Hesapta Yokken kitap kapağı

5. bölüm / 5

Hesapta Yokken

4. Bölüm

Vaveyla Yazarı: ~Esmanur~ E

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 4. Bölüm

Oy ve yorumlarınızı bekliyorumm.

Uzay

Bu gün masal'ın karşısına yeniden çıkacaktım.

O her ne kadar tesadüf olduğunu düşünse de planlıydı.

Bu gün onun müzik kursu vardı. Ben de onun kursuna yazılmıştım.

Daha hızlı halletmek için.

Evden çıkıp motoruma bindim. Eve çok da uzak olmayan kursa sürdüm.
Geldiğimde motorumu park edip indim. Kursun önü kalabalıktı.
İçeriye girdiğimde bakışlar yeni geldiğim için bana dönmüştü.
Hiç birisine aldırmadan masalın sınıfına ilerledim. Sınıfın önüne geldiğimde kapının önünden onu izledim.
Elinde bir gitar vardı. Acemi değildi lakin tam olarak çalamıyordu da.
Yanına gittim. Bir anda irkilerek bana baktı.
Gözlerinde şaşkınlık vardı.
" Sen..." devamını getirmedi.
" Onu yanlış çalıyorsun."
" Ne."
" Yanlış çalıyorsun." Yanına oturdum. "Göstereyim mi?"
Şaşkınlıkla bana bakmaya devam ederken elindeki gitarı bana verdi.
Akustik bir gitar türüydü. Bunun sesini çok seviyordum ve elbette çalmayı biliyordum.

( Gitar bu.)

Can ozanın acıtır gibi severek şarkısını çalacaktım.
Önce gitarın kenarlarına vurarak ritim tuttum. Ardından çalmaya başladım.

Masal
Karşımda görmeyi beklemediğim birisi vardı. Uzay.

Her yerden çıkıyor arkadaş!

"Sen..." devamını getiremedim. Ne diyecektim.
" Onu yanlış çalıyorsun."
" Ne?"
" Yanlış çalıyorsun. Göstereyim mi?" Yanıma oturarak gitarı almak için ellerini uzattı.
Gitarı ona verdim. Önce bir kaç ayar yaptı ardından çok sevdiğim bi şarkı olan can ozanın acıtır gibi severek şarkısına başladı.

🎶Aklımda unutmadım hala
Aklar yüreğindeki davadan
Kalbini yarı yolda bırakırsan🎶

Sesi... gerçekten çok güzeldi.

🎶Çok zor ama haklı vedalar
Özler arar geceler hala
Uzaklardayım artık beni yok say🎶

O farkında değildi belki ama kapının önü ve sınıf dolmuştu onu dinleyebilmek için. Herkes benim gibi hayranlıkla onu dinliyordu.

Gerçi hayranlıkla dinlemeyen tek kişi emirdi. Ve evet o da bu kurstaydı.

🎶Ben öldüm bir daha ölmem
Yandım bir daha sönmem
Gel ömrüm senin olsun gel
Kalksın bu yük üstümden, of🎶

Resmen büyülenmiştim.

🎶Hasret üzerimdeki kasvet
Acıtır gibi severek
Bitecek bi’ gün elbet sabret
Her nefeste yüreğimde bi' beste
O da benle mezara dek
Çalıyor aheste, aheste🎶

Bakışlarını bana çevirdi ve gözlerime baktı. Gözlerime bakarak söylemeye devam etti.

🎶Gündüzleri sardı rüyalar
Son sözleri kalbimi dağlar
Aklım unut onu derken ben duymam
Özgürlüğün bedeli buysa
Boşver cezası beni bağlar
Oysa ne kolaydı şeytana uymak🎶

İkimizde gözlerimizi çekemedik.

🎶Ben öldüm bir daha ölmem
Yandım bir daha sönmem
Gel ömrüm senin olsun gel
Kalksın bu yük üstümden, of🎶

Yüzünde hafif bir tebessüm belirdi. Gamzesi vardı.

🎶 Hasret üzerimdeki kasvet
Acıtır gibi severek
Bitecek bi’ gün elbet sabret
Her nefeste yüreğimde bi' beste
O da benle mezara dek
Çalıyor aheste, aheste🎶

Şarkı bitmişti herkes onu alkışlıyordu ama biz gözlerimizi birbirimizden çekmedik. Kahveleri beni kendine çekiyordu sanki.

