3. bölüm · İlk aşklar nefretle başlar
Çalar Saat
Güzel yeşil çimlerin arasındaki salıncağın üstünde sallanıyordum üstümde bembeyaz bir peri k8zı gibi elbise vardı güzel güneş ışıgı yüzüme ışıldıyordu tam o anda kapı çaldı 1 kez değil 2 kez değil 3 kez değil 4 kez Hemen uyandım tabii yanıma baktım Defne hala uyuyordu.
"Nasıl uyuyabiliyorsunuz ya" Saate baktığımda saatin sabah 6 olduğunu gördüm kim bu ya. Odadan çıktım ve kapıya doğru yürüdüm kapının önünde İnci vardı o da uyanmıştı herhalde kapıda biriyle konuşuyordu.
"Tamam ben çağırıyorum onu"
"Kim beni çağırıyor ki"
Kapının önüne geldiğimde Hakanı gördüm. Bu adam otizmli mi? Niye sabahın 6sında benim kapımın önüne geliyor
Pijamalarıma baktı ve güldü.
"Pijamaların ćok güzel görünüyor tarzın baya iyiymiş"
Pijamalarıma baktım nee bu pijama winxlimiymiş Rezil olduk baba ne diycez babaa
"Sanane benim pijamalarımdan ya hem sen niye geldin buraya?"
"Biraz daha güzel bir karşılama bekliyordum senden, Emniyete gidiyoruz"
"Nee sabahın 6'sında Emniyete, Sen deli misin?" Kesinlikle delirmiş ben saat 9 10 gibi giderdim işe bu ne diyor.
"Özel harekat polisisin ya sen saat 5 te kalkman gerekiyordu"
"Tamam geliyorum"
" İyi olur"
Bu adam gerçekten delirmiş olmalı, hem sen niye beni kaldırıyorsun ki, git kendin git niye beni kaldırıyorsun.
Odama gittim ve üstüme lacivert bir kazak altınada rahat siyah bir eşofman giydim. Kendime aynadan bakarken Defnenin sesi geldi arkadan
"Nereye gidiyorsun sen ya bu saatte daha hava aydınlanmamış"
"Cehennemin dibine gidiyorum tamam mı?"
Kapıyı sertçe kapattım ve kapıya doğru yürüdüm. Normalde hiç bir zaman bu kadar sinirlenmezdim ama sabah erken kalkmak bildiğin fobimdi.Ayakkabılarımı giydim ve kapıyı sertçe kapattım.
"Kulağım ağrıyor biraz daha yavaş kapıyı kapatırsan süper olur"
"Allah aşkına sus, Ses filan duymak istemiyorum."
"Tamam öyle olsun."
Bu sırada apartmandan çıkmıştık bir arabaya doğru yürüyorduk. Sanırım onun arabasıydı ama bu araba gerçekten çok pahalı fiyatını bilmiyordum ama bu araba kesinlikle BMW 7 serisinden G70 Black arabalarla aram iyidir. Arabayı çalıştırdı ve bindik yola koyulduk o sırada aklıma bir şey geldi.
"Dur durdur arabayı"
"Ne oldu"
"Arabamı unuttum dün kafenin önünde kalmıştı."
"Yolu yarıladık, geriye gitmem ben"
"Nasıl gitmezsin bal gibi gideceksin geri çek arabayı"
"Anlamıyor musun beni ana yoldayız ana yolda nasıl burdan geri dönebilirim ben?"
Arkamızdan korna çalıyordu. Arkadaki korna çalan arabaya bağırdım.
"Ya kardeşim geçicez bir sabret" Arkadaki arabaların neredeyse hepsi kornaya basmaya başladı. O an aklıma çok güzel bir fikir geldi Hakandanda intikam alıcam
"Ne sabredicem ya 3 4 dakikadır burada bekliyoruz. kardeşim sende sür arabayı"
Hakan tam gaza basacakken bağırdım.
"Sürme kardeşim sürme"
"Nasıl sürmeyebilirim ya adamlar bekliyor geçte kaldık neredeyse"
"Ne sürmemesi ya geç kalıcam sevgilimle buluşmaya" arkadaki adamdan geldi ses.
