İhtiva kitap kapağı

2. bölüm / 5

İhtiva

I.BÖLÜM: TEZAD-I SÜKÛNÛ TANÎN

Yazar: Yağmur Aktaş

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: I.BÖLÜM: TEZAD-I SÜKÛNÛ TANÎN

𓃮𓃮𓃮𓃮
Bu kitap kendi bilinmezliğinde kaybolan tüm insanlara gelsin.
𓃮𓃮𓃮𓃮
Bir yazar satırları arasında bilinmez cinayetinde saklıdır. Cinayeti işleyen de o dur, masum olan da. Öldürülende o dur ölen de.
𓃮𓃮𓃮𓃮
31 Kasım 2018

İhanet, hissettirilmeyen sonrasında ağlatmayan sessizlik ve çınlama çelişkisidir. Ayağının yere dediği sığ denizlerde boğulucaksın, zaman gelicek dışarıda oksijenli ortamdayken hiçbir yanıma sığamıyorum diye boğazına kadar dolucaksın. Yere düşüceksin, senin canını acıtan taşları birer birer götüreceksin yanında kendinle birlikte. Unutmak isteyeceksin, güneş doğacak, gece olucak, uykusuz kalıcaksın. Unutmayacaksın.

Genzimi yakan o his yine düştü içime bir anda. Hakim gür sesi ile konuştu, "Hiras Deran'ı vurduğunuzu, kasıtlı öldürdüğünüzü kabul ediyormusunuz?"

Mahkeme salonu sessizliğe gömüldü, hakimin sorduğu söz ile sol gözümden bir damla yaş kelepçeli elimin içine, avucuma düştü. "Kabul ediyorum."dedim.

Arkadamdan çığlık sesi yükseldi. Benim kafamın içindeki o küçük kız çocuğunun ağlamasına benzer bir sesti. Tek fark ben ağlamıyordum o ses zihnimdeydi, öteki canından can gittiği için ağlıyordu. Onun canından can gitmesine ben sebep olmuştum.

Hiras, anlamı her daim korku olan.
𓃮𓃮𓃮𓃮
Yıl: 2016
"Tanya!" ismimin seslenilmesi ile bakışlarımı o tarafa çevirdim. Yağmurun altında şemsiyemi alarak dışarı çıkmıştım, elimdeki izmaritin külünü baş parmağım ile yere doğru döktüm. "Efendim İyga."dedim. "Hava çok soğuk geçsene içeriye."dedi.

Baştan aşağı onu süzdüm, bana nazaran renkli bir kişiliği vardı. İyga buralı değildi, yabancıydı. İsmindende zaten buralı olmadığı ilk söylediğinde anlaşılıyordu. Rus kökenindendi ama annesi bulgarlıydı da. Ortaya karışık çerez... Kendi kendime espiri yapıp sırtınca, İyga kolumdan tutarak içeri çekti beni. "İyice delirdin ha sen Tanya." dedi.

Gülerek, "Ankaralıyız Allah'ın adamıyız la bebe."dedim. Ağız özelliğim hoşuna gitmiş gibi o da güldü.

Bir veterinerdik, İyga benim en yakın kız arkadaşımdı. Üniversiteyi ikimizde Ankara'da burada okuduk. Hayvanlara karşı her zaman bir ilgim zaten küçüklükten beri vardı. Bende sonra bu işi yapmak için iyice işin içine girdim.
Şemsiyemi bırakıp tam koltuğuma oturucaktım ki, kapının açılması ile dikkatimi o yöne verdim. İçeri sırılsıklam olmuş bir adam girmişti. Kumral saçlı, uzun boylu, kahve gözlüydü bu kişi. Yanında da bir kadın vardı, o da aynı onun gibi ıslanmıştı.

Adam aceleci bir tavırla kucağındaki doberman cinsli bir köpeği tutarak, "Yardım edin ölmek üzere!"dedi. Yanındaki kadın adam kadar telaşlı değildi, "Ölecek zaten boşuna çabalıyorsun o köpek için, boşuna geldik bu yağmurda da bu kıytırık veterinere de."dedi. Adamın gözlerine kan oturmuştu sinirden, boğazındaki damarları görmüştüm. "Abla sus! Sus artık!" dedi. Köpeği hemen ameliyat odasına götürdüm.

Önce yarasına baktım köpeğin, kurşun sıyırmıştı. Bu kurşun bu köpeğe nasıl böyle sıyırdı orası da beni ayrı meraklandıran bir nokta olmuştu. Direkt bu adam dikkatimi çekmişti de neyse.