Sanki beni büyülemişti.

" Masal." Emirin sesiyle gözlerimizi birbirimizden çektik. Uzay oflayarak emire döndü.
" Kardeş sen böyle her yerden çıkacak mısın?"
" Her yerden çıkan ben değilim kardeş, sensin. Söylesene ne işin var burada." Sinirle konuşuyordu.

İşte ona bu yüzden hiç şans vermiyordum. O sinirini kontrol edemiyordu. Ve bu tehlikeliydi.

" Kursa başladım. Ne oldu bir sakıncasımı var."
" Yok kursa başlamanda bir sakınca yok ama masala yaklaşma."
Herkes onları dinliyordu.
" Sanane. Bekçisi falan mısın sen bu kızın. Hatırladığım kadarıyla sevgili de değildiniz." Bana döndü. "Değil mi?"
" Evet. Değiliz."
" Ne olursa olsun masal'a yaklaşmayacaksın."
Uzay konuşacaktı ki ben araya girdim.
" Emir, sanane. Sana daha öncede söyledim. Benim işlerim ve konuştuğum kişilere karışma. Git şimdi. Herkes bize bakıyor."
" Masal, konuşalım."
" Emir git. Bana bakmalarından rahatsız oluyorum."
Emir etrafına baktı. Herkesin bize baktığını fark edince ellerini sinirle saçlarından geçirdi. Bir şey demeden yanımızdan uzaklaştı.
Uzay bana döndü. Ama ben tedirginlikle etrafa bakıyordum.
" Bu hep böyle midir." Cevap vermeyip tedirgin olduğumu fark edince yaklaştı. " Hey. Bir sıkıntı mı var."

" Ben... çok fazla göz var." Sözlerimle etrafına baktı. Kalabalık hâlâ dağılmamıştı.
Gözlerimde ki korkuyu görmüş olmalı ki onlara doğru konuştu.
" Arkadaşlar, dağılabilir miyiz?"
Homurdanarak gittiler. Derin bir nefes aldım. Bana döndü.
" Şimdi iyi misin?"
" Hı hı. Teşekküler."
" Bir şey sorabilir miyim?" Ne sorabilirdiki.
" Sor."
" Neden... gözleri sevmiyorsun?" Şimdi ne cavap verecektim. Yutkundum.
" Gözler... ölüm getirir." Duraksadı.
" Nasıl ölüm getirir." Dikkatini çekmişim gibi tüm dikkatini bana vermişti.
" Eğer..." Yutkundum. " Üstünde göz varsa zarar görürsün. Gözler dikkat çektiğin anlamına gelir. Ben dikkat çekmek istemiyorum."
Gözleri kısılmıştı. Bakışları şimdi daha dikkatli ve düşünceliydi.
" Peki ya o bakışlardan birini bir gün seversen."
" Sevemem. Eğer seversem zarar gelir bana."
" Neden. Seven sevdiğine neden zarar versin." Önüme döndüm.
" İlişkide insanlar birbirini kısıtlar. Yaptıkları her şeye karışır. Sözler dinlenmeyince ise kavga edilir. Kadınlar öldürülür, dövülür. Hatta bazan erkekler bile öldürülür." Aklıma gelenlerle tebessüm ettim. " Ama eskiden ilişkiler çok daha güzelmiş. Evet kimisi tanımadaığı insanlarla evlenirdi ama kimse kimseyi öldürmezdi. Öldürse bile bu olaylar şimdiki kadar çok değildi. Artık konuşmak yerine şiddete başvuruyorlar. Ve ben böyle bir şey yaşamak istemiyorum." Susunca bakışlarımı ona çevirdim.
Ne düşündüğünü anlayamıyordum ama düşünceliydi.
" Haklısın. Ama hep bu yönden bakarsan belki de karşına doğru kişi çıksa bile ona şans vermeyip kaybedeceksin."
" Doğru kişi bunu hissettirir." Durdu.
" Evet hissettirir."
Yine gözlerimizi birbirimizden çekmedik. Gariptir ki bende çekmedim.

Çekemedim. Gözlerinin kahvesi beni çekiyordu. Bu tehlikeliydi.

