12. bölüm / 20
İlk MesaiAkşam Yemeği
Bölümler 20Şu an: Akşam Yemeği
- 1 Karakter Tanıtımı★95 kelime
- 2 İlk kavga815 kelime
- 3 Davetsiz Misafir335 kelime
- 4 Mor Yazma339 kelime
- 5 Karşılıksız Sevgi299 kelime
- 6 Bir Buket Lale359 kelime
- 7 Toplantı Odası772 kelime
- 8 Bir Koli Ruj837 kelime
- 9 Kaçamak Tatil301 kelime
- 10 Yükseklik korkusu638 kelime
- 11 Kazanan Kim?574 kelime
- 12 Akşam Yemeği662 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Kız isteme operasyonu525 kelime
- 14 İmam Nikahı517 kelime
- 15 Düğün dernek403 kelime
- 16 Balayı:Zamanın durduğu yer281 kelime
- 17 Eve Dönüş412 kelime
- 18 Minik adımlar,Büyük Telaşlar438 kelime
- 19 Cinsiyet Öğrenme🙃725 kelime
- 20 Sürprizli Doğum günü897 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
(Alaz'ın anlatımı ile.)
Gözlerimi açtığımda huzurla kalktım.Normalde huzur benlik bir bir kelime değildi fakat huzurum yanımdaydı.Belen kollarımda uyuyakalmıştı.Sanırım hastaydı.Sürekli gözleri doluyor ve bir durumdan pişmanmış gibi davranıyordu.Sinir bozucuydu.Uğruna kurşun yiyeceğim gözleri sürekli suluydu.Onu uyandırmamaya dikkat ederek kolumu çekecektim ki koluma sımsıkı sarıldı.Dudaklarını aralayıp bana baktı.Ulan bir evlenelim o dudaklarını kanatana kadar öpeceğim.Ya da boşverelim,kıyamam.
-Gitme.
Uyku sersemiyken ne dediğini bilmiyordu.Tekrar yanına uzandım.E sanırım o uyanana kadar bende uyanmayacaktım.Yatakta boş boş yatmaya başladım.Telefon bizim yattığımız odada değildi.Normalde hep yastığımın altında olurdu fakat telefondaki radyasyon Belen'e zarar vermesin diye farklı bir odaya koymuştum.Belen çok değerliydi,saçının bir teline zarar gelse -ki gelmeyecek.- dünyaları yakardım.Zaten hiç bir zaman espritüel bir adam olmamıştım,yapardım.Tahmini 1 saatin sonunda Belen uyandı.Bana hiç bakmadan direkt ayağa kalktı ve plates topunun üzerinde spor yapmaya başladı.Beni fark etmemişti.Topla değişik hareketler yapınca oksürdüm.Bir anda bana döndü.Ürkmüştü.
-Ödümü koparttın Alaz!
Omuz silktim.
-Bıraksam topla çiftleşiyordun,Sayemde namusun temiz kaldı.
Eline aldığı plates topunu bana fırlattı.Tam kalbimden vurmuştu.Her zamanki gibi.Kendimi yatağa bırakıp ölü taklidi yaptım.Uyku sersemi bir şekilde ağlayarak bana yaklaştı.Bu kız niye ağlıyordu?Tam başıma geldiği esnada bir anda kalkıp dudaklarımızın birbirine değmesine vesile oldum.
-Aaaa Kocam hortladı!
Belen beni ölü sanmıştı.Cidden bu kız ölmeme çok meraklıydı.
-Dahaca ölmedim, ölmeden önce yapmam gereken şeyler var güzelim.
Göz kırpıp yanağından bir makas aldım.Ne olduğunu anlamaya çalışarak bön bön bana bakıyordu.Kulağı duymayan birine bir şey anlatır gibi sesimi yükselttim.
-Belen, Güzelim,Yavrum diyorum ki seni hamile bırakmadan ölmeyeceğim!
Bir anda elini ağzına götürdü ve sertçe omzuma vurdu.
-Bari kısık sesle söyle öküz!
Omuz silktim.
-Niye ya,benim böyle pıtı pıtı dolaşan,annesiyle birlik olup kredi kartı borcumu siken 2.bir güzelim olmasın mı?
Belen'in kaşları havalandı.
-Olsun mu?
Kafamı salladım.
