9. bölüm · GÖLGELERDEN SARMAŞIKLARA
BÖLÜM9~BİR MEKTUP,BİN YARA~
Yıl 2011
Asel;"Anne okula gitmeden önce saçımı örüp bebekli tokamı takar mısın?" "Tamam Asel tokalarını yatak odasından getir öreyim annecim saçını".
"Tamam hemen geliyorum anne bekle beni"Asel koşarak yatak odasına gitti tokasını alabilmek için annesinin makyaj masasının üstünde olabileceğini düşündüğü için masanın sandalyesinin üstüne çıkıp masayı aramaya başladı masanın üstünde dikkatini çeken hem toka hemde bulduğu mektup oldu mektubun üzerindeki pulda oyuncak bebek vardı ve tokasının üzerindeki bebeğe çok benziyordu hem mektubu hemde tokayı alarak annesinin odasına koştu ve annesine"anne üzerindeki Bebek çok güzel tokamdakine benziyor"dedi ve mektubu annesine gösterdi. Annesi görür görmez hemen Aselden mektubu alıp "annecim o önemli bana sormadan alma eşyalarımı"dedi sinirli bir sesle
Asel korkmuştu çünkü annesini ilk defa bu kadar sinirli gördü annesi normalde Asel'e hiç kızmazdı bu olayda Asel'i üzmüştü ama yaptığının yanlış olduğunu da anlamıştı bu yüzden annesinden özür dileyip tokalarını annesine verdi ve annesine yapmak istediği saç modelini anlattı annesi iki kulak yapıp saçlarını ördü ve Asel'in en sevdiği her gün takmak istediği pembe etekli,mor gözlüklü,kumral olan bir bebeğin olduğu o toka ile saçlarının ördüğü kısımların uçlarını bağladı ve Asel'i karşısına alıp o mektubu bir gün okuyacağını ancak şimdi doğru zaman olmadığını söyledi.Asel ise annesini onaylar bir şekilde başını aşağı yukarı salladı ve annesi ile kapıya doğru ilerlediler annesi Asel'e montunu giydirip onu dışarı çıkarttı ve
Asel'in servisini beklediler servis gelince Asel bindi ve okula gitti okulda arkadaşları ile oyunlar oynayıp çok güzel zamanlar geçirmişti ancak oyun oynarken tokası bir anda kopmuş Asel bunu görünce göz yaşlarını tutamamış ve ağlamaya başlamış eve gelir gelmez annesine sarıldı annesi Asel'in bu halini görür görmez çok korktu ve ne olduğunu sordu Aselde yaşadıklarını anlattı annesi ise üzülmemesi gerektiği aynısını tekrar alabileceklerini söyledi bu Asel'e her ne kadar iyi gelsede
Asel için o tokanın değeri büyüktü çünkü o tokayı sadece bebekken gördüğü ve bir daha hiç bir zaman görmediği ancak hayatta olduğunu bildiği babası ona almıştı ve toka küçüklüğünden beri en sevdiği toka olarak kaldı işte Asel'in en büyük sevgisinden ayrıldığı zaman daha 6 yaşındaydı ama o babasından ayrılamamıştı çünkü bebekken gitmişti babası ve Asel bunu 6 yaşında anlayabilmişti aklı o zaman ermişti...
Aras ile Asel hemen ilk gelen taksiye bindiler ancak Asel hala çok kötüydü artık hiç bir ailesi kalmamıştı ve annesi ölmüştü kendi başının çaresine bakmalıydı Asel zaten baba sevgisi görememiş bir kızdı ve şimdi en değer verdiği anneside onu tek bırakmıştı artık bu hayat bu iğrenç dünya ile karşı karşıyaydı ama yanında Gökçe,Elisa,Alper,Mert ve onun şu zamanına kadar en büyük aşığı,her zerresine aşık olduğu,onla olduğunda huzur bulduğu ve onu bu karmaşıklardan kurtarabilecek tek kişi olan Aras Keskin işte o Asel'in hayatı olmuştu bu kadar kısa sürede böyle bir ilişki arkadaşlık kimsenin aklına gelmezdi ve onlarında aklına emin olun gelmemişti onların bu koca aşkı bir parti ve bir bakışma ile başlamıştı Asel Aras'a baktığı an her zerresine tutulmuştu ve Aras da o şekildeydi Aras herkese karşı soğuk,nefret ediyormuş gibi bakışlar atan,konuşmayan biriydi ancak Aras da Asel gibi ilk görüşte tutulmuştu ve onların ilk bakışmaları bile uzun sürmüştü onlar bakışmayla başlayan ancak asla bitmeyecek olan aşkları ile tanınan, herkesin bayıldığı Aras'ı bir bakışla etkileyen Aseldi.
