1. bölüm · İMKANSIZ AŞK
1. Bölüm
SANDY'DEN
-Bugün herzamanki gibi uyandım, elimi yüzümü yıkayıp hemen formamı giydim. Evet, düşündüğünüz gibi tabikide okul var...
Kahvaltımı yaptım, annemin yanağına bir öpücük kondurdum ve kız kardeşimin yanağından bir makas aldım. Ve sonrada lüks arabam olan servis geldi, servise bindim. Servise bindiğim gibi arka koltukta oturan Sam'i gördüm o bana bakıyor ben ona, utancımdan gözlerimi kaçırdım.Araba birden hareket etti. Boş koltukta yoktu ki otursam, aslında bir koltuk boştu, Sam'in yanındaki koltuk. Oraya oturmalıydım ama çekiniyordum, en iyisi ayakta durmaktı, kimse konuşmuyordu. Bazısı uyuyor, bazısı ise kulaklık müzik falan işte... Sam'i hiç anlamıyorum, çok zengin, isterse özel şoförlü bir limuzin bile ayarlayabilir kendine ama o bu servisle geliyor, ve zaten bizim okulun sahibi Samantha hanımın oğlu, aslında o bu şartlardayken mutlu olduğunu söylüyor ailesine, aslında bu durum beni daha çok mutlu ediyor, iyiki varsın Sam, aah neyse... ben öylece dışarıyı izlerken araba birden zıpladı, bende uçtum tabi, birden biri beni tuttu, o kişi Sam'di.
Sam
-İyimisin Sandy?
Ben
-İi iyiyim, teşekkür ederim.
Sam
-Ayakta kalma, benin yanım boş, otur lütfen.
Ben
-Ss sağol.
Ben Sam'in yanına oturduktan sonra hiç konuşmadık, zaten bir kaç dakika sonra okula geldik, ilk ben indim arkamdan Sam geldi.Sınıfa girdik, iyiki aynı sınıftayız, onu çok seviyorum. Neyse, birden sınıfa müdür geldi, ilk iki dersin boş olduğunu, fizik hocamizin bugün hasta olduğunu söyledi. Herkes bir ağızdan birşeyler söylüyordu, bazıları uyuyordu. Ve buna sıra arkadaşım Saide' de dahil ben gözlerimi Şamdan alamıyordum, sonra canım sıkıldı bende sınıfın ortasında bir duyuru yaptım.
- Arkadaşlar iki ders böyle geçmez hadi kalkın birşeyler yapalım,
Uyuyanlar uyandı ve herkes bana baktı.
Saide
İsim şehir oynayalım.
Ben
-Arkadaşlar ne dersiniz, olur mu?
Sınıf
-"Olur"
Herkes öğretmen masasının etrafında toplandı Sam baş köşedeydi. Saat Saaam, âdeta bir büyü gibisin ya ah neyse işte, Uyuyanlar bizden daha canlı oldu, e tabi işin içine oyun gelince hıh. Herkes s harfi ile birşeyler yazacaktı. Bitirenler masanın ortasına kağıtlarını koydular ve şu bu, o şu vesaire konuşmaya başladılar. Oyun eğlenceliydi. Zaman güzel geçiyordu, hiç birimiz
sıkılmıyorduk. Çok güzeldi...
Zaman su gibi akıp geçmişti. Zaten boş derslerden sonra beden vardı, bugün çok güzeldi. Herkes benen elbiselerini giydiler. Herkes birşeyler yapıyordu bende boş boş geziniyordum... Sam bana doğru geliyordu, ne yapacağımı bilmiyordum, en iyisi oradan uzaklaşmaktı... Ben oradan uzaklaştıktan sonra içim ferahlamıştı, çünkü Sam'in yanında dilim tutuluyordu ne yapacağımı bilmiyordum,oradan uzaklaştıktan sonra içime bir ferahlık geldi. Ve zaten sonrada zil çaldı, Öğlen arası oldu, Herkes yemekhaneye toplandı, sıraya girdiler, arkadaşlarım bazen sıraya girmek için yalakalik yaparlar bana, he bu arada benim lakabım Sunni, gerçi arkadaşlarımın bana verdiği daha çok lakap varda bunları boşverin... Sıra bana geldi yemeğimi aldım ve boş bir masaya oturdum, birden bire Sam yemeğiyle beraber yanıma oturdu.
Sam
- Afiyet olsun Sandy.
Ben
-Sss sanada.
Ben birdenbire hızlı bir şekilde şöyle söyledim.
- Şey benim işim vardı da şimdi hatırladım gitmem lazım.
Diyerek hemen fırladım, Ah ben ne yapıyordum böyle ya, ipin ucu bende zaten çekmesi lazım sadece, ooof oof oof... Okul bitti, Herkes sırayla servise binerken ben iki koltuklu bir koltuğun pencere tarafında oturuyordum, birden yanıma biri oturdu, kafamı çevirdiğinde yanımda Sam oturuyordu... ben utancımdan ne yapacağımı bilmiyordum, hemen kafamı çevirdim, ben onun yaninda hiç rahat davranamıyordum... Birkaç dakika sonra şoför uzun yoldan gideceğini, işçilerin kazı çalışması yaptığını söyledi. Ben birdenbire uykuya daldım ve gözlerim kapandı... Sonra kafam Sam'in omzuna düştü, ben ani bir korkuyla uyandım. Sam'a şöyle söyledim.
-K kusura bakma, uykuya dalmışım, aniden oldu.
Sam
- Önemli değil.
Uzun bir süre konuşmadık, araba tepeye çıkarken pencereden aşağıya bakıyordum, çok yüksekti, ben çok korktum, çünkü yükseklik korkum var. kalbimi tutup derin nefes almaya başladım, Sam birşeylerin ters gittiğini anladı, ve bana sordu.
- İyimisin Sandy, bir sorun yok değil mi?
Ben
- Y yok, ben sadece yüksekten biraz korkuyorum, arabada tepeye çıkınca, pencereden biraz yüksek görünüyor ondan.
Sam
- Merak etme! Ben şimdi seni rahatlatıcam.
Ben içimden(Sen zaten beni hep rahatlatıyorsun Saam)
Sam eliyle kafamı çevirdi, gözlerinin içine bakmamı ve derin bir nefes almamı istedi, ben onun dediklerini uygularken oda benim..."Ellerimi tuttu", benim yanaklarım kızarmaya başlarken, o sırada kalbim hızla atmaya başladı, ne yapacağımı bilmiyordum, çok sıtreslenmiştim, ve aniden ellerimi çektim, sonrada şöyle söyledim.
- Iı sağol rahatladım, teşekkür ederim...
Sam
- (normal ve soluk bir sesle) Birşey değil...
Sam'le bu aramızda geçenlerden bir kaç dakika sonra şoför benim evimin önünde durdu, bende Sam'in kalkmasıyla birlikte servisden indim, ve eve girdim...
***
Akşam olmuştu bile, hemen ders tekrarı yaptıktan sonra yatağıma girdim, Sam aklımdan bir türlü çıkmıyordu, bu çocuk adeta bir sihir gibiydi, Onu çok seviyorum...
