1. bölüm / 1
HAFIZAMDAKİ SENTANITIM
Bölümler 1Şu an: TANITIM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Başlangıç tarihi 04.05.2025
Hatıra Yazgı
Sevdiğim adamla nikah masasındayım. O damat ve hayır ben gelin değilim. Ben sadece... Şahidim.
Şuan kör olmayı isterdim. Görmemeyi. Hatta ölmeyi bile isterdim.
Zaten gördüklerim ve duyduklarım ölümle eş değerdi.
Çalan hafif müzik melodisi düğüne romantik bir hava katıyordu. Çalan piyano, keman ve daha neler olduğuna dikkat etmediğim müzik aletleri tam bir düğün atmosferi yaratıyordu.
İnsanlar düğünlerde mutlu olurlardı ama ben mutlu değildim. Kim sevdiği adamın düğününde mutlu olurdu ki? Şuan sevdiğim adamın gözlerine bakarken orada benden bir parça göremediğim için parçalandım, yıkıldım. Biri bana öğretmeliydi bununla nasıl yaşayacağımı.
Ben bilmiyordum.
Yaşayamıyordum bu acıyla.
Sevdiğim adamın nikah şahidi olacak kadar büyük bir günah mı işlemiştim. Kime ne yapmıştım da bunları yaşamıştım. Ben bir çift mavilere bakarken yıkılmıştım. Peki ben kimi yıkmıştım da bunları yaşamıştım.
Kimin günahı omuzlarımdaydı.
Kimin ahını almıştım da yaşamıştım bunları.
Bilmiyordum. Biri söylese ahını aldığım kişilere kendimi affettirmek için herşeyi yapardım. Çünkü canım çok yanıyordu. Ben sevdiğim adamın mavilerine baktıkça yıkılıyordum. O gülümsüyordu ben ise yıkılıyordum.
Beni daldığım düşüncelerden, acılardan nikah memurunun sesi çıkardı.
"Sayın misafirler, Gökova belediyesi evlendirme dairesi adına sizi bu mutlu günde aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz. Şimdi Ayaz ve Dila çiftimizin nikah akidini gerçekleştireceğiz"dedi nikah memuru canımı ne kadar yaktığını bilmeden.
O konuştu ben yandım, yıkıldım.
Nikah memuru Ayaz ve Dila'ya döndü.
"Belediyemize evlenmek istediğiniz için başvurmuşsunuz ama evlenmek istediğinizi bir kerede misafirler ve şahitler eşliğinde söyler misiniz?"dedi nikah memuru hiçbir duygu barındırmayan sesiyle.
O konuştu ben enkazın altında kaldım.
"Sayın Ayaz Karan kimsenin baskısı ve etkisi altında kalmadan Dila Kara ile evlenmeyi kabul ediyor musunuz?"diye sordu nikah memuru.
Hayır de, lütfen hayır de.
Beni yaşarken öldürme.
Lütfen hayır de.
Yalvarırım hayır de.
Ayaz ise beni yıkacak o kelimeleri kurdu. "Evet"dedi. Yaşarken öldüm. Yıkıldım. O gülümserken ben yıkıldım. Enkazın altında kaldım. Herkes alkışladı ama sanki ben tokat yemişim gibi canım yandı. Bir çift mavi göz artık benim için bir günahdı.
"Sayın Dila Kara kimsenin baskısı ve etkisi altında kalmadan Ayaz Karan ile evlenmeyi kabul ediyor musunuz?"diye sordu nikah memuru.
Lütfen hayır de.
Yalvarırım hayır de.
Ama yine beni yıkarak "evet" dedi.
Dila gülümsedi ben yıkıldım.
O mutlu oldu benim canım yandı.
"Şahit sayın Onur Kırgın şahitlik ediyor musunuz?"dedi nikah memuru.
Hayır de.
Bari sen hayır de.
"Ediyorum"dedi o da beni yıkarak.
Enkaz beni eziyordu.
"Şahit sayın Hatıra Yazgı şahitlik ediyor musunuz?"dedi nikah memuru.
Boğazım düğümlendi. Konuşamadım. Bir bıçak kalbime battı yavaşça. Nefes dahi alamazken dilimin yabancısı olan zehir gibi kelimeler döküldü "Ediyorum"dedim canım yanarken.
Herkes alkışladı bana tokat gibi geldi o alkışlar.
"Şahitler huzurunda gerçekleştirdiğimiz bu nikah akdi, Gökova Belediyesi tarafından resmen onaylanmıştır. Çiftimize bir ömür mutluluklar diliyoruz."dedi nikah memuru.
Yere oturup saatlerce ağlamak istedim. Sabahlara kadar içmek istedim ve hala istiyorum.
Önüme koydukları evlilik defteri ve kalemi ile kendime gelip imzaladım. Sahte bir şekilde gülümsedim. Basın ise bunların hepsini çekti. Ayaz Dila'nın alınına bir öpücük kondurduktan sonra onu dansa kaldırdı. Basın onların fotoğrafını çekerken garsonlardan birinden bir kadeh içki aldım ve uzak bir köşede tek başıma durup onları izledim.
O artık bana yasaktı.
Aşkımı kalbime gömecektim.
Mavileri mavilerime yasaktı.
Aklımda sen evlisin şarkısı çaldı.
Biliyorum evlisin
Seni bekliyor yuvan
Ayrılıp gitmelisin
Daha geçmeden zaman
Yıkıldım onlar dans ederken.
Onların gülümsemeleri ölümüm oldu.
Aşkı bulduk zamansız
Ne yapsak da faydasız
Kavuşmamız imkansız
Dayan, yüreğim, dayan
Yanlış zamanda bulmamıştık. Tamamen doğru zamanda bulmuştuk.
