~İSTEKSİZ AŞK~ kitap kapağı

1. bölüm / 2

~İSTEKSİZ AŞK~

Çelik ve Taht

Vaveyla Yazarı: Mira Lavin

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: Çelik ve Taht

Şafak vakti, yine aynı işkence dolu ve acı veren rüyalarla uyanmıştım. Saraydaki hiç kimseyi uyandırmamaya özen göstererek lavaboya girdim. Etraf altın ve zümrüt yeşili işlemelerle kaplı, oldukça gösterişliydi. Küvete doğru ilerleyip yaz sıcağına inat soğuk suyu açtım. Üzerimdeki ağır kıyafetlerden kurtulup kendimi suyun huzuruna bıraktım. Yüzümü, nefesim tükenene kadar suyun en derininde tutmayı planlamıştım; zihnimdeki gürültüyü ancak bu şekilde susturabiliyordum.
Bugün benim için dönüm noktasıydı. İmparator olmam için gereken son görev verilecek ve artık dizginleri ben devralacaktım. Hedefim Güney İmparatorluğu’ydu; oradaki verimli topraklar ve stratejik altın madenleri gücümüze güç katacaktı. Herkes mutlak bir disiplin içinde yaşayacak, uymayanların sonu ise idam sehpasında bitecekti.
Nefesim kesilince sudan çıkıp derin soluklar aldım. Duş faslı bittiğine göre aile yemeğine katılma vaktim gelmişti. Raftan, lacivert renkli, parlak işlemeli ve oldukça abartılı bornozumu aldım. Bir bornoz neden bu kadar süslenirdi ki? Bu tarz ihtişamlı detayların kadınlara ayrılması gerekmez miydi? Bu saçma soruları zihnimin tozlu raflarına itip uşağımın hazırladığı beyaz gömleği ve bol kumaş pantolonu giydim. Şimdi aile salonuna inme ve o kutsal görevin ne olduğunu öğrenme vaktiydi.Masadaki gümüş şamdanların titrek ışığı, babamın yüzündeki derin çizgileri daha da belirginleştiriyordu. Bir parça eti iştahsızca ağzına attı ve çiğnerken gözlerini üzerimden ayırmadı. Odadaki sessizlik, yaklaşan fırtınanın habercisi gibiydi.
"Güney'deki madenler..." dedi babam, sesi mermer duvarda yankılanarak. "Oraya gitmeyi, o toprakları çiğnemeyi her şeyden çok istediğini biliyorum Alexander. Ama orduların başına geçmeden önce, halkın ve konseyin önünde tam bir adam olman gerekiyor."
Kaşlarımı çattım. "Orduları yönetmek için bir kadının onayına ihtiyacım yok. Disiplin ve kılıç, her kapıyı açar."
Babam elindeki kadehi sertçe masaya bıraktı. Şarap, kristal kadehin kenarlarından taşarak beyaz örtüye kan lekesi gibi yayıldı. "Yanılıyorsun. İmparatorluk yasası açık: Taç, sadece bir eşle kutsandığında başa geçer. Konsey, bekar bir imparatorun hırslarından korkuyor. Eğer o koltuğa oturmak ve Güney seferi için yetki almak istiyorsan, yanına bir süs eşyası bulmak zorundasın."
Yumruklarımı masanın altında sıktım. Evlilik... Benim için sadece bir zincirdi. Özgürlüğümün ve mutlak otoritemin önüne çekilmiş bir set.
"Bana bir eş değil, bir engel çıkarıyorsun," dedim sesimdeki öfkeyi gizlemeyerek.
"Sana bir anahtar sunuyorum," diye karşılık verdi babam, sesi şimdi daha alçak ve tekinsiz çıkıyordu. "Siyasi gücü olmayan, senin kararlarına karışmayacak, saray entrikalarından bihaber birini bul. Onu bir gölge gibi yanında taşı, ama mühür senin elinde kalsın. Bu senin son görevin Alexander. Bir eş bul ve imparatorluğunu al. Ya da o tahtı kuzenlerine bırakıp kışlanda yaşlan."
Yemeğimden tek bir lokma bile almadan ayağa kalktım. Sandalyenin zeminde çıkardığı gıcırtı, odadaki gerginliği zirveye taşıdı. Babama cevap vermeden salondan çıktım.