Yine pencereden bağırdım.
"Sevgilinle de biraz geç buluş ne olacak sanki" bu seferde hakandan ses yükseldi.
"Şaka mı yapıyorsun sen?" Korna sesi daha fazla yükselmeye başlamıştı.
"Ya yeter siz de bir basmayın şu kornalara"
"Yeter ya kızımı okula götürüyorum geç kalıcak okula"
Tam o sırada Hakan sertçe gaza bastı.
"Ya sen benim başıma belamısın?"
"Sen istedin bunu"
"Tamam öyle olsun" ondan sonra hiç konuşmadık ama emniyete varmıştık. Arabadan indik ve emniyete girdik ben arkadaşlarımın yanına o ise gişeye sanırım komiser olduğunu söyleyecekti. Erkan cevap verdi.
"Ee yeni sevgili de yapmışsın demek" sonra Eslem yanıt verdi.
"Yakışıklı bir adam da vallahi"
"Ne boş konuşuyorsunuz ya ne sevgilisi"
"Neden sevgili değil misiniz?"
"Tabikide değiliz" bir anda erkanın sesi yükseldi
"Dur bir şey hatırladım" bunu söyleyen erkandı
"Bu adam hastanedeki adam dün hastanedeki adam hatta yan yanaydınız Kaanda beni bu adamla aldattı demişti sende inkar etmemiştin" Bunu unutmuştum Allah kahretmesin şimdi ne diyeceğim.
Yanımıza hemen çevik kuvvetten dedikoducu Hüseyin geldi evet erkek bir dedikodu magazini.
"Çocuklar çocuklar size en acilinden bir şey söylemem gerekiyor"
"Ne hemen söyle" Esilada az değildi ha
"Bu Yeni komiser Emniyete gelirken Elayla beraber gelen o adammış gördünüz mü onu?"
İkisininde gözü faltaşı gibi açıldı
"Vallahi öyle bir de ben o sırada kameralara öyle bakıyordum aynı arabayla gelmişsiniz ela ?"
Huh bu şakamı ya tüm şeyler benim yalan söylediğimi kanıtlıyor ama ben yalan söylemiyorum ki doğruyu söylüyorum.
"Ela sen komutanla mı sevgilisin yoksa"
Hayır olamaz başım ağrıyor tansiyonum tansiyon gitti gitti gitti tutun beni.
"Ne tabikide hayır şakamı yapıyorsunuz siz aynı arabayla gelmiş olmamız ya da işte dün beraber yan yana durmamız bunları kanıtlamıyorki"
"Kızım anlamıyormusun sana diyorum ki kaan dediki ela beni o adamla aldattı sende inkar etmedin"
"E çünkü Ondan şikayetći olsun istemedim"
"Neden istemedin?" Ya sabır ya selamet salavat getiricem yaa
"Çünkü o benim komşum anladınız komşu olaylar çok karmaşık hepsini anlatamıyorum"
"Hhh öyle desene baştan"
Yanlarından ayrıldım gerçekten birazdan tansiyonum çıkabilirdi ya herhangi bir baskın ya da olay varmı diye telefona baktım ama yoktu
İnci ..........
Sabah kalkıp saate baktım saat 7.30 du. Bir telefon sessiyle uyandım kalktığımda Derin beyaz çarşafına sarılmış yatıyordu. Yatağımdan kalktım ve oturma odasına gittim kimse daha uyanmamıştı sanırım telefonu açtım. Arayan ofisten Yusuftu.