Hocanın sesiyle bakılarımızı çekip önümüze döndük. Hâlâ yanımda oturuyordu.
Hoca ona baktı.
" Arkadaşlar uzay aranıza yeni katıldı."
Hoca konuştuktan sonra bir an kalktı ve sınıfa baktı. Sonra tekrar oturdu.
" Masal gitarını al ve başla çalmaya kızım."
Başımı sallayıp uzaya döndüm.
" Şey verir misin?" Gitarım hâlâ ondaydı.
" Pardon."
Gitarı alıp bazı ayarlar yaptım. Sadece çalacaktım şarkı söylemeyecektim.
" Emir sende kendi gitarını al." Emir de aldı.
Onun gitarı elektro gitardı.
Hocanın bana bakışıyla başladım. Bunu çok kez çalışmıştık.

Yumuşak şekilde girdim şarkıya. Yavaş ve rahatlatıcı ritimle gözlerim kapandı.

Bu güzel ritmi ezberleyip gözlerin kapalı çalabilmek harika bir şeydi.

Emirin girdiği yerde gözlerimi açtım. Aslında elektro gitarıda seviyordum ama bana uygun değildi. Ben daha yumuşak şeyleri severim.

İkimizin tuttuğu ritmin hızlandığı kısma gelince ellerimi daha hızlı şekikde oynattım.

Bittiğinde sınıf alkışlamaya başladı.
" Tebrikler çocuklar. İkiniz harika bir çift oluyorsunuz."
Emirin gülüşünü duyunca ona dönüp ters bir bakış attım. Bundan hiç etkilenmeyerek göz kırptı. Gözlerimi devirerek önüme döndüm.
" Çok güzel çalıyorsun." Uzayın sesiyle ona döndüm.
" Teşekkürler." Yanaklarım kızarmıştı.
Bana güzel bir şekilde gülüp önüne döndü.

Ders bitince gitarımı çantasına koyup çıktım. Arkamdan gelen sesle durdum.
" Masal." Uzaya döndüm.
" Efendim."
" Sen... birini seviyor musun?" Sorusuyla şaşkınlıkla ona baktım.
" Ne alaka."
" Hiç metak ettim sadece." Elini ensesine atıp kaşıyarak konuşmuştu.
" Hayır kimseyi sevmiyorum."
" Anladım." Bir süre sustuk. Ardından o sessizliğin bozdu.
" Yürüyerek mi gideceksin evine."
" Hı hı."
" Gel ben seni bırakayım istersen."
Bir adım geri çıktım.
" Hayır, gerek yok. Ben kendim yürüyerek giderim."
" Tamam sakin ol. Sen nasıl istersen. Sadece sordum."
Başımı salladım. Bir şey demeden arkamı dönüp yürüdüm.
Eve doğru giderken yanımdan rüzgar gibi bir şey geçti. Dönüp baktım. Motordu. Ve motoru süren kişi uzay'dı.

Beni eve bunubla bırakmayımı düşünmüştü.

Arkasından dehşetle baktım. Çok... çok fazla hızlı gidiyordu.

Nihayet eve geldiğimde babam henüz gelmemişti. Normalde bu saatte evde olurdu.
Odama geçip pijamalarımı giydim. Kalpli kısa bir takımdı.
Evimizde ki kütüphaneye giderken babamı aradım ama açmadı. Üç kez aramama rağmen açmamıştı. Her zaman ilk çalışta açardı. İçimde ki korkuyla babamın yakın koruması olan adem abiyi aradım. İkinci çalışta açtı.
" Adem abi."
" Söyle abiciğim."
" Babam yanında mı?"
" Evet neden?" Bir şeyler olduğunu anlamıştı.
" Şey ben aradım ama açmadı. Korktum biraz. Söyler misin beni arasın."
" Baban şuan da önemli bir toplantıda. Çıktığında seni arayacaktır."
" Ama bu satte eve gelirdi hep."
" Haklısın masal ama işler uzadı."
" Tamam abi." Diyerek telefonu kapattım.
Kütüphaneden bir kitap alıp okumaya başladım.
Kitaptaki bu sözü çok seviyordum.

" Hayatta hiç bir zaman kafamızda ki kadar harikulâde şeyler olmayacağını henüz idrak edememiştim."
Sabahattin Ali
Kürk mantolu madonna

Saatler sonra küyüphanenin kapısı açılınca kafamı kitaplardan kaldırdım.

