50. bölüm · İnatçı Aşk
İnatçı Aşk Bölüm 50
Kerem’in gözleri boşluğa dalmıştı.
Sanki sınıf bir anda silinmiş, sadece kendi zihni kalmıştı.
Kerem (fısıltı): “Hayır… ben onu bırakmadım…”
Güneş elini daha sıkı tuttu.
Güneş: “Kerem, bana bak.”
Kerem zorla Güneş’e döndü.
Güneş: “Ne görüyorsan tek başına taşımak zorunda değilsin.”
Sahte Kerem yavaşça yaklaştı.
Sahte Kerem: “Onu hatırlıyorsun artık.”
Gerçek Kerem başını tuttu.
Kerem: “Dur…”
Bir anda ışıklar tekrar titredi.
Sınıfın duvarı sanki açılır gibi oldu.
Ve görüntü yeniden başladı.
Bu kez netti.
Kerem, ablasının yanında duruyordu.
Ablası ağlıyordu.
Kerem’in Ablası: “Kerem, arabaya binme!”
Kerem geri çekildi.
Kerem: “Ben…”
Güneş gözlerini ekrandan ayıramıyordu.
Video devam etti.
Bir çarpışma sesi…
Işık…
Ve sessizlik.
Kerem dizlerinin üstüne çöktü.
Kerem: “Ben… onu bıraktım…”
Güneş hemen eğildi.
Güneş: “Hayır! Sen bırakmadın!”
Sahte Kerem gülümsedi.
Sahte Kerem: “Bunu sen seçtin.”
Arda bağırdı.
Arda: “Bu bir manipülasyon!”
Defne ağlamaklıydı.
Defne: “Kerem, seni kandırıyorlar!”
Ama Kerem duymuyordu.
Sanki her şey yeniden yaşıyordu.
Güneş Kerem’in yüzünü tuttu.
Güneş: “Beni dinle.”
Kerem’in gözleri doldu.
Kerem: “Eğer ben yaptıysam…”
Güneş sözünü kesti.
Güneş: “Sen onu sevdin.”
Sessizlik oldu.
Sahte Kerem yavaşça geri çekildi.
Sahte Kerem: “Gerçeği kabul ettiğinde…”
Duvar tamamen açıldı.
Işık göz aldı.
Bir ses duyuldu:
“Gerçek burada bitmiyor.”
Ve sonra…
Her şey karardı.
Bir süre sonra Güneş gözlerini açtı.
Boş bir koridorda tek başınaydı.
Güneş: “Kerem?”
Ses yankılandı.
Ama cevap yoktu.
Uzaktan bir kapı sesi geldi.
Ve yerde tek bir not vardı:
“Bir sonraki bölüm: Gerçek hafıza”
Güneş notu aldı.
Ve karanlığa doğru bir adım attı.
