Hesapta Yokken kitap kapağı

4. bölüm / 5

Hesapta Yokken

3. Bölüm

Vaveyla Yazarı: ~Esmanur~ E

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 3. Bölüm

Uzay

" Anne, ben çıktım."
" Tamam oğlum."
Bu gün, günler sonra okula gidiyordum. Evden çıktığımda pamir kapıda arabama yaslanmış beni bekliyordu.
" Oo Uzay bey. Kendiniz için ayarladığınız ev hapsiniz bitti mi?" Dedi alayla.
Mal bu çocuk. Babam ölmüş ev hapsi diyor.
" Oğlum babam öldü. Hayır yani senin benden beklentin ne tam olarak. Eğlensemiydim?"
" Yok be oğlum. Ama arada dışarı çıkıp bize de gül cemalini gösterseydin." Dedi alayla.
Yanına gidip ensesine vurdum. Onu tutup motoruma yönlendirdim.
" Yürü, motorla gideceğiz okula."
" Baştan söyleseydin ya. Bende getirirdim motorumu." Ensesini tutarken konuştu. Kızarmıştı.
" Bir şey olmaz. Benimkiyle gideriz." Dedim sırıtarak.
" Sana hiç güvenmiyorum uzay."
" Hayırdır, ne hatamızı gördün." Motorun başında durmuş okula gitmek yerine boş yapıyorduk.
" Sence. Sen çok tehlikeli sürüyorsun." Tek kaşını kaldırarak konuşmuştu.
" Motor olduğu için olabilir mi?" Konuşurken ona yedek kaskı uzatmıştım. Bir yandanda gülüyordum.
Gülerek elimdeki kaskı aldı.
" Olabilir." Gevşek.
Motora bindik. Çalıştırıp en hızlı şekilde okula sürdüm. Pamir düşmemek için bana koala gibi sarılmıştı.
Ne yapsın travma kalmış bir önceki deneyimlerinden.
Okula geldiğimizde motoru park ettim. Kaskı çıkarıp pamire döndüm gülerek.
" Çok korktun mu gelirken."
" Ne." Anlamamıştı.
" Diyorum ki taravma kalmış sende herhalde. Koala gibi yapıştın. Bir an namus gidecek sandım. Çok korktum."
Yüzünün aldığı ifadeyi görünce hiç çekinlmeden gözlerine baka baka bir kahkaha patlattım.
" Ne gülüyorsun lan. Çok mu komik."
" Evet." Bir kez daha güldüm.
Bana omuz atıp yanımdan geçip gitti. Bende arkasından gülerek ilerledim.
Derse girdiğimizde hoca bana baktı.
" Uzay, başın sağolsun oğlum."
" Sağolun hocam." Daha fazla uzatmadan derse başladı.
" Şşt." pamirin dürtmesiyle ona döndüm. Tek kaşımı kaldırdım.
" Seninki gözünü senden alamıyor." Dedi alayla ve fısıltıyla.
Onun sözleriyle gözüm arka sıralarda ki Begüm'ün bana baktığını gördüm. Göz göze gelice tebessüm etti. Önüme döndüm.
" İşine bak pamir."
" Tamam be kardeşim demedim bir şey." Ona ters bir bakış atıp önüme döndüm.
Begüm bana üç yıldır kafayı takmış durumdaydı. Bende ona bir şans vermek adına çıkıştım ama üç hafta kadar sürmüştü. Bunun sebebi bana çok sırnaşması ve her işime karışmasıydı.
Bir keresinde bir kız bana takılıp düşünce onu kaldırmıştım. Begüm ise gelip kızı tehdit etmiş ardından dövmüştü.

