2. Bölüm;"noluyo burda"

Vaveyla Yazarı: Turkuaz Girl

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 2. Bölüm;"noluyo burda"

Ders zili çaldı. Biz hâlâ tuvaletteydik. Sınıfa girmeyi hiç istemiyordum. Ama Yu-ri "hadi gidelim." diyip kapıyı başıyla işaret edince onun ardından bende kapıdan çıktım. Ayak bileğim hâlâ ağrıyordu ama belli etmiyordum. Çünkü belli ki bu acıdan daha büyük şeylerle karşılaşaktım, bu bir hiç di.
Yu-ri'nin arkasından sınıfa girdim. Herkes kendi kafasına göre takılıyordu. Kimileri kitap okuyor, bir kaç kişi toplanmış heycanlı heycanlı konuşuyor, bazıları okuldan çıkınca ne yapacaklarını planlıyordu ve geriye kalanlar tek başına sırasında oturuyordu. Chan'a bakmadım bile. Onun tipini bile görmek midemi bulandırıyordu. Hızlıca Chan'ın olduğu bölgeye bakmadan sınıfa göz atarak sırama geçtim. Yu-ri de, ben sırama oturduktan sonra benim hizamda sağ tarafta ki duvar kenarı sırasına oturdu.
Kafam o kadar karışıktı ki. O zorbaya karşı gelecek mıydım? Daha doğrusu gelmeli miydim? Gerçeği söylemek gerekirse böyle bir sorumluluk almak istemiyordum. Fakat sene boyu benimle uğraşmasını... Hiç istemiyordum.
Ben ne yapmam gerektiğini düşünürken hocanın geldiğini belli eden sessizlik sınıfa hakîm oldu. Herkes kendi sırasına geçmiş, konuşmaları yarım kalanlar hızlı bir fısıltıyla konuşmalarını bitirmeye çalışıyordu. En sonunda dersin öğretmeni geldiğini tekrar belli etmek ve uğultunun kesilmesi için tahtaya 3 kez vurdu. Artık sınıf tamamen sessizdi. Kısa bir yoklamadan sonra derse başladı.