Koridorda hızlı adımlarla yürürken zihnim bir savaş alanı gibiydi. Bana itiraz etmeyecek, zekasıyla oyunlarımı bozmayacak, sadece varlığıyla yasayı susturacak bir kadın... Kim bu kadar zararsız olabilirdi?
Kütüphaneye giden merdivenlere yöneldim. Soylu ailelerin kayıtlarına, o ailelerin gözlerden ırak tuttuğu, zayıf ve kontrol edilebilir kusurları olan kızlarına bakmam gerekiyordu.Yemek salonundaki o ağır hava, babamın dudaklarından dökülen son kelimelerle iyice boğucu bir hâl almıştı. Gümüş çatalımı tabağın kenarına bıraktım; çıkan keskin çınlama sesi babamın otoriter bakışlarıyla çarpıştı.
"Bir eş," diye tekrar ettim, sesimdeki alaycı tınıyı gizlemeyerek. "Hangi dükün kızıyla yatağımı ve tahtımı paylaşmamı bekliyorsun? Hangi prenses ordularımın üzerinde söz hakkı isteyecek?"
Babam yavaşça arkasına yaslandı. Gözlerinde, krallığı yıllardır ayakta tutan o tekinsiz ışık vardı. "Yanılıyorsun Alexander. Bir dük kızı ya da bir prenses değil. Bu sefer güç dengelerini bozacak olan şey ihtişam değil, sefalet olacak. Bir köylü kızı bulacaksın."
Donup kaldım. "Bir köylü mü? Halkın en alt tabakasından birini mi imparatoriçe yapmamı istiyorsun? Sen aklını mı kaçırdın baba? Halk bunu duyduğunda saray duvarlarını yıkar. Soylular ise bu hakareti asla affetmez, meşruiyetimi sorgularlar!"
Babam elini havaya kaldırarak beni susturdu. "Halkın ne düşündüğü umurumda değil Alexander. Halk, tepesindeki gücün ona bir lütuf sunduğunu sanırsa uysallaşır. Soylulara gelince... Onları bu şekilde aşağılayarak senin karşında ne kadar aciz olduklarını kanıtlayacaksın. Ama asıl mesele bu değil. Soylu bir kadın, arkasında bir ordu ve bir aile getirir. Oysa bir köylü kızının arkasında hiçbir şey yoktur. Onu sen var edersin, sen yok edersin. O senin mutlak mülkün olur."
Masadan hızla ayağa kalktım, ellerimi mermer masaya sertçe dayadım. "Onu gizlice mi getireceğim? Bu saçmalığı nasıl meşrulaştıracaksın?"
"Kız gizlice saraya getirilecek," dedi babam sesi buz gibi bir kararlılıkla. "Onu eğiteceksin, bir kukla gibi iplerini eline alacaksın. Kimse onun kökenini bilmeyecek, ta ki sen taç giyene kadar. O andan sonra gerçek ortaya çıksa bile artık çok geç olacak."
Sessiz kaldım. Zihnimde şimşekler çakıyordu. Babamın bu hamlesi aslında benim için en büyük fırsattı. Köylü bir kız... Zihni eğitilmemiş, dünyadan habersiz, saray entrikalarını rüyasında bile göremeyecek bir zavallı.
Kendi kendime mırıldandım: "Zulüm..."
"Efendim?" dedi babam kaşlarını kaldırarak.
"Onu bulacağım," dedim, dudaklarımda kan donduran bir gülümseme belirdi. "Onu sarayın en karanlık odasına kapatacağım. Bir imparatoriçe gibi giyinecek ama bir köle gibi yaşayacak. Benim emirlerime uymayan halkın, disipline girmeyen askerin sonunun ne olacağını, o kızın üzerinden tüm dünyaya izleteceğim. Ona öyle bir hükmedeceğim ki, dışarıdaki herkes bir imparatorun gazabının ne demek olduğunu onun titreyen ellerinden anlayacak. Eğer o kız benim tahtıma giden bir basamaksa, üzerinde yürürken onu ezmekten çekinmeyeceğim."
Babamın gözlerinde onaylayan bir ifade belirdi. "O halde git ve o kurbanı bul Alexander. Ama dikkat et, halkın arasındaki o sefaletin içinden seçtiğin çiçek, sarayın zehrine dayanabilecek kadar güçlü olsun."
