2. bölüm · Gül Peri

2. Bölüm / Evlenince Düzelir yalanı

Elif Nağme

Kalabalık bir Ailenin on çocuğundan dördüncü numaralı çocuğuydum.
Hayallerim vardı okuyacaktım.
En büyük hayalim büyüyünce iyi bir anne ve öğretmen olmaktı...

Anne sevgisi yaşamamıştım.
Çünkü annem ileri görüşlü biri değildi.
Ona da çok görmüyorum onunda yetiştiği ortam tabiri caizse cahil insanlar yol yordam bilmeyen kadınların kızların daima geri planda bırakılıp erkek çocuklara daha değer verildiği bilgisiyle büyümüş insanlar...

Ben annemin yaptığını kendi evlatlarıma ve kendi hayatıma yapmayacaktım.
Hayalim bu yöndeydi.
Ta ki beni biri isteyene kadar.

Diğer kardeşlerim okurken ben sadece ortaokula kadar okuyabildim, hemen evlenmek istemiyordum en azından istediğim hedeflerime ulaştıktan sonra...

Kardeşlerim evlenince "Sen ne bekliyorsun sende evlen" diyordu annem

Ergenlik dönemimden yirmi yaşına kadar çok bir isteyenim oldu. Genç kızdım ve güzeldim hayatımın baharıydı...

O dönemde annem ve babam ne derse itirazsız kabul ediyorsun.
İstemeye geldiler.
Ailem doğal olarak her anne baba gibi kızlarının evlenip gitmesini ister.

Sorun şu ki ;
Benim isteklerimle değil kendi istekleriyle evlendirmek...
Tamamen iradem dışı olaylar gelişiyordu.
Dine dair çok az bilgim vardı babamın verdiği bilgileriyle ne öğrendiysem oydu. Ne dini eğitimimi tam alabildim ne de okul eğitimi...

O zamanlar Allaha tevekkül etmenin ne demek olduğunu bilmiyordum.
Oysaki Rabbimin imtihanlarında güzellikler saklıymış, Sabır çiçektir, mutlaka açacağını öğrendim yıllar sonra tanıştığım bir dosttan.

İki gün sonra;

bana nişan yaptılar benim istediğim çok farklıydı. İlk başta her genç kızın istekleri gibi evleneceği hayalindeki erkek modeli işi gücü olması, bakımlı ve yakışıklı olması benim için çok önemliydi. Güzel bir aileye sahip olmak istiyordum.

Fakat her şey ailemizin büyüğü olan amcamın babamı gelip uyarmasıyla oldu. Amcam beni çok severdi ve çocukluğumdan bu yana beni oğlu serkan ile evlendirmek istiyordu.

Evlendirileceği gencin gülperiye layık bir eş olmadığını öğrendiğinde,
Zamanı geldiğini düşündüğü için konuyu açmak istedi.

muhsin amcam latif bir ses ile
" ferdi, biliyorsun biz akrabadan öte aynı kandan aynı candan kardeşiz yediğimiz içtiğimiz beraber.senin çocuklarını benim çocuklarımdan ayırmadım, sende benim çocuklarımı kendi çocukların gibi gördün...
Ben isterim ki bu bağlılığı daha da kuvvetlendirelim"

Babası Ferdi merak içinde dinliyordu sadece. Devam etti amcam,
" Diğer yeğenlerimi severim ama gülperi benim için yeri ayrı ve evlendireceğin Cenk, ayrıldığı eşine çok işkenceler yapıyormuş. Ne idüğü belirsiz sarhoşun biriymiş. Kızına yazık Edersin. "

Ferdi, Muhsin e dönerek "abi seni sever sayarım büyüğümsün ama bu bizim aile mevzumuz, dışarıdan kimsenin müdahale edilmesini istemiyoruz. Bu dediklerinin hepsi olabilir. Bunlar benim kızımın imtihanı hele evlensinler ben kızıma güveniyorum onu düzeltir"

( En büyük hata evlenince düzelir )

Onlar bahçe kapısının dış tarafında, bende arka tarafında çiçekleri sularken tevafuk Cenk'in ismini duyunca kulak kabarttım onları gizlice dinledim. Şaşırmak ve korku arasında can havliyle anneme koştum anlattım olanları.

Annem Müzeyyen, bana destek olması yerine sesini yükselterek;
"Sus kız sen ne bilirsin eski eşine yaptıklarının sana yapacağını. Sen aklını kullan onu düzelt kendine çek nikah ta keramet vardırevleneceksin" dedi.

Biraz sonra babam eve gelince durumu anlattım. "baba konuştuklarınızı duydum bütün mahalle o Cenk'in iyi olmadığını söylüyor. Lütfen beni ona verme" diyerek yalvardım.

Beş yaşında köyde inekleri otlamaya yanımıza biraz erzak alıp gittiğimiz de inekler biraz ilerde otlanırken babam malzemelerimizi açıp pikniğimizi yaptığımızda, hayvanların yönünü bize doğru çevirmeye koşarken ayağım taşa takılıp düşmüştüm.

Canım kızım deyip kanayan ayağımı öpen beni kucağına alan benim babam, şimdi hıçkırıklarla ağladığımda bu senin imtihanın evlenince düzelirdiyerek beni kendi eliyle ateşe atmıştı.

Çaresiz bir şekilde bahçemizde ki üzüm ağacının altına gittim oturdum ağladım. Çünkü yapacak bir şeyim yok tutunacak dalım yok
işte orada o andan itibaren başladı hayatımın zorlukları...