6. bölüm · İKİ DÜNYA ARASINDA

6. Bölüm fobi

Ece Iste

Ece: ıyyy hayır beren saçmalama lütfen

Ece: yılanları öpüp sevmek nedir ya

Beren: öyle ama

Ece: değil

Diyip gruptan çıkmıştım tam kendi grubuma bakacaktım ki kuzenim bana seslendiğini duydum müzik açık olduğu için bağırarak konuşuyorduk "su abla yılanları da görmeye gideriz demi en merak ettiğim yer orası çünkü!" "aslaa nina saçmalama istersen beni hiç bir güç oraya sokamaz ben siz gidersiniz siz!" dedim nina garip ve duygusal bir bakış atmaya çalıştı ama hiç beceremedi bu kız duygusal bakış atma dersleri kesin almalıydı "HAYIR!" dedim bu sefer ki ses tonum gayet ciddi ve netti normal de hiç bir şeye hayır diyemeyen her şeye evet diyen bir kızdım ama konu sevmediğim bir şeyi yapmak olunca benim ağzımdan sadece hayır kelimesini duyardınız.

"ama ben Türkiye'deki hayvanat bahçelerini hiç görmedim ki özbekistan'dakileri biliyorum ben sadece!" nina'ya baktım normal de hayır diyip dururdum, evet ama karşımdaki bir çocuktu ve ben çocukları kıramazdım of'ladım ve "bakarız!" lafı çıkmıştı ağzımdan kafamı geri cama yasladım yaslar yaslamaz sonunda park yeri bulmuştuk annem gil "işte geldik çocuklar hadi inin" diyince kafamı kaldırıp dışarı baktım bu sefer ki hayvanat bahçesi biraz farklı ama bir o kadar da çok güzeldi onca yolu çektiğimize resmen deymiş gibiydi bol güneş alan ağacın ve çiçeklerin bol olduğu bir yerdi güzel süslenmiş özen gösterilmişti.

Kapıyı açtım ve aşağı indim nina'da benim gibi bu güzel yerin şokundaydı ki etrafa bakıp duruyordu.. biz biyandan etrafa bakıp yürüyorduk bir yandan ise giriş yerinin oraya doğru yaklaşıyorduk ki giriş yerinin oraya yaklaştığımız da annem bizi durdurup "hadi gelin şurada fotoğraf çekilelim" dedi ve oraya doğru gittik gittiğimizde kafanı geçirip fotoğraf çekilebildiğin bir kartonun önüne geldik annem bana gel gel yaparken ben kafamı hayır anlamında saladım sonra annem bana üf'leyip püf'ledi ve sonra kartonun arkasına geçip fotoğraf çekindiler babam onları çekerken ben de onları izliyordum. çocuk gibi ben o kartonun arkasına geçip değişik yüzler yapıp fotoğraf çekinmeyi sevmiyordum evet aslında hep merak etmişimdir ama küçükken, şimdi ise büyümüştüm artık ben o yüzden eskisi kadar merak etmiyordum.

"Kızım hadi gel sen de senide çekiyim" dedi ben de kafamı salayıp hayır dedim sonra babam benim yerime nina'yı çağırmıştı nina'da kardeşlerimin ve annemin yanına gidip fotoğraf çekildi, ben ise onlara bakıp gülümsedim, uykumu tam alamadım diye hiç mutlu değildim ama huzursuz da değildim çünkü burası çok güzeldi.. fotoğraf çekimi bittikten sonra içeri geçtik nina bana dönüp sordu "su abla sen en çok hangi hayvanları merak ediyorsun" dedi ben de düşündüm aslında çok hayvan vardı hiç görmediğim daha doğrusu göremediğim çünkü her seferinde bakmak için tam gittiğimizde süre hep bittiği için bana gelince o yüzden duraksadım ve söyledim "bilmem ki yani tavşanlar, flamingolar ve ya timsahlar olabilir" dedim ve en çok gördüklerimden ve de hiç görmediklerimden bir tanesi söylemiştim galiba en çok flamingoları merak ediyordum.

"Nee!? Timsahlar mıı? Cidden timsahları mı merak ediyorsun" dedi şok olmuş gibiydi kafamı salayıp "hayır" dedim "en çok flamingoları merak ediyorum ama timsahları da görmek istiyorum tekrar tekrar görsem bile sıkılmam" dedim bana şok olmuş gibi bakmaya devam etti sonra bakışlarını geri çekti ne yani timsahları seven bir kız hiç mi görmediniz "ben timsahları değil de diğer hayvanları görmek istiyorum sevmiyorum çünkü timsahları" "neee!? Nasıl sevmezsiinn" dedim timsahlara olan hayranlığımı kimse sorgulayamaz ve sevmemeleri bence çok saçma "sevmiyorum işte" "saçma" dedim gözleri mi devirip.

