7. bölüm · İmzalı kader

Bölüm 7

Cemre .

Nikâh salonu kalabalıktı.
Işıklar fazlaydı, gürültü kontrollüydü. Her şey planlıydı.
Güneş aynanın karşısında duruyordu.
Elbisesi sade ama pahalıydı. Omuzları açıktı, saçı topluydu.
Yüzünde heyecan yoktu.
Ablasının sesi arkasından geldi.
“Gülümsemen yeter.”
Güneş aynaya baktı.
Küçük bir tebessüm yaptı.
Yetmek zorundaydı.
Salonun diğer ucunda Ahlas vardı.
Siyah takım, net duruş.
Korumalar her yerdeydi.
Gözleri Güneş’i bulduğunda başka yere çevirmedi.
Ama yanına da gelmedi.
Nikâh memuru konuşmaya başladığında salon sessizleşti.
İsimler söylendi. Sorular soruldu.
“Güneş…”
Bir an durdu.
Sonra net bir sesle konuştu.
“Evet.”
Sıra Ahlas’a geldi.
Hiç duraksamadı.
“Evet.”
İmzalar atıldı.
Flaşlar patladı.
Ablasının alkışıyla kalabalık hareketlendi.
Magazin için kusursuz bir andı.
Ahlas, Güneş’e döndü.
Elini uzattı.
Güneş tereddüt etti.
Sonra elini verdi.
Bu bir sevgi değildi.
Ama artık resmiydi.
Kulaklarına eğildi Ahlas.
“Bitti.”
Güneş alçak sesle cevap verdi.
“Yeni başladı.”
Salondan birlikte çıktılar.
Korumalar etraflarını sardı.
Artık sadece sözleşme yoktu.
Bir soyadı vardı.
Ve herkes bunu konuşacaktı.