Aras'ın evine geldiklerinde taksi durdu ve ben gözlerim şişmiş artık önümü göremeyecek bir hale gelmiştim Aras belimden tutup beni yönlendiriyordu ve ayağım takılıp düşecek gibi oluyordum ama Aras beni tutuyordu o kadar halsizdimki ruh gibiydim aşırı kötü olmuştum eve doğru yürüyorduk ve ayağım takılıp bir anda diz üstü düştüm ve o acıyla ağlamamı daha fazla tutamayıp yerde iken ağlamaya devam ettim Aras da beni kucağına alıp eve götürdü ve ben artık kendimde değildim ne oluyordu ve bitiyordu anlamıyordum sonra eve girip beni Aras yukarı kata çıkarıp yatağına yatırıp ayakkabılarımı çıkarıp üstümü örttü sadece bunlari hissedip anlayabilmiştim sonra yanımdaki koltuğa Aras oturmuştu ve beni izliyordu gözlerinin üstümde olduğunu hissedebiliyordum sonra bir anda elleri saçıma gitti ve saçımı okşamaya başladı ve bir andada bana beni sevdiğini,sevgilisi olduğumu fısıldadı bunları duymadığımı sanıyordu ancak onu duyuyordum ve dayanamayıp gözlerimi hafif,yavaşça açmaya başladım gözlerim acıyordu ve ağzımdan bir anda benim bile aklımda olmayan bir cümle çıktı "Aras yanıma gelir misin sana ihtiyacım var"o kadar kendimde değildim ki ağzımdan bu söz çıkmıştı Aras yavaşça ayağa kalkıp battaniyeyi kaldırdı ve yatağın içine girdi ve üstümüzü örttü kafamı onun göğsüne yaslamama yardım etti ve burnuma onun kokusu geldikçe rahatlatıyordum kendime geliyordum onun yanındaki huzuru başka hiç bir yerde hissetmemiştim Aras bir andanda eliyle saçlarımı okşuyordu ve yüzüme gelen karışmış saçlarımı yüzümden alıp elinde toplayıp kokluyordu o kokuya muhtaçmış gibi en son ve ben uykuya dalmıştım gözlerimi yavaş yavaş açmaya başladım ve yanımda Aras'ı beklerken yanımda kimse yoktu yatakta tek başımaydım ve bir anda aşağıdan burnuma yemek kokuları geldi ve yataktan kalkıp odadan çıktım ve kolidora gittim ve aşağıya baktım ancak kimse yoktu merdivenlere gittim ve aşağı inmeye başladım çok güzel yemek kokuları geliyordu ancak hiç iştahım yoktu sonra mutfağa doğru ilerledim ve önümde mutfak bezini omzuna koymuş, beyaz üstüne yapışan tişörtlü,kumral,kaslı,elinde tava olup içindeki eti havaya atan bir beyefendi vardı bu tabikide benim hayat anlamım olan Arasdı yani doğrusu
KESKİNİMDİ.Ben mutfağa adımımı atar atmaz hemen beni fark etti ve arkasına döndü ve beni görünce yüzünde tebessüm oluştu ve kollarını açarak bana yavaşca geldi bende ona yürüdüm ve birbirimize sarıldık "seni yatakta bulamayınca korktum" Aras "seni korkutmak istememiştim uyandıktan sonra yemek yiyebilmen için yemek yapayim dedim özür dilerim aşkım daha iyi misin bir yerin ağrıyor mu birşey ister misin yemek olarak bonfile et,salata,makarna ve mercimek çorbası yaptım"dedi."yok sıkıntı değil iyiyim iyiyim merak etme sadece ne yapacağımı bilmiyorum ama halledeceğim ellerine sağlık bu arada keşke zahmet etmeseydin benim hiç
iştahım yok yiyemem sen yersin"dedim ve Aras darılmış gibi bir bakış attı "tabikide yapacağım Asel sen benim sevgilimsin delirdin mi? Hem ben yedirirsem iştahın açılır" İlk defa Arasdan bu kadar kesin bir halde bu kelimeyi duymuştum ve garip hissetmiştim kendimi bana yemek yedirceğini söyleyince şaşırmıştım bunu hiç beklemiyordum ama tabikide buna itiraz edicektim"tamam madem yicem ben kendim yerim birtanem sen uğraşma bir daha benle gerek yok"dedim ve bu sefer Aras'ın mimikleri gerçekten sertleşmişti ve kesin bir şekilde "hayır Asel sen benim sevgilimsin ve sana yardımcı olacağım şuan kötü bir haldesin bırak yardımcı olayım sana n'olur senin en kötü zamanlarında yanında olamicaksam ne anlamı kaldı ki bir tanem hadi