9. bölüm / 9
𝕽𝖆𝖘𝖑𝖆𝖓𝖙ı| 𝐉𝐞𝐨𝐧 𝐉𝐮𝐧𝐠𝐤𝐨𝐨𝐤Bölüm 9
Bölümler 9Şu an: Bölüm 9
Neredeydim? Burada ne işim vardı? yerdeki cam parçalarına bakarken söyledim bunları, elimdeki içki şişesinden bir yudum daha aldım her defasında boğazımı yaksa da bu kalbimdeki acı kadar olamazdı. Telefonum cevapsız aramalar ve başta Jungkook olmak üzere yüzlerce mesaj vardı fakat onları görmezden geliyordum. Ailemin çıldırdığını az çok tahmin edebiliyordum.
Göz yaşlarım yanaklarımdan süzülürken soğuk hava buna inat daha da hissettiriyordu soğuğu yanaklarımda. Hava soğuktu ve ben yine her zaman huzur bulduğum yere Han Nehrine gelmiştim. Burası Jungkookla tanıştığım yerdi, hikayemizin başladığı yerdi. Birnevi hayatımın dönüm noktası diyebilirim bence. İyi bir sevgili değildim bunu biliyordum, ona bu şekilde kendimi merak ettirmeye hakkım yoktu. Sinirle yere tekme savurdum. Çoğu zaman kendimi suçlarken buluyorum kendimi, belki de haklıyımdır ha sonuçta en iyi yaptığım şey kaçıp gitmekti.
Kafamda bu düşünceler dönüp duruyordu, ayın suya nasıl yakamoz oluşturduğunu seyrettim bir süre. Kafam ayık değildi ve ağlamam dinmiyordu.
Bir süre sonra arkadan birkaç hışırtı sesi duydum. Başta bunun bir hayvanın yapacağını sanıp umursamadım fakat arkamdan gelen sesle bir an durdum.
"Kendi başına ne arıyorsun burada küçük kız?"
Uzaklaşmaya çalışsam da o üzerime gelmeye devam ediyordu. Birisi duyar diye bağırmaya çalıştım fakat ağlamaktan kısılmış sesimle bu çok mümkün olmuyordu.
"Beni rahat bırak!" bunu dememle sanki bundan zevk alıyormuş gibi kahkaha attı.
"Eğlence daha yeni başlıyor güzelim." Bunu dediği an bir hışımla karşıdan gelen bir yumrukla yere yığıldı. Gelenin kim olduğuna baktığımda bu Jungkook'du.
"Şerefsiz piç belanı mı arıyorsun!" adamı yere indirmiş ardı kesilmeyen yumruklar atarken küfür savuruyordu.
"Jungkook tamam bırak!" o kişinin yüzü kan revan içerisinde kalmıştı artık. Benim sesimi duyunca bir an afalladı ve hemen bana döndü.
"Bi şey yaptı mı sana o şerefsiz!"
Korkmuştum ve göz yaşlarım yeniden yanaklarımdan süzülmeye başladı. Jungkook beni kendine çekip beni güçlü kollarıyla sardı. Göz ucuyla yerde yatan adama baktığımda baygın halde yerde yattığını gördüm.
"Buradan gitmek istiyorum." kısılmış sesimle jungkook'a fısıldadım. Beni ikiletmeden beni kucağına aldı, buna karşı bile çıkamadan beni arabasına götürdü. Yan koltukta öylece duruyordum. Jungkook ise araba direksiyonunu sıkmaktan parmak boğumları beyazlaşmış halde dudaklarını kemiriyordu.
Kafamın pek iyi olmadığını fark etmiş olacak ki bana sorular sormuyordu.
"Lanet olsun ki seni her yerde aradım fakat daha geç gelseydim.." sinirle konuşuyordu, kendisini bu durumda suçluyordu.
"Lütfen sakinleş.." dedim koltuğa iyice sinmiş bir şekilde.
Jungkook'un bana bakışlarından ne kadar endişelendiğini görebiliyordum.
Sağ koltukta oturmuş ona bakarken çenesini nasıl sıktığını fark edebiliyordum..
Bunları düşünürken sızmış olmalıyım ki gözlerimi açtığımda kendimi odamda yatağımda yatarken buldum. Jungkook beni evime bırakıp gitmiş olmalıydı.
Telefonu elime aldığımda ondan bir mesaj gördüm.
Sevgilimm:
"Annenlerle konuştum, sinirliydiler fakat endişe etme hallettim. Uyandığında bana ulaş, her ne kadar bu konuyu dün sana sormamış olsam da bugün sormayacağım anlamına gelmiyor."
Mesajı okumamla koca bir iç çektim ve yanına gitmek üzere evden hızlıca giyinip çıktım..
Bölüm etkileşimi
