2. bölüm / 3
İKİ HAYAT ARASINDAsancılı uyanış
Bölümler 3Şu an: sancılı uyanış
- 1 BİRİNCİ BÖLÜM: GRİDEN KIZILA255 kelime
- 2 sancılı uyanış241 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Aynı yer aynı zaman268 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Göz kapaklarımın arkasında, distopik bir İstanbul’un dumanlı kalıntıları arasında dolaşıyordum. Orada özgürdüm, orada güçlüydüm. Ancak gerçeklik, her zaman olduğu gibi en savunmasız anımda, bir balyoz gibi indi zihnime.
Cebimdeki o ağırlık... Sadece fiziksel bir nesne değil, sanki tüm geçmişimin ve hayal kırıklıklarımın somutlaşmış haliydi. Kumaşın üzerinden tenime sızan o soğuk baskı, beni rüyanın huzurlu karanlığından çekip alıyordu. Kalbim, göğüs kafesimi zorlayan düzensiz bir tempoyla çarpmaya başladı. O ağırlığı ne zaman hissetsem, kaçacak yerimin kalmadığını anlıyordum.
"Kalk!"
Ses, odanın rutubetli duvarlarında yankılanan bir emir değil, bir nefretti. Babamın sesi. Annemden kalan hırsını, sanki genlerimizde onun imzası varmış gibi bizden çıkaran o adam başucumdaydı.
Gözlerimi araladığımda karşılaştığım ilk şey, babamın o donuk ve suçlayıcı bakışları oldu. Bize bakarken kendi çocuklarını değil, onu yarı yolda bırakan o kadının gölgesini görüyordu. Biz onun için sevilecek evlatlar değil, terk edilmişliğinin ayaklı kanıtlarıydık.
"Yine mi o hayallerdesin?" dedi sesi iğneleyici bir tınıyla. "Dünya dönüyor Alaz, ve sen hala yerdesin. Tıpkı o... Tıpkı onun gibi, sadece yük oluyorsun."
Doğruldum. Cebimdeki ağırlık, babamın sözleriyle daha da ağırlaştı. Sanki yerçekimi sadece benim için iki katına çıkmıştı. Omuzlarım çöktü, boğazımdaki o düğüm daha da sıkılaştı. Babamın sevgisizliği bir tercih değil, bir cezaydı; suçunu bilmediğimiz bir hayatın diyeti.
O odadan çıkarken arkasında bıraktığı sessizlik, en ağır hakaretten daha deliciydi. Odada kalan tek şey; soğuk bir gerçeklik, üzerime çöken o tarifsiz ağırlık ve bitmek bilmeyen o yabancılaşma hissiydi.
Gerçek dünyaya hoş gelmiştim. Hiç gitmek istemediğim, ama her sabah uyanmak zorunda kaldığım o evdeydim.
Bölüm etkileşimi