içeri geç sana yemeğini getirecegim" Aras o kadar ciddi konuşuyordu ki ona birşey diyemezdim ve kendince haklıydı bu yüzden içeri geçtim ve onu bekledim kısa bir sürede elinde tepsi ve üzeri yemekle dolu geldi tepsiyi önüne bıraktı ve arkama geçip bileğimdeki tokayı alıp saçımı ördü, yanımdaki sandalyeye oturup bana yemek yedirmeye başladı kaşığa yemeği alıp üfleyip bana yediriyordu ve sıcak olmaması için çok dikkat ediyordu, yemeğimi bitirmeyi başarmıştım zar zor olsada ama iyi gelmişti gerçektende sonra Aras tepsiyi alıp mutfağa bıraktı ve yanıma gelip beni ve kendisini koltuğa yatırdı ve beraber koltukta uzanıp dizi izledik onun beni saran kolları,kafamı yasladığım o göğsü bana huzur veriyordu kısaca onun varlığı bana huzur veriyordu ve bu çok ayrı bir duyguydu sonra bir anda telefonun çaldı ve elimi cebime attım ve
telefonumu çıkarttım ve Mert arıyordu açtığımda:
Mert;Asel nasılsın annen vefat etmiş sanırsam basın sağolsun çok üzüldük
Asel:teşekkür ederim sıkmayın canınızı iyi gibiyim sen?
Mert;beni boşver iyiyim sen neredesin sana gelelim?
Asel;ben Aras dayım kalacağım hiç bir yer yok bu yüzden
Mert;tamam Alper,Gökçe,Elisa beraber geliyoruz
Asel;yok gerek yok ben iyiyim bir daha uğraşmayın
Mert;delirdin mi kızım ya biz dostuz tabiki gelicez hadi görüşürüz geliyoruz
Asel;görüşürüz
Aras;o kim
"Mert aradı annemin öldüğünü öğrenmişler buraya geliyorlar Elisa,Gökçe,Alper ile"dedim "tamam gelsinler o zaman çay koyalım " dedi Aras mutfağa birlikte gittik ve ben rafa yaslanıp onu izliyordum o ise çaycıya su koyuyordu,suyu koyduktan sonra belimi sardı ve arkama geçti birbirimize sarılıyorduk ona her sarıldığımda bir yaram iyileşiyordu sanki ona doğru döndüm ve benim kafam onun göğsünün altına denk geliyordu ve parmak ucu çıktım ve o da başını öne doğru eğip dudaklarımızı değdirdik kısa bir dokunup bıraktık ve sarılmaya devam ettik bir anda kapı çaldı gelmişlerdi büyük ihtimalle ve Aras ile birbirimizden ayrıldık ve Aras belimi tutarken kapıya doğru yürüdük ve kapıyı açtık karşımızda Gökçe,Elisa,Mert ve Alper vardı.
İlk Gökçe ile sonra Elisa sonra Alper daha sonra ise Mert'e sarıldık.Salona geçip hep beraber oturduk ve hepsi üzgün olduğunu,başın sağolsun gibi soslar söylediler ve kızlarla mutfağa geçip çay doldurmaya gittik ve çayları doldurup herkese dağıttık çay içerken bir andanda ailem hakkında konuşuyorduk ve bir anda Umut konusu açıldı.
Elisa;çocuklar size çok önemli birşey söyleyeceğim dün beni umut aradı ancak sesi çok kötü geliyordu canı acıyordu bu kesindi ve benden özür diliyordu yaptıklarından dolayı ancan ben ona cevap vermedim sadece onu dinledim ve kapadım biri Umut'a kesin birşey yapıyor
Aras:Orospu evladı gebertsinler onu inşallah her kim ne yapıyorsa
Gökçe;Sakin olun ama geçen beni de aradı ve numaram onda falan yoktu ancak bulmuş numaramı ve beni aradı açtım ve Elisa'nın dediği gibi üzgündü ve arkadan birde adam sesleri geliyordu biri Umut'a gerçekten yapılması gerekeni yapıyor sanırsam ama o kim bunu bulmalıyız
Asel;siz niye bize anlatmadınız bunları gelip bize anlatsanıza arayan numarayı polise götürelim polis numaradan yeri bulur Umut'u bulur
Alper;Umut'u bulup ne yapacağız onu öldürmeye çalışan adamlara kendimizi mi öldürtçez
Asel;hayır tabikide Umutdan başka kim nefret ediyor kim Umut'u kaçırmış bunu buluruz ve Umut'un yaptıklarını kolaylıkla öğreniriz
Aras;başımızı hiç belaya sokmayalım Umutdan bizene onu öldürür o adamlar zaten bizlik bir iş yok arkadaşlar
Asel;sen niye böyle diyorsun asıl sen onu merak ediyordun ve adamları merak etmedin mi?
