6. bölüm · ᎪᎠᎪᏞᎬᏆİᏁ ᏦİᎷᏚᎬᏚİᏃ İᏁᎰᎪᏃı
BÖLÜM 5:KAPANA KISILMAK
Riven, madalyonu cebine tıkıştırıp Liana’nın kolundan tuttu. "Burası artık güvenli değil," dedi sesi fısıltıdan hallice ama emir kipiyle. "O madalyonun üzerindeki mühür, şehrin yeraltı limanındaki o eski tersaneyi işaret ediyor. Eğer oraya ulaşabilirsek, bu oyunun kurucusunu bulabiliriz."
Liana başıyla onayladı. "Arka kapıdaki tünellerden limana inebiliriz. Hazır mısın?"
Kılıçlarını kınlarına sokup, karanlığın içinden katedralin mahzenine giden gizli merdivenlere yöneldiler. Rutubetli basamaklardan hızla inerken, yukarıdan gelen patlama sesleri her şeyi yerle bir ediyordu. Şehirden çıkmak, bu cehennemden kurtulmak tek hedefleriydi. Ancak "Gölge Adam"ın planı, onların hızından çok daha önce kurulmuştu.
Tünelin sonundaki paslı kapıyı omuzlayıp açtıklarında, karşılarına bekledikleri gibi limanın serin rüzgarı değil, gözleri kör eden bir projektör ışığı çıktı.
"Durun!" diye bir ses gürledi.
Riven gözlerini siper ederek ışığa baktı. Tünelin çıkışı, onlarca zırhlı araç ve namluları onlara doğrultulmuş keskin nişancılar tarafından kuşatılmıştı. Kaçış yolu dedikleri yer, aslında önceden hazırlanmış bir fare kapanıydı.
Liana kılıcına davrandı ama Riven elini onun üzerine koydu. "Yapma," dedi fısıldayarak. "Bu sefer sadece kılıçla çıkamayız."
PROJE: İNFAZCILAR’ın o buz gibi sesi, projektörlerin arkasındaki bir hoparlörden tekrar yankılandı:
"Kaçabileceğinizi mi sandınız? Sizler benim en değerli yatırımlarımsınız. Bir kılıcın sahibinden kaçtığı nerede görülmüş? Riven, Liana... Şehirden çıkış biletiniz sadece benim elimde ve o bileti henüz hak etmediniz."
Liana, ışığa karşı haykırdı: "Biz senin kölen değiliz! O madalyonun ne anlama geldiğini biliyoruz!"
Bir kahkaha sesi duyuldu. "Bildiğinizi sanıyorsunuz küçük kız. Ama gerçek, o madalyonun içindeki fotoğraftan çok daha derinde."
Tam o sırada, havadan bir gaz bombası ayaklarının dibine düştü. Beyaz, yoğun bir duman saniyeler içinde tünelin ağzını kapladı. Riven, Liana’nın elini tutmaya çalıştı ama dizlerinin bağının çözüldüğünü hissetti. Ciğerlerine dolan o tatlımsı koku, bilincini hızla karanlığa sürüklüyordu.
"Riven..." diye mırıldandı Liana, yere yığılırken.
Riven’ın gördüğü son şey, siyah maskeli adamların dumanın arasından onlara doğru yürüyen siluetleri ve tepedeki o devasa projektörün altında parlayan "Gölge Adam"ın elindeki gümüş baston oldu.
Şehirden kaçamamışlardı. Oyun, başladığı yere, daha karanlık bir hücreye geri dönüyordu.