Ama yine de yanlış zaman olmuştu, yaşadıklarımızdan dolayı.
Ne mümkündü kavuşmamış.
İmkansızdık biz.
İmkansız kaldık.
Kahrolmadan ikimiz
Bitmeli bu sevgimiz
Bu bizim kaderimiz
Dayan, yüreğim, dayan
Burada kahrolan sadece bendim.
Unutma ki evlisin
Yuvana dönmelisin
Sen artık gitmelisin
Vakit çok geç olmadan
Artık benden hep gitmelisin.
Bana hiç gelmemelisin çünkü sen evlisin.
Ümitsiz yaşamak zor
Severken ayrılmak zor
Kader böyle istiyor
Dayan, yüreğim, dayan
Severken ayrılmak en zoruydu çünkü ben severken ayrılmıştım.
Annemden sonra o da gitmişti benden.
Ben yine bir tek başıma kalmıştım.
Bu aşk hüsran dolsa da
Hasret bizi yaksa da
Unutmak zor olsa da
Dayan, yüreğim, dayan
Bu hasret bir tek beni yakıyordu.
Çünkü o ne yaşadığımızı hatırlamıyordu.
Kalbime gömeceğim aşkımı.
O evliydi.
O giden oldu ben kalan oldum.
O yaşadıklarımızı unuttu ben ise hepsini hatırladım.
Bu bizim cezamızdı.
Benim cezam hatırlamakdı.
Onun ki unutmak.
Unutulmak daha zordu.
Ben unutuldum o tarafından.
Hatırla beni.
Ben hep seni beklerim.
Yeter ki hatırla.
Ben yıkılsamda affederim.
Ölsem de affederim.
Yine seni beklerim.
Yeter ki hatırla.
Bana söz verdin unutmayacaktın beni.
Ama unuttun.
Olsun ben yine affederim.
Sadece beni hatırla.
Ben unutulmak istemiyorum.
Beni hatırla.
Ben o bir ayı unutamıyorum.
Sende hatırla o bir ayı.
Ben senle yaşadıklarımı unutamıyorum.
Sende hatırla.
Sadece hatırla.
Lütfen hatırla.
Benim canım yanıyor.
Gel yaralarımı sar.
Yine sana gülümseyeyim.
Sen yine gülüşüme aşık ol.
Ama yine beni sev.
Sadece beni sev.
Affettim gel, hatırla beni.
Neden affetim bilmiyorum.
Belki unuttun diye kendini suçlu hissediyorsundur.
Hissetme. Kötü hissetme.
Ben zaten kötü hissediyorum, sen hissetme.
Kapıya ilerledim. Düğünden çıktım ve gecenin bu saatinde tek başıma yürüdüm gecenin karanlığında. Düğün sesleri yavaşça uzaklaştı. Gece sokaklar ıssızdı. Ülkeyi korkutan bir katil varken geceleri çıkmaya kimse cesaret edemezdi. Korkarlardı. Ben korkmuyordum. Ben ölümü arzularken korkmuyordum ölümden. Ayaklarım beni ıssız sokaklarda yürütürken gecenin karanlığında nereye gittiğim hakkında fikrim yoktu. Bir süre sonra deniz kenarına gelince bir banka oturup denizi izlemeye başladım.
Dakikalar sonra yanımda bir hareketlilik hissedince yanıma baktım. Siyah saçlı bir kadın yanıma oturmuştu.
O da acı çekiyor gibiydi.
Yıkılmış gibiydi.
Kendimden biliyordum yıkıldığını.
"Bu saatte burada olmak için bir nedenin olmalı"dedi siyah saçlı siyah gözlü kadın. Siyah bir melek gibiydi. Dudakları kırmızı, teni bembeyazdı. Çok güzel bir kadındı. Onu incelerken ses çıkarmadı. Onu incelememe izin verdi. Bakışlarım bileğini bulduğunda dikiş izleri vardı. İntihar etmeye kalkışmıştı önceden değil mi?
"Sevdiğim adam beni unuttu ve evlendi."dedim. Tanımadığım birine derdimi anlattım.
"Acıtmış olmalı"dedi siyah saçlı kadın.
"Acıttı"dedim burnumun direği sızlarken ağlamak istiyordum ama ağlamadım.
"Peki sen neden buradasın?"diye bende ona sordum.
"Sevdiğim adam benim yerine eski sevgilisini seçip beni ölüme terk etti."dedi canı yanar gibi.
"Acıtmış olmalı"dedim aynı onun gibi.
"Acıttı"dedi aynı benim gibi.
Sonra ayağa kalktı "Beni burada bekle, hemen geleceğim"dedi. Anlamasamda başımla onayladım o buradan uzaklaşırken bir süre arkasından baktım sonra denize döndüm.
O beni tanımış olmalıydı. Zengin birinin kızı olduğum için her zaman magazinciler peşimdeydi.
Belki de tanımamıştı. Çünkü tanıyormuş gibi bakmıyordu. Bir yabancıya bakar gibi bakıyordu. Tanımamıştı.
Ben denizi izlerken o tekrar geldi. Elinde iki kadeh bir rakı şişesi vardı. İki kadehi de doldurdu. Su eklemedi iki kadehede. Birini bana uzattı. Uzattığı kadehi aldım.
"Kimsin bilmiyorum ama berbat aşklarımıza"diye kaldırdı kadehi.
Onunda beni tanımadığını anladım.
Bende kadehimi kaldırıp onunkine tokuşturdum.
"Berbat aşklarımıza"dedim.
____________________________________________________________
Oy ve yorum yapmayı lütfen unutmayın. Yeni bir hikaye ile birlikte buluştuk umarım güzel ilerler.
Instagram hesabım; noctis.etsolis
Diğer bölümde buluşma dileğiyle.
Bölüm etkileşimi
