3 • Sırların Sesi

Vaveyla Yazarı: Yağmur Aydın

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: 3 • Sırların Sesi

“Düğmeleri aç.”
Cümleyi kurduğum anda Arel'in yüzündeki ifade değişti.
“Tamam, tamam. Sakin ol.”
Ellerim titriyordu. Parmaklarımı göğsümün üzerinde gezdirip nefes almaya çalıştım ama ciğerlerime hava girmiyormuş gibi hissediyordum.
Arel hemen ayağa kalktı.
“Lavin, bana bak.”
Başımı kaldırmaya çalıştım ama gözlerim kararıyordu.
“Bakamıyorum.”
“Tamam. O zaman bana bakmak zorunda değilsin. Sadece söylediklerimi dinle.”
Sesindeki sakinlik garip bir şekilde işe yarıyordu.
“Yavaşça nefes al.”
Denemeye çalıştım.
Olmadı.
“Bir daha.”
Bu kez biraz daha kolaydı.
“Şimdi ver.”
Nefesimi bıraktım.
Göğsüm hâlâ sıkışıyordu ama birkaç saniye önceki kadar kötü değildi.
Arel karşıma çömelmişti.
“Daha iyi misin?”
Başımı hafifçe salladım.
“Biraz.”
“Güzel.”
Bir süre hiçbirimiz konuşmadık.
Ben hâlâ ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.
Az önce Arel bana dört yıldır onu neden takip ettiğimi sormuştu.
Ve ben...
Neredeyse bayılacaktım.
İçses nihayet konuştu.
Harika Lavin.
“Şimdi sırası mı?”
Bence değil.
“Kesinlikle değil.”
İçses sustu.
Arel ise hâlâ bana bakıyordu.
“Şimdi konuşabilecek misin?”
“Sanırım.”
“Güzel.”
Ayağa kalktı ve sandalyesine geri oturdu.
Ben de doğruldum.
Fakat bu kez gözlerimi kaçırmadım.
Çünkü kaçmanın hiçbir anlamı yoktu.
Arel biliyordu.
Artık hiçbir şeyi saklayamazdım.
“Beni ne zamandır biliyorsun?”
Arel'in kaşları hafifçe çatıldı.
“Bu soruyu sen mi soruyorsun?”
“Evet.”
“Dört yıldır.”
Kalbim yeniden hızlandı.
“Dört yıl mı?”
“Evet.”
“Beni... dört yıldır mı biliyorsun?”
“Hayır.”
Bir an durdum.
“Ne?”
Arel telefonunu masanın üzerine bıraktı.
“Ben seni dört yıldır tanımıyorum.”
“Az önce dört yıl dedin.”
“Senin beni dört yıldır takip ettiğini biliyorum.”
O an içimdeki bütün düşünceler birbirine girdi.
“Nasıl?”
Arel cevap vermedi.
Telefonunun ekranını açtı.
Birkaç saniye ekranda bir şeyler aradı ve sonra telefonu bana doğru çevirdi.
Ekranda bir fotoğraf vardı.
Benim fotoğrafım.
Ama bu...
Benim hiç paylaşmadığım bir fotoğraftı.
“Bu ne?”
“Bunu sen paylaşmadın.”
“Hayır.”
“Biliyorum.”
Fotoğrafa biraz daha yaklaştım.
Arka planda odamın duvarı görünüyordu.
Fotoğrafın çekildiği zamanı hatırlıyordum.
Ama fotoğrafı kimin çektiğini bilmiyordum.
“Bunu nereden buldun?”
Arel telefonu geri aldı.
“İşte asıl mesele bu.”
İçses tekrar ortaya çıktı.
Lavin...
“Ne?”
Bence eve dönmeliyiz.
“Şu an bunu söylemenin hiçbir faydası yok.”
Haklısın.
“Teşekkürler.”
Arel bize bakıyordu.
“İçinden biriyle konuşuyor gibisin.”
Donakaldım.
“Ne?”
“Bir şey söylemedim.”
“Hayır, söyledin.”
Arel'in yüzünde kısa bir gülümseme oluştu.
“Şaka yaptım.”
“Komik değildi.”
“Bence biraz komikti.”
“Bence değildi.”
İlk defa yüzümde istemsiz bir gülümseme oluştu.
Sonra Arel'in ciddileştiğini gördüm.
“Lavin.”
“Efendim?”
“Ben seni buraya sadece beni takip ettiğin için çağırmadım.”
Gülümsemem kayboldu.
“Başka neden var?”
“Evet.”
“Ne?”
Arel telefonunu masanın üzerine bıraktı.
“Çünkü senin hakkında araştırma yaparken başka bir şeye rastladım.”
“Ne buldun?”
“Bir dosya.”
“Ne dosyası?”
Arel birkaç saniye sustu.
Sonra telefonundaki bir belgeyi açtı.
Ekranda tek bir isim vardı.
LAVİN SOLİS
Altında ise benim hakkımda onlarca bilgi sıralanmıştı.
Doğum tarihim.
Eski adreslerim.
Okuduğum okul.
Kullandığım hesaplar.
