6. bölüm · IŞIĞINI BENDE BIRAKTIN

KALMAK

Havva Dmrc

Yağmur durduktan sonra 12 gün geçti.
Targan her akşam aynı sokağa gitti.
Azen de geldi.
Konuşmadan oturdular.
12 gün boyunca tek cümle kurmadılar.
Gerek yoktu.

13. gün Azen bir şey getirdi.
Küçük, mavi bir defter.
Eski değil.
Yeni.
Temiz.

Azen: Yazmak için değil.
Targan: Peki ne için?
Azen: Unutmamak için.

Defteri masaya bıraktı.
Masaları kaldırım oldu.
Aldı gitti.
Targan dokunmadı.

14. gün Targan geldiğinde defter oradaydı.
Islanmamıştı.
Biri alıp götürmüştü geceleri.
Sabah geri koymuştu.
İçinde tek satır vardı.
Azen’in yazısı değildi.
Targan’ınkiydi:

_“Bugün yağmur yok.”_

15. gün Azen geldiğinde altına yazdı:
_“Gerek de yok.”_

Böyle başladı.
Konuşmadan yazışmak.
Cümleler kısaydı.
Anlamları uzundu.

Targan atölyeyi kapattı.
Sabah 6’da geliyordu.
Akşam 8’de gidiyordu.
Defterle konuşuyordu.
Kimse sormadı neden.
Babası 3 gün önce öldü.
Cenazeye kimse gelmedi.
İyi oldu.

Azen gece vardiyasını bıraktı.
Gündüz çalışmaya başladı.
Daha az yoruluyordu.
Daha az unutuyordu.
Deftere yazdıkları artık yük değildi.
İzdi.

1 ay sonra defter doldu.
Son sayfada tek cümle vardı.
İkisi de yazmıştı.
Satır satır.

Targan: Kalalım mı burada?
Azen: Kalalım.

Kalktılar.
Defteri kapattılar.
Cebine koymadılar.
Kaldırımda bıraktılar.
Biri alırsa alırdı.
Okursa okurdu.
Artık önemli değildi.

O gece sokağa gitmediler.
Targan atölyenin önüne oturdu.
Azen eczanenin önünde durdu.
20 metre mesafe.
Aynı mesafe.
Ama bu sefer aralarında defter yoktu.

Lamba yandı.
Beyaz, sert, gölgesiz.
İkisi de gölgesini gördü.
İlk defa.

Targan: Gölgen varmış.
Azen: Senin de.
Targan: İyi.
Azen: İyi.

---

İkisi de gitmedi.
İkisi de kalmadı.
Sadece durdular.
Ve bu sefer durmak kaçmak değildi.