5. bölüm · İftira nın bedeli
Kesin karar
Kaç dakikadır öylece duruyordum bilmiyorum. Omzuma uzanan bir elle kendime gelip arkamı döndüm. Karşımda kardeşlerim dediğim ama 10 yaşındaki bir çocuğu sahipsiz bırakıp giden zalimler duruyordu.
_ Kimsiniz?
Evet, ağzımdan bu çıkmıştı tanımamazlıktan gelmiştim bu daha iyiydi.
_Ki-kimsiniz mi?
Ateş bana şaşkınlıkla bakıyordu. Eskiden olduğu gibi şuan da takımın lideri oydu.
_Bizi tanımadın mı Diyar?
O ismi duyduğumda sinir katsayım giderek artmıştı. Yalana gerek yoktu biliyorlardı benim olduğumu.
_Diyar mı Diyar hahahaha (hastalıklı bir kahkaha) Diyar kim Ateş ha DİYAR KİM?
Artık bağırıyordum ve güvenlikler birazdan burada olurdu ve böylece onları bir daha gelmemek üzere kapı dışarı ederdim. Bana artık bunu yapamazlardı. Onlarsızlığa alışmıştım bir anda gelip- aaaa Yankı Diyar biz seni yapmadığın birşey için affettik hadi gel-diyemezlerdi.
_ Bak senden çok özür dileriz Diya-
Lafını kesip hemen söze atladım
_ Bana Diyar deme Ateş ben artık ne Yankıyım ne de Diyarım. Ben Gecenin Gölgesiyim ve bu böyle kalıcak.
Sizde geldiğiniz gibi defolup gidiceksiniz. Ne sanıyordunuz hı NE SANIYORDUNUZ herşeyi mahvettikten sonra bir anda geleceksiniz ve ben sizi ZATEN BEKLEDİĞİM İÇİN hemen affedicem bu mu olucaktı. Gidin Ateş, kardeşlerini al ve git buradan.
_Onlar seninde kardeşin Diyar .Bak biz çok özür dileriz. Biz hata yaptık anlamalıydık,senin bir suçun yokmuş ama biz inandık anlayamadık.Biz de çocuktuk . Lütfen bize bir şans ver biz seni geri istiyoruz. Lütfen bize geri dön yaralarını beraber saralım.
Ne anlatıyordu bu yara diyordu hala. Hala yara diyordu. Tabikide cevabım hayırdı. Bir daha kendime bunu yaşatmayacaktım. beni bir daha ottan boktan şeylere inanıp bırakmayacakları ne malumdu.
_ Kabul etmiyorum geldiğiniz gibi gidin.Hani dedin ya onlar seninde kardeşin diye beni bulduktan sonrada böyle söylemiştin. Ama ne oldu beni bırakıp gittiniz.
Deyip arkamı dönüp gidicektim ama Karaca kolumu tuttu. Eli sıcacıktı eskisi gibi... Anne gibi... Bu sefer Karaca ikna konuşmalarına başladı.
_ Yankı lütfen. Bize izin ver hatamızı telafi edelim. Edemesekte deneyelim. Bak biz çok yanılmışız biz çok hata yapmışız. Her ne olursa olsun 10 yaşındaki bir çocuğu yalnız bırakmamalıydık. Ne dersen haklısın ama lütfen en azından sakin bir yerde konuşalım.
Sesi ipek gibiydi. O konuşurken ister istemez hipnotize olmuştum. Ama taviz veremezdim. Benim artık bir karakterim ve herkesin konuştuğu bir acımasızlığım vardı. Gerçi bu durumda fazladan acımasız olmaya gerek yoktu. Bana acımayana bende acıyamazdım.
_ Hayır ben bunu yine yapmanıza izin veremem. Ne malum beni yine bırakmıcanız. Olmaz diyorum ben sizi attırmadan tıpkı 9 sene önce beni acımadan bıraktıysanız gibi şimdide aynı şekilde bırakın. Hah sizin için zor olmasa gerek.
Bu sefer kararlıydım arkamı dönüp gidecektim . Ama ne olursa olsun dolan gözlerime hakim olamıyordum.
(Ateşin gözünden)
Bizi resmen kapı dışarı etmişti. Şuan bir barda oturmuş ne yapacağımızı konuşuyorduk. Berbat bir haldeydim bizi reddetmişti. Ama görüyordum işte gözleri nasılda heyecanlanmıştı. Dönüp Karacaya baktım. Ağlamaktan helak olmuştu.
_Ateş biz ne yapacağız. O bizi reddetti. Görüyorum çok yaralanmış ama izin vermedi yaralarını sarmamıza.
Arkadan ona sarılan Barın teselli etmeye çalıştı ama Karaca sakinleşemiyordu. En sonunda Barın onu dışarı çıkardı ve Mutluyla yanlız kaldık. Mutlu çok zeki bir çocuktu. Adını biz koymuştuk çünkü onu bulduğumuzda berbat bir haldeydi. Mutlunun direkt anne ve babası yoktu çok garıptı ama yoktu işte. Onun bulduğumuz da çok kötü bir haldeydi ama yine de gülümsüyordu o yüzden adını Mutlu koymuştuk. Ama o haldeyken bile gülümseyen çocuk şuan çok üzgündü
_ Ateş biz ne yapıcaz. Onu nasıl geri getiricez. Bak ben doktorum anlıyorum yetersiz beslenmeden vücudu bu hale gelmiş. Evet dövüştüğü için vücudunda kas tabakası var ve dışardan bakıldığında manken gibi kız diyo olabilirler ama eğer dövüşüyorsan en az % 30 yağ tabakan olması lazım ki gelen darbelerde koruyucu bir tabaka olsun ve iç organlarına zarar gelmesin. Ama bu bahsettiğim yağ tabakası yankı da en fazla %5 . Böyle giderse çok geçmeden onu temelli kaybederiz. Bu bahsettiğim durum gördüğüm sorunların sadece biri. Hastaneye gitsek veya emin olduklarımın yanında şüphelerimide anlatsam eminim ki bir saniye beklemeden onu kaçırır ve cam fanusa koyarsın. Ama bu öneri değildi. Onu bir şekilde geri getirmeliyiz ve çaktırmadan hem fiziksel hemde ruhsal iyileştirmeliyiz . Eminim ki o gelince ve iyileşince bizde iyileşicez. İçimizdeki o boşluk gidicek.
Mutluyu bu kadar ciddi konuşurken ikinci veya üçüncüye görüyordum sanırım. Mutlu bir tek konu Yankı olunca ciddileşiyordu. Ve şu anda o anlardan biriydi.
_ Mutlu o zaman sen Barını al ve kalıcak bir yer bul çünkü Diyarı alana kadar buradayız. Bende arkanızdan Karacayı alır gelirim. Kaldığımız yerde de Barın Diyarı bulmak için elinden geleni yapar.
Görev dağılımından sonra Mutlu Barını alıp gitmişti. Bende Karacayla Diyarı bulduğumuz yere geri gittim. Ne kadar bilgi toplasak kardı. Ama maalesef oradakiler gram konuşmadı. Hepsi Diyar dan korkuyordu. Anladığım kadarıyla Diyarın burada bir hakimiyeti vardı. Ama benim adım Ateş Baraka ise bende onu bize döndürmeden şuradan şuraya gitmiyorum. Öğrenebildiğimiz tek bilgi antrenman yaptığı yerdi. Yarın ilk iş oraya gidecektik. Son çare kaçırırdım en fazla ne olabilirki.
