1. bölüm · Gölge ve Güneş

1. Bölüm :Güneş

Hayal perisi

1. Bölüm – Güneş
Güneş Elif Yalçın’ı her sabah aynı yerden bulurdu.
Perdesi olmayan pencerenin kenarından, yüzüne vura vura.
Köyde sabahlar sessiz başlardı. Elif bu sessizliği seviyordu. Çünkü günün en masum hâli buydu. Kimse üzülmemişken, kimseye kötü bir haber gelmemişken.
Sobanın başında çayını içerken pencereden dışarı baktı. Dağların arkasından yükselen güneş, evlerin çatısına vuruyordu. Bir an için her şey yolundaymış gibi görünüyordu.
Çantasını alıp yola çıktığında güneş tam karşısındaydı. Tozlu yol, ayakkabılarının altında ezilirken Elif gözlerini kısmak zorunda kaldı. Okula yürürken içinden aynı cümle geçti:
Bir gün daha… sadece bir gün daha.
Sınıfa girdiğinde pencereleri açtı. Güneş içeri doldu. Sıralar aydınlandı. Tahta parladı. Elif, bu anı hep sevmişti. Çocuklardan önce sınıf ona ait olurdu.
“Günaydın öğretmenim!”
Seslerle birlikte sınıf doldu. Elif gülümsedi.
“Günaydın çocuklar.”
Ders başladı. Güneş, çocukların yüzüne vuruyordu. Onlar farkında değildi ama Elif farkındaydı. Çünkü güneş burada uzun süre kalmazdı.
Teneffüste bahçeye çıktığında uzaktan gelen motor sesini duydu. Bu ses, köyde sıradan sayılmazdı. Elif istemsizce başını kaldırdı.
Yoldan geçen askeri araçlar…
Ama bu kez farklıydı.
Araçların duruşu, sessizliği, askerlerin inişi… Hepsi çok daha düzenliydi. Daha ağırdı. Elif, kalbinin hızlandığını hissetti.
Bereleri…
Bordo.
Elif askerlikten anlamazdı ama bunu biliyordu. Herkes bilirdi. Bordo bereliler sessiz gelirdi. Ve geldiklerinde köyde hiçbir şey eskisi gibi olmazdı.
Araçtan en son inen adam, etrafına kısa bir bakış attı. Üniforması tertipliydi. Duruşu sert ama sakindi. Sanki buraya ait değilmiş gibi… sanki buraya geçici olarak gelmişti.
Güneş tam arkasındaydı.
Ama yüzü gölgedeydi.
Elif farkında olmadan birkaç saniye ona baktı. Adam başını çevirdiğinde göz göze geldiler. Çok kısa bir andı. Ama Elif o an şunu hissetti:
Bu adam yeni gelmişti.
Ve bu köyden sağlam çıkmayacaktı.
Elif başını çevirdi. Kalbini susturmaya çalıştı.
Abartıyorsun, dedi kendine. Sıradan bir gün.
Ama güneş yavaş yavaş dağın arkasına kayıyordu.
Ve Elif, farkında olmadan hayatının en karanlık hikâyesine
güneşli bir günde adım atıyordu.