I met a boy kitap kapağı

1. bölüm / 6

I met a boy

First look

Yazar: Kıvırcıkk Kız

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: First look

Gürültülü okulda bir pazartesi günü daha.

Okulla arası iyi olup güzel dersler ve güzel arkadaşlıkları olan biri için cennet olup Felix gibiler için bir cehennemdi burası. Kötü notlar, arkadaşsız, zorbalıklarla dolu günler... Aile? O konuya girmemek onun için daha iyi aslında.

Sarı güzel saçlarını siyah bir bere ile gizlemişti yine. Siyah giyinmişti, bol siyah bi t-shirt ve siyah bir eşofman. Kendini örtmüştü tekrar. Soyutlamıştı bu dünyadan. Çantası bir kolundaydı, gözlükleri buhulanmıştı göz yaşlarından.

"Hey, çirkin çocuk. İğrençliğini bunlarla mı gizliyorsun? Pff, işe yaramamış gibi." o ses tekrar yükseldi. Lee Minho. Üvey abisi. Aynı ev, aynı ebeveynler, aynı okul. Her gün cehennem gibi geçerdi onun için.

"Kes sesini, Minho." dedi güçsüzce. Minho alaycı sırıtışını bozmadan ona yaklaştı ve onu dolaba itip sarsılmasını sağladı.

"Senden mi öğreneceğim ben nasıl davranmam gerektiğini? Senin fahişe annen babamı kandırdı ama be-" sustu. Yanağına gelen yumruk onu susturdu.

Felix ne yaptığını fark edince korkuyla eline baktı, sonra da etrafa baktı. Fısıldaşan insanlar ve ilk defa gördüğü bir yüz... Kimdi o? Minho yanağını tutarak ona baktığında Felix hızla diğer tarafa yönelip uzaklaştı. Hatta dur. Uzaklaşmadı, adeta koştu.

O anda sert bir göğüse çarptı.

"Ü-üzgünüm." arkadan Minho'nun bağrışını duyduğunda çarptığı kişinin kim olduğuna bile bakmadan hızla uzaklaştı. Sadece burnunda o güzel parfüm kokusu vardı.

Soluğu aldığı yer çatıydı. Nefes nefeseydi, kalbi hızla atıyordu ve o sadece uç tarafa yönelip bir korkuluğa yaslandı.

"Tanrım..." diye fısıldadı göz yaşları arasında. Göz yaşları teker teker yanağından süzülüyordu. Çantasını yere usulca attı, o anda omzunda bir el hissetti. İrkilerek arkasına döndü.

"Hey minik. İyi misin?" bu o çocuktu. Kim olduğunu bilmediği, yeni çocuktu.

"İ-iyiyim tabiki. Neden olmayayım ki?" dedi sahte bir gülümsemeyle. Islak yanaklarını eliyle hızla sildi. Yapmacık gülüşler hep mi bu kadar sahteydi?

"Hey hey... buraya gel.. Tamam, anladım." onu göğsüne çekti ve ellerini beline sarıp onu kendine yaklaştırdı.

Felix ise donakalmıştı başta. Olayı kavrayamadı. Tereddüt etti, neden bu kadar iyi davrandı? Ya dalga geçmek için yaptıysa, düşüncelerini silemedi ama bir güç. Onu güvende hissetirmişti. Kollarını uzun çocuğun boynuna sarıp ona sarıldı ve sessizce ağlamaya başladı.

Aynı parfüm kokusu... Az önce çarptığı çocukta oydu. Hwang Hyunjin.

Bir el saçında nazikçe gezmeye başladığında irkildi tekrar. Alışık olmadığı bu ilgi onu mutlu hissetiriyordu. Ama bir ses yine her şeyi bozmuştu. İki dakikalık huzur bile çok olmuştu.

"Siz ikiniz, hemen aşağıya! Felix, derhal odama geliyorsun!" diye gürleyen sesle irkildiler aynı anda. Hyunjin gerginlikle Felix'e baktı ama gözleri karşılık görmedi.

Felix sadece boş gözlerle, iri cüsseli ve korkutucu müdüre bakarken Hyunjin'i ittirdi. Ondan hızla uzaklaşıp müdürün odasına gitti.

Daha haftanın ilk günüydü hemen bela nasıl çekmişti? Lanetliydi her yer yada hayır... Felix her yere kendi lanetini götürüyordu. Çünkü bir tek onun için cehennemdi burası.

İlk bölüm sonu...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

42okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…