2. bölüm / 12
İmparatorun gölgesindeİkinci bölüm: davetsiz misafir.
Bölümler 12Şu an: İkinci bölüm: davetsiz misafir.
- 1 Bölüm 1 araştırma322 kelime
- 2 İkinci bölüm: davetsiz misafir.498 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Bölüm 3: ilk ders415 kelime
- 4 Bölüm 4: son hazırlık477 kelime
- 5 Bölüm 5 : Fener festivali456 kelime
- 6 Bölüm 6: Görev432 kelime
- 7 Bölüm 7: Fısıltılar536 kelime
- 8 Bölüm 8: olaylar ciddileşiyor643 kelime
- 9 Bölüm9:Entrika297 kelime
- 10 Bölüm 10: karşılama627 kelime
- 11 Bölüm 11: Kayıt 1847350 kelime
- 12 Bölüm 12: yakınlık1.189 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kalk artık, uykucusu, kızım...
Annemin seslerinden gına geldiği için aniden gözlerimi açtım. İlk fark ettiğim şey tavandı.
Beyaz değildi.
Ahşaptı.
Hınçla dogruldum ve karşımda... Bir dakika bir dakika. Bu olamaz. Bu imkansız.
" Han Rulan?!"
" Han Yuran, neden öyle bakıyorsun, ve ne zaman dan beridir teyzene Han Rulan demeye başladın? "
Aklım çıkacak gibiydi garip olan benim okuduğum kitaba ışınlanmam mı, eğitmen Han Rulan'ın teyzem olması mı yoksa benim şu kayıp kadın Han Yuran olmam mı?
" Bir dakika bir dakika, ben anladım. Ben sizinle kafayı bozdum. Bilinçaltım bana oyun oynuyor. Bu bir rüya değil mi? "
Rulan kafasını kaldırdı.
"Yuran sen iyi misin, ateşin falan mı var? "
" Tabi tabi imparator da kocam çıksın da tam olsun. " derken kasın eliyle agzımı kapattı.
" Ne diyorsun sen salak kız. Kafanın bedeninde kalmasını istiyorsan imparator hakkında bir daha öyle konuşma."
Anladım dercesine kafamı salladım. Kadın elini çekip tekrar konuşmaya başladı.
" Artık Saray'daki derslere sende katılacaksın. Belki ileride imparatorun cariyesi olabilirsin."
Cariyesi olmak istediğim de nereden çıktı? Neyse. Han Yuran bensem bu sefer adımı tarihe yazarım.
" Iıı evet teyze doğru. Eğitim salonu ne taraftaydı?"
Teyzem olcak kadın kafasını sinirle sallayıp yolu tarif ettikten sonra odadan çıkmıştı.
O çıktıktan sonra ilk işim aynaya bakmak olmuştu. Eveeet buğday tenim ölüm beyazı olmuş burnum küçülmüştü. Mavi gözlerim ise hala duruyordu.
" Han Yuran ne kadar da güzelmi- Çok güzelmişim."
Dolabın önüne gelip gelişi güzel bir Ruqun giyindim. Ruqun ü nereden bildiğimi sormayın çünkü sekiz yaşımdan beridir Çin imparatorluğunu okuyordum. Saçlarımı da taradıktan sonra odadan çıktım. Saray'da yürümeye başladım her yer o kadar güzel di ki hayran kalmamak elde değildi. Derken kafama doğru uçan taşla dünyam sarsıldı.
Arkamı dönüp kimin attıgına baktım. Üc silahşörler yani sarayın üc büyük muhafızı. Sun Hao pişkin pişkin sırıtıyordu.
" Öyle olmaz gülle atsaydın gerizekalı! " dedim
Bi saniye napıyorum ben. Ne bu cesaret.
" Her sabah ya biz sana atarız ya sen bize yurii. " Dedi Gu Wei.
Demek bunlarla iyi anlaşıyodum. Çok iyi.
" Şu imparator nerde acaba? " diye sordum.
" Napıcaksın?" Dedi Qin mo.
" Hiç, yine aptal kararlar verdi mi merak ediyorum. "
" Yuri sus! "
" Hayır. Hiç beni susturma Sun Hao. Hem bir adamın neden beş tane cariyesi olur? Doyumsuz herif. "
Arkamdan bir öksürük sesi geldi.
" Canım bi dakik-
Derken ses beni kendine doğru çevirdi. Çok yakışıklı, uzun boylu, uzun saçlı bir adamdı.
" Az önce söylediklerinin hepsini tekrar et!. "
" Edeyim de siz kimsiniz bayım? "
" O imparator " Dedi muhafızlardan biri. İmparator kelimesini duyduktan sonra devamına odaklanamamıştım.
"Afedersiniz majesteleri. "Deyip karşısında eğildim. Burada imparatora saygısızlık, vatana saygısızlıktı. Ve vatana saygısızlığın bedeli hep çok agır olurdu.
O sırada baş danışmanı Shen Wei imparatorun önüne gelip edildikten sonra konuşmaya başladı.
" Majesteleri, bu gün muhafızlardan beş tanesini daha kaybettik. Ögrendik lerine göre hepsi aynı yemeği yemiş. Büyük ihtimalle Zehirlenmiş ler. " Dedi.
Bunu duyunca imparator hiç tepki vermeden bana dönüp
" Sen gidebilirsin. "Dedi tekrar önünde eğilip eğitim salonuna doğru yola koyıldum
Bölüm etkileşimi