"Alo yusuf"
"İnci sana Bir şey söylemem gerekiyor"
"Söyle tabi oyun için yeni bir fikir mi buldun yoksa"
"Yok oyunla tam olarak ilgisi yok"
"Tamam ne o zaman"
"Ben İstanbul'dan gidiyorum annemin yanına Ankara'ya taşınacağım" Bu nasıl olurdu annesinin durumu mu kötüleşmuşti acaba ama oyun için çok kararlıydı sadece ikimiz uğraşıyorduk bunun için
"Nedenini sorabilirmiyim"
" Şey ben artık İstanbul'da geçinemiyorum tüm ne varsa oyuna yatırdım ben hem daha yarısındayız yazılımın bir yarısını daha verecek ne param var nede yaşayacak bir ev en doğrusu Ankaraya gitmek"
Üzülmüştüm doğrusu iyi anlaşıyorduk yusufla
"Tabi sende doğru söylüyorsun İstanbul'da geçinmek biraz zor"
"Birazdan otobüse bineceğim veda etmek istedim öylece kaçıp gitmek istemedim üzülürsün diye"
"Teşekkür ederim numaranı silmeyeceğim sende benimkini silme olur mu sana bazen ihtiyacım olabilir çünkü"
"Tamam silmem görüşmek üzere"
"Sanada" Telefonu kapattı yani biz neredeyse 3 yıldır birlikte çalışıyorduk biraz üzücü oldu doğrusu. Derin gelmişti odaya "ne oldu üzgün görünüyorsun."
"Yusuf kirayı ödeyememiş zaten parasıda yokmuş o yüzden Ankara'ya annesinin yanına gitmiş"
"Yazık oldu iyi çocuktu aslında, bu ela nerede ya ben saat 8'e alarm kuracam demişti"
"Bilmiyorum ki"
"O kızı gerçekten bu sefer öldüreceğim"
"Fazla tepki vermiyor musun"
Derin Ela ve Defnenin odasına doğru yürüdü Defne yine uyuyordu ama Ela yatakta yoktu.
"Bu kız nereye kayboldu böyle ya" ondan sonra kafama dank etti dün bir adam gelmişti evet evet elayı sormuştu
"Biliyorum ben aslında"
"Nerede?"
Defne uyanmıştı
"Ya bir kesin sesinizi uyuyamıyorum sizin yüzünüzden"
"Kalk kalk sende kalk sen Elanın oda arkadaşısın ela bir şey yaptı mı"
"Ya şey Derin ben kalktım Ela aynadan böyle kendine bakıyordu nereye gidiyorsun bu saatte dedim.Bana kızdı kalktı gitti deli mıdır nedir bir uyutmadınız siz de" kafasını yastığa gömdü hemen.
"Niye sinirlensin ki durduk yere inci sen söyle"
"Böyle sabah altı gibiydi zil çaldı gittim kapıyı açtım bir tane irili yapılı bir adam dedi ki Ben ela için geldim onu çağıra bilir misin tamam dedim fazla önemsemedim polistir dedim Elayı çağırdım sonra ben gittim yattım bu kadar"
Derin elini alnına attı "ay kalp krizi geçiricem bu ela erkeklerle bir şeyler yapmasın"
"Abartma hem ela öyle birisi değil biliyorsun"
"Biliyorum ama ne biliyim aklımdan herşey geçiyor" telefonunu çıkardı cebinden derin elayı aradı. Ela açtı.
"Alo ne var Deroş" Sesi yorgun ve uykulu geliyordu
"Kızım neredesin sabahtandır seni arıyoruz beni çileden çıkartma bir tane adam gelmiş onunla gitmişsin sen ne haltlar karıştırdın ben dün anladım bir şeyler yapıyordunda sen ben kendimi tuttum"
"Bir susarmısın lütfen deroşum çok pis başım ağrıyor tansiyonum var seni dinleyemiyorum"
"Kız ne oldu endişelendirme bizi"
"Gerizekalı varya o gerizekalı anlamıyorum ki nasıl komiser olmuş bu sabahtandır bana 1 koltuk 1 sandalye 1 büyük masa taşıttırdı. sonra kırtasiyeye gidecekmişim 10 tükenmez kalem 10 dosya 5 kurşun kalem 2 silgi birde fotokobi çıkartacakmışım bana 5 dakikalık dinlenme süresi verdi ya ben polismiyim köle miyim anlamadım ki?"
"Ne diyorsun anlamadım ama şey neredesin onu söyle sen"
"Emniyette"
"Tamam görüşürüz"
Arkadaşlar burada bitirmek zorundayım biliyom yarıda kaldı ama öbürlerinden uzun oldu bu kadarda oldu bayyss