Salondan çıktım. Pelerinimin etekleri yerlerde sürünürken zihnimde tek bir sahne vardı: Hiç tanımadığım o kızı, dizlerimin dibinde, korkudan nefesi kesilmiş bir halde hayal ediyordum. Güney madenlerini alacaktım, imparator olacaktım ve bu süreçte o köylü kızını kendi karanlığımda boğacaktım.
Disiplin, itaat ve korku... Yeni imparatorluğun üç ana kuralı buydu ve ilk dersi o kız alacaktı.lexander, babasının yanından ayrıldıktan sonra o abartılı bornozunun eteklerini mermer zeminde hışırdatarak çalışma odasına yöneldi. Kapıdaki muhafızlar, genç varisin yüzündeki o katı ve karanlık ifadeyi görünce nefeslerini tuttular.
Çalışma odası, sarayın geri kalanına kıyasla daha soğuk ve kitap kokulu bir sığınaktı. Alexander, masasının üzerindeki ağır şamdanı ateşledi. Titrek alevler, raflardaki binlerce deri ciltli kitabın ve rulo halindeki haritaların üzerine gölgeler düşürdü. Masasına oturdu, parmaklarını masanın sert yüzeyinde gezdirdi. Önünde, imparatorluğun en ücra köylerinden gelen vergi kayıtları, nüfus defterleri ve "sorunlu" ailelerin listeleri duruyordu.Dosyaları sertçe karıştırmaya başladı. Zihni, bir avcı gibi en uygun kurbanı arıyordu. Kendi kendine fısıldadı:
"Sıradan bir köylü yetmez. Öyle biri olmalı ki, varlığıyla hem yasayı susturmalı hem de benim mutlak otoritemin altında ezilmeli. Zekasıyla bana meydan okuyamaz, güzelliğiyle beni büyüleyemez, geçmişiyle önüme engel çıkaramaz."
Bir kağıdı önüne çekti ve elindeki tüy kalemi mürekkebe daldırıp sertçe yazmaya başladı. Mürekkep, kağıdın üzerinde Alexander’ın hırsı gibi koyu ve keskindi:
Tamamen Kimsesiz Olmalı: Arkasında hak iddia edecek bir baba, intikam alacak bir kardeş bulunmamalı. Onu dünyadan koparıp aldığımda kimse eksikliğini hissetmemeli.
Zihni Bir Tabula Rasa (Boş Levha) Gibi Olmalı: Hiçbir fikri, hiçbir siyasi duruşu olmamalı. Ona neyi öğretirsem onu bilmeli, neyi emredersem onu yapmalı.
Korkuyu Hücrelerinde Hissetmeli: Sarayın ihtişamı onu büyülemek yerine felç etmeli. Öyle bir korkuyla bağlanmalı ki bana, gözlerimin içine bakmaya dahi cesaret edememeli.
Alexander arkasına yaslanıp yanan mumu izledi. Aklındaki plan netleşiyordu. Bu kızı saraya gizlice getirecek, onu bir "hayalet imparatoriçe" olarak yetiştirecekti. Halkın karşısına çıktığında herkes onun güzelliğine ve zarafetine hayran kalacak, ama Alexander kapalı kapılar ardında ona bir köle gibi hükmedecekti.
"Ona her gün bu sarayın bir cennet değil, onun için inşa edilmiş altın bir hapishane olduğunu hatırlatacağım," diye geçirdi içinden. "Güney seferinden döndüğümde, elimde sadece altın madenleri olmayacak; aynı zamanda ruhu tamamen bana teslim olmuş, iradesi kırılmış bir kadın olacak."
Tam o sırada, tozlu dosyaların arasında gözden kaçmış, mühürsüz bir rapor dikkatini çekti. Dük Valerius’un topraklarındaki bir köyden gelen, "sıradışı ve kusurlu" bir kızdan bahseden kısa bir not. Raporda kızın güzelliğinden ama "zihnindeki eksiklikten" bahsediliyordu.
Alexander'ın gözleri parladı. Aradığı şey tam olarak buydu: Eliza. "Güzel ama dilsiz bir zihin," diye mırıldandı. "Daha kusursuz bir kurban seçilemezdi."Artık kurnaz planımı uygulamak kaldı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

67okunma 31beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18