamam

Yan yana yürümeye başladık

D:Nereye gidiyoruz hâlâ söylemedin

T:Simit almaya

D:Simit mi? Ne alaka

T:Kahvaltıda hiç bir şey yemedin ya onun için

Bir an sustum

“Fark etmiş! Yani benim için mi”

D:Ben aç değilim

T:Birazdan söylersin

D:Neyi?

T:Aç olmadığını

Teoman gülerek yürümeye devam etti

Ben de istemsizce gülümsedim

“Beni benden daha iyi tanıyor gibi davranıyor belki de öyle”

“Yaa”

Simitçinin önünde durduk

Teoman simitçiye döndü

T:İki tane simit alabilir miyim

Simitçi:Tabiki meyve suyuda vereyim mi

T:Yok abi

Teoman bana baktı

T:O meyve suyu sevmez iki ayran alalım

Bir an Teoman’a baktım

“Sevmez miyim? Yaa bunu nereden biliyor”

Simitçi iki simidi ve ayranı hazırlarken Teoman parasını çıkardı

Simitçi simitleri uzattı

T:Üstü kalsın! Kolay gelsin

Teoman simiti bana uzattı

D:Sen nereden biliyorsun benim meyve suyu sevmediğimi

T:İyi bir gözlemciyim demek ki

Teoman bana baktı

Simiti çok büyük kopardığım için yanaklarım dolmuştu

Hafifçe sırıttı

T:Hani iştahın yoktu

D:Sen aldığın için yiyorum ama güzelmiş

Teoman gülümsedi

T:İstersen bir yerde oturup güzelce kahvaltı edebiliriz

D:Gerek yok ya bence böyle iyi

Teoman bir anda yavaşladı

T:Bu arada

D:Efendim

T:Bir daha kahvaltıda aç kalma

D:Neden

T:Çünkü sonra seni dışarı çıkarıp yemek yedirmek zorunda kalıyorum

Kaşlarımı kaldırdım

D:Güya zorunda kaldın

T:Evet

D:Hiç zorunda gibi gözükmüyorsun

Teoman gülümseyerek bana baktı

T:Belki de değilimdir

Lütfen beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayalım
Beğeni ve yorumlara göre daha hızlı atıyorum bir sonraki bölümü