4. bölüm · Hüzünden huzura
Limon kabuğu
Pastanenin tatlı bahçesinin önünde durduğumda , Pembe bir tabela dikkatimi çekti. Pastanenin bir adı vardı " Limon kabuğu " pastanenin isminde bir meyve ismi kullanılması yüzümde ufak bir gülümsemeye sebep olurken pastanenin kapısından içeri girdim. İçerde tanıdık bir yüz vardı,okuldan bir oğlanın Şef olduğunu düşündüğüm bir adam ile konuştuğunu farkettim . Kasaya doğru ilerlerken genç adam bana doğru geldi elini uzatıp "Ben Uraz,sende Mira olmalısın"dediğinde artık sınıfta gerçekten rezil olduğumu anlamıstim çünkü bunu gülerek söylemişti. Uraza kafamı salladıktan sonra arkadan beyaz pastacı şapkasi takan bir adam geldi. Adamın kafasindaki gibi üzerindeki önlükte beyazdı. Kısaca adamla tanışmıştım adam Uraz'ın amcasıymış. Adama buraya çırak olarak geldiğimi söyledim adam ilk başta biraz şaşırmış ardından "ne çırağı?" Diye sormuştu . Bir an kendimi yanliş yerde gibi hissetmiştim hemen"pastacı çırağı"diye atladım. Adam bunu duygmduguna sevinmişmiydi yoksa kızmışmiydi bilmiyorum ama bana "o zaman gel bakalım çırak"deyip arkasını dönüp gitmişti adamın peşinden mutfağa gittim. Önüme hamur karıştırma kabı koyuyor hızlıca yumurtaları dolaptan çıkarıyordu. Ben daha ne olduğunu anlamadan bir şeyler yapmaya başlamıştı daha ilk günden kafam allak bullak olmuştu ama birazda anlıyor gibiydim. Bana ara sıra anlatıyordu:"eşit kabarması için hertarafi eşit olmalı ","yumurtası ne kadar orantiliysa o kadar iyi olur"gibi bir sürü şey anlatıyordu. Bu işe ne kadar uygundum bilmiyorum ama zor yada kolay arasında arafta kalmıştım.
Şef ile pastaneye yeterince pasta yaptıktan sonra eve gittim. Uraz'ın evi bizim eve yakın olduğu için oda bana eşlik etmişti . Neredeyse hiç sohbet etmemiştik çünkü konuşucak bir şeyimiz yoktu hatta aramızda bir kaç adım mesafe vardı ki eve giderken bile hiç bir şey söylemeden gitmiştim. Soğuk tabiyatli ve sessiz biri oldugu kanısına varmıştım. Apartmana girmeden önce bir araba dikkatimi çekmişti kafamı yukarı kaldirdığimda anneannemi halı döverken görmüştüm birden aşağı doğru bir ses"benim pamuk kızım gelmiş"diye seslenmeye başlayınca arkamdan geçen Uraz'a tekrar rezil olduğumu fark ettim. Ardından teyzem ortaya çıkıp"yada pastacı çırağımı demeliydim?"dediğinde annemin herkesi iş sahibi oldum diye eve toplasına ne demeliydim. Oflayarak ve içimden söylenerek apartmana girdim,ikinci kata eve koşarak hem onlara sarılmak hemde dişarda beni neden rezil ettiklerinin hesabını sormak için koşarak çıktım .
Kapıyıbir kez tıkladıktan sonra kapı hemen açılmıştı. Kapıyı açan Latife teyzem cılız bedenimi bütün kollarıyla sarmış sıkıyordu. Ama bu sarılma şefkatli bir sarılmaydı teyzemi en son cenazede görmüştüm. Gözyaşlarım dökürkende bana böyle sarılmıştı belkide aile bu demekti. Sarılmak.
Anneannemde aynı şefkatle sarıldıktan sonra uzun uzun sohbet ettik. İki hafta kalacaklarını söylediklerinde ilk defa bu kadar uzun kalmak istediklerini fark ettim bunun sebebini bilmiyordum ama içimden bir ses bir şeyler olduğunu fısıldıyordu onları o ihtişamlı adadan uzaklaştıran bir şeyler...
