7. bölüm · İmparatorun gölgesinde
Bölüm 7: Fısıltılar
Sabah uyandığımda dün gece yaşanılan sahneyi hatırlayıp tekrar utandım. Bu utancı üstümden atmak için biraz savunma çalışsam iyi olurdu. Zaten en sevdiğim sanatta oydu. Dolabın önüne gelip siyah bir binici kıyafeti giydim. En son yatağımın önünden kılıcımı alıp arka bahçeye dogru yola koyuldum.
Henüz sabahın erken saatleriydi. Hadımlar dün geceden kalan fenerleri topluyordu. Çocuklar ise kalan yiyecekleri yemekle meşguldü.
İlk başta bildigim temel hareketleri yapmakla başladım.
" Kılıcı biraz sıkı tutıyorsun. "
Arkadan gelen sese dönüm. Lı Jian bir kaç adım ötede durmuş, kollarını gögsünde birleştirmişti.
" Size sormadım. "
Gülümsedi.
" Ben de cevap vermeni beklemiyordum. "
Kılıcımı tekrar kaldırdım. "Öyleyse gidebilirsiniz. "
" Gitmek istemiyorum. "
" Ne kadar da talihsiz. "
Bu sefer haifçe güldü.
Sonra kendi kılıcını çıkardı.
" Bu güzel bayan benimle bir tur dövüşür mü? "
Kılcımı kaldırdım.
" Bana güzel bayan deyip sonra dövüşmeye mi çağırıyorsunuz? "
" Centilmenlik. "
" Aman ne centilmenlik. "
Kılıcı savurup haifçe eğildi.
" İlk hamle sizin. "
Bu hoşuma gitmişti.
Kılıcımı kavrayıp ileri atıldım. İlk hamlemi karşılandı. Kılıçların çarpışması avluda yankılandı.
Lı Jian'ın beklediğimden daha çevik olduğunu fark ettim.
Bir hamle daha yaptım. Geri çekildi. Tekrar saldırdım. Bu kez bileğimi hedef alan hareketini son anda fark edip yana çekildim.
" Fena değildi. "
" Övgünüz için teşekkür ederim. "
" Daha da iyi. "
Gülümsememi tutamadım.
Bir anda lı Jian' ın kılıcı elimdeki kılıcı çarptı. Ve beni bir adım geriye itti.
Tamam.
Bu adam sandığımdan daha iyi dövüşüyordu. Ama ben de kolay pes edecek değildim. Kılıcı soldan geldiğinde aşagı indim. Kendi kılıcımı onun koluna doğru çevirdim. Son anda ge çekildi.
İkimiz de aynı anda durduk.
Sonra o gülümsedi.
" Anlatılanlardan daha ilginçmişsin Han Yuran. "
" Hakkımda ne anlatılıyor ki? "
" Belki bir dahaki müsabakamızda ögrenirsin. "
Kılıcını tekrar kabzasına koyup göz kırptı. Tanrım neden bu sarayın erkekleri bu kadar egoistti. Arkasından yürüyüsünü izlerken düsündüm. Acaba hakkımda ne anlatılıyordu?
Odama doğru ilerlerken garip bir şey fark ettim. Her zaman kapalı olan kanadı acıktı. Ve Lı Xuan ve Shen Wei çok sesli bir şekilde tartışıyorlardı. İlk başta çekip gidecektim ancak kendi ismimi duyduğumda durdum.
" Han Yuran, efendim sanki o kızda bir ışık var gibi. "
" Işık var. Işık her zaman vardır. Fakat ona güvenmiyorum. "
Daha iyi duymak için iyice kapıya yapıştım. Bu sırada sağ bacağım anlam veremediğim bir şekilde kaşınıyordu.
" Neden majesteleri? "
" O geldiğinden beri sarayda garip şeyler oluyor ve inanılmaz derecede kurnaz bir zekası var. Güzelliginden söz etmiyorum bile. "
Aptal herif bir de benden mi şüpheleniyordu? Han Yuran hakkında pek bir şey bilmesem de kesinlikle saraya ihânet ettiği yoktu. Hem olsa bunu hissederdim.
Ama ya o yüzden adı tüm kayıtlardan silindiyse? Aklımdan çılgın teoriler geçiyordu.
" Aslında bir bakıma... "
Ayağımdaki kaşıntı artık dayanılacak gibi degildi. Kafamı aşşagı indirmemle küçük sıçanla göz göze gelmem bir oldu. Hızlıca bir tekme savur ulen kendi ayagıma dolaşıp düstüm . İstemeyerek fazla ses çıkartmış olacaktım ki kafamı kaldırdığımda iki çift ayakla bakıştım.
" Aaa majesteleri siz de mi buradaydınız? "
" Kapının önünde napıyordun? "
Hala aynı pozisyonda cevap verdim.
" Odama gidiyordum. Ama bir sıçanla karşılım. Sonra panikleyip düştüm.
Elini uzatıp kalkmama yardım etti.
" Bir dahakine daha dikkatli ol. Fare konusunda da endişelenme. Hizmetlileri yönlendiririm. "
