2. bölüm / 5
İcaz2.Bölüm Yara
Bölümler 5Şu an: 2.Bölüm Yara
Geçmişin bıraktığı yara derin olurdu. Genellikle insanlar bu acıları unuturlardı. Yollarına devam etmeyi iyi bilirlerdi. Fakat ben ne unutmuştum ne de yaram hafiflemişti. Çünkü ailemden geriye kalan tek kişi bendim. Kimsesizdim ve bunun yükü ile yaşamak zorunda olduğumu bilmek beni boğuyordu resmen.
Bir deniz kenarında öylece dikiliyor, birbirlerini kovalayan çocukları izliyordum. Neşeyle oynuyorlardı oyunu. Ben ise böyle geçirememiştim çocukluğumu. Bir vakte kadar her şey çok güzeldi. Sonrasında tüm güzel şeyler yitirdi kendini. Dünyanın rengi solmuş gibi. Hala olanlar gözümün önündeydi. Zaten unutulacak gibi değildi.
Acının ne demek olduğunu henüz yeni anlıyordum o zaman. Belki dört saattir kardeşim Bengü’nün bedenine sarılıyordum. Saymamıştım. Havanın karardığını yeni yeni görüyordum. Annem ve babamın bedenleri gözlerimin önünden kaybolmuştu. Onlar bırakıp gitmişti beni. Tek kalmıştım burada. Nasıl yaşayacaktım? Nasıl başımın çaresine bakacaktım? Onlar olmadan nefes alamıyordum ki. Onlarla birlikte ben neden boğulmamıştım? Ben bu acıyla hayatta kalamazdım. Boğazıma oturan kocaman bir yumru vardı. Nefes almamı zorlaştırıyordu. Sanki boğazıma tonlarca iğne batıyormuş gibi hissediyordum. Gözlerim bana küsmüş gibiydi. Ne bir yaş düşüyordu ne doluydu. Sadece hissiz bir şekilde etrafa bakıyordum. Ama içimde neler kopuyordu…
Bir ses yükseldi arkamdan. “Oradalar.” Dedi sadece. Fakat ben kafamı kaldırmadım. Sadece Bengü’nün yüzünü incelemeye devam ettim. Güzel yüzü solmuştu, hafif morarıklar vardı. Ellerimin titrediğini o zaman fark etmiştim. Kalbi susmuştu. Mavi gözleri açık, kumral saçları sırılsıklamdı. Gözleri beni izliyormuş gibiydi.
Bir el tuttu kardeşimin kolunu. Haykırdım o zaman. Boğazım yırtılırcasına bağırdım. “Bırak onu! Bırak zaten acı çekti.” İşte o zaman fırtına koptu içimde. Gözyaşlarım çeşme gibi akmaya başlamıştı. Dudaklarımda ise çığlıklar ve haykırışlar…
Bedenimi geri iteledi arkamdaki kişi. Bense suda dizlerimi çökmüş bağırıyordum sadece. “Dokunma ona.” Hiç bu kadar yandığını hissetmedim canımın. Hiç bu kadar yok olmayı istemedim. Hiç istemedim kalbimin durmasını, o zamana kadar. Haykırmaya devam ediyordum. Bir yandan da onu benden almasınlar diye uğraşıyordum fakat olmuyordu. Sudan çıkardılar onu. Arkasından bende çıktım. Son kalan gücümle beraber çırpındım onu benden almasınlar diye. Tekrar bırakmadı. Karşımdaki adam telefonunu çıkararak birkaç tuşa bastı ve birilerini aradı. Sonrasında ise şunları söyledi. “Görev tamam. Çekilebilirsiniz.” Bu cümlenin anlamını asla anlayamamıştım. Çocukluğumdan beri ne anlama geldiğini araştırıyordum fakat hiçbir şeye ulaşamıyordum. Garip bir şekilde sonrasında olanları da hatırlamıyordum. Benim hayatım acıdan ibretti. Sadece acı anları her zerresine kadar hatırlıyordu zihnim.
Bölüm etkileşimi
