4. bölüm · Her şeyden önce ben

GÜNEBAKAN

Esra Mengücek

Bazen yanlız kaldığımda kendimi dışarı atardım yeşilliklerin arasına dalardım uzanırdım boylu boyunca sonra gökyüzüne bakar güneşi izlerdim ama asla bu parlak şeyin neye benzedğini ve neden bu kadar güzel ve dikkat çekici olduğunu göremez anlayamazdım sonra yanımdaki günebakanlara bakardım oda tıpkı benim gibi güneşe dönük olurdu. sadece güneşine. Sonra bi bakardım ki hepsi aynı şeye, aşık oldukları güneşlerine bakıyordu düşündüm bana parlak ve bakılamıcak durumda olan bu kaynak nasıl olurda bu çiçeklere mükemmel görünürdü Onlara hayatta tutan bu kaynak varlığıyla bir yaşam, yokluğuyla bir ölüm bahşediyordu onlara ve onlar bu kaynağa hergün ama hergün bakarak yaşıyordu. güneşleri nerdeyse onlarda hep o taraftaydı. günebakanların bu dencesine güneşe aşık olmarına hep hayran kaldım onlar bize yoklukla varlığın arasındaki farkı gösteriyormuş meğerse . Onlara verilen tek isim güne bakan değildi bizim değimimizle ayçiçeği, bu ismin neden verildiğine de anlam veremiyorum güneşini görmeyince boynunu büken bir canlıya nasıl olurda bu isim verilmişti günebakanlara verilen isim altlarında yatan hikayeyi bilemicek kadar saçmaydı . Güneşe aşık bir canlı nasıl olurda aya aşık olurdu hayatlarımız da tıpkı onun hikayesi gibi bir isimle başlıyor ama asla gerçek hikayesi bilinmiyor. Bir sonraki sayfada görüşmek dileğiyle …