Sonunda öğle molasına çıkıyorduk. Açlıktan ölecektim.
Pamirle beraber kantine gittik. Ben masaya oturdum o gidip bize yemek aldı. Geldiğinde tam yemeğe başlayacaktım ki yanımıza basketbol takımından kerim geldi.
" Uzay."
" Efendim."
" Bu gün ki antrenmana gelecek misin?"
Doğruya bu gün antrenman vardı!
" Unutmuşum. Ama evet geleceğim."
" Tamam." Yanımızdan gitti ve biz de yemeğimizi yedik.
Ben basketbol takımının kaptanıydım. Ama uzun zamandır antrenmana gidemiyordum.
Masadan kalktıp sınıfa ilerledik ama önümüzü begüm kesti.
" Uzay bir konuşabilir miyiz?"
" Dostum ben sınıftayım." pamir yanımızdan kaçarcasına gitti.
" Söyle begüm."
" Neden böyle yapıyorsun." Tek kaşımı kaldırdım.
" Ne yapıyormuşum."
" Bana soğuk yapıyorsun. Lütfen bir şans daha ver."
" Begüm bunu sana defalarca söyledim. Şans falan yok bitti. Sal artık beni."
" Seviyorum seni."
" Sen beni sevmiyorsun. Sen beni takıntı haline getirdin."
" Uzay-"
" Çekil begüm. Bir daha aynı konuyu açma bitti."
Yanından geçip sınıfa girdim.
" Ne dedi."
" Ne diyecek. Her zaman ki konu."
" Allah yardımcın olsu kardeşim." Başımı salladım. Ders başladı ve ikimizde sustuk.
Okul bittiğinde motorumun önüne geldik.
" Pamir bir yerlere gidelim antrenmandan önce."
" Olur, nereye."
"Şu bizim sürekli gittiğimiz bir kafe vardı. Oraya nedersin."
" Tamam."
Motora bindik. Ezberlediğim yollarda sürdüm.
Geldiğimizde motordan inip içeriye girdik.
Her zaman oturduğumuz masa bu gün doluydu. İki kız oturuyordu. Birisinin sırtı bize dönüktü ama sanki tanıdık geliyordu.
" Otursana uzay." Pamirin sesiyle daldığım düşünceden sıyrıldım. Pencere tarafında bir masada oturuyordu.
Karşısına geçip oturdum. Garson yanımıza geldi.
" Hoş geldiniz efendim. Ne alırdınız."
" Ben bir latte."
" Bende amerikano." Başını sallayıp gitti.
Bende siparişlerimiz gelene kadar tuvalete gittim.
Çıktığımda elim ensemdeyken biriyle çarpıştım ve refleksle düşmemesi için belinden tuttum.

Masal.

Masal'la çarpışmıştım. Hem de bu sefer yanlışlıkla olmuştu.

Ve ben hâlâ onun belini tutuyorum.

~

Masal

Okuldan sonra irem kefeye gitmek istediğini söyleyince onu kıramamış ve gelmiştim.
Ama çok bunaldığım için şimdi tuvaletteydim. Yüzüme su çarpıp çıktım. Ama tam o anda birisiyle çarpıştım. Ve o da refleksle beni tutmuşu.

Bu koku çok tanıdık geliyor. Nane ve sigara.

Başımı kaldırdım. O gün kantinin önünde çarpıştığım çocuktu.
Bir süre öylece bir birimize baktık. Ardından ben kendime gelip hemen geri çekildim. O da beni bıraktı. Başımı yere eğdim. Hem utanmış hem de korkmuştum.
" Ben... ben çok özür dilerim."
" Sorun değil."
Masam onun arkasında kalıyordu. Gitmek için yanından kafam eğikken geçiyordum ki ona yeniden çarptım.

Rezilim!

Aniden beni tuttu. Ama bu sefer daha yakındık. Bakışlarımı gözlerine çıkardım.
O da beden gözlerini çekmedi. Gözleri beni içine çekiyordu. O kahvelere dalıp gidiyordum.
" İyi misin." sesiyle kendime geldim.
" Evet."
Yanından geçip gidiyordum ki sesiyle durdum.
" Dur."

Ne oldu. Çok mu sinirlendi. Beni öldürecek mi yada dövecek mi? Sırf ona çarptığım için.

Korkuyla nefesimi tutmuşken ona döndüm.
" E- Efendim."
" Bu ikinci çarpışımız. Tesadüf mü sence."
" A- anlamadım."
" Diyorum ki hep böyle tesadüfen çarpışacak mıyız?" Tesadüfen kısmını özellikle vurgulamıştı sanki.
" Ben... bilmiyorum." Derin bir nefes aldı.
" Adın ne senin."
" Masal." Ürkerek konuşuyordum.

İnsanlardan bu kadar korkmak çok zor ama elimde değil.

