4. bölüm · İki kalp tek sır

4. Bölüm

Tuğba Okurr

Sabah gözlerimi bambaşka bir yere açtım. Yabancı bir oda,yabancı ev ve yabancı bir şehir. Herşey çok farklı geliyordu oradaki düzenimi alıştığım için olmalı.

Bursa'ya dün gece vardım. Pelin ise ben gelene kadar uyumamış beni beklemişti. Dün ayaküstü konuşmuş sonrada çok yorgun olduğum için beni dinlenmem için odama getirmişti ondan sonrada zaten yorgun olduğun için hemen uyumuşum.

Yataktan indim ve gözlerimi ovuşturarak lavaboya ilerledim. Girip kapıyı kapattım, önce dişlerimi fırçalayın sonra yüzümü yıkadım aynada saçlarımda tarafından sonra lavabodan çıktım.

Bugün iş bakmaya gidecektim Pelin her ne kadar gerek olmadığını söylesede ben tabiki kabul etmedim bir yıl burda kalacaktım öyle boş boş oturmak olmazdı. Ayrıca bir şirkette falan çalışmayı düşünmüyorum belki bir kafe, restoranda çalışabilirim. Bavulumu açtım ve getirdiğim kıyafetlere baktım neredeyse çoğu kıyafetlerimi getirmiştim.

Hızla üstüme kahverengi bol pantolon ve yeşil kazak geçirdim saçlarım zaten düzgün olduğu için onlara dokunmadım boynuma yıldızlı bir kolyede geçirdiğimde hazırdım. Son olarak makyaj masasına oturdum ve günlük makyajımı yaparak odadan çıktım.

Aşağıdan çok güzel kokular geliyordu. Hemen mutfağa girdim ve gördüğüm yemekle gözlerim parıldadı, Pelin menemen yapmış. Menemene bayılırdım.
Pelin henüz geldiğimi görmemişti " günaydın,menemenmi yaptın" dedim neşeli çıkan sesimle gözlerini bana çevirdi ve o da " günaydın, evet sen seviyorsun diye yaptı hem belki bebişinde canı çekmiştir" dedi gözleriyle karnımı işaret ederek.

Gözlerim karnıma indi ve ellerim karnımı sardı. Henüz belli olmuyordu ama ben hissediyordum ben dalmış bir şekilde karnıma bakarken Pelin seslendi " bakarsın bebekte senin gibi menemenci olur" dedi. Bu dediğine gülümsedim.

"Hadi bakalım kahvaltıya" dedi ve masaya geçtik. Bir süre sonra Pelin doymuştu ama ben hala yemeye devam ediyordum ben yerken konuştu " Defne hala çalışmak istediğinden eminmisşn ?" Diye sordu. Bıkkın bir şekilde cevap verdim " Evet Pelin kaç kere dedim bir yıl burda kalacaktım ve boş bir şekilde oturamam ki hem merak etme ağır bir işte çalışmayacağım, sen içini rahat tut" dedim.

Memnun olmayan bir ifadeyle başını salladı ve masadan kalktı. Bende nihayet doymuştum birlikte masayı toplayıp evden çıktık. O arabasına binerken bana el salladı ve gitti. Bende yürümenin daha iyi olacağını düşünerek iş aramaya başladım.

******

Uzun arayışlar sonucunda bir iş bulmuştum bir kafede garson olarak çalışacaktım cok iyi bir hazancım yoktu ama Peline yardım amaçlı iyi bir işti .

Anahtarla evin kapısını açtığımda Pelinin çoktan gelmiş olduğunu gördüm. İçeriye girdim ve kapıyı arkamdan kapattım. " Erken gelmişsin" dedim. Kafasını kaldırdı ve cevap verdi " evet, gelsene mutfakta konuşalım" dedi. Bende kafamı sallayıp yorgun adımlarla mutfağa gittim ve kendimi sandalyeye attım, Pelin bu halime gülüp alaylı bir şekilde konuşu " hayırdır çok yorulmuşum galiba" dedi.

Tabi söylemesi kolay bulana kadar canım çıktı diye geçirdim içimden.

"Evet ya çok yoruldum" derin bir nefes aldıktan sonra devam ettim " bir kafede çalışıcam, yarın başlıyorum sabah dokuzda akşam altıya kadar maaşına iyi yani çok düşük değil" dedim. O akşam yemeği hazırlarken ben hala anlatmaya devam ediyordum " patrondan iyi birine benziyor artık ilerde bilemem" dedim.

Hala yemeklerle ilgilenirken konuştu " benim iş çıkış saatime denk geliyor alırım ben seni" dedi. Pelinde moda tasarım şirketinde çalışıyordu ve memnun du iş çıkış saatine denk gelmesi de benim için iyi oldu. Akşam yemeği hazır olduğunda masaya geçip Pelinin patronuna sövmesi ve bolca kahkahalarla akşam yemeğimizi yedik.

Pelinle harika bir yıl geçireceğime emindim. İyiki vardı.