Aras birşey diyemiyordu ve onda bir gariplik hissetmiştim o yumuşak bakışları değilde sert bakışları geri dönmüştü birşeyler olduğunu o da biliyordu ve benim tanıdığım Aras böyle bir fırsat elinde olsa şuan Umut'u bulmak için götünü yırtardı Aras'ın birşey sakladığını düşünüyorum ben açıkçası bunları düşünüyordum içimden çünkü gerçekten o benim tanıdığım
Aras değildi şuan.Bir anda Mert saate baktı ve saatin on bire beş dakika kaldığını görünce "kalkalım artık bu konuyu sonra tekrar konuşmalıyız ama birbirimize ne olursa söyleyeceğiz saklamak yok"dedi ve kapıya doğru ilerlemeye başladık hepsine yine teker teker sarıldık Aras ile ve vedalaştık.Sonra Aras dan pijama istedim ve bana göre pijama bulmak için kız kardeşinin odasına gitti Aras'ın kız kardeşinin olduğunu bilmiyordum on dokuz yaşındaymış kardeşi Aras bana inek desenli alt ve beyaz bir üst getirdi pijamaları giydim ve kendi üstlerimi çıkartıp katladım.Aras"sen rahatsız olma benim yatağımda yatarsın ben ise salonda koltukda yatarım sıkıntı değil "Asel"hayır benim için bir sürü şey yaptın yoruldun sabahtan beri sen yatağında yat ben koltuk da yatarım " Aras "asla olmaz Aselim"Asel "O zaman beraber senin yatağında yatalım hem senle yatmak bana daha iyi geliyor daha iyi uykumu almış oluyorum"Aras "tamam o zaman balım,senin olduğun her yer bana huzurlu geliyor birtanem"Aras'in odasına beraber çıktık,odasına girdik ve Aras yatağın diğer kenarına ben ise diğer kenarına oturduk ve aynı anda uzandık yatağa ve üstümüzü örtüp birbirimize döndük ve sarılarak uyuduk benim yine kafam onun göğsüne geliyordu o da daha rahat uyumam için saçlarımla oynuyordu ve dudaklarının arasından seni hiç bir zaman bırakmayacağım bunu unutma birtanem diyip dudağıma küçük bir öpücük kondurdu ve ondan
sonra zaten uyumuştum sabah olmuştu artık gözlerimi yavaş yavaş açıyordum ve yanımda onu görmüştüm bu sefer o olmicak korkusuyla uyanmadim çünkü o yanımdaydı o uyurken gidip ona sarıldım ve yanağını öpüp kahvaltı hazırlamak için odadan çıktım ve merdivenlere geldim yavaş yavaş merdivenlerden inmeye başladım ve tam mutfağa girecektim ki birde ne göreyim ev alt üst olmuş bütün eşyalar yerde ve dağılmıştı ama bu hırsızlık değildi çünkü eşyalar yerinde hiçbirsey çalışmamış evdeki eşyalar fırlatılmış sadece durumu görür görmez mutfaktan elime ekmek bıçağı ile tahta büyük bir kaşık aldım ve salona doğru ilerlemeye başladım ve arkamdan bir anda ayak sesi geldi arkami yavaşca döndüm ve önümde Aras duruyordu ve bana kim yaptı manasıyla bakıyordu ben hemen arkasına geçtim ve yavaşça salona ilerledik ancak kimse yoktu diğer odalara da baktık ama gerçekten kimse yoktu büyük ihtimalle kaçmıştı ve balkonun camı açıktı balkondan girmiş eğer kim girdiyse eve ve bizim evdede camdan girilmişti annemin öldürüldüğü zaman bunda bir bağlantı olabileceğini düşündüm ama aklıma tek bir isim geliyordu o da tabikide Umutdu ancak o çok kötü bir haldeydi bunu başkası yapmışda olabilirdi o kimki
CANLARIM BU BÖLÜMDEKİ HER AYRINTIYI DİKKATLİCE OKUMANIZI ÖNERİRİM HEPİNİZE TESEKKUR EDERİM ÖPTÜMMMM💞💋