-Olsun tabii!
Belen yerinde zıplamaya başladı.
-Sen doğurcaksan olur.
Sırıttım.
-1.yi Sen doğru 2.yi Bakarız
Kaşlarını çattı.
-2 tane mi istiyorsun birde?!
Arsızca güldüm.Bir taneyle yetinemezdim.
-Bir tane ile yetineceğimi mi sandın?
Güldü ve kollarını boynuma doladı.
-Bir kız bir erkek olcaksa olur.
İki kız olmuyor muydu ya?
-Tamam,anlaştık.
Ne anlaştık?Sanki cinsiyetini ben seçicekmişim gibi birde onaylamıştım.Parmak uçlarında yükselip yanağıma bir öpücük kondurdu.
-Canım kocam benim.
Ellerim yavaşça beline kaydı.Hafif eğilip kokusunu içime çektim.
-Akşam hazırlan, yemeğe gidiyoruz.
Neşeyle yüzü parladı.
-Tamam
---
Zaman nasıl geçti bilmiyorum. Belen’in “Tamam” deyişinin ardından o saçma sapan plates topunu tekmeleyip banyoya yönelmesiyle ben de kalktım. O hazırlanana kadar mutfağa uğradım, ama mutfağın içinden geçen tayfunun adı kesinlikle Belen'di. Her şey dağılmış, dolap açık, yerde bir çorap bile vardı. Nasıl başardı bunu bilmiyorum. Ama aklım hâlâ az önce bana sarılırken çıkan lavanta kokusundaydı.
Hazırlandık. Daha doğrusu o hazırlandı, ben sabırla oturdum. Bir kadın hazırlanırken iki ihtimal vardır: Ya evrenin sırrını çözüp çıkarsın, ya da sabrın çiçek açar. Ben ikincisindendim.
Arabaya bindiğimizde Belen’in gözleri hâlâ parlıyordu.
-Hani nereye gidiyoruz?
Sırıttım.
-Sürpriz.
Kaşlarını kıstı.
-Sürpriz deyip markete götürürsen seni terk ederim.
-Denendi mi?
-Gerçekten Alaz?
Gülümsedim, elini tuttum. Bileği benim parmaklarımın arasında kayboldu.
Yarım saatlik bir yolculuğun ardından sahil kenarındaki o loş restoranın önünde durduk. Gözlerini kocaman açtı. Tanıyordu burayı. İlk buluştuğumuz yerdi. Ama bu sefer masa dışarda, denizin tam kenarındaydı. Mum ışığında dalgaların sesiyle karışan bir fon…
Oturduğumuzda bir süre sessiz kaldı. Sadece bakıyordu. Gözlerinde o sabahki hüzünden eser kalmamıştı. Yerine başka bir şey gelmişti. Güven. Özlem. Aşkın en usul hali.
-Her şey... çok güzel, Alaz.
-Birazını ben, çoğunu sen yaptın.
Kendine özgü o utangaç gülümsemeyle gözlerini kaçırdı. Garson menüleri getirdi ama o an menünün ne önemi vardı? Ben zaten doymuştum. Gözlerine bakınca...
Biraz sonra yemeğimiz geldi. O şarabını yudumlarken, ben onun yüzünü izliyordum. Hani bazı anlar vardır ya, içinden "işte bu" dersin. "Zaman dursa da olur." O andaydım.
-Sana bir şey soracağım.
Ciddileşti birden. Çatalı elinde durdu.
-Daha ne kadar benim olacaksın?
Masaya eğildim. Gözlerim gözlerine.
-Bir ömür boyunca. Yetmezse ikinciyi de zorlarım.
Gözlerinden bir damla yaş süzüldü. Yine. Ama bu sefer huzurla.
Ve o gece, deniz dalgalarıyla karışan kahkahalarıyla Belen, kalbimin en kıymetli köşesine yeniden adını yazdı.
_________________________________________
Sevgili İlk Mesai okurlarım,yeni kurguma bir göz atarsanız aşırı mutlu olurum.Uzun bir zaman konusunu beynimde oturtmaya sonra ise ilerleyişini ayarlamaya çalıştım.Beğenilenizi ve yorumlarınızı bekliyorum.
Kendinize cici bakım hoşçakalınnn.
Bölüm etkileşimi