Hatta çocukken çekilmiş bir fotoğrafım bile vardı.
Nefesim yeniden kesilecek gibi oldu.
“Bunları sen mi topladın?”
“Hayır.”
“Kim topladı?”
Arel'in gözleri ekrandan ayrılıp bana döndü.
“Bilmiyorum.”
“Yani sen de bilmiyorsun?”
“Hayır.”
“Peki neden bana gösteriyorsun?”
“Çünkü dosyanın sonunda senin değil, benim adım vardı.”
Kaşlarımı çattım.
“Ne?”
Arel ekranı aşağı kaydırdı.
En altta tek bir cümle vardı.
HEDEF DEĞİŞTİ.
Altında ise:
AREL VESPERA.
Boğazım kurudu.
Bir süre hiçbir şey söyleyemedim.
Arel telefonu kapattı.
“Şimdi anlıyor musun neden seni çağırdığımı?”
Başımı yavaşça salladım.
“Hayır.”
Arel şaşkınlıkla baktı.
“Hayır mı?”
“Daha da çok soru işaretim var.”
Bu kez gerçekten güldü.
“Beklediğim cevap buydu.”
“Benimle dalga geçme.”
“Geçmiyorum.”
“Peki ne yapacağız?”
Arel birkaç saniye düşündü.
“Önce bir şeyi açıklığa kavuşturacağız.”
“Neyi?”
“Sen beni neden takip ediyordun?”
Yine aynı soru.
Ama bu kez kaçmak istemedim.
“Çünkü...”
Kelime ağzımdan çıkmadı.
Arel bekledi.
“Çünkü seni merak ediyordum.”
“Dört yıl boyunca?”
“Evet.”
“Ve hakkımda bu kadar şey öğrendin?”
Başımı eğdim.
“Evet.”
Arel derin bir nefes aldı.
“Lavin.”
“Efendim?”
“Beni takip etmeyi bırakmışsın.”
Başımı kaldırdım.
“Nasıl biliyorsun?”
“Çünkü hesabın kapandı.”
Donup kaldım.
“Sen hesabımı mı kontrol ettin?”
“Hayır.”
“Peki?”
“Bana haber geldi.”
“Kimden?”
Arel cevap vermedi.
Tam o sırada içerideki ışıklar bir kez titredi.
İkimiz de tavana baktık.
Bir kez.
İki kez.
Sonra tamamen söndü.
Karanlık.
Yine.
Kafedeki o geceyi hatırladım.
Aynı ses.
Aynı sessizlik.
Aynı karanlık.
Çıt.
Bu kez sesi daha yakından duydum.
Arel ayağa kalktı.
“Burada kal.”
“Ne oldu?”
“Bilmiyorum.”
Telefonunun ışığını açtı.
“Lavin.”
“Efendim?”
“Kapıya yaklaşma.”
Nedenini sormama fırsat kalmadan dışarıdan bir ses duyuldu.
Bir kapı kapanmıştı.
Sonra ayak sesleri.
Bir...
İki...
Üç...
Yaklaşıyordu.
Arel'in yüzündeki ifade tamamen değişti.
“Lavin.”
“Ne?”
“Sanırım bizi buraya kadar takip etmişler.”
İçses fısıldadı.
Lavin...
“Ne?”
Bence artık gerçekten eve dönmeliyiz.
Bu kez ona cevap vermedim.
Çünkü kapının kolu yavaşça aşağı doğru inmeye başlamıştı.

Kapı kolu yavaşça aşağı indi.
İçimde bir şey koptu sanki.
Arel telefonunun ışığını kapattı.
“Ses çıkarma.”
Başımı salladım.
Kapının önündeki ayak sesleri kesilmişti.
Sessizlik.
Öyle bir sessizlikti ki kendi kalp atışlarımı duyabiliyordum.
Sonra...
Tık.
Kapı açılmadı.
Sadece biri dışarıdan kapının kolunu bırakmıştı.
Arel birkaç saniye bekledi.
Ardından bana yaklaşıp fısıldadı:
“Arka tarafta bir çıkış var mı?”
“Bilmiyorum.”
“Kontrol edebilir misin?”
“Şu an mı?”
“Evet.”
“Karşımızda kim olduğunu bile bilmiyoruz.”
“Tam olarak bu yüzden.”
İçses araya girdi.
Bence Arel'in planları arasında "Lavin'i hayatta tutmak" kısmı biraz eksik.
“İçses, sus.”
Arel bana baktı.
“Ne?”
“Bir şey yok.”
“Tamam.”
Çantamı açtım.
Laptopumu çıkardım.
Arel şaşkınlıkla bana baktı.
“Gerçekten bilgisayarını mı açıyorsun?”
“Evet.”
“Şu anda?”
“Özellikle şu anda.”
Laptopu açtım.
Ekranın ışığı yüzümü aydınlattı.
Parmaklarım klavyenin üzerinde hızla hareket etmeye başladı.
“Binanın güvenlik sistemine bağlı bir ağ varsa haritasını çıkarabilirim.”
Arel kaşını kaldırdı.
“Burada güvenlik sistemi olduğunu nereden biliyorsun?”