Adam acıyan gözlerle bakıyordu bana, gülümseyerek "Köpeğini kurtaracağım sakin ol sadece kurşun sıyırmış."dedim.

Sonra arkamı dönerek ameliyat odasına girdim. İyga da benimle birlikteydi. Bir saat sonra işimiz bittikten sonra odadan çıktık. Adam ve ablası dışarda bir şeyler konuşuyorlardı. Dışarı çıktığımda adamın ablası beni görür görmez gözlerini devirerek uzaklaştı.

Şu hayatta en sinir olduğum şeylerden birisi bana göz deviren insandır. Hani neyin kafasını yaşıyorsun, senin o gözünü alır iki defa çevire çevire varya...

"Ablam biraz sinir bozucudur, kusura bakma."dedi adam. Onun konuşmasıyla kafamda canlanan mükemmel işkence sahnelerine son verip bakışlarımı ona çevirdim. "Fark ettim."dedim sakin bir sesle.

Daha sonra adam cebinden sigara paketini çıkarıp bir sigara yaktı. Çakmak detayı gözümden kaçmadı, Fenerbahçeliydi. Zaten dışardan da tam Fenerbahçeli vibe veriyordu. Sarıya çalan kumral saçları, kahve gözler falan. İç sesim, he he az daha süz adamı aklından olur olmadık adamın vibe bu şu diye düşün iyice kes adamı diyince kendimi silkeleyip bakışlarımı adamın üzerinden çevirdim.

Bana doğru bir sigara uzattı. Zaten normalde de içtiğim için aldım uzattığı sigaradan. Fenerbahçeli çakmağını bana uzattı yakmam için, yakıp ona geri verdim.

"Köpeğimi uyuttun mu."dedi. O kadar çaresiz bir biçimde demişti ki içim gitti o an. Belki de bir veteriner olduğum için anlık hissettiğim bir şeydi bu adama karşı ama bilmiyorum, o köpeğin masum bakışı şuan bu adamda vardı.
İç sesim, ha köpek ettin birde adamı dedi. İç ses sus sende.

"Köpeğin iyi ölmeyecek uyutmadım, zaten kurşun da sıyırmış. Erken getirdiğin için hemen müdahale ettik."dedim. Sonra toprağı andıran kahve gözleri kısık bir şekilde gözlerimle buluştu. "İsmin ne bu arada." dedi.

"Tanya Karden. Veterinerim işimde de iyiyimdir bu arada, bana güven diyorsam güven."dedim. Bu dediğime histerik bir gülüş attı, "Öyle olsun güvendik bir kere hanımefendi zaten. Benimde ismim Hiras Deren."dedi.

Elimi uzattım. "Tanıştığıma memnun oldum Hiras." gülümsememe karşılık gülümseyerek o da elimi sıktı.

Sigarası bittikten sonra bir tane daha sigara yaktı. Tekrardan bana da uzattı lakin bu sefer kabul etmedim. "Kâfi bu kadarı. Zaten bırakmaya çalışıyorum."dedim. Sigarasının dumanını bir kere bile benim olduğum yere üflememişti. Güzel bir yüzü vardı, bunu demekten hoşlanmam ama yakışıyordu bu adama sigara içmek, model gibi duruyordu adam çünkü.

İç sesim 'o sırada sen' deyip kahkaha atmaya başladı. İç sesim bir insan olsaydı ona sürekli gözlerimi devirirdim ve ona gözlerini deviren ben olmama rağmen dayak yiyen değilde, dayak atıcak taraf yine ben olurdum ona karşı. Allah biliyorda insan suretinde yaratmamış iç sesimi.

"Ne zaman başladın sigaraya."diye sorunca soğuk havanın etkisine yeni kapılmışım gibi bir anda tenim buz kesti. Bu anı hatırlamayı sevmiyordum. Ama hayat sana hiçbir şeyi unutturmazdı. Hani düşersin küçükken çok derin bir yara açılır bedeninde, kimseye dokundurtmazsın, dokunsalar hemen geri çekersin ya kendini işte bazı anılarda öyleydi benim için. Oraya en ufak bir temas bile tüylerimi diken diken etmeye yetiyordu. Sen büyürsün o yara kapanır ama izi kalır ya işte insanın yaşadığı bazı anılarda böyledir.

İz kalır, izine yanar kalırsın sende.

"Sigaraya on beş yaşımda başladım." dedim. Sanki ondan bakışlarımı kaçırdığımı fark etmiş gibi beni dikkatle süzdü. Ama daha sonrasında bir şey demedi. "Küçük yaşta başlamışsın."dedi. Sadece başımı sallamakla yetindim.

