13. bölüm · Hayat Bir An

13) Pera'nın ağzından

Dilan Srm

Elimi özlemle cebimdeki telefona attım. Mesai saati bitmişti. Bu çocuk iki
gün uzaklaştım diye unuttu mu beni diye sinirle ben arayıp triplenmeye
karar vermiştim ki gelen bildirim sesiyle sırıtmaya başladım. Ağız tadıyla
trip attırmıyor ama çok güzel seviyor be diye düşüne düşüne sırıtarak gelen
bildirime baktım. Ses atmıştı. Özlediğim sesine sarılma vaktiydi.. Keyifle
kulaklığımı takıp sesi yükselttim. Konuşmasını beklerken gitarının sesi
kulaklarıma doldu. Neyleyim İstanbul'u çalıyordu. Şarkıyı söylemeye
başladığında gözlerimi kapatıp dinlemeye başladım. Bende özlemiştim..
Hem de deli gibi özlemiştim. Annemlerle konuşup erken dönmeye karar
verirken kaydın sonuna gelmiştim.
-Özledim... Sensizlik ruhuma eziyet oldu gerçekten de. Sanırım atlayıp
yanına gelecem.
Güldü...
-Sonra da kendime yeni bir iş bakarım artık.
Kayıt bitti. Arama tuşuna basıp telefonu kulağıma götürdüm. İlk çalışta
açılırken yüzümdeki sırıtış büyüdü.
-Bende özledim.. Deli gibi özledim hemde... Gelecem. Bugün konuşacam
bizimkilerle. İyiler zaten. Geçti gitti.
Gülüşü sözümü keserken bende gülmeye başladım.
-Adın benim yüzümden vefasıza çıkacak desene.. Kayınpederimle olmayan
aramı bozacaksın.
-Bir dahakine beraber geliriz. Ben burda kalamıyorum, çok özledim diyorum
oğlum.
Kulaklarıma kahkahası dolarken kendimi iyi hissettim. Onu çok iyi olmadığı
halde bırakıp gelmiş olmak beni çok mutsuz ediyordu ama mecbur
kalmıştım. Gülüşü cennetimdi. Üzgün olmasıysa cehennemim.. Gülüşü yüzünden düşmesin diye neler feda etmezdim ki? Ağırlık çökmüş sesi
yeniden kulaklarıma dolduğunda gülüşünün altındaki efkarı yakaladım.
-Bende çok özledim be kızım.. Ama ne yapalım? Biraz daha idare edecem.
Aile önemli...
Sonuna doğru kıstığı sesiyle konuyu değiştirme ihtiyacı hissettim.
-Bilet kesecem kendime bu akşam. Neyse. Nasıl geçti günün? Nasıl gidiyor
oralarda hayat? Emir Ela falan.. Nasıllar?
-İyiler. Bizsiz tatil planları dönüyor. Kaçacaklar gibi. Birkaç kişilik bir grup
tatili ayarlamışlar Ela duyunca yer varsa gelirim dedi falan. Hazırlık yaptılar.
Bugün yarın çıkacaklar.
-Güzel. Sen niye gitmedin?
-Sensiz tatili ne yapayım? Geldiğinde denk getirir beraber gideriz bir yerlere.
-Gene giderdik. Sen Emir'lerle git. Bir başına kalacaksın.
-İzin almak istemiyorum. İlerde bakarız. Gidesim yok ya. Hem seninle
gelmek için almadım izin. Şimdilik dursun tatil. Sen bir gelde.. Sonrasına
bakarız.
Bir süre daha konuşup kapattım ve mutfakta yemek yapan annemin yanına
geçtim.
-Anne ben gideyim artık diyorum. Ne dersin?
-Daha yeni geldin Pera. Zaten kaza olmasa yüzünü göremeyeceğiz.
Nefesimi sıkıntıyla verdim.
-Orda az çok kurulu bir düzenim var..
-Ne yaparsan yap.
Asık suratımla mutfaktan çıkıp babamın yanına geçtim. Onada haber
verdikten ve bir takım söylenmeleri dinledikten sonra onlara hak veren
yanımı susturup odama geçtim. Akşama bilet aldıktan sonra yeniden
mutfağa geçip annemle sofra kurmaya başladım. Gitmek zorundaydım.
İnsan ait hissettiği yerde mutluydu. Ait hissetmekse özgürlükle gelen bir
şeydi. Bavulumu zaten doğru düzgün yerleştirmemiştim. Toplayacak pek bir şeyim yoktu. Vedalarıysa zaten sevmezdim. Akşam yemeğinden sonra
onları öper çıkardım..