" Masal... uzay bende. Sen sormadın ama."
" Ben... şimdi gidebilir miyim." Tek kaşını kaldırdı.
" Neden kaçıyorsun."
" Beni öldürecek misin?" Tek seferde sorduğum soru onu bozguna uğratmıştı.
" Seni neden öldüreyim."
" Ben sana çarptım. Sen de bir anda dur dedin. Ben... şey korktum." Derin bir nefes daha aldı.
" Seni bana çarptın diye öldürmem. Hatta ben kimseyi öldürmem."
" Tamam."
" İnsanlardan bu kadar korkma masal."
" Peki."
Tam gidiyordu ki durdu ve bana döndü.
" Daha çok karşılaşacağız seninle. Tesadüfen." Tesadüfen kısmını yine vurgulamıştı.
O gidince derin bir nefes aldım. Korkmuştum. Ayrıca fazla sigara kokuyordu ve bu benim astımım için iyi bir şey değildi.
Masaya geri döndüm. Masaya giderken fark ettim. Uzay bizim arka masamızda cam kenarında oturuyordu.
" Masal. Nerede kaldın kızım. Yanına geliyordum bende tam."
" Şey irem." Yüz ifademden bir şey olduğunu anlamıştı.
" Ne oldu."
" Ben tuvaletten çıktığımda hani o okulda çarptığım çocuk varya."
" Ee." Heyecanlanmıştı.
" İşte tuvaletten çıktığında yine onunla çarpıştım. O da düşmemem için beni tuttu. Sonra ben tam gidiyordum ki bir daha çarptım. O da beni bir daha tuttu. Ben geliyordum ki beni durdurdu. Bana dediki ' Bu ikinici çarpışmamız. Tesadüf mü sence.' Sence bu ne anlama geliyor. Ha bir de bana adımı sordu sonra kendi ismini söyledi. Adıda uzay'mış."
Sustuğumda ireme baktım. Ağzı açık nefesini tutmuş şekilde bana bakıyordu.
" Ne, ne oldu."
İrem bir anda çığlık attı. Kefedeki herkes bize baktı. Uzay'da dahil. Çok utanmıştım.
" Ne bağırıyorsun kızım ya. Herkes bize bakıyor." O ise beni hiç takmadan konuştu. Yanaklarım kızarmıştı.
" Kızım, bu ikinci çarpışmanız. Biride bizim okuldaydı. Tesadüf mü sence. Bu çocukta bir iş var."
" Ya saçmalamasana irem ya. Okula bir arkadaşı için gelmişti."
" Sen nereden biliyorsun."
" Şey sormuştum da."
" Oha sen bir erkeğe sorumu sordun. Nerede o uzay denen çocuk ha." Bir anda tüm kafeye bakmaya başladı.
" Arkamızda bize dönük olan."
İrem hemen dediğim yere baktı.
" Oha kızım. Bu çocuk çok yakışıklı. Karizma resmen. Ay siz çok yakışırsınız."
" Ne yakışması ya. Çarpıştık irem. Abartma. Hem belki sevgilisi vardır."
İrem hep böyledir. En küçük şeyde şipler.
" Yoktur yok."
" İrem sus. Kalkalım gidelim. Rezil olduk." Garsonu buraya çağırdım.
" Buyurun efendim."
" Şey biz hesabı alabilir miyiz."
" Efendim hesabınızı arka masanızdaki beyefendi ödedi."
İremle beraber şaşkınlıkla onlara baktık. Uzay'da bize bakıyordu. Garson bu sırada gitmişti.
" Masal."
" Hı."
" Kızım, adam hesabı ödemiş ve şuan sana bakıyor. Tam sana."
" İrem yürü kalk gidelim." Elinden tutup onu yerinden kaldırıp kapıya sürüklemeye başladım. Kafamı ise önüme eğmiştim.
Onların masasının önünden geçerken irem bir anda durdu.
" Uzay bey."
" Efendim." Uzayın sesini duyunca kafamı kaldırıp ireme şaşkınlıkla baktım.
" Arkadaşım size çok teşekkür ediyor."
" Bir şey değil. Ona öyle çarpınca canı acımıştır diye özür maliyetinde kabul etsin."
" Eder, eder." İrem sırıtarak yanım geldi. "Hadi masalcığım gidelim artık."
Çıkışa yürürken ireme canavarmış gibi bakıyordum.
" Ne, ne var. Niye öyle bakıyorsun."
" İrem, sen ne yaptın ya."
" Teşekkür ettim. Öylece çıksaydık ayıp olurdu."
" Ya irem! Rezil oldum."
" Niye rezil olasın aşko."
" İrem şu an kafanı kırmak istiyorum. Yürü."
" Ay, sanki ne yaptık. Bu arada çocuk benimle konuşurken bile sana bakıyordu. Çok yakışıyorsunuz."
" İrem susmazsan tek başıma gideceğim."
" Of tamam."
Beraber bir taksi durağına gittik. Taksiciye benim evimi tarif ettik çünkü irem bu gece bizde kalacaktı.
Eve geldiğimizde parasını ödeyip içeriye girdik.
Ben odama çıkıp hemen üstümü değiştirmiştim.
Üstüme kalpli bir şort ve takımı olan askılı üstü giydim.
Aşağıya indiğimde irem mısır ve cipslerle uğraşıyordu. Çekirdekte olduğuna göre bu gece film gecesi değil dedikodu gecesi olacaktı.