" Kızım." Sonunda gelmişti.
" Babam."
" Neden uyumadın."
" Seni bekledim. Bu kadar geç saate kalmamıştın."
" Üzgünüm kızım." Yanıma gelip oturdu. " Seni her zaman çok seviyorum biliyorsun değil mi? Ne yaparsam yapayım çok seviyorum seni."
Bunu şuan neden demişti. Normalde de hep derdi ama bu sefer sanki hatırlatmak istemişti.
" Baba ben de seni seviyorum. Ama neden bu şekilde konuştuğunu anlamadım." Başımın tepesine dudaklarını bastırdı.
" Hadi. Git yat."
Bir şey demeden odama çıktım. Yatağa girdim. Dakikalar sonra uykunun karanlığına teslim olmuştum.

~

İlahi bakış açısı

Levent sıkıntılı bir konuşmanın içerisindeydi.
" Levent bey. Çocuk bu işin peşini bırakacak gibi durmuyor."
Levent sıkıntılı bir soluk bıraktı.
" Ergen o adem. Duygularıyla hareket ediyor. Sıkıntı benden intikam almak istemesinde değil sıkıntı kızım."

Kızını korumak için o bilmesede arkasına koruma takardı. Ve korumalar kızının yenında olmaması gereken birisini görmüştü.

Uzay'ı

Çocuk ona bir şey yapamazdı evet ama eğer kızına her şeyi anlatırsa biterdi.

Masalın hiç bir şeyden haberi yoktu. Çünkü karısı nurgül bunu istememişti. O masum kalsın istemişti. Ve babasının bir katil duğunu öğrenirse karısına verdiği sözü tutamamakla kalmaz kızınıda kaybederdi.

Bu ihtimal onu delirtmek üzereydi. Birisini öldürmenin bir açıklaması olamaz ama o karısının intikamını almıştı yalnızca.

" Levent abi, daldın yine. Merak etme masal öğrenmeyecek."
Tam bu sırada ademin telefonu çalmıştı. Masal arıyordu. Ondan önce leventi aramıştı ama levent açamamıştı.
Adem onun aksine telefonu açtı. Onun toplantıda olduğunu söylemişti.

Bir yalan daha.

" Ne diyor."
" Seni merak ediyor. Levent ne olursa olsun o senin kızın. Bırakmaz seni."
" Bırakır. Eğer bir katil olduğumu öğrenirse bir saniye düşünmez babası olduğumu, ve gider."

Bunun farkındaydı. Halbuki o bu işlere kendi isteğiyle girmemişti.

" Daha sonra konuşuruz. Masalın sesi çok endişeli geliyordu. Git artık eve."
Ademin sözleriyle levent iş yerinden çıkmış arabasına binmişti.
" Adem sen başka arabayla evine git." Onu beklemeden gitti.
Adem bir süre onun arkasından baktı. Levent bu işlere başladığından beri yanındaydı. Tanırdı onu. Kızına olan sevgisini en iyi o bilirdi. Ve şuan onun kaybetme korkusuyla savaşıyordu. Zordu bu. En iyi o bilirdi.

Keşke bilmeseydi.

Levent arabada düşünceliydi. Masalın tepkisi ne olurdu öğrense?

Aynı dakikalarda uzay planını gözden geçiriyordu.

Kızı ne zaman görse akşamına planı gözden geçiriyordu.

Masumdu. Bu su götürmez bir gerçekti.

Ama o da masumdu.

Masal bu gün çok güzel gitar çalmıştı. Kız herkesten farklıydı. Aşk hakkında ki düşüncesi ise ayrı bir şeydi. Ama haklıydı.

Ayrıca bu emir denen çocuk canını sıkmıştı. Her yerden çıkıyordu. Ayrıca masalın kimseyi sevmemesi işine gelmişti. Bu şekilde daha kolay olacaktı.

Uzay o gece de planını değiştirmedi. Ama bilmiyordu ki, az kalmıştı. Sadece planı değil hayatı değişecekti.

Sevgili okurlarım, bölümün gecikmesinden dolayı sizden çok özür diliyorum. Ne yazık ki parmağmı kırdım. Açılınca da hemen bölümü yazdım. Umarım beğenmişsinizdir.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

25okunma 12beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18