Dakikalar saat gibi gelmişti. Bir türlü zaman geçmiyordu. Gerçi zamanın hızlı geçmesi benim için pek iyi olmayacaktı ama en azından okul hızlıca biter, ben de eve giderdim. Öğretmen dersi o kadar yavaş anlatıyordu ki sanki ninni dinliyordum. Saate baktım. Dakikalar kalmıştı. Tenefüste ne olacağını kestiremiyordum. Belkide bileğim çok acıyor diyerek gün boyu revinde kalmam gerekirdi. Böyle stres içindeyken beni bu düşüncelerimden koparan tenefüs zil sesi oldu. Ne yapacaktım şimdi? Sıramda oturup Chan'ın gelmesini mi beklemeliydim ya da kantine giderken Chan'ın gazabına mı uğramalıydım? İki türlüde aynı şey olacaktı. Bu yüzden sadece bekledim. Beklemeye karar vermemin üzerinden daha 2 saniye geçmişti ki ensemde nefes alışlar hissettim. Sonra onun fısıldayışı ve alaycı gülüşü. "Korktun mu?". Elimin tersiyle yapıştırmak istedim ama büyük ihtimalle yapamazdım çünkü ne yapar ne eder benden kaçar ve rezil olan ben olurdum. Bu çocuk korkutucu derece çevik ve yapılıydı. Sadece maddi olarak güçlü değil fiziksel olarak da güçlüydü. Sinirden gözlerimi kapattım. Bir kaç kez yutkundum. Chan ise benimle dalga geçtikten sonra yanında onun bir iki tık aşağı seviyesi olan zorbalarla sınıftan ayrıldı.
Ben sinirden tırnaklarımla ellerimi soyarken bir ses duydum, "iyi misin?". Bu Yu-ri'nin sesiydi. Sakinleşmeye çalışarak bir kaç kez daha nefes alıp verdikten sonra gözlerimi açtım ve Yu-ri'nin yüzünü gördüm. Gayet samimi, biraz da endişeliydi. Kafamı onaylarcasına aşağı yukarı salladım ve bir kez daha yutkundum. "Çok sinir bozucu değil mi? Bir şey diyeceğim, okul çıkışı benimle kafeye gelmek ister misin?". Bu iyi bir teklifti. Hiç düşünmeden "Olur." dedim. Hangi kafeden bahsettiğini bilmiyordum. Buralarda kafe var mı onu bile bilmiyordum. Ama yinede sinirimi atmak için birisine içimi dökmem lazımdı. Yu-ri benden cevap aldıktan sonra gitmek yerine hâlâ sakinleşmediğimi görmüş olacak ki beni sakinleştirmek amacıyla elini sırtıma koydu ve sıvazlamaya başladı. Belki de bu hayatımda aldığım en iyi teselliydi. "Son 2 ders, dayan." dedi ve başımı onaylarcasına salladıktan sonra kendi sırasına geçti.
Biraz daha sakinleştikten sonra dirseğimi sıraya yasladım ve çenemi avcumun içine almış bir şekilde tam önümde duran tahtaya bakıyordum. Dersin hızlıca geçmesini dilerken görüş alanıma dersin öğretmeni girdi. Selam verildikten sonra yoklamanın aynı olup olmadığını sordu ve derse başladı. Belkide hâlâ içimde tuttuğum siniri bastırmaya çalışmakla uğraşmaktan dersin nasıl bu kadar hızlı geçtiğini anlamadım. Dileğim gerçek olmuştu, ders nihayetinde hızlı geçmişti. Chan bana bu tenefüs bulaşmaz dı, değil mi? Her tenefüs aynı tedirginlikle aynı soruyu soruyordum kendi kendime. Fakat Chan'a baktığımda başka bir çocukla uğraştıgını gördüm. Çocuğun anlına elini yumruk bir şekilde orta parmağıyla çıkıntı yaparak vuruyor, bir yandan da hakaretler savuruyordu. Ne kadar iğrenç bir insan diye düşündüm. Ama sonuçta ona yapabileceğim bir şey yoktu. Bu benim sorunum değildi. Vicdanımı az da olsa rahatlatmak için aklımdan bu düşünceler geçti. Belki de Chan'ın bana bu teneffüs bulasmamasına sevinmeliydim. Sonra kendime kızdım. Ne saçmalıyorsun sen? O iğrenç bir insan. Ondan iğrenmelisin. Sonra empatik yönüm devreye girdi. Belkide onun da kendine göre sorunları vardır, neden isteyerek zorbalık yapsın? Saçmalama.isteyerekte olsa istemeyerek de olsa her iki türlü yaptığı şey çok yanlış ve iğrenç. Böyle bir durumda bile ona karşı empati yaptığıma inanamıyorum.
Kendimle yaşadiğım içsel savaştan sonra herşeyden uzaklaşıp biraz hava almak istedim. Yu-ri'ye baktım. Sırasında kitabını okuyordu. Belki o da bir anlığına başka evrenlerde kaybolmak ve uzaklaşmak istemişti. Daha fazla oyalanmadan dışarı çıktım.
Okul bahçesinin merdivenlerinde durdum. Havayı derin derin içime çektim. Okulun bahçesi biraz kalabalıktı. Bu yüzden bahçeye çıkma amacimi hatırlayarak genelde kimsenin gitmediği, okulun arka bahçesine gittim. Gittiğim gibi de onları gördüm. Chan'ın yanında dolaşan zorbalardan bir kaçı. Ellerinde sigaralar vardı. Birisinin sigarası bitmek üzereydi. Onlar beni görmeden gidemedigim için sigarası bitmek üzere olan bana baktı sonra yanındakilere bir şeyler fısıldadı ve gülerek bana yaklaşmaya başladılar. Kacmalıydım. Aklımdaki tek düşünce buydu. Ama kaçamadım. Zorbalardan ikisi iki kolumuda tutup beni duvara yasladilar. Beni fark edenlerden ilki olan zorba bana yaklaştı. Hem de öyle bir yaklasti ki nefesini tenimde hissettim. Tabiki zorlayarak direnerek cirpindim ama nafile. Elinin tersini yanağımda gezdirdi sonra da "baya cesaretlisin heralde." dedi. Of aptal kafam, neden o an Chan'a karşılık verdim ki? Şimdi de adamlarına beni dövmeleri için emir vermişti. Yani en azindan öyle düşünüyordum. Zorbaların pis siritislarini gördüm. "Eğlenceli olucak." dediklerini duydum. Önünde duran zorba çenemi tutup kendisine bakmamı sağladı ve tam elini kaldırdı, gözlerimi sıkıca kapattığım, kalbimin güm güm attığı ve kendimi bu acıya hazırladığım anda "noluyo burda?" diye bir ses duydum. Bu, chan'ın sesi miydi?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

51okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18