Ben bitmiştim. Birisi beni kurtarsın.

" Masal gelip yardım etsene."
Yanına gidip içecekleri aldım ve evimizin büyük salonuna götürdüm. İrem'de arkamdan gelip elindekileri masaya koydu ve oturdu.
" İrem."
" Evet."
" Bak eğer uzayla başımın etini yiyeceksen ben gidiyorum."
Kolumdan tutup beni masaya çekti.
" Otur. Kaçışın yok."
Oflayarak oturdum.
" Bacıya oflanmaz. Çarpılırsın."
Gülerek oturdum. Harbi bacım olur kendileri.
İrem konuşmaya başladığında bu gecenin çok uzun olacağını anlamıştım...

~

İlahi bakış açısı

Bu sırada uzay başka işlerle meşguldü. Pamiri ikna etmek gibi işlerle.
Bu gün onların hesabını ödemesi pamirin dikkatini çekmişti. Bu yüzden ona da bu intikam planından bahsetmişti.
Onların hesabını ödemişti çünkü kızla yakınlaşması lazımdı.
" Lan pamir sal artık beni."
" Oğlum sen salak mısın? Tamam babası senin babanı öldürmüş olabilir ama bu kızın bir suçu yok. Yüzünden masumiyet akıyor."
" Pamir ben sana sabahtan beri ne anlatıyorum. Ona bir zarar gelmeyecek. Ama babasına yakınlaşabilmek için önce onunla yakınlaşmalıyım."
" Uzay senin her konuda arkandayım biliyorsun. Ama eğer bu masuma bir zarar gelirse karşında beni bulursun."
" Sen hayırdır. Niye koruyorsun bu kadar."
" Kız masum. Bir masuma zarar vermek için anca zalim olman gerekir. Ve ben bir zalimle dostluk kuramam."
" Tamam be oğlum. Merak etme sen uyarmasaydında o kıza bir zarar gelmeyecekti."
Pamir ikna olmamıştı ama başını salladı. Sonra aklına bir şey gelmiş olmalı ki konuştu.
" Uzay, sen farkında mısın? Bu kızla yakınlaşınca ya sana aşık olursa. Arkanda kırık bir kalp mi bırakacaksın."
" Aşık olmaması lazım."
Uzaysa susunca yine düşüncelere dalmıştı. Ya aşık olursa.
Tek düşündüğü bu değildi. Onun o masum, korkak ve ürkek bakışları aklında kalmıştı. Bu gün ona çarptığında ve onu durdurduğunda çok korkmuştu. Kız her şeyden korkuyordu.
Ona beni öldürecek misin diye sormuştu. Hemde sırf ona çarptığı için.
O kıza bir zarar gelmeyecekti. Uzay onu sadece kendinden değil dışarıdanda koruyacaktı. Hem plan için hem de o kendini koruyamayacak kadar korktuğu için.

Selam sevgili okurlarım. Umarım beğenmişsinizdir. Yorumlarını ve beğenilerinizi heyecanla bekliyorum.
Sevgiyle kalın.😉❤

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

25okunma 17beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18