6. bölüm · İmzalı kader
Bölüm 6
Toplantı katı kalabalıktı.
İnsanlar ayakta konuşuyor, küçük gruplar oluşuyordu.
Güneş cam kenarındaydı.
Sessizdi ama gözleri her yerdeydi.
Ahlas birkaç adım ötedeydi.
Yanına yine o kız geldi.
Bu kez daha rahattı.
Mesafeyi kapattı, gülümsedi.
“Toplantıdan sonra birlikte çıkabilir miyiz?” dedi.
Ses tonu hafifti. Fazla samimiydi.
Ahlas cevap vermedi.
Tam konuşacakken Güneş yürüdü.
Sessizce.
Ama hızlı.
Ahlas’ın yanına geldi.
Hiç bakmadan, doğal bir hareketle elini Ahlas’ın koluna koydu.
Sonra biraz daha yaklaştı.
“Hazır mısın?” dedi.
Sesi sakindi.
Bu bir soru değildi.
Ahlas bir an durdu.
Sonra başını salladı.
“Evet.”
Güneş elini çekmedi.
Yanında durmaya devam etti.
Kız bakışlarını Güneş’in eline indirdi.
Sonra Güneş’in yüzüne.
“Rahatsız mı ettim?” dedi.
Güneş gülümsedi.
Kısa, soğuk.
“Hayır,” dedi.
“Zamanı doldu sadece.”
Ahlas başka bir şey söylemedi.
Birlikte yürümeye başladılar.
Koridorda sessizlik vardı.
Ayak sesleri yankılandı.
Asansöre bindiklerinde Güneş elini çekti.
Ama yüzü hâlâ sakindi.
“Bunu neden yaptın?” diye sordu Ahlas.
Güneş omuz silkti.
“Bakışlardan yoruldum.”
Ahlas bir şey demedi.
Sadece başını eğdi.
Asansör aşağı indi.
Kapı açıldı.
Güneş önden çıktı.
Ama bu kez Ahlas bir adım geride kalmadı.
İlk kez, aynı taraftaydılar.