***

Artık çok yorulmuştum çünkü baya bi gezmiştik bir sürü hayvanlar görmüştük artık aslanlar'dan tut kaplanlara kadar ama en çok sevdiğim yer orasıydı zaten aslanlar ve kaplanlar onlar bile çok asil hayvanlardı "ay çok korkunç ve büyüklerdi abla" "evet ablacım öylelerdi" gizliden gizliye kuzenimle beraber güldük çocuk işte tabikide böyle tepkiler verecekti, biz orada onları izlerkene en küçük kardeşim tam yaklaşacaktı camın oraya annemle beraber ki vazgeçip korkup geri çekildi biyanda ağlamaya başladı. üzülmüş bir yüz ifadesi ile ona bakıp yanına yaklaştım "aşkım noldu korkma ablacım ben senin yanındayım hem onlar sana camdan zarar veremezler ki" dedim amacım onu sakinleştirip susturmaktı ve sonunda başarmıştım susmuştu sustuktan sonra bana baktı boncuk boncuk gözleriyle ondan sonra sarıldı bana ve ben de gülümsedim e tabii ki bebek olduğu için daha korkması çok normaldi.

Ama neyse ki ben bebeklerin dilinden çok iyi anlıyordum sadece bebeklerin de değil çocukların da dilinden çok iyi anlıyordum "hadi çıkalım buradan çocuklar kardeşiniz de korktu zaten" dedi annem ve kardeşime sarılmayı bıraktım oda elinden tuttu ve ordan hemen çıktık. Annemin yanına gittim ve dedim ki "anne timsahları görmeye de gidelim" "zaten oraya gidiyoruz" dedi "yesss beee yupiii" dedim ve hemen telefonumu çıkartıp gruba yazdım çok heyecanlanmıştım çünkü.

Ece yazıyor...

Ece: AĞAĞAĞAĞAĞA

Efe: delirdi galiba arkadaşınız

Ece: ayıp

Ece: ayrıca ben zaten deliydim ama konumuz o değil

Efe: evet bacım sizi dinliyoruz delirmenizin sebebi nedir acaba öğrene bilirmiyiz biz de acaba çünkü merak ediyoruz ya hani biz de

Ece: 🙄

Ece: nys efe şuan hiç seni çekecek havamda değilim

Efe: tabi

Ece: BİİİZZ TİMSAHLARI GÖRMEYE GİDİYORUUUZZ

Efe: ne timsah mı

Efe: ilk defa timsahları görecek diye heyecanlanan bir kız görüyorum şuan

Efe: hem gitme yerler seni

Beren: gjghjhjkjgb

Ece: abartma istersen efe

Efe: ne abartması kızım onlar kolunu bir tutumu nolur biliyormusun sen kopartırlar kolunu

Buket: efenin korkutma çabaları dgjgvhgb

Ece: biliyorum ama korkmadım ben o timsahlar görülecek her ne olursa olsa bile

Efe: iyi git gör de yesinler seni

Ece, buket, ve beren gördü...

Dedi ve görüldü atıp gözleri mi devirip gruptan çıktım "aha giriyoruz içeri" dedim ve içeri girdik girer girmez kapıyı ve kapıdaki levhadaki yazıyı gördüm görür görmez anneme sordum "anne hani timsahları görecektik niye ilk yılanların oraya gidiyoruz" dedim ve annem "timsahları görebilmemiz için ilkin yılanların ordan geçmemiz lazım" dedi "hayır ben girmicem girmem!" dedim "o zaman timsahları görmeyiz" dedi ben girmek istemiyorken onlar benim yerime heyecanlıydı bağırıp çağırıyorlardı görmek için annem ise babam'a "su burdan yılanlardan çok korkuyor en son o küçükken gelmiştik korkup saklanmıştı hatırlıyormusun" demişti ben de kafamı salayıp "hıhı annecim nasıl unutabilirim kii" dedim ben girmeyelim diye yalvarırken geri adımlar da atarken annem "o günkü gibi gözlerini kapat" dedi ben de "saçmalama anne öyle nasıl yürüyeyim" dedim "nina seni tutsun yönlendirsin ya da yere bakarak yürü" dedi ben de nina'ya güvenip gözleri mi kapattım ve içeri girdik.

Nina beni kolumdan tutup yönlendirirken ben çıkmak için yalvarıyordum annem gil ise yılanları gösteriyordu çocuklara ve mutlulardı hissedebiliyordum "ıyy ağağağa çıkalım artık burdan lütfen ya" dedim. Biraz yürüdükten sonra nina'nın sesini duydum "ıyyy su abla sen haklıymışsın bunlar çok çirkinler" "nina konuşmayı bıraksan mı artık çıksak mı lütfen" dedim ve hızlı hızlı yürümeye başladık çok fazla insan vardı birisine çarpıcaz diye çok korkuyordum o yüzden hızlı hızlı giderken gözümü açıp yere baktım.

Ve annem seslenmeye başladı "su bak ne güzeller" dedi ben ise "nasıl bakim anne sevmiyorum" dedim yanlışlıkla anneme bakarak sonra " ıy gördüm gördüüümm" dedim ve gözlerimi hızlıca kapattım ve kafamı aşağı eydim o kadar çok tiksiniyordum ve bu tiksinti fobi derecesin deydi artık gözlerimi geri açıp yere bakarak çıkışa doğru ilerlerken yanlışlıkla gördüm gördüm diyip durdum aynı cümleyi tekrar tekrar söylüyordum yanlışlıkla ve sonunda ordan nina ile çıkmıştık gözümü açıp koca bir "ohh be" çekmiştim.

Beğeni ve yorum yapmayı unutmayın plss💚