1. bölüm / 4
Gölgelerin MirasıGiriş
Bölümler 4Şu an: Giriş
- 1 Giriş215 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 1. Bölüm: Yasaklı Kan2.136 kelime
- 3 2. Bölüm: Küller ve Fısıltılar2.004 kelime
- 4 3. Bölüm: Kan ve Gölge1.875 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Noctareth… Siyah taşlarla örülü, zamanın bile unuttuğu bir krallık. Kuleleri sisin içine gömülmüş, gotik kemerleri yılların yorgunluğuyla çatlamış bir harabe gibi durur. Sokaklarında dolaşan rüzgâr, geçmişin fısıltılarını taşır; kederin, ihanetin ve unutulmuş büyülerin yankılarını…
Bir zamanlar burası bilgeliğin ve kudretin merkeziydi. Ay ışığının gümüşi dokunuşuyla parlayan zarif sarayları, nehir gibi akan büyüyle beslenirdi. Biliciler yıldızların dilini çözer, büyücüler taşlara hayat verir, şifacılar ölüme meydan okurdu. Ne var ki, bir lanet her şeyi değiştirdi. Kraliyet tahtında oturan Kral Aldebrand’ın tek kızı, gecenin en karanlık saatinde korkunç bir büyünün kurbanı oldu. Sarayın kadim duvarları, o gece yankılanan çığlıkları hâlâ hatırlıyordu.
Ölüm, büyünün gölgesinde geldiğinde, halk korkuya teslim oldu. Kralın buyruğuyla tüm büyü yasaklandı; büyü yapan herkes ya öldü ya da ortadan kayboldu. Eskiden bilginin ışığıyla aydınlanan bu diyar, artık cehaletin ve korkunun pençesinde kıvranıyordu. Büyünün adı dahi yasaktı, onun varlığı bile bir lanet sayılıyordu.
Ama büyü asla gerçekten ölmezdi. O sadece saklanırdı.
Noctareth’in derinliklerinde, unutulmuş mahzenlerde, karanlık köşelerde ve fısıltılı rüzgârların taşıdığı eski sözlerde hâlâ bir kıvılcım yanıyordu. Ve o kıvılcım, intikamın ve değişimin habercisiydi. Çünkü gölgeler arasında bir figür büyüyordu—gözleri gece kadar derin, ruhu karanlık fısıltılarla yoğrulmuş bir kadın: Vaelthar.
Büyücülerin nesli tükenmemişti. Kralın en büyük hatası, onların unutulduğunu sanmaktı. Ama unutulmuş olanlar, her zaman geri dönerdi.
Ve Vaelthar, geçmişin külleri arasından doğan fırtınanın ta kendisiydi...
Bölüm etkileşimi