“Bilmiyorum.”
“Az önce çok emin konuşuyordun.”
“Ben genelde bilmediğim şeyleri biliyormuş gibi söyleyerek stresle başa çıkıyorum.”
“İşe yarıyor mu?”
“Hayır.”
Ekrana baktım.
Bir ağ vardı.
Ama garipti.
“Bir dakika.”
“Ne oldu?”
“Burada biri var.”
“Kim?”
“Bilmiyorum.”
Ekrandaki bağlantılardan birini açtım.
Bir kamera görüntüsü karşıma çıktı.
Koridor.
Boştu.
Bir diğer kameraya geçtim.
Boş.
Sonra dış kapının kamerasını açtım.
Kimse yoktu.
Arel yanıma eğildi.
“Kimse yok.”
“Bekle.”
Görüntüyü birkaç saniye geriye sardım.
Bir gölge ekrandan geçti.
Durdurdum.
Geri sardım.
Tekrar oynattım.
Gölge bu kez daha net görünüyordu.
Kapüşonlu biri.
Yüzü görünmüyordu.
Arel'in sesi kısıldı.
“Bu kişi içeri girmiş.”
“Evet.”
“Ne zaman?”
“Yaklaşık üç dakika önce.”
Arel kapıya baktı.
“Yani şu anda binanın içinde.”
“Evet.”
İçses:
Harika.
“Hiç yardımcı olmuyorsun.”
Ben sana yardımcı olmuyorum, sen bana yardımcı olmuyorsun.
Tam cevap verecekken ekranda başka bir görüntü belirdi.
Bir dosya açılmıştı.
Ben açmamıştım.
Parmaklarım klavyenin üzerinde dondu.
“Arel...”
“Ne?”
“Bunu sen mi yaptın?”
“Hayır.”
Ekranda tek bir cümle vardı.
LAVİN SOLİS, DOSYAYI AÇTI.
Gözlerim büyüdü.
“Ben açmadım.”
“Biliyorum.”
“Peki nasıl-”
Cümlenin devamını getiremeden ikinci satır belirdi.
ARTIK SIRA SENDE.
Arel'in yüzündeki ifade değişti.
“Laptopu kapat.”
“Bir dakika.”
“Lavin, kapat.”
“Hayır.”
“Ne yapıyorsun?”
“Bunu kimin gönderdiğini bulmaya çalışıyorum.”
“Ya sistemine giriyorlarsa?”
“Zaten girdiler.”
“Bu hiç rahatlatıcı değil.”
“Benim için de değil.”
Parmaklarım hızla hareket etti.
Bağlantıyı takip ettim.
Bir sunucu.
Sonra başka bir sunucu.
Sonra...
Durdu.
“Ne oldu?”
“Bulamıyorum.”
“Nasıl yani?”
“İz bırakmamış.”
Arel birkaç saniye sustu.
Sonra:
“Senin bulamayacağın kadar iyi mi?”
Başımı ona çevirdim.
“Bana meydan mı okuyorsun?”
“Hayır.”
“Çünkü bu hiç iyi bir zamanlama değil.”
“Biliyorum.”
Tekrar ekrana döndüm.
Bir satır daha ortaya çıktı.
YANLIŞ KİŞİYİ ARIYORSUN.
Kaşlarımı çattım.
“Ne demek bu?”
Arel ekrana baktı.
“Belki de seni değil, beni hedef alıyorlar.”
“Dosyada senin adın vardı.”
“Evet.”
“Ve sen dört yıldır beni biliyordun.”
Arel sustu.
Bir anda kafamda bir şey yerine oturdu.
“Bir dakika.”
“Ne?”
“Sen beni dört yıldır takip etmiyorsan...”
Arel bana baktı.
“Ne?”
“Benim hakkımda nasıl dört yıllık bilgiye sahip olabiliyorsun?”
Arel cevap vermedi.
“Lavin...”
“Hayır.”
Ayağa kalktım.
“Bana şimdi cevap ver.”
Arel de ayağa kalktı.
“Burada konuşamayız.”
“Niye?”
“Çünkü yalnız değiliz.”
Tam o anda koridordan bir ses geldi.
Ayak sesleri.
Bu kez çok daha yakındı.
Arel bana döndü.
“Arka çıkış.”
“Ya orada da biri varsa?”
“Kontrol ederiz.”
Laptopumu kapattım ve çantama koydum.
Tam arka tarafa doğru ilerleyecekken kapının altından içeriye bir kâğıt sürüldü.
İkimiz de durduk.
Arel yavaşça eğilip kâğıdı aldı.
Üzerinde yalnızca bir cümle vardı.
LAVİN'E GÜVENME.
Arel kâğıda baktı.
Sonra bana.
Ben de ona.
“Ben...”
Cümleyi tamamlayamadım.
Çünkü Arel'in yüzünde ilk kez şüphe vardı. Bu benim tüm direncimi kırardı...
Ve o anda anladım.
Asıl sorun kapının arkasındaki kişi değildi.
Asıl sorun...
Arel'in artık bana güvenip güvenmediğiydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18