Cebimde telefonumun titreştiğini hissedince çıkarıp açtım. Abim aramıştı. "Alo efendim abicimmmm."dedim gülümseyerek son kelimeyi uzatarak böyle. "Nerdesin güzelim hava yağmurlu otobüsle gelme eve ben alırım seni."dedi abim. Boğazıma hafiften giren ağrı ile birlikte sesimi düzeltmeye çalıştım. Ne zaman yağmurlu havada bu kadar dışarıda kalsam hemen boğazım ağrımaya başlardı. Ankara'da yaşadığım için her kış çekerdim bu boğaz ağrısını. "Klinikteyim abicim bir köpek vurulmuşta onu ameliyat ettim. Birazdan sahibine teslim edeceğim zaten."

"Tamam güzelim ben oraya geliyorum şimdi."deyip daha sonra telefonu kapattı. Abimi çok severdim çocuk yaşta anne babayı kaybedince bana tek abim sahip çıkmıştı. Abim ile aramızda altı yaş vardı, o bana nazaran daha açık tonlu sarışındı. Gözleri falanda renkliydi abimin. Bende düz ela gözlü koyu sarı saçlı bir insandım.

Bir yandan tenimin buz gibi oluşunu hissederken diğer yandan da abim kadın olsaydı çok dehşet bir şey olurdu fikri geliyordu aklıma. Abim aklımdaki bu fikri duysa net beni ters çevirir aşağı doğru sallandırırdı.

Sarıya çalan saçlarımı sol tarafıma doğru atarak sallandırdım. Bakışlarım Hiras'a değince onun zaten beni izlediğini fark ettim. Gülümseyerek, "Ne zamandan beri Fenerbahçelisin."dedim. "Eski en yakın arkadaşımla tuttuğumuz bir takımdı. O sonradan Galatasaraylı oldu ama ben hâlâ bırakmadım takımımı."dedi.

"Neden bitti arkadaşlığınız.?" diye sorunca elindeki içtiği üçüncü izmaritin sonunuda yere atarak ezdi. Islak saçlarını eli ile karıştırdıktan sonra gözlerini bana dikerek, "Meneviş gözlü, ikimizde değiştik. İkimizin de ruhu değişti."dedi.

"Gelse barışır mısın o arkadaşınla?"diye bir soru daha sordum. "Küçükken oynadığımız oyun değildir bazı şeyler. Biz onunla küsmedik, biz onunla denk değiliz artık."dedi.

"Barışmak istermiydin?"diye bir soru daha sorunca sadece gözleri ile gözlerimi esir aldı. Ben anladım bakışından ama. Hiras aslında zamanında yaşadığı şeyleri özleyen bir insandı, ne yaşadıysa bilmiyorum ama hayat ona dümdüz buz gibi durmayı öğretmişti.

Bu adama karşı olan merakım biraz daha fazlalaşmıştı.

Siyah Range Rover yağmurun altında tam karşımızda ki kaldırımda durdu. Gelen kişinin kim olduğunu tabii ki de biliyordum. Canımdan çok sevdiğim abimdi.

"Bak bu gelen kişi benim abim seni onunla da tanıştırmak istiyorum. İyi bir insansın belki daha sonra abimle de anlaşırsın bir yemek filan yeriz."dedim. Hiras gözlerini kısarak arabadan inen kişiye dikkatle baktı. Sonra bakışları donuklaştı ardından abimin yanıma yaklaşması ile göz göze geldiler.

Abim semsert bakıyordu. Neden?

Hiras önce kahkaha atmaya başladı daha sonra başını yere eğerek gülmesini durdurdu ve "Eski en yakın arkadaşımı görmeyi beklemiyordum. Büyük sürpriz oldu bana da."dedi.

Şaşkın bakışlar ile ikisine bakıyordum. Abimle Hiras eski en yakın arkadaşlar mıydı. Benim bundan neden hiç haberim olmamıştı.

"Oğlum madem bu kadar güzel bir kız kardeşin vardı neden daha önce tanıştırmadın bizi."dedi Hiras.

Abim kısılan gözlerini bana çevirerek, "Tanya içeri geç."dedi.
𓃮𓃮𓃮𓃮
TEZAD-I SÜKÛNÛ TANÎN: Sessizlik ve çınlama çelişkisi demektir.

Bölüm sonu sevgili okuyucum. 💖

Bölümü beğenip yorum yaparsanız emeğimin karşılıksız kalmadığını görüp çok sevinirim.

Sınav senemden dolayı sosyal medya hesabımı kapattım tekrardan açtığımda sizlere de duyuracağım. 💗💗

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

60okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…