1. bölüm / 2
Güneş Yemini1. Bölüm - Haritada Açılmayan Ev
Bölümler 2Şu an: 1. Bölüm - Haritada Açılmayan Ev
- 1 1. Bölüm - Haritada Açılmayan Ev357 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.Bölüm:Yanlış Kişinin Rüyası264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
✦ ÖN SÖZ
Astroloji hiçbir zaman masum olmadı.İnsanlar onu umut için açtı, teselli için okudu, korkularını yatıştırmak için dinledi. Ama çok azı şunu sordu: Ya harita bizi de izliyorsa? Bu kitap, kaderin yazılı olup olmadığıyla değil; okunduğunda neye dönüştüğüyle ilgileniyor.Bir astrologun gözünden anlatılan bu hikâye, sembollerin yalnızca kağıt üzerinde kalmadığı; bilginin, taşıyamayanın hayatını delip geçtiği bir yere bakıyor. Burada kahraman yok.Kurtuluş yok. Sadece bir soru var:
“Bir kaderi görmek, onu yaşamaya razı olmak mıdır?”
Astrologun adı Lâl idi.Bu adı kendisi seçmişti. Sessizliği çağrıştırdığı için değil; sustukça daha çok şey duyduğunu fark ettiği için. İnsanlar konuşurken gökyüzü genellikle susardı. Ama biri sustuğunda, harita açılırdı.Lâl için astroloji bir meslek değildi. Bir inanç da sayılmazdı. Daha çok, insanın kendi kaderine bakarken gözlerini kaçırmaması gerektiğine dair kişisel bir zorunluluktu. Haritaları yorumlarken asla umut dağıtmaz, asla korku satmazdı. En baştan bir kuralı vardı:
“Haritada gördüğüm her şey söylenmez.”
Bu kuralı yıllar içinde değil, tek bir olaydan sonra koymuştu. O günden beri de hiçbir danışanına sebebini anlatmamıştı.O gün, öğleden sonra randevusu olan danışanın bilgilerini sisteme girdiğinde, ekranda beliren çember Lâl’in alışık olduğu haritalara benzemedi.Her şey yerli yerindeydi:Güneş, Ay, yükselen…Açılar düzgündü.Evler matematiksel olarak kusursuzdu.Ama sekizinci evde, gözün takıldığı bir boşluk vardı.Ne gezegen.Ne açı.Ne de açıklayıcı bir sembol.Sanki biri o bölümü bilerek silmişti.Lâl istemsizce ekrana biraz daha yaklaştı. Parmakları mouse’un üzerinde durdu ama tıklamadı. Bu harita okunmak istemeyen haritalardandı. Bunu biliyordu. Çünkü bazı haritalar, bakıldıkça kapanırdı.Danışan içeri girdiğinde Lâl hâlâ o boşluğa bakıyordu.— “Hoş geldiniz,” dedi, sesi her zamanki gibi sakindi.Danışan gençti. Fazla genç. Yüzünde belirgin bir acı yoktu ama hiçbir şey yaşamamış gibi duran insanlara özgü bir yorgunluk taşıyordu.Lâl gözlerini ondan kaçırıp tekrar haritaya çevirdi.İşte o an oldu.Danışan konuşmadan önce, Lâl’in içinden bir cümle geçti:Bu harita ona ait değil.Bu düşünceyi hemen bastırdı. Yıllardır yaptığı işti bu. Hislerle değil, sembollerle konuşurdu. Ama yine de kalbinin arkasında hafif bir baskı hissetti. Sanki bir kapı aralanmış ama henüz tam açılmamıştı.— “Bugün özellikle bakmamı istediğiniz bir konu var mı?” diye sordu.Danışan başını salladı.— “Hayatımda hiçbir şey olmuyor,” dedi.Bu cümle, Lâl’in içini gereksiz yere ürpertti.Çünkü haritada gördüğü şey, hiçbir şey değildi.Ve bazı boşluklar, en ağır olaylardan daha tehlikeliydi.Lâl ilk kez, haritaya bakarken kendi nefesini dinlediğini fark etti.Bu, kötüye işaretti.
Bölüm